İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/313 E. 2024/665 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/313
- Karar No
- 2024/665
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/313 KARAR NO : 2024/665 DAVA : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 29/04/2022 KARAR TARİHİ : 10/10/2024 Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız -----. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasında dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ DAVA/TALEP; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sürücü ---- 01.11.2021 tarihinde sevk ve idaresindeki davalı --- - -. tarafından sigortalı ----- plaka sayılı araç ile ----- Caddesi üzerinde ters yönde ilerlediği ve aynı cadde üzerinde doğru istikamette ilerleyen davacı --- sevk ve iradesindeki ----- plaka sayılı motosiklete çarptığını, kaza neticesinde davacı ---- ve arkasındaki arkadaşı ---- yaralanmış ve bedensel güç kaybına uğradığını, davacının, ters yönden gelerek yaralanmasına sebebiyet veren sürücü ----- hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, huzurdaki dava bakımından, davacının durumu son derece ağır olup yatalak haldedir ve herhangi bir işte çalışması, gelir elde etmesinin mümkün olmadığını, davacının sadece annesi ile beraber yaşadığını ve annesi çalışmak zorunda olduğu için davacıya bakıcı tutulduğunu, tek başına hayatını idame ettirmeye çalışan davacının ve annesinin ekonomik durumu hem bakıcı giderlerini karşılamaya hem de temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediğini, kaza sonrası olay yerine gelen polisler tarafından tutulan tutanakta, sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı aracın yolun ters istikametinde ilerlerken aracın sağ ön kısmı ile motosiklete çarptığı ve 6047 Karayolları Trafik Kanununun 67/1-a maddesini ihlal ettiği belirtildiğini, neticede ----- plaka sayılı araç müvekkillin yaralanmasına tam kusuruyla sebep olduğunu, davacının bedensel güç kaybı sebebi ile meydana gelen zararların tazmini talebi ile 25.12.2021 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, sigorta şirketi tarafından davacının zararlarına karşılık 125.000-TL ödeme yapılabileceği belirtildiğini, 125.000-TL'nin ancak kısmi ödeme olarak kabul edileceği belirtildiğini fakat davalı sigorta şirketi kısmi ödemenin mümkün olmadığı belirtilerek davacıya herhangi bir ödeme yapmadığını, arz ve izah edilen nedenlerle Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107.maddesine göre belirsiz alacak olarak daha sonra artırılmak üzere şimdilik; hali hazırda sunulu delillerin ve müvekkilinin durumu, özellikle davalı sigorta şirketinin meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu ikrar ettiği dikkate alınarak TBK md.76 gereği davalı tarafın 200.000-TL den az olmamak üzere geçici ödeme yapmasına, davacının kaza sebebi ile sağlığına yeniden kavuşması ve iyileşmesi için yapmış veya yapacak olduğu tüm tedavi ve bakıcı giderleri için 100-TL'nin kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline, kaza sebebiyle tedavi sürecinde çalışmama halinde iken meydana gelen kazanç kaybı için 100-TL'nin kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline, kaza sebebiyle hali hazırda yatalak olan ve iyileşip iyileşmeyeceği meçhul olan müvekkilimizin çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıp için 100-TL'nin kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline, yargılama ve vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP /TALEP: Davalı vekilinin ilk duruşmadan sonra 01/11/2022 tarihinde verdiği cevap/beyan dilekçesinde özetle;Dava konusu trafik kazasına karıştığı iddia edilen ----- plakalı aracın davalı şirket nezdinde ----- no.lu ve 16/10/2021-2022 Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğu kazanın poliçe vadesi içinde meydana gelmesi şartıyla poliçe teminat miktarı ile sınırlı olup; sürekli sakatlık halinde kaza tarihi itibariyle kişi başı teminat limiti 430.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu, Karayolları Trafik Kanunu ve Poliçe Genel Şartları gereğince Karayolunda meydana gelen zararların poliçe limiti dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zararın tazmini ile sınırlı olduğunu, dava öncesi --- sürekli sakatlık tazminat talebi ile ilgili davalı şirkete yapılan başvuru üzerine şirket nezdinde ----- no’lu hasar dosyası açıldığını, ancak yapılan inceleme de; ---- maluliyetine ilişkin aktüer tarafından inceleme yapılırken , davacının iş bu başvuruyı yaptığını, sigortacının TTK 1479 maddesi uyarınca zarar görenden bilgi ve belge isteme hakkı bulunmadığını, sigortacı; hasarın kendisine ihbarından ve hasarın ödenmesine mesnet olabilecek istenilen belgelerin ulaşmasından sonra temerrüde düştüğünü, dava açılmasına sebebiyet verilmediği için ve de davalı şirketin temerrüdü söz konusu olamayacağı için bu hususların kararda dikkate alınmasını talep ettiklerini, davaya konu edilen geçici iş göremezlik zararının Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının sorumluluğunda bulunduğu açık olmakla, yeni yasal düzenlemeler çerçevesinde işbu talep bakımından müvekkil şirkete husumet yöneltilmesi mümkün olmadığını bu nedenle davalı şirket bakımından buna ilişkin taleplerin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Geçici İş Göremezlik Talepleri Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Genel Şartlar Gereğince; davalı şirket sorumluluğu kapsamında olmadığını, davacının sürekli iş gücü kaybına ilişkin talebi açısından, davacı tarafın zararlarının karşılanabilmesi için belge asıllarının ve kusura ilişkin raporların davalı şirkete ibrazı gerektiğini, bu nedenle, trafik kazası tespit tutanağı, adli tabip raporu, iddianame veya takipsizlik kararı, nüfus kaydı, meslek ve kazanç belgeleri, kalıcı sakatlık konusunda Adli Tıptan alınmış rapor, kusur ve hesap raporlarının tarafımıza gönderilmesini talep ettiklerini, dava konusu talep, trafik kazası haksız fiil neticesinde meydana geldiğini, davalı şirket ile dava dışı sigortalı/işleten arasında akdedilen Trafik Sigorta Sözleşmesi’nin davacı yönünden bağlayıcılığı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile sağlandığından, 6102 sayılı TTK’nun 4/1-a maddesinde yazılı bu kanundan doğan uyuşmazlık kapsamına girmediğinden “mutlak ticari dava” niteliğinde olmadığını, haksız fiilden kaynaklanan işbu davada ancak yasal faize hükmedilebileceğini, arz ve izah edilen sebeplerle, davacının dava konusu kaza sebebi ile uğradığı maluliyet oranının ve kusur durmunun Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulundan alınacak rapor ile tespitine, tazminat hesabına ilişkin raporun hazine müsteşarlığı listesinde yer alan uzman aktüerden alınmasına, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini ve temerrüde düşmemiş bulunan davalı şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmamasını, hükmolunması halinde davalı şirketin sorumlu olduğu azami poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alınarak yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmasına, davacının, davalı şirket bakımından poliçe teminatı dışında bulunan taleplerinin reddine, karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. ---- Ceza Mahkemesinin ----Esas sayılı dosyası, İfade Tutanakları, Davacının Nüfus Kaydı, ----- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ZMMS Poliçesi, Hasar Dosyası, -----Hastane Kayıtları, ----- Hastanesi Kayıtları, ---- ATK Kusur Raporu, ----- ATK Maluliyet Raporu, ----- SGK Kayıtları, Bilirkişi Hesap Raporu, Dosyadaki Sair Bilgi Ve Belgeler. İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI : Dava, Trafik Kazası nedeniyle 6098 Sayılı TBK'nin 54. maddesi gereğince bedensel zararlar (1.Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı.3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar) nedeniyle ZMMS poliçesi kapsamında davalıdan Maddi Tazminat istemine ilişkindir. (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak; resen incelemeye tabi başta arabuluculuk ve KTK'nin 97.madesi gereğince sigorta şirketine başvuru olmak üzere HMK'nin 114 ve 115.maddelerine göre genel ve özel dava şartları ile taraf sıfatı ve harç gibi hususlar incelenmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş ve uyuşmazlık belirlenmiştir. Akabinde esasları, süreci ve hukuki sonuçları açıklanarak taraflar sulh olmaya davet ve teşvik edilmelerine karşın duruşmaya katılan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluna gitmek istemediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek tahkikat işlemleri yerine getirilmiş, deliller incelenmiş ve karar duruşmasına katılan davacı vekilinin son sözleri dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Öncelikle dosyaya mübrez Hukuk Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağına göre zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı; yine davacının 2918 Sayılı KTK'nin 97 maddesine göre davalı sigorta şirketine başvuruya ilişkin dava şartını yerine getirdiği hemen kaydedilmelidir. Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. 6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde ise sigorta sözleşmesi düzenlenmiştir. Aynı yasanın 1483.maddesine göre sigorta şirketlerinin faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamayacakları, 1409. maddede, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede, sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir. Bilindiği üzere Haksız fiil ise öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören , zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur” aynı yasa'nın 85/1. Maddesinde“bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. 86/1. Maddesi “işletenin, mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan, zararlı sonucun ileri geldiğini ispat etmesi şartıyla sorumluluktan kurtulacağı" hükümlerini içerdiği, aynı yasanın 88. maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir. Yine TBK'nin 61. maddesinde “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” demekle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Buna göre, araç işletenin sorumluluğunun dayanağı 2918 sayılı KTK'nin 85. maddesi ve sürücünün sorumluluğu ise TBK'nin 49. maddesidir ve aralarındaki ilişki, aynı zarardan çeşitli nedenlerden dolayı sorumlu olma halidir. Zarar gören, zarar miktarının tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların tamamından, dilerse yalnız birinden isteyebilecektir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ise, motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1 maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır.Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında,bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir ------.). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi,kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim,durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. 2918 Sayılı KTK'nin 90. maddesinin yaptığı atıf gereğince uygulanması gereken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel zarar başlıklı 54. Maddesinde ise “Bedensel zararlar özellikle şunlardır:1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. '' Buna göre bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebilir. Bunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli işgöremezlik, kalıcı sakatlık ya da maluliyet nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir. Yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar ışığında somut olaya gelince; 01/11/2021 tarihinde ----- davacı ---- sevk ve idaresindeki----- plaka sayılı motosiklet ile dava dışı---- malik/işleten ve sevk ve idaresindeki ---- Plaka sayılı ticari nitelikteki kamyonetin karıştığı maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir. Kazaya ve zarara sebep olduğu ileri sürülen ---- Plakalı motorlu aracın davalı sigorta şirketine kaza tarihi itibarıyla ----- poliçe numaralı 16/10/2021-16/10/2022 başlangıç ve bitiş tarihli kişi başına sakatlanma ve ölüm halinde 430.000,00 TL ve kişi başına sağlık gideri 430.000,00 TL teminat limitiyle ZMMS sigortalı olduğu tespit edilmiştir. Meydana gelen trafik kazası nedeniyle Bölge Trafik Ekipler Amirliği tarafından kaza tespit tutanağı düzenlenmiş ve kazada her iki sürücüye kusur atfedildiği görülmüştür. Mahkememizce dava konusu uyuşmazlığın çözümü için esaslı üç unsur olan kusur, maluliyet ve zarar hesabı üzerinde durulmuştur. Buna göre mahkememizce gösterilen tüm deliller ve resen getirtilmesi gereken bilgi ve belgeler dosyaya kazandırılmıştır. Akabinde öncelikle kazada kusuru ilişkin uyuşmazlık bulunduğundan kusur durum ve oranının tespiti için dosya --- ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiş ve rapor alınmıştır. Daire tarafından düzenlenen 05.12.2022 tarihli raporda özetle; sürücü----- ters istikamette seyrettiği, davacının seyir şeridini kapatarak kazaya sebebiyet verdiği olayda %100 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. ATK raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş ve vaki beyan ve itirazlar değerlendirilmiş, ATK raporunun kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamındaki ifade, bilgi ve belgelere göre olayın oluş şekline uygun , kazaya karışan sürücülerin kural ihlallerinin gösterildiği ve oranların doğru şekilde tespit edildiği anlaşılmakla hükme esas alınması gerekitiği kabul ve takdir edilmiştir. (HMK,266 vd.TBK,74/1) Akabinde ise davacının geçici ve kalıcı maluliyet durumunun ve tedavi gideri kapsamında bakıcı ihtiyacının bulunup bulunmadığının tespiti bakımından kazadan itibaren tüm tedavi ve tetkiklere ilişkin sağlık kuruluşlarından bilgi ve belgeler celbedilmiş ve dosya bu kez------.İhtisas Dairesine gönderilerek kaza tarihideki yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyet durum ve oranına ilişkin rapor tanzim edilmesi istenmiştir. Anılan kurum/daire tarafından düzenlenen 24/11/2023 tarihli raporda özetle; davacının kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri dikkate alındığında Balthazard formülüne göre tüm vücut engellilik oranının % 15 olduğu , küçüğün özel gereksinimin bulunmadığı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği ,başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı yönünde görüş , oran ve süre verilmiştir. Bu rapor da, taraf vekillerine tebliğ edilmiş ve rapora karşı davacı vekili tarafından itirazlar öne sürülmüş ancak zarar hesabı istenmiştir. Bunun üzerine maluliyet raporunun da usul ve yasaya uygun ve yerinde olduğu kabul edilerek tazminat hesabı aşamasına geçilmiş ve dosya teknik bilgi gerektiren tazminat hesabı konusunda ----- Bilirkişilik Bölge Kurulu listesinden resen seçilen nitelikli hesaplamalar uzmanı bir bilirkişiye verilmiş ve kusur ve maluliyet oran ve durumlarına göre tazminat hesabı yapılarak rapor düzenlenmesi istenmiştir. Bilirkişi Aktüerya uzmanı ----- tarafından hazırlanan 20/04/2024 tarihli raporda özetle ; davacının % 15 maluliyeti ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 100 kusuruna göre asgari ücret üzerinden yapılan hesaba göre ; 1.657.997,30 TL sürekli iş göremezlik zararı , 22.665,40 TL geçici iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 1.680,662,70 TL zararın hesaplandığı, tedavi giderlerinin uzmanlığı dışında olduğu, davalının 430.000,00 TL poliçe limitle KTK 99 gereği işleyen faiziyle birlikte sorumlu tutulabileceği yönünde rapor verilmiştir. Anılan bilirkişi hesap raporu da taraf vekillerine tebliğ olunmuştur. Davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve talep artırım dilekçesi verilmiş ve mahkememizce artırılan bedel üzerinden harç tamamlatılmıştır. Mahkememizce dosya kapsamı ve taraf vekillerinin beyan ve itirazları gözetilerek yapılan değerlendirmede öncelikle kusur durum ve oranının olaya ve dosya kapsamına uygun bir şekilde belirlendiği ve kusurun % 100 oranının davalı sigorta şirketine sigortalı davalı araç sürücüsünde olduğu tespit edildiğinden varsa doğan zarardan davalı sigorta şirketinin poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere sorumlu tutulmasının yukarıda açıklanan yasal nedenler ve ilkeler uyarınca mümkün olduğu tespit edilmiştir. Yine ATK raporuna göre davacının kalıcı ve geçici maluliyet oranları da Yargıtay uygulamasına göre kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre belirlenmiş olup hükme esas alınabileceği anlaşılmıştır. Nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen hesap raporuna gelince; raporun Yargıtay uygulaması gereği TRH 2010 Yaşam tablos esas alınarak proğrasif rant yöntemine göre hesaplandığı, raporun gerekçeli, denetime açık , hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu yasal sebeplerin bulunduğu ve hesaplanan tazminatlardan sigortalısı araç sürücüsünün % 100 kusur oranına göre davalının poliçe limitleri dahilinde tamamen sorumlu olduğu değerlendirilmiştir. Hülasa; yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler kapsamında haksız fiil niteliğindeki trafik kazası ile malüliyet/zarar arasında illiyet bağı bulunduğu, ortaya çıkan geçici ve kalıcı maluliyet nedeniyle hesap ve talep olunan tazminat alacaklarından ( geçici ve kalıcı iş göremezlik ile tedavi gideri,) davalının sorumlu tutulabileceği, istenen 100,00 TL miktarındaki tedavi giderinin de özellikle günün ekonomik ve sosyal koşulları nazarında 6098 sayılı TBK'nin 50/2 maddesi gereğince olaya ve hukuka uygun olduğu, zira ilgili miktarın her halde ve şartta tedavi giderleri kapsamında kalacağı sonucuna ulaşılmıştır. Binaenaleyh; mahkememizce taleple bağlılık ilkesi, talep artırım dilekçesi, sigorta poliçesinin türü, tarih ve kapsamı ile limitleri, 2918 sayılı KTK'nin 97.maddesine göre davalıya yapılan başvuruya bağlı olarak hesaplanan sekiz iş günü sonrasına tekabül eden temerrüt tarihi, sigortalı aracın ticari nitelikte olmasına göre avans faizi uygulanmasının gerekmesi, özellikle kusur, hasar (maluliyet) ve hesaba (tazminat) ilişkin genel olarak denetimi yapılan ve hüküm kurmaya yeterli ve elverişli görüldüğü için benimsenen ATK raporları ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişisi tarafından ibraz edilen rapor da gözetildiğinde; davacının davasını TMK'nin 6, HMK'nin 190 maddeleri gereğince usulüne uygun olarak ispat ettiği sonuç ve kanaatiyle; davanın kabulü ile; a-) 430.000,00 TL kalıcı iş göremezliğe ilişkin maddi tazminatın 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre yapılan başvuruya bağlı olarak temerrüt tarihi olarak belirlenen 07/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte; -davalı sigorta şirketinin kişi başına sakatlanma ve ölüm teminatı sigorta poliçesi limiti olan 430.000,00 TL ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla- davalı sigorta şirketinden alınarak, davacıya verilmesine, b-) 22.665,40 TL geçici iş göremezliğe ilişkin maddi tazminatın 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre yapılan başvuruya bağlı olarak temerrüt tarihi olarak belirlenen 07/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte; -davalı sigorta şirketinin kişi başına sağlık giderleri teminatı sigorta poliçesi limiti olan 430.000,00 TL ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla- davalı sigorta şirketinden alınarak, davacıya verilmesine, c-)100,00 TL tedavi giderlerine ilişkin maddi tazminatın 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre yapılan başvuruya bağlı olarak temerrüt tarihi olarak belirlenen 07/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte; -davalı sigorta şirketinin kişi başına sağlık giderleri teminatı sigorta poliçesi limiti olan 430.000,00 TL ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla- davalı sigorta şirketinden alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 ,KTK. 3, 85, 86, 88, 91, 97,99, 109/1,2 Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesi, TBK, 49, 50/1, 50/2, 51/1, 74/1 117/1,2 TTK,16/1, 1401 vd,1409,1459,1461,1463 1483 vd, HMK, 25,30,31, 190,146, 187, 190, 198, 266 vd,282 ) 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden aynı yasanın 326/1 maddesi gereğince tamamen aleyhinde hüküm verilen davalı sigorta şirketi sorumlu tutulmuştur. Bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın kabulü ile; a-) 430.000,00 TL kalıcı iş göremezliğe ilişkin maddi tazminatın 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre yapılan başvuruya bağlı olarak temerrüt tarihi olarak belirlenen 07/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte; -davalı sigorta şirketinin kişi başına sakatlanma ve ölüm teminatı sigorta poliçesi limiti olan 430.000,00 TL ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla- davalı sigorta şirketinden alınarak, davacıya verilmesine, b-) 22.665,40 TL geçici iş göremezliğe ilişkin maddi tazminatın 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre yapılan başvuruya bağlı olarak temerrüt tarihi olarak belirlenen 07/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte; -davalı sigorta şirketinin kişi başına sağlık giderleri teminatı sigorta poliçesi limiti olan 430.000,00 TL ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla- davalı sigorta şirketinden alınarak, davacıya verilmesine, c-)100,00 TL tedavi giderlerine ilişkin maddi tazminatın 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre yapılan başvuruya bağlı olarak temerrüt tarihi olarak belirlenen 07/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte; -davalı sigorta şirketinin kişi başına sağlık giderleri teminatı sigorta poliçesi limiti olan 430.000,00 TL ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla- davalı sigorta şirketinden alınarak, davacıya verilmesine, 2-)Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 30.928,40 TL karar ve ilam harcından; başlangıçta alınan 80,70 TL peşin harç ve 7.730,40 TL tamamlama harcının mahsubuyla bakiye 10.620,97 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-) Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı 80,70 TL peşin harç, 7.730,40 TL tamamlama harcı, 315,25 TL posta masrafı, 3.200,00 TL bilirkişi ücreti, 6.215,00 TL ATK fatura ücreti olmak üzere toplam 17.622,05 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 71.914,81 TL nispi vekalet ücretinın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, (Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına ) Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.