İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/470 E. 2024/1013 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/470
- Karar No
- 2024/1013
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/470 Esas KARAR NO : 2024/1013 DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 30/05/2023 KARAR TARİHİ : 19/11/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; Davacıya ait... plaka sayılı araca davalı İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel(İETT) İşletmeleri Genel Müdürlüğü'ne ait diğer davalı ... sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracın 27.06.2022 tarihinde çarpması neticesinde davacıya ait araç zarar gördüğü, Davalı İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel(İETT) İşletmeleri Genel Müdürlüğü'ne ait aracın ZMMS poliçesini düzenleyen sigortacısı davalı...Sigorta A.Ş olduğu, Çarpışma neticesinde davacıya ait araç birçok tamir görmüş ve hasardan dolayı değer kaybına uğradığını, davacı aracında oluşan değer kaybı nedeniyle davalı sigorta şirketine başvuru yapılmış ve konuyla ilgili hasar dosyası (...) açılmış ise de, yasal süre geçmiş olmasına rağmen davacıya değer kaybına ilişkin ödeme yapılmadığını, konuyla ilgili tarafımızdan arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş ise de, arabuluculuk görüşmeleri sonucunda anlaşma sağlanamadığını, açıklanan nedenlerle, hak edilen tutar belirlenebilir hale geldiğinde artırılmak üzere davanın kabulüne,100 TL değer kaybına ilişkin maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere, müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak müvekkile verilmesine, talep edilen tazminata davalı sigorta şirketi yönünden, başvurunun sigorta şirketine ulaştığı tarihin 8 iş günü sonrasındaki tarihten, diğer davalılar yönünden kaza tarihi tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; Açıklanan nedenlerle, 22.500 TL değer kaybına ilişkin maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere, müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak müvekkiline verilmesine, bu bedele davalı sigorta şirketi yönünden başvurularının sigorta şirketine ulaştığı tarihin 8 iş günü sonrasındaki tarihten, diğer davalılar yönünden kaza tarihi tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalı üzerine yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekili, cevap dilekçesinde özetle: 27.06.2022 tarihinde meydana geldiği iddia edilen kaza ile ilgili olarak davacı tarafın açmış olduğu usul ve yasaya aykırı iş bu davayı kabul etmiyor reddini talep ettiği, davada davalı ... sigorta ile yapılan sözleşmede sigortanın adresi İstanbul olup, tüm davalıların adresi de İstanbul olduğunu, kaldı ki dava konusu ilgili kaza da İstanbul Bağcılar da yaşandığını, yetkili Mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, yetkisizlik kararı vermesini, dava konusu kazada davacı tarafın davalı sürücüye asli ve tam kusur izafe etmesinin gerçeği yansıtmadığını, kaza ile zarar arasında illiyet bağının olup olmadığının tespiti ve tarafların kusur oranları delil durumuna göre konusunda uzman Bilirkişilerce yapılacak olan incelemeler ve yapılacak yargılama sonucunda ortaya çıkarılabileceği, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınması, Davacının talep ettiği değer kaybı talebi haksız olduğunu, değer kaybı hesabında İlgili taleplerin hukuka aykırı olması nedeniyle reddini davacının gerçek zararının tam ve hiçbir kuşkuya yer vermeyecek bir açıklıkta saptanabilmesi için mahkemenin ve Yargıtay'ın denetimine elverişli bir bilirkişi raporu alınması, davacının dava konusu kazayı ve alacak kalemini belirlerken bunları kanıtlayan bilgi ve belgeleri de dava dosyasına sunması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, cevap dilekçesinde özetle: 27.06.2022 tarihinde müvekkil şirket nezdinde ... poliçe numarası ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında sigortalı, davalı İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel (İETT) İşletmeleri Genel Müdürlüğü'ne ait, diğer davalı ... sevk ve idaresindeki ...ç ile davacıya ait...plaka sayılı araç arasında yaşanan kaza neticesinde davacı taraf aracındaki değer kaybına ilişkin 100-TL (belirsiz alacak davası) maddi tazminat talep ettiği, Davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmamakta olup davanın reddine karar verilmesini, Davacıya davalı şirketçe 15.09.2022 tarihinde 50.541,39-TL tazminat ödendiği, açılan dava konusuz kaldığını, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelere ilişkin davacı tarafından, alacağın tamamının karşılanmadığına ilişkin koyulan herhangi bir ihtirazı kayıt mevcut olmadığını, Açıklanan sebep dolayısıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 17/12/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...İzmir ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. sayılı dava dosyasında, yukarıda arz edilen hususlarla, − Trafik Kuralları Yönünden: • ...plaka sayılı davalı İETT otobüs sürücüsü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 135 maddesini ihlal ettiği, kazanın oluşunda Etken Olduğu, • ... plaka sayılı davacı taraf kamyon sürücüsü ...2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/b maddesini ihlal ettiği, kazanın oluşunda Etken Olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır. − Değer Kaybı Bedeli Yönünden: • Somut olayda ... plaka sayılı ... 2532D (6x2) 2015 model kamyonun 27.06.2022 riziko tarihi itibarıyla piyasa rayiçlerine göre 100.000,00 TL değer kaybı bedeli meydana geldiği görüş ve kanaatine varılmıştır. Somut olayda davalı ... Sigorta A.Ş. kazada kusurlu ola... plaka sayılı aracın...numaralı poliçesi kapsamında, ... plaka sayılı araçta meydana gelen zararı (Heyetimiz Trafik Uzmanı tarafından ... plaka sayılı araç sürücüsünün de kazanın meydana gelmesinde Etken Olduğu belirlendiğinden Sn. Mahkeme tarafından takdir olunacak kusur oranında) 100.000,00 TL. olarak hesaplanan değer kaybı bedelinden davalı sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında (kusur oranı konusunda takdir Sn. Mahkemenindir) poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından dosya kapsamında yer alan finansal evrak kaydına göre Karayolları 1. Bölge Müdürlüğüne 15.09.2022 tarihinde 50.541,39,00 TL. hasar onarım bedeli ödediğini görülmüş, nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmakla kaza başına 100.000,00 TL. poliçe limitinden 49.458,61 TL olarak hesaplanan bakiye poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere 100.000,00 TL olarak tespit edilen değer kaybı bedelinden sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Dosya kapsamında davalı ... Sigorta A.Ş.ne hasar ihbarı ve tebliği konulu herhangi bir belge yer almadığı bu nedenle nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmakla davalı tarafların dava tarihi itibarıyla -ödenmeyen borç miktarı bakımından- temerrüde düşeceği ve yasal faiz ödemek zorunda olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Adli Tıp Kurumundan alınan 06/03/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "... Yukarıda açıklanan gerekçelerle; - Sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, - Sürücü ...'ün kusursuz olduğu, - Aracın tamirinin ekonomik olduğu, - Aracın 90.000,00 TL değer kaybettiği kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat uyarınca alınan İTÜ Trafik Kürsüsü öğretim üyeleri tarafından düzenlenen 07/06/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...Sürücü... ın % 75 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı ... ün % 25 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Davaya konu... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı 90.000,00 TL olduğu kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasarın onarımı sonrası değer kaybı oluştuğu iddiasına dayalı açılmış değer kaybı zararının tahsili talepli maddi tazminat davasıdır. 2-Dava konusu uyuşmazlık davacıya ait... plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketinin ZMMS sigorta poliçesiyle sigortalısı olan ve davalı ...'ün sürücüsü, davalı İETT'nin işleteni olduğu ... plaka sayılı otobüs arasında meydana gelen 27/06/2022 tarihli trafik kazasında kusur dağılımı ve davacıya ait araçta kaza sonrasında oluşan hasar onarımın ekonomik olup olmadığı, onarım sonrası değer kaybı zararı oluşup oluşmayacağı ve değer kaybı zararının miktarı, bu zararın davalılardan tahsili talbi noktalarında toplanmıştır. Davalı taraflarca yetki itirazı ileri sürülmüş ise de, dava konusu uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, haksız fiilden kaynaklanan davalarda zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin yetkili mahkemeler arasında sayıldığı, davacının yerleşim yerinin İzmir ili Seferihisar ilçesi olduğu ve mahkememiz yargı çevresi içerisinde bulunduğu anlaşılmakla yerinde olmayan yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun; 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." 50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış, -Fiilin hukuka aykırı olması -Zararın meydana gelmesi, -Kusur, -Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır. Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır. 3-Dava konusu uyuşmazlıkta davalı taraf zarar verdiği ileri sürülen aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup uyuşmazlıkta sigorta hukuku uygulanacağı, bu haliyle uyuşmazlığın çözümünde Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen sigorta hukukunun uygulanacak olması nedeniyle mutlak ticari dava niteliğinde olduğu ve bu itibarla uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesi görev alanına girdiği değerlendirilmiştir. Somut olayda, dava konusu kazaya karışan... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde 28/02/2022-28/02/2023 tarihleri aralığında KZMMS sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, kaza tarihi 27/06/2022 itibariyle davalı sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan sorumluluk üst sınırının zarar gören araç başına 50.000,00-TL olduğu görülmüştür. 4-Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir. 5-Haksız fiil sorumluluğunun tespiti bakımından öncelikle zarara sebebiyet veren trafik kazasının gerçekleşmesinde tarafların kusur durumlarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkememizce kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamında toplanan deliller çerçevesinde kusur durumlarının ve kural ihlallerinin tespiti hususunda adli trafik bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 17/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davalı araç sürücüsü ...'ün KTK Yönetmeliği'nin 135.maddesini ihlal ettiği, davacıya ait aracın dava dışı sürücüsü Azmi Demirarslan'ın ise KTK'nın 52/b maddesine yönelik kural ihlali bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Rapora karşı davacı ve davalı taraflarca ayrı ayrı itirazlar sunulmuştur. Mahkememizce itirazları karşılar, denetime açık bir kusur raporu düzenlenmesi için dosya ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 06/03/2024 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre dava konusu kazanın davalının sigortalısı araç sürücüsünün %100 kusuruyla meydana geldiği, davalı araç sürücüsü ...'ün ise kusursuz olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. ATK Trafik İhtisas Dairesi raporuna karşı davacı vekili tarafından itirazlar ileri sürülmüştür. Mahkememize sunulan 17/12/2023 tarihli bilirkişi raporu ile ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 06/03/2024 tarihli kusur raporu ve kaza tespit tutanağında bildirilen kusur dağılımları arasında çelişki oluştuğundan mahkememizce itirazları karşılar ve çelişkiyi giderir bir rapor düzenlenmesi için dosya İTÜ Trafik Kürsüsü öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 07/06/2024 tarihli heyet raporunda, davacıya ait araç sürücüsü Azmi Demiraslan'ın %75 oranında, davalı araç sürücüsü ...'ün %25 oranında kusurlu oldukları yönünde görüş bildirilmiştir. Rapora karşı taraflarca itirazlar ileri sürülmüş ise de, dava konusu kazanın karayolu üzerinde meydana geldiği, davalı araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki aracı yol kenarında duraklatırken diğer sürücüleri uyaracak uyarı işaret ve yansıtıcıları koyması gerektiği ancak bu hususta gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle kusurlu olduğu, davacının sigortalısı araç sürücüsünün ise sevk ve idaresindeki aracın güzergahı üzerinde bulunan sağ kenardaki otobüsün şeride taştığını görerek hızını buna göre azaltıp tehlike yaratmayacak şekilde diğer şeride geçerek kazayı önleyebilecceği halde yol ve trafik şartlarına uygun olarak seyrini sürdürmemesi nedeniyle kusurlu olduğu, her iki araç sürücüsünün kusurlu hareketlerinin kazanın oluşumuna etkileri dikkate alındığında, davacının sigortalısı araç sürücüsünün seyrine devam eden hareketli bir aracı kullanıyor olması nedeniyle dikkat ve özen eksikliğinin kazanın oluşmasında asli bir kusur olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından 07/06/2024 tarihli raporda bildirilen kusur oranları mahkememizce de benimsenmiş ve davalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. 6-Davacının kaza sonucu oluşan değer kaybı zararının tespiti hususunda otomotiv konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 17/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle davacıya ait aracın kaza öncesi rayiç değerinin 825.000,00-TL olduğu, hasarın onarılmasının ekonomik olduğu, kaza öncesine göre kaza nedeniyle gerçekleştirilen onarımlardan dolayı 100.000,00-TL değer kaybı oluşacağı yönünde görüş bildirilmiştir. Rapora karşı her iki tarafça sair itirazlar ileri sürülmüş olup, mahkememizce itirazları karşılar ve denetime açık rapor düzenlenmesi için dosya ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 06/03/2024 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunda davacıya ait aracın kaza öncesi rayiç değerinin 900.000,00-TL olduğu, onarımının ekonomik olduğu ve kaza nedeniyle 90.000,00-TL değer kaybı zararı oluşacağı yönünde görüş bildirilmiştir. ATK Trafik İhtisas Dairesi raporuna karşı davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin sair itirazlar bildirdiği ve dosyaya sunulan her iki rapor arasında çelişki oluştuğu gözetilerek, İTÜ öğretim üyelerinden oluşturulan bilirkişi heyetinden çelişkileri gideri rapor düzenlenmesi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 07/06/2024 tarihli heyet raporunda davacıya ait aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin 900.000,00-TL olduğu, hasarın onarılmasının ekonomik olduğu ve onarım sonrası 90.000,00-TL değer kaybı zararı oluşacağı yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. Rapora karşı taraflarca sair itirazlar ileri sürülmüş ise de, ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunun ve 07/06/2024 tarihli heyet raporunun birbirini doğrular nitelikte olduğu, aracın onarım gören parçaları, modeli ve kullanım ömrü dikkate alındığında 90.000,00-TL değer kaybı zararı oluşmasının dosya kapsamına ve piyasa rayiçlerine uygun olduğu anlaşıldığından itirazlar yerinde görülmemiş ve davacıya ait aracın kaza nedeniyle 90.000,00-TL değer kaybına uğradığı kabul edilmiştir. 7-Davalılar, davalı araç sürücüsünün tespit ve kabul edilen %25 oranındaki kusuru oranında zararı gidermekle sorumlu olup, 90.000,00-TL değer kaybı zararının kusur oranına göre 22.500,00-TL'si davalıların sorumluluğunda olduğu kabul edilmiştir. Davacı vekilinin 26/09/2024 tarihli değer artırım dilekçesiyle dava değerinin 22.500,00-TL yükseltildiği ve temerrüt tarihlerinden itibaren avans faiziyle birlikte zararın tahsilinin talep edildiği görülmüştür. Mahkememizce kabul edilen 22.500,00-TL zarara yükseltilen dava değeri üzerinden yapılan değerlendirmede, davacının zararını ve kusur sorumluluğunu ispat ettiği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan sorumluluğu kaza başına 100.000,00-TL ve araç başına 50.000,00-TL olup, dava öncesinde dava dışı Karayolları Genel Müdürlüğü'ne 50.541,39-TL ödeme yapıldığı, 100.000,00-TL kaza başı poliçe limitinden bakiye sorumluluğunun 49.458,61-TL kaldığı, mahkememizce hükmedilen değer kaybı zararı tazminatının poliçe limiti dahilinde olduğu gözetilerek sigorta lehine poliçe limitinden kaynaklanan bir muafiyet tanınmamıştır. Davacı vekili tarafından araç sürücüsü ve maliki yönünden kaza tarihinden itibaren, sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle zararın tahsili talep edilmiştir. Davacının dava öncesinde davalı şirkete 29/03/2023 tarihli e-posta ile yazılı başvuruda bulunduğu ve sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda 11/04/2023 tarihinde temerrüde düşeceği gözetilerek sigorta şirketi 11/04/2024 temerrüt tarihinden itibaren faiz ile sorumlu tutulmuştur. Davalı araç sürücüsü ve davalı araç işleteni ise kaza tarihinde ayrıca bir ihtar şartı gerekmeksizin zarardan sorumlu olduğundan kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Faiz türü yönünden yapılan değerlendirmede, davalıların sorumluluğunda olan aracın ruhsat kaydı ve poliçesine göre ticari nitelikte olduğu anlaşıldığından davalıların ticari faizle sorumlu oldukları gözetilerek avans faizine hükmedilmiştir. 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun 11 tarihli sarf kararı ile 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı, davacının ticaret şirketi ve davalı araç malikinin de yine özel hukuk hükümlerine göre faaliyetlerini sürdüren tacir olduğu anlaşıldığından uyuşmazlığın arabuluculuk dava şartına tabi olduğu ve sarf edilen giderin yargılama giderlerine dahil edilmesi gerektiği gözetilerek arabuluculuk ücretinin davalılar üzerine yükletilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, 22.500,00-TL değer kaybından kaynaklanan maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş.'nin bakiye poliçe limiti 49.458,61-TL sorumluluk sınırı aşılmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden temerrüt tarihi 11/04/2023'ten, diğer davalılar yönünden kaza tarihi 27/06/2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.536,97-TL harçtan peşin olarak alınan 179,90-TL ile tamamlama harcı olarak alınan 204,35-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.152,72-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 22.500,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90-TL ile tamamlama harcı olarak yatırılan 204,35-TL toplamı 384,25-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça sarf edilen 179,90-TL başvuru harcı, 1.925,50-TL posta ve tebligat ücreti, 13.000,00-TL bilirkişi ücreti, 7.750,00-TL Adli Tıp Kurumu Fatura bedeli toplamı 22.855,40-TL yargılama giderinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekili ile davalı İETT vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/11/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır