İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/65 E. 2024/1003 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/65
Karar No
2024/1003
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/65 Esas KARAR NO: 2024/1003 DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 26/01/2023 KARAR TARİHİ: 24/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalıların -----------, ----------- Şti.'nin kurucu ortağı ve genel koordinatörü olduğunu ifade eden ----------- ile şirketin vekili --------- 27.12.2022 tarihinde birlikte basın toplantısı düzenleyerek, davacı şirket hakkında gerçek dışı, karalayıcı, incitici, küçük düşürücü ve hukuka aykırı nitelikte bir dizi beyan iddialarda bulunduklarını, basın toplantısının yerel --------- ------------- kanalında 27.12.2022 tarihinde yayınlandığını, ------------- video kaydında yer alana beyanlarında; “Devletin yerinde ikinci bir şahsa devredilmesi yasak olan, kendi taahhütlerini yerine getirmeyen bir firma tarafından gemilerinin alı konulduğunu, Kendi taşeron işçilerle yapılan gemileri kendi işçisi gibi gösterildi, atıl durumda ----------- tersane alanındaki bu kanunsuz yapılan işlemlerden dolayı şu anda yapmış olduğu gemiyi alamamakta ve o gemiden dolayı da işini eslim edememekte ve iflas etme durumuyla baş başa kaldığı, devletin imkanlarını kullanarak, devletin yerini kullanarak aynı zamanda bu şekilde taciz edenleri her şeyden önce kamuoyunun önüne sermek istiyoruz. ----------- taymakamlığı ve Mal Müdürlüğünü sözleşme şartlarının gereğini yapmaları için onlara çağrı yamak için Davalı şirketin kurucu ortağı ve genel koordinatörü olan --------- video kaydında beyanında; “Birkaç aydır tersaneye girişlerimiz yasaklandı, gemi üretimimiz durdu, bir tane yerli gemi tamamladık, yine ------------ tersanesinde suya atılmaya hazır halde ama atamıyoruz. Tersane sahipleri tarafından para isteniyor. Bizden ziyade müşterilerimizle de diyaloğa geçtiler bunula ilgili sıkıntılar yaşıyoruz. Biz gemileri 12.000 yevmiye işçilikle anlaştık. Yevmiye karşılanmadı ve gemi yapım işi uzadı, biz ekstra 135 kişi çalışan aldık maliyet yükü gemi çektik.3 tane gemiyi ekim sonu kasım başında tamamladık bitirdik. Bütün zorluklara ve engellemelere rağmen içeriye alınmamamıza rağmen bir tane ihracat gemisini ------------ bitirdik ama tören yapma fırsatı bulamadık. Çünkü biz yöneticiler tersane içerisine alınmadık. Hatta bir dönem işçilerde alınmadı iş durduruldu. “Davalı şirket vekili ------------- video kaydında beyanında; “----------- Tersanesi mevcut yerin kendisinde olmasından kaynaklı olarak bir nevi bölgede tekel oluşturup şunu söylüyor, ben size sadece elektrik ve birkaç tane işçi veririm. Siz kendi işçinizi kendi malzemenizi, kendi projelerinizi kendiniz getirirsiniz benim yerimde gemiyi inşa edersiniz ve buna ilişkin de bana bir ücret ve kiralama bedeli verirsiniz Oysa ----------- tersanesinin aslında böyle bir hakkı yok. Bize kiralama yapamayacağını, bizim çalışanlarımızı orada çalıştıramayacağını çünkü devletle yapılan anlaşma gereğince kendisinin orada üretim yapması lazım. Kendilerinin ter tahsis sözleşmesi bu şekilde yapılmış milli emlak müdürlüğüyle sözleşmede böyle bir madde var üçüncü bir şahsa kiralayamaz. Pandemi süreci sonunda ------------ tersanesi, orada halihazırda bulunan iki gemimiz için biz sizden ekstra olarak şu kadara daha para istiyoruz. Bunun üzerine kendilerine sözleşme şartlarına göre böyle bir paranın ödenmesi gerekmediği ve aynı zamanda da gemilerin ahkonulamayacağını, teslim edilmesi gerektiğini söyledik. Bizden istenen para 110.000 dolardır. Ayı zamanda gemi inşa malzemelerini de ellerinde tutuyorlar. Teslim etmiyorlar...” Kanunda kötüleme hareketinin bağlı hareketli olarak düzenlendiği, herhangi bir kötüleme değil; yanlış yanıltıcı ve lüzumsuz yere incitişi beyanlarla kötülemek, hüsnüniyet kaidelerine aykırı muamele suçunu oluşturacağı, başkasının şahsı, iş mahsulleri veya faaliyetlerine yönelik gerçeğe aykırı isnatlar içeren bir beyan, hangi yöntemle ifade edilirse edilsin suç teşkil edeceği, davalılar iddia edilen fiillerin davacı tarafında işlenmediğini çok iyi bildiği, ----------- Denetmeni ------------ tarafından hazırlanan inceleme raporunda davacı şirketin yasal yükümlülüklerini , yatırım ve istihdam taahhütlerini yerine getirdiğinin açıkça tespit edildiği, davacı şirketin sözleşme kapsamında taahhüt ettiği sayıda işçiyi bizzat kendisinin istihdam ettiği, davalılar tarafından iddia edilenin aksine davalı firma dahil, hizmet satın aldığı herhangi bir firma işçisini bu sayı içerisinde asla göstermediği, davacı ve davalı arasında imzalana sözleşme, davalılarca iddia edildiği gibi bir kiralama sözleşmesi olmadığı, gemi yapım işi ve sair işler içeren eser sözleşmesi olduğu, davalı firmanın imzalanan sözleşme kapsamında yapması gereken ödemeleri yapmadığı, ve temerrüde düştüğü, davacı tarafından davalı firmaya sözleşmeden kaynaklanan borçlarını ödemesi için defalarca noter kanalıyla ihtar çekildiği, dolayısıyla davacının alacağını tahsil etmek için hiçbir kanuni yola başvurulmadığına yönelik davalıların iddialarının gerçeği yansıtmadığı, davalı firma sözleşmeden kaynaklanan bakiye 110.000 USD borcunu ödememesi nedeniyle, kanundan doğan hapis hakkı kullanılmış, ilgili gemilere ilişkin olarak tersane sahibi olan davacı şirketin alacağı TMK md.950 uyarınca hapis hakkıyla güvence altına alınmıştır. Davacının, davalı şirketin müşterilerine ulaştığına yönelik iddiaların gerçek dışı olduğu, davacı şirket ile aynı şirketler topluluğu içerisinde yer alan diğer grup şirket ---------Ş” hakkında başka bir firma tarafından iş bu davaya konu iddia ve beyanlarla karalayıcı gazete ilanı verilmiş ve yargılamaları sürmüştür. Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; davanın kabulü ile haksız rekabet fiilinin tespit ve menine, haksız rekabet sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabet yanlış ve yalıtıcı beyanlarla yapıldığından, bu beyanların düzeltilmesine, masrafı davalılardan alınmak suretiyle kararın video kaydına konu basın açıklamasının yayınlandığı ------------ kanalının sahibi olan yerel ---------- ilan edilmesine, davalıların haksız rekabet teşkil eden fiilleri sebebiyle davacının kişilik hakları zedelendiğinden ve davacı bu yüzden zarar gördüğünden 200.000,00 TL manevi tazminatın haksız eylemlerin gerçekleştiği 27.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının uğramış olduğu maddi zararın fazlaya dair her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 50.000,00 TL haksız rekabet eylemlerinin gerçekleştiği 27.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, Davacıya tahsis edilen sahada davalılar ------------ ortağı olduğu ----------- Şti.” nin inşa edeceği gemilerde firmaya personel sağlama , buna karşılık davacıya tersane alanını kullanma karşılığında kira ödeme taahhüdünde bulunduğunu, bu ödemelerle ilgili davacı 12.000 yevmiye sunma taahhüdünde bulunduğunu, bu taahhüdü yerine getirmediğinden gemi inşasında gecikmeler meydana geldiğini, davacı tekne ve sac işçiliklerine dair sözleşmede 40 personel görevlendireceğini söylemesine ve 12.000 yevmiye işçilik yapacağını taahhüt etmiş olmasına rağmen, yaptığı işçilik yevmiye bazında 7.000 de kaldığını, buradan da anlaşılacağı üzere sözleşme hükümlerinin aksine, belirtilen ve taahhüt edilen işçilik ve personel sağlama borcunun ancak yarısına yakın bir bölümünü yerine getirdiğini, tüm bu olumsuzluklara rağmen, davalı firma ticari geçmişin getirdiği iyi niyetle davacıya 470.000,00 USD ödeme yaptığını, bu ödeme eksik yerine getirilen davacı taahhütlerinin kat be kat fazlasını karşıladığını, bu durum davalı şirkete fazladan mali yükümlülükler getirdiğini, gemilerin teslim süresini uzattığı gibi fazladan işçi alımı yapmasına ekstra mali yükümlülükler altına girmesine yol açtığını ve ihracat yapılan ülkeye karşı da şirketi zor durumda bıraktığını, ayrıca davacı yapılan işlerde yükümlülüklerini yerine getirmediğinden 2021 Eylül ayından beri sahaya şirket çalışanlarını sokmayacağını belirttiğini, haliyle gelinen noktada 01.07.2022 tarihinde çalışanlar işletilen tersane alanına sokulmadığını, davacı, sahayı kullanım hakkımızı hukuksuz olarak engellediğini, mevcut malzemelerine el koyulduğunu, iş ve çalışma hürriyetini kısıtlandığını, ülkemize döviz girdisi sağlamak, ekonominin gelişmesine katkıda bulunmak, bölgede istihdam sağlamak adına çalışmalarımız tarafınızca hukuksuzolarak engellendiğini, bu konuda işlerin aksaması firmamıza ve ülkemiz ekonomisine telafisi mümkün olmayan zararlar verildiğini, --------- Müdürlüğü ve --------- Valiliği yetkisi içerisinde olan ------------ Tersanesi alanında faaliyet gösteren davacı, kamuoyunun malumu bu alanın kendilerine tahsisini düzenleyen sözleşmede belirtilen ve 2009 yılında yürürlükten kalkan 5084 sayılı kanunun 5. Maddesine göre taahhütler karşılığı bedelsiz kullanım hakkı elde ettiği alanda, sözleşme gereği kendi üzerine düşen istihdam taahhüdünü yerine getirmediğini, ilgili sözleşmede istihdam taahhüdünün%10 “undan daha az olmamak üzere belirtilen minimum çalışan sayısına hiçbir zaman ulaşılamadığını, yine 2021 yılında denetmen raporunda da bu durum açıkça belirtilmiş ve alan kullanımının bedelsizden bedelliye döndürülmesi gerektiği ifade edildiğini, 4706 sayılı kanunun geçici 3.maddesi gereğince firmanın sözleşmesinin bedelsizden bedelliye döndürülmesi gerektiğini, 17 Ocak 2023 tarihinde, o dönem firmanın avukatlığını yapan ----------- barosu avukatlarından ---------- ısrarıyla, kamu zararının önüne geçilmesi amacıyla devlet kurumlarını bu konuda uyarmak saikiyle basın toplantısı gerçekleştirildiğini, davalı --------- ---------- yardımcısı olması ve ihracatçıya destek anlamında toplantıya katıldığını, davacının hukuksuz uygulamalarının davalı şirkete ve ülke ekonomisine verdiği zararları engelleme amacıyla toplantıya katılarak söz aldığını, yapılan toplantıda davacı yanın hukuksuz girişimlerinden yukarıda saydığımız hususlarda tanıkların beyanlarda bulunacağı, yukarıda arz ve izah ettiğimiz şekilde; her türlü delil ve karşı delil sunma hakkımızı saklı tutarak, tanıklarımızın kimlik bilgileri ile adreslerini, bulundukları yer mahkemesince veya gerektiğinde duruşmada hazır ederek dinlenmeleri hususunu belirterek dosyaya sunulduğu, açılan davanın reddi ile yargılama ve vekâlet ücretlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME: Mahkememiz dosyasına 27/11/2024 tarih, 08/02/2024 tarihli bilirkişi raporlarının dosyamız arasına alındığı görüldü. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, haksız rekabet nedeniyle haksız rekabetin tespiti, men'i, haksız rekabetin ortadan kaldırılması, yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesi, maddi ve manevi tazminat davasıdır.Davacı, dava dışı --------- ---------- kanalında 27/12/2022 günü yayınlanan videodaki davalılar beyanlarının davacı yönünden haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürmüştür. Tanık --------- ------------ Talimat sayılı dosyasının 21/12/2023 tarihli duruşmasında "Ben davacı ---------- Şirketinde gemi inşaat mühendisi olarak çalışıyorum. Davaya konu olayı biliyorum. --------- çıkan yazı nedeni ile davanın açıldığını biliyorum. Tersaneyi karalamaya yönelik yazı çıkmıştı. Bu yazıyı ben de okudum. Bu yazıda tersanenin ---------- Şirketine peşkeş çekildiği, herhangi yatırımın yapılmadığı ve devlete verilen sözlerin yerine getirilmediği yazıyordu. Bu yazı nedeni ile şirketimiz olumsuz olarak etkilendi. Müşteri potansiyelimiz azaldı. Devlete verilen sözler tamamen yerine getirilmişti. Müfettiş kontrolleri yapılmıştı. Bakanlıktan da yazı gelmişti. --------- küçük yer olduğu için bu yazıdan sonra şirketimizden iş talebi çok azaldı. Hatta yaptığımız işler dahi sorgulanmaya başladı. Gazete yazısında tersanenin ---------- Şirketine kiralandığı yazıyordu. Ancak öyle bir durum yoktu. Biz ---------- Şirketi ile iş yapıyorduk. Onlar bize iş gücü ve malzemele eksikliklerinin olduğunu söylediler. Biz de belli bir ücret karşılığında işgücü ve makine kullanımı konusunda onlara yardımcı olduk." şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık --------- ---------- Talimat sayılı dosyasının 21/12/2023 tarihli duruşmasında "Ben ---------- Şirketinin yöneticisiyim. Dava konusu edilen olayı biliyorum. ------------ şirketimizi ticari yönden karalamaya yönelik haber çıkmıştı. Bu haber hiç bir bilgiye dayanmadan, devletin takibinde olan bir yerle ilgili bir haber yapılmıştı. Davalı ---------- Şirketinin sorumluluklarını yerine getirmemesinden dolayı bizim şirketimizi haber yaparak karalamışlardır. Bizim ---------- Şirketi ile aramızda bir sözleşme vardır. Bu sözleşme hizmet bedeline ilişkin bir sözleşmedir. Bu haber nedeni ile iş yerimizde herhangi bir iş azalması olmadı. Ancak yapılan haber etik değildi. ---------- Şirketi kendi üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesine rağmen bu yükümlülükleri sanki bizimmiş gibi haber yaptırdı. Sorumluluğu bizim üzerimize yıktırması etik değildi. Tanıklık ücreti talebim yoktur dedi. Beyanı okundu, imzası alındı." şeklinde beyanda bulunmuştur. SMMM Bilirkişi ----------- ve haksız rekabet uzmanı bilirkişi ---------- 09/02/2024 tarihli heyet raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:Gemi inşaatı ve gemi makineleri uzmanı bilirkişi ----------- ve haksız rekabet uzmanı bilirkişi Dr. Öğretim Üyesi --------- 27/11/2024 tarihli heyet raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54. Maddesi uyarınca "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır."6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55. Maddesi uyarınca "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle; 1. Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek, (...)" 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 56. Maddesi uyarınca "(1) Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men’ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. (...)"6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 59. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, davayı kazanan tarafın istemiyle, gideri haksız çıkan taraftan alınmak üzere, hükmün kesinleşmesinden sonra ilan edilmesine de karar verebilir. İlanın şeklini ve kapsamını mahkeme belirler."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. Maddesi uyarınca "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. Maddesi uyarınca "(1)Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. (2) Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51. Maddesi uyarınca "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler." 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesi uyarınca "(1)Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. (...)"Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın haksız rekabet nedeniyle haksız rekabetin tespiti, men'i, haksız rekabetin ortadan kaldırılması, yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesi, maddi ve manevi tazminat davası olduğu, davacı tarafça davacının dava dışı ---------- ---------- kanalında 27/12/2022 günü yayınlanan videodaki davalılar beyanlarının davacı yönünden haksız rekabet teşkil ettiği hususunun ileri sürüldüğü, dava konusu videonun ----------- adresinin ----------- olduğu ve hüküm tarihi itibariyle ------- platformunda ---------- kanalında yayınlanıyor olduğu, anılan programda davalılar ve davalı vekili tarafından bilirkişi raporunda da tespit edilen ve yukarıda ortaya konulan beyanlarda bulunulduğu, beyanların doğru olduğunun davalı tarafından ispatlanamadığı, bu sebeple beyanların TTK 55/1-a-1 uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği, bu sebeple davacının haksız rekabetin tespiti, men'i, haksız rekabetin ortadan kaldırılması, yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesi davalarının kabulünün gerektiği, yine TTK 56/1-e maddesi uyarınca davacının kişilik haklarının zedelenmesi durumunda manevi tazminat talep edebileceği, davalıların beyanları, bilirkişi raporlarında yapılan tespitler, davalının ticari itibar kaybına uğrama tehlikesi ve beyanların doğru olduğunun ispatlanamamış olması nedeniyle davacının kişilik haklarının ihlal edildiğinin kabulünün gerektiği, fiilin ciddiliği, kusurun boyutu ve davacını faaliyetinin çapı ve fiiller sonucunda uğraması muhtemel ticari itibar kaybı dikkate alındığında 50.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu, yine smmm bilirkişi tarafından davacının net satış hasılatının 2020 yılında 80.123.972,97 TL, 2021 yılında 38.799.732,82 TL, 2022 yılında 97.500.824,91 TL ve 30.09.2023 cari dönemde 84.585.270,89 TL tutarında olduğu, 2021 yılı hasılatının 2020 yılına oranla (-51,58%) azalma, 2022 yılı hasılatının 2021 yılına oranla (151,29%) artış, 30.09.2023 cari döneminde 2022 yılına oranla (-13,25%) azalma gerçekleştiği hususunun tespit edildiği, davacı tarafın yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca davalıların fiilini, kusurunu, zararını ve zarar ile kusurlu fiil arasındaki illiyet bağını ispatlamakla mükellef olduğu, yine zarar tam olarak tespit edilemiyorsa hakkaniyete göre hakim tarafından takdirinin gerektiği, somut olayda davacının fiilin gerçekleştiği 2022 yılı ilâ 09/2023 tarihleri arasında hasılatında düşüş olduğu, düşüşün tam olarak bu fiiller sonucunda gerçekleşmiş olduğunun ispatının mümkün olmadığı, davacıdan bunu ispat etmesini beklemenin hakkaniyete aykırı olacağı, davalıların fiillerinin davacıyı maddi anlamda zarara uğratma ihtimalini barındırdığı, bu sebeple davacının uygun bir miktar maddi tazminata hak kazandığı, fiilin ciddiliği, kusurun boyutu ve davacını faaliyetinin çapı ve fiiller sonucunda uğradığı muhtemel maddi zararı dikkate alındığında davacı tarafından talep edilen 50.000,00 TL maddi tazminat miktarının hakkaniyete uygun olduğu, davacının talebi doğrultusunda TTK'nun 59. maddesine dayanılarak kararın ------------ ilanının uygun olduğu kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile a) Davalıların haksız rekabet fiilini işlediğinin TESPİTİNE, haksız rekabetin MEN'İNE, b) -------- ----------- kanalında 27/12/2022 tarihinde yayınlanan dava konusu video kaydının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalılar tarafından yanlış ve yanıltıcı beyanların DÜZELTİLMESİNE, c) 50.000,00 TL manevi tazminatın 27/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, d) 50.000,00 TL maddi tazminatın 27/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, e) Masrafı davalılardan alınmak suretiyle hükmün -kesinleşmesinden sonra- ---------- ilanına, 2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (100.000,00 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 6.831,00 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 4.269,38 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.561,62 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan 4.474,88 TL dava açma masrafı ve 18.201,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 22.675,88 TL yargılama giderinin kabul/dava değeri oranına (100.000,00/250.000,00) göre 9.070,35 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı ---------- tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 25,60 TL yargılama giderinin ret/dava değeri oranına (150.000,00/250.000,00) göre 15,36 TL’sinin davacıdan alınarak davalı ----------- verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı ----------- tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 38,40 TL yargılama giderinin ret/dava değeri oranına (150.000,00/250.000,00) göre 23,04 TL’sinin davacıdan alınarak davalı ---------- verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı ------------ Şirketi tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 38,40 TL yargılama giderinin ret/dava değeri oranına (150.000,00/250.000,00) göre 23,04 TL’sinin davacıdan alınarak davalı ------------ Şirketi'ne verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine, 8-Maddi tazminat davası yönünden; davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (50.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9-Manevi tazminat davası yönünden; davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (50.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/1 uyarınca hesaplanan 8.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9-Manevi tazminat davası yönünden; davalılar yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden ve ret sebebi ortak olduğundan reddedilen dava değeri (150.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/1, 10/2 ve 3/2 uyarınca hesaplanan 8.000,00 TL tek vekalet ücretinin davacıdan alınarak her biri eşit hak sahibi olmak üzere davalılara verilmesine, 10-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/dava değeri oranına (40.000,00/88.000,00) göre 600,00 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, bakiye 720,00 TL’sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/12/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/65, K. 2024/1003, T. 24.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-65-e-2024-1003-k-d7cada5054ba