İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/29 E. 2025/325 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/29
- Karar No
- 2025/325
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/29 Esas KARAR NO : 2025/325 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/01/2024 KARAR TARİHİ : 17/04/2025 DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 11/01/2024 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin kuruluşundan itibaren inşaat sonrasında birçok sair sektörde rol oynadığını, müvekkilinin ---------- Havalimanı Projesi, ----------- İnşaatı, ----------- Adalet Sarayı, -----------Otoyolu ve ülkemize değer katan nice projeyi hayata geçirdiğini, tüm projelerine rağmen hedef gösterildiğini, Davalı tarafından 27.09.2023 tarihinde---------- adresli web sitesinde: "... ------------ yeni adresi: 'Beşli çete''Beşli çete' diye bilinen yandaş sermaye konsorsiyumunun mensubu----------- yeni bir atama gerçekleştirdi.-------- ---------, 'beşli çete' mensubu -------- üst düzey göreve getirildi.Devletten en çok kamu ihalesi alan şirketler listesinde en üst sıralarda yer alan ve 'beşli çete' diye bilinen yandaş sermaye konsorsiyumunun mensubu ------- yeni bir atama gerçekleştirdi... " Şeklinde açıklamalar yayınlandığını, (5)Davalı tarafından 29.11.2022 tarihinde ----------- adresli web sitesinde:"'Beşli Çete'den ---------, gümrük vergisinden muaf tutuldu... " şeklinde açıklamalarla sözde bir haberyayınlamıştır. (6)Davalı tarafından 22.07.2023 tarihinde ----------- adresli web sitesinde:"... Kamuoyunda "beşli çete" olarak bilinen şirketler arasında yer alan ----------, -------- ---------- ilçesi ----------- Mahallesi ---------- mezrasında, 13 bin dönüm üzerinde ---------- projesi başlattı....'Bu Şirketler Çete, Devlet De Destek Veriyor'... Beşli çete bu seferde meralarımıza söz koymuş. Mera alanımıza yapılmak istenen ----------- projesine karşı eylem yaptığımızda ise, jandarmalar bize saldırdı. Bu şirketler çete, devlet de onlara destek veriyor. Burası mera alanı olmasına rağmen devlet destek veriyor. Eşer buraya---------- yapılırsa, biz mecburen göç edeceğiz" ifadelerini kullandı. ... " şeklinde açıklamalarla sözde bir haber yayınlamıştır.(7)Davalı tarafından 15.01.2023 tarihinde ----------- adresli web sitesinde: "... ----------- bazı üretim tesisi yatırımlarına proje bazlı devlet yardımı verilmesini öngören ----------- kararında, 5'li çetede yer alan ----------- verilen devlet teşvikinin bir kez daha arttırılmış olması dikkat çekti.... " şeklinde açıklamalarla sözde bir haber yayınlamıştır. (8)Davalı tarafından 11.08.2022 tarihinde ------------- adresli web sitesinde: "'Beşli Çete' hisselerini birer birer satıyor. ----------- hisseleri ----------- 490 milyon dolara satıldı. Muhalefetin "beşli çete" olarak tanımladığı şirketler arasına yer alan ----------- bağlı ------------ de hisselerini sattı...." şeklinde açıklamalarla sözde bir haber yayınlamıştır. (9) Davalı tarafından 31.01.2022 tarihinde ----------- adresli web sitesinde: "------------ 1.3 milyar liralık kıyak daha----------- bağlı ----------- 1 milyar 330 milyon TL 'lik dev ihale verildi.... " şeklinde açıklamalarla sözde bir haber yayınlamıştır. Haberleri yapıldığını, tüm bu haberlerin müvekkilinin itibarını karalamaya yönelik olduğunu ve kamuoyunu yanılttığını, senelerdir sistematik bir şekilde devam ettirildiğini, rencide edici ve kamuo nezdinde itibar ve değer gölge düşürücü olduğunu, beşli çete mensubu olarak gösterilmek istendiğini, manevi haklarına ve ticari itibarlarına açıkça zarar verdiklerini, müvekkili hakkında mevut bir soruşturma dosyası dahi bulunmadığını, çete ibaresinin sakız haline getirildiğini, müvekkili hakkında kullanılan "beşli çete" ibaresinin kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğinin tespitini, bu ifadelerin kullanılması sureti ile kişilik haklarına yapılan saldırıların önlenmesi kararının, kararın yayınlanmasının talep edildiğini, manevi tazminatı ve kararın yayınlanması talebinin olduğunu, haklı davasının kabulüne, 27/09/2023 tarihli, 29/11/2022 tarihli, 22.07.2023 tarihi,15/01/2023 tarihli , 11.08.2022 tarihli ve 31.01.2022 tarihi içerik kapsamında ayrı ayrı 50.000,00 (elli bin) Türk Lirası olmak üzere toplam 300.000,00 (üç yüz bin TL) Türk Lirası manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan yayın tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, ikinci maddede belirtilen tazmin talebin ilave olarak TBK'nın 58/2. hükmü uyarınca Mahkemece saldırıyı kınayan bir karar verilmesine ve bu kararın giderleri davalıya ait olmak üzere ulusal çapta yayın yapan tirajı en yüksek 3 (üç) gazetede yayımlatılmasına, yargılama masrafı ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili 13/03/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; İlgili haberlerde yer alan iddialar hakaret veya itibar zedeleyici bir içerik taşımayıp davacı -------- ilgili iddialar ve ayrıca şirket yöneticilerinin yaptığı açıklamaların, resmi gazetede yayınlanan muafiyetlerden ibaret olduğunu, haber içeriğinde müvekkili tarafından yapılan hiçbir üretim söz konusu olmadığını, dolayısıyla dava konusu haber basının halk adına gözcülük yapma ve toplumu ilgilendiren konularda haber yapma hak ve görevi çerçevesinde yayımlanmış olduğunu, basın ve ifade özgürlüğü kapsamı içerisinde yer aldığını, müvekkili tarafından yayımlanan haber kamuoyunu ilgilendiren ve bu iddiaların haber olarak verilmesi basın yönünden görev niteliğinde olduğunu, kişilik haklarına saldırıdan bahsedilemeyeceğini, söz konusu basının faaliyeti olduğunu, kamuoyunda bilinir kişilerin, sert, kaba, şok edici eleştirileri dahi sıradan bir kişiye göre göğüsleme yükümlülüğü çok daha geniş yorumlandığını, ----------, yalnızca müvekkiline ait haberlerde değil, ----------- basının yaptığı bir çok haberde ve genellikle tüm muhalif siyasetçiler, parti genel başkanları dahil olmak üzere yıllardır bu şekilde anıldığını, müvekkili tarafından yalnızca bu kullanımlar haberleştirildiğini, wikipedia sitesinde "beşli çete" ifadesi aratıldığında ----------- ve başkaca bilinen şirketler çıktığını bu ifadenin "siyasi bir terim" olduğu yazdığını, kişilik haklarının zedelendiği iddiasıyla manevi tazminat talep edilebilmesi için öncelikle kişilik hakkının zedelendiğinin davacı tarafından ortaya koyulması ve bu zararın somut delillerle ispatlanması yükümlülüğü bulunduğunu, bir fiil ile kişilik hakkının ihlal edildiğinden söz edebilmek için öncelikle fiilin hukuka aykırı nitelikte olması gerektiğini, söz konusu paylaşımların hukuka aykırı nitelikte olmadığını, hakaret yahut saldırgan bir tavır içermediğini, türk ceza kanunu bağlamında da herhangi bir suç teşkil etmeyen düşünce açıklamalarından ibaret olduğu açıkça ortada olduğunu, dava konusu haber ifade hürriyeti ve basın özgürlüğü kapsamında olduğunu, basın yolu ile ifade hürriyetine dair içtihatlar oluşturulurken hareket edilen temel nokta demokratik tolumda basının önemi ve işlevi olduğunu, basın söz konusu olduğunda ifade hürriyeti daha geniş yorumlanabileceğini, davacının talep ettiği haber başına 50.000, TL toplamda 300.000 TL tutar fahiş olduğunu bu miktarın müvekkilinin haksız ve keyfi şekilde gelir kaybına sebep olacağını, manevi tazminat davalarında hükmedilecek tutarın tarafların sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vermemesi gerektiğini, aynı şekilde tarafları yoksulluğa da düşürmemesi gerektiğini, davalı müvekkilinin bir haber kuruluşu olduğunu ve sabit bir maddi geliri bulunmadığını, bu nedenle de yoksullaşmasına sebebiyet verecek bir tazminatın talep edilmesi kabul edilemez nitelikte olduğunu, açıklanan tüm nedenlerle öncelikle davanın reddine karar verilmesini, iddiaları hiçbir şekilde kabul etmediklerini, mahkeme aksi kanaatte ise makul bir tazminat miktarı belirlenmesini talep ettiklerini, davanın reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini, aksi halde makul bir tazminat miktarına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:----------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 24/01/2024 tarihli müzekkere cevabı, -Bilişim ve Yazılım Uzmanı bilirkişi tarafından tanzim edilen 22/05/2024 tarihli bilirkişi raporu, Bilişim ve Yazılım Uzmanı bilirkişi tarafından tanzim edilen 22/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "1)Davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen '---------" internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 08.08.2014 tarihinin kayıt olunduğu ve internet sitesinin içerikleri detaylıca incelendiğinde genel olarak "------------" adıyla "Haber vb. yayınlar hususunda hizmet verdiği internet sitesi olarak kullanıldığı, internet sitesi içerik sağlayıcısının "--------- Şti." olarak "Künye" sayfasında açıkça belirtildiği,2)Davalıya ait olduğu belirtilen "------------" internet web sitesinin güncel olarak açık ve faaliyette olduğu, ancak davacı tarafından sunulan davaya konu sayfaların / linklerin / haberlerin güncel olarak yayında olmadığı tespit edilmiş olup, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulmuş olan bahse konu internet sitesine bağlı linkler/sayfalar hakkındaki ekran görüntüleri ve dünyanın en kapsamlı Arşiv tutan siteleri üzerinden yapılan araştırma ve incelemeler neticesinde; ✓Davacı vekili tarafından dava dilekçesi eki içeriğinde sunulan "-----------" internet sitesine ait----------- sayfa linkinde "07 Eylül 2023" tarihinde "... ---------- yeni adresi: 'Beşli çete" başlıklı haberin yayınlanmış olduğu (Bknz: Haber-1a dilekçede sunulan ekran görüntüsü), ancak dava sonrasında ilgili haberin yayından kaldırıldığı anlaşıldığı (Bknz: Haber-1b dilekçede sunulan ekran görüntüsü), dava konusu haberin ne zamandan itibaren yayında olduğunu tespit etmek için web arşiv üzerinden kontrol edildiğinde ilgili linkin geçmişte hiç arşivlenmediği tespit edilmiş olup, ilgili haberin ne zamana kadar yayında kaldığı hususunda sağlıklı bir sonuca erişilemediği (Bknz: Haber-1c dilekçede sunulan ekran görüntüsü),✓Davacı vekili tarafından dava dilekçesi eki içeriğinde sunulan "------------" internet sitesine ait --------- sayfa linkinde "29 Kasım 2022" tarihinde "Beşli Çete'den ---------, gümrük vergisinden muaf tutuldu." başlıklı haberin yayınlanmış olduğu , ancak dava sonrasında ilgili haberin yayından kaldırıldığı anlaşıldığı , dava konusu haberin ne zamandan itibaren yayında olduğunu tespit etmek için web arşiv üzerinden kontrol edildiğinde ilgili linkin geçmişte hiç arşivlenmediği tespit edilmiş olup, ilgili haberin ne zamana kadar yayında kaldığı hususunda sağlıklı bir sonuca erişilemediği (Bknz: Haber-2c dilekçede sunulan ekran görüntüsü), ✓Davacı vekili tarafından dava dilekçesi eki içeriğinde sunulan "-----------" internet sitesine ait ----------- sayfa linkinde "22 Temmuz 2023" tarihinde "---------- mera alanında --------- projesi başlattı" başlıklı haberin yayınlanmış olduğu , ancak dava sonrasında ilgili haberin yayından kaldırıldığı anlaşıldığı , dava konusu haberin ne zamandan itibaren yayında olduğunu tespit etmek için web arşiv üzerinden kontrol edildiğinde ilgili linkin geçmişte hiç arşivlenmediği tespit edilmiş olup, ilgili haberin ne zamana kadar yayında kaldığı hususunda sağlıklı bir sonuca erişilemediği ,✓Davacı vekili tarafından dava dilekçesi eki içeriğinde sunulan "-----------" internet sitesine ait --------- sayfa linkinde "15 Ocak 2023" tarihinde "--------- verilen teşvik ikinci kez artırıldı'" başlıklı haberin yayınlanmış olduğu , ancak dava sonrasında ilgili haberin yayından kaldırıldığı anlaşıldığı, dava konusu haberin ne zamandan itibaren yayında olduğunu tespit etmek için web arşiv üzerinden kontrol edildiğinde ilgili linkin geçmişte hiç arşivlenmediği tespit edilmiş olup, ilgili haberin ne zamana kadar yayında kaldığı hususunda sağlıklı bir sonuca erişilemediği ,✓Davacı vekili tarafından dava dilekçesi eki içeriğinde sunulan "----------" internet sitesine ait --------- sayfa linkinde "11 Ağustos 2022" tarihinde "'Beşli Çete' hisselerini birer birer satıyor" başlıklı haberin yayınlanmış olduğu, ancak dava sonrasında ilgili haberin yayından kaldırıldığı anlaşıldığı, dava konusu haberin ne zamandan itibaren yayında olduğunu tespit etmek için web arşiv üzerinden kontrol edildiğinde ilgili linkin geçmişte hiç arşivlenmediği tespit edilmiş olup, ilgili haberin ne zamana kadar yayında kaldığı hususunda sağlıklı bir sonuca erişilemediği ,✓Davacı vekili tarafından dava dilekçesi eki içeriğinde sunulan "------------" internet sitesine ait--------- sayfa linkinde "31 Ocak 2022" tarihinde "-------- 1,3 milyar liralık bir kıyak daha!" başlıklı haberin yayınlanmış olduğu , ancak dava sonrasında ilgili haberin yayından kaldırıldığı anlaşıldığı , dava konusu haberin ne zamandan itibaren yayında olduğunu tespit etmek için web arşiv üzerinden kontrol edildiğinde ilgili linkin geçmişte hiç arşivlenmediği tespit edilmiş olup, ilgili haberin ne zamana kadar yayında kaldığı hususunda sağlıklı bir sonuca erişilemediği ," sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; basın yoluyla kişilik hakkına saldırı nedeniyle manevi tazminat ve kınama kararı verilerek yayınlanması istemine ilişkindir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 24. maddesinde; “Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hakimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil, onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu, tüzel kişileri ve bilinçsizleri; öte yandan, acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar manevi tazminat verilebilecek bazı olguları özel olarak düzenlemiştir. Bunlar kişilik değerlerinin zedelenmesi (TMK m.24), isme saldırı (TMK m.26), nişan bozulması (TMK m.121), evlenmenin butlanı (TMK m.158/2), boşanma (TMK m.174/2) bedensel zarar ve ölüme neden olma (818 sayılı BK m.47) durumlarından biri ile kişilik haklarının zedelenmesi (818 sayılı BK m.49) olarak sıralanabilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi gereğince kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat talep edebilir. Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.6098 sayılı TBK’nın 58. maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. İfade özgürlüğü; haber ve bilgilere, başkalarının fikirlerine serbestçe ulaşabilme, düşünce, tavır ve kanaatlerinden dolayı kınanmama ve bunları tek başına veya başkalarıyla birlikte çeşitli yollarla serbestçe ifade edebilme, anlatabilme, savunabilme, başkalarına aktarabilme ve yayabilme imkânlarına sahip olma anlamlarına gelir. Düşüncelerin her türlü araçla açıklanması, açıklanan düşünceye paydaş sağlanması, düşünceyi gerçekleştirme ve bu konuda başkalarını ikna çabaları ve bu çabaların hoşgörüyle karşılanması çoğulcu demokratik düzenin gereklerindendir. Dolayısıyla toplumsal ve siyasal çoğulculuğu sağlamak, her türlü düşüncenin barışçıl bir şekilde ve serbestçe ifadesine bağlıdır. Bu itibarla düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü demokrasinin işleyişi için hayati önemdedir.İfade özgürlüğü; aynı zamanda demokratik toplumun temelini oluşturan, toplumun ilerlemesi ve bireyin gelişmesi için gerekli temel unsurlardan olup bu özgürlük, sadece toplum tarafından kabul gören, zararsız veya ilgisiz kabul edilen bilgi ve fikirler için değil; incitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerlidir. İfade özgürlüğü; yokluğu hâlinde demokratik bir toplumdan söz edemeyeceğimiz çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin bir gereğidir.Ancak belirtmek gerekir ki ifade açıklama özgürlüğü sınırsız değildir.İfade özgürlüğünün, kişilerin itibarına zarar verecek boyuta ulaşmaması gerekir. Bu gereklilik, temel hak ve hürriyetlerin; kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva ettiğini belirten Anayasa'nın 12. maddesinin ikinci fıkrasından doğan bir zorunluluktur. Bu itibarla, Anayasa'nın 26. maddesinin ikinci fıkrasına göre ifade özgürlüğünün sınırlandırılma nedenlerinden biri de başkalarının şeref ve itibarının korunmasıdır. Buna göre, ifade özgürlüğüne yapılan bir müdahale, zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamıyorsa ya da zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamakla birlikte orantılı değil ise demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun bir müdahale olarak değerlendirilemez.Kamuya mal olmuş kişilerin şeref ve itibarı ile ifade özgürlüğünün çatışması hâlinde bu iki hak arasında makul bir denge kurulmalıdır. Dengeleme yapılırken; dava konusu açıklamanın kamu yararına ilişkin bir tartışmaya sağladığı katkı, ilgili kişinin tanınırlığı, toplumdaki rolü ve işlevi ile yazıya konu olan faaliyetin niteliği, açıklama veya yayının konusu, kapsamı, şekli ve etkileri, ilgili kişinin daha önceki davranışları, bilgilerin elde edilme koşulları ve gerçekliği ile uygulanan yaptırımın niteliği göz önüne alınmalıdır. İfade özgürlüğünün sınırı, kişilerin şeref ve itibarının korunması hakkıdır. Çatışan bu iki hak arasında dengeleme yapılırken öncelikle dava konusu açıklamanın davacılara ilişkin bölümünün, kamuoyunu ilgilendiren ve kamunun yararına ilişkin bir tartışmaya katkı sağlayıp sağlamadığına bakılmalıdır.Bu açıklamalar ışığında tüm dosya kapsamı ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde ;Davalıya ait haber sitesinde halkı bilgilendirme, hükümetin ve idarenin var ise yanlışlarını eleştirme, bu konuda ifade özgürlüğü kapsamında gerekli eleştirileri yapma hakkı olduğu tartışmasızdır. Ancak ifade özgürlüğü amacın aşılarak, verilmek istenen mesaj ile kullanılan uslubun uyumunun bozulması, öz ve biçim arasında dengesizliğin oluşması, haber verilmek istenen konu dışına çıkılarak hakaret edilmesinin hiçbir hukuk düzeninde koruma görmeyeceği bilinen bir gerçektir. Davalı şirkete ait haber sitesinde yapılan haber içeriklerinde davacıya sarf edilen "beşli çete mensubu -----------", "beşli çete" olarak bilinen şirketler arasında yer alan ----------," şeklindeki söz ve ifadelerin doğrudan tüzel kişilik haklarına saldırıda niteliğinde olduğu, sözlerin konu bütünlüğü içerisinde ölçülü ve orantılı olmadığı, doğrudan davacının tüzel kişiliğin ticari itibarına saldırının hedeflendiği, davacı şirketin usulsüzlükle ihale olan ve iş yapan bir çete olarak belirtilerek kesin yargı içeren suç olgusu isnadında bulunulduğu , ifade özgürlüğüne getirilecek sınırlamanın, demokratik bir toplumda zorlayıcı bir toplumsal ihtiyacın karşılanması amacına yönelik, ölçülü, orantılı ve istisnai nitelikte olması gerektiği ancak davalının yapmış olduğu haber içeriklerinde davacı hakkında sarf ettiği söz ve ifadelerin düşünceyi açıklama, eleştiri hakkı ve ifade özgürlüğünün sınırlarını aştığı anlaşılmıştır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve----------- sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiş olup ------------ sayılı ilamı da benzer niteliktedir. Somut olayda; olayın meydana geliş biçimi, davalının eylemi, eylemin davacı üzerindeki etkisi, olay tarihi nazara alındığında davacının internet sitesinde yayınlanan 27/09/2023 tarihinde, 29/11/2022 tarihinde,22/07/2023 tarihinde , 15/01/2023 tarihinde ve 11/08/2022 tarihinde yayınlanan dava konusu içerikler nedeniyle tüzel kişiliğinin zarar gördüğünün anlaşılmış olup her bir içerik için ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava dilekçesinde belirtilen 31/01/2022 tarihinde yayınlanan haber içeriğinde yer alan "---------- 1.3 milyar liralık kıyak daha ---------- bağlı ------------- 1 milyar 330 milyon TL 'lik dev ihale verildi.... " şeklinde açıklamaların heber niteliğinde olduğu doğrudan kişilik haklarını zedeleyecek ibareler içermemesi nedeniyle bu içerik yönünden manevi tazminat isteminin reddine , dosya da yer alan bilirkişi raporu ile dava konusu içeriklerin/ linklerin güncel olarak yayında olmadığı tespit edilmiş olup, hükmedilen manevi tazminat miktarı ile manevi zararın karşılandığı hususu da gözetilerek davacının TBK 58/2. maddesi uyarınca saldırıyı kınayan bir karar verilmesi ve bu kararın giderleri davalıya ait olmak üzere ulusal çapta yayın yapan tirajı en yüksek 3 (üç) gazetede yayımlatılmasına ilişkin talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1- Davanın KISMEN KABULÜ ile; a-Dava dilekçesine konu 27/09/2023 tarihinde yayınlanan içerik nedeniyle 15.000,00 TL manevi tazminatın 27/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, b-Dava dilekçesine konu 29/11/2022 tarihinde yayınlanan içerik nedeniyle 15.000,00 TL manevi tazminatın 29/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin istemin reddine, c-Dava dilekçesine konu 22/07/2023 tarihinde yayınlanan içerik nedeniyle 15.000,00 TL manevi tazminatın 22/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin istemin reddine, d-Dava dilekçesine konu 15/01/2023 tarihinde yayınlanan içerik nedeniyle 15.000,00 TL manevi tazminatın 15/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin istemin reddine, e-Dava dilekçesine konu 11/08/2022 tarihinde yayınlanan içerik nedeniyle 15.000,00 TL manevi tazminatın 11/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, f- Dava dilekçesine konu 31/01/2022 tarihinde yayınlanan içerik nedeniyle talep edilen manevi tazminat isteminin reddine , 2- Davacının TBK 58/2. maddesi uyarınca saldırıyı kınayan bir karar verilmesi ve bu kararın giderleri davalıya ait olmak üzere ulusal çapta yayın yapan tirajı en yüksek 3 (üç) gazetede yayımlatılmasına ilişkin talebinin reddine, 3-492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gerekli olan harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvurma harcı 427,60 TL, mahsup edilen peşin harç 5.123,25 TL olmak üzere toplam 5.550,85 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 12,00 TL dosya masrafı, 1,75 TL KEP masrafı, 195,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.708,75 yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 927,18 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 10/1. maddesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 7-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 10/2 maddesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 8-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.120,00 TL'nin davanın kabul ret oranına göre belirlenen 780,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 2.340,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 9-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yüzüne karşı (e duruşma ile) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/04/2025