İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/587 E. 2025/452 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/587
- Karar No
- 2025/452
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/587 KARAR NO : 2025/452
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/09/2023 KARAR TARİHİ : 01/07/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. D A V A / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Takibe dayanak gösterilen çekin de içinde bulunduğu bazı çekler müvekkilinin rızası halefine elinden çıktığını, davalının eline geçtiğini, takibe dayanak çekin keşide tarihinde müvekkili şirketi, temsil ve ilzama yetkili tek ortak ... T.C. Kimlik numaralı ... olduğunu, alacak talebine dayanak çekte bulunan imza ...'a ait olmadığını, TTK'nın ilgili hükmüne göre imza çek bakımından kurucu unsur olduğunu, davalı kurumun söz konusu çekin karşılıksız işlemine konu olması sebebiyle müvekkili şirket ve temsilcisi ... aleyhine ... 40. İcra Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla şikayet yoluna başvurduğunu belirterek; müvekkili şirketin ... A.Ş. ... Şubesi'nden verilme, 15/04/2023 keşide tarihli, ... Seri No'lu, 155.000,00 TL bedelli çek dolayısıyla borçlu bulunmadığının tespiti ve davalı aleyhine dava değerinin %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin karşı yan üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. S A V U N M A / Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket faktoring işlemini yaparken sadece, alacağın faturaya dayalı olup olmadığını, devir ve temlik aldığı çekin ciro silsilesinin muntazam olarak birbirini takip edip etmediğini incelemekle yükümlü olduğunu, müvekkili şirket bu yükümlülüğünü özenle yerine getirdiğini ve İşbu davaya konu çek faktoring müşterisi ve fatura alacaklısı ...Şti. (V.K.N...) ile 21.10.2022 tarihinde imzaladığı Faktoring Sözleşmesi (Ek 1) 18.01.2023 tarihli Alacak Bildirim Formu Ödeme Araçları Tevdii Bordrosu (Ek 2) ve 23.12.2022 tarihli ... numaralı , 21.12.2022 tarihli ... numaralı faturalar (Ek 3) ile birlikte faktoring müşterisinden devir ve temlik aldığını, devir ve temlik alınan faturalar incelendiğinde görüleceği üzere ,23.12.2022 tarihli ... numaralı fatura "Tahta Palet" hizmetine , 21.12.2022 tarihli ... numaralı fatura "..." hizmetine ilişkin olarak malı/hizmeti veren müvekkili şirket faktoring müşterisi ...Şti. tarafından,fatura borçlusu olan işbu davaya konu çekin düzenlediği lehtar ...Ltd.Şti. adına düzenlendiğini, ilgili faturalar Finansal Kurumlar Birliği Merkezi Fatura Kayıt Sistemi üzerinden de işlem tarihinde kontrol edildiğini, süresi içinde fatura içeriğine itiraz edilmemiş olması ile de sabit olduğu üzere muhatabı ve borçlusu tarafından kabul edilmiş, onaylanmış geçerli faturalar olduğunu, müvekkili şirket bunu ve çekte imzaların istiklali prensibine uygun olarak düzgün bir ciro silsilesi bulunduğunu görerek çeki devir ve temlik aldığını ve bu nedenle çek metninden anlaşılmayan iddiaların kendisine yöneltilmesi mümkün olmayan iyi niyetli çek hamili olduğunu, davacı yanın basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini, borcunu ödememe amacıyla çek vadesinden yaklaşık 6 ay sonra kötü niyetli olarak huzurdaki davayı ikame ettiğini savunarak; 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/2 maddesine ve Yargıtay kararları ile TK 792 ve 687’. Maddelerine tamamen uygun hareket ederek usulüne uygun ve iyi niyetli olarak dava konusu çeklere sahip olan müvekkili şirket yönünden davanın reddi ile tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. G E R E K Ç E / Dava, ... AŞ, Yenihal/Antalya Şubesinden verilmiş 15/04/2023 keşide tarihli, ...seri nolu 155.000 TL bedelli çek nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. Taraf delilleri toplanmış, dava konusu çek aslı, ... 40. İcra Ceza Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyası uyap kayıtları, davacı şirketin ticaret sicil kayıtları, davacı şirket yetkilisi ...(TCKN:...)'a ait imza örneklerinin bulunduğu belge asılları celp edilmiştir. Davacı tarafça, dava konusu ... AŞ, ...Şubesinden verilmiş 15/04/2023 keşide tarihli, ... seri nolu 155.000 TL bedelli çekin rızası dışında elinden çıktığı, çekteki imzanın davacı şirket yetkilisi ...'a ait olmadığı ileri sürülerek, dava konusu iş bu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti talep edilmiştir. Davalı tarafça, davalı faktoring şirketinin dava konusu çeki faktoring sözleşmesi kapsamında yasal mevzuata uygun olarak teslim aldığı, çekin iyi niyetli yetkili hamili olduğu, davacı tarafın sahtelik iddiasını ispatlar bir delil sunmadığı, şahsi def'ilerin davalı şirkete karşı ileri sürülemeyeceği savunularak, reddi talep edilmiştir. Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek bir ilk itiraz veya süreler yönünden bir itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiş, dava konusu çek üzerinde imzaya yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılabilmesi için, davacı şirketin yetkililerini gösterir ticaret sicil kayıtları celp edilmiş, dava konusu çek aslı ve ticaret sicil kayıtlarına göre, davacı şirket yetkilisi ...'ın ıslak imzalarının bulunduğu belge asılları celp edilmiştir. Davacı şirket yetkilisi ...'ın imza örneklerinin alınması bakımından yazılan ilk talimat, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Talimat dosyasına kaydedilmiş, bu dosyadan davacı şirket yetkilisine çıkartılan tebligat iade geldiğinden, talimat yerine getirilemeden iade edilmiştir. Davacı vekiline, davacı şirket yetkilisi ...'ın tebligata yarar adresini bildirmesi için süre ve imkan tanınmış, davacı vekilince 26.06.2024 tarihinde uyaptan sunduğu dilekçe ile, davacı şirket yetkilisi ...'ın güncel adresinin...olduğu bildirilmesi üzerine, davacı şirket yetkilisi ...'ın imza örneklerinin alınması bakımından yeniden talimat yazılmış, yazılan talimat ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Talimat dosyasına kaydedilmiş, bu dosyadan davacı şirket yetkilisine çıkartılan ihtaratlı tebligat davacı şirket yetkilisine tebliğ edilmiş, ancak davacı şirket yetkilisinin talimat mahkemesine imza vermeye gitmemiş, yazılan talimat bu nedenle yerine getirilemeden iade edilmiştir. Son olarak, davacı vekilininde hazır olduğu 25.02.2025 tarihli duruşmanın 2 numaralı ara kararı ile davacı vekiline, davacı şirket yetkilisi ...'ı mahkememizde hazır edip imza örneklerini aldırması bakımından 1 aylık kesin süre verilmiş ise de, verilen kesin sürede, davacı şirket yetkilisi mahkememizde hazır edilerek imza örnekleri aldırılmamış, hazır etmemeye ilişkin olarak verilen kesin sürede geçerli bir mazerette sunulmamış, beyanda bulunulmamıştır. Bu nedenler ile; davacı tarafın imza itirazından vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. Davada ispat külfeti öncelikle davalı alacaklıdadır. Davalı taraf, alacağının varlığını ve alacağın dayanağı çekin yetkili hamili olduğunu ispatlamak zorundadır. Bu ispat davalı tarafça yerine geldiğinde, davacı taraf, borcu ödediğini veya ödemek zorunda olmadığını, davalı tarafın çeklerin iktisabında kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunu, ispatlamak zorundadır. Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelere ilişkin detaylı açıklamaların yapıldığı Yargıtay Hukuk Genel Kararının ... Esas ... Karar sayılı ve 30.11.2021 tarihli kararında da vurgulandığı üzere, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir. Çek, 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabı ile 5941 sayılı Çek Kanunu ve bu Kanun uyarınca çıkarılan tebliğlerle düzenlenen bir kıymetli evraktır. 6102 sayılı TTK’nın 670 vd. düzenlemelerine göre çek de poliçe ve bono gibi bir kambiyo senedidir. 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabında 780-823. maddeleri arasında düzenlenen çeke 818. maddenin yaptığı atıflar çerçevesinde poliçeye ilişkin hükümlerin uygulanması kabul edilmiştir (Bozer, Ali /Göle, Celal: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara, 2018, s. 221). Çek, 6102 sayılı TTK’da tanımlanmamıştır. Çeke ait hükümler göz önüne tutularak çek şöyle tarif edilebilir: Çek, Kanun’un öngördüğü belirli şekil şartlarına bağlı, soyut ve kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi konusunda sadece bankalar üzerine düzenlenebilen, kıymetli evraktan sayılan özel bir havaledir (Tuna, Ergun/ Göç Gürbüz, Diğdem: Ticaret Hukuku Prensipleri Kıymetli Evrak, Ankara 2018, s. 268). Bu havalenin yazılı şekilde yapılması, belli şekil şartlarını içermesi ve kayıtsız şartsız bir ödeme yetkisi biçiminde olması gerekir. Çek düzenleyen, muhataba belirli bir bedeli lehtara ödeme, lehtara da tahsil yetkisi veren bir kambiyo senedidir. Çek bir ödeme aracıdır. Ancak poliçe ve bonodaki gibi kredi işlevine haiz değildir. Ticarî hayatta yaygın olarak ileri tarihli çek düzenlenerek çekin kredi veya teminat aracı olarak kullanıldığı görülmektedir. Bu kullanım şeklinin dahi çekin ödeme aracı olma özelliğini ortadan kaldıramayacağı unutulmamalıdır. Çek muhatap banka tarafından görüldüğünde meşru hamil olan kişiye nakden ödenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 757/1. maddesine göre, iradesi dışında çek elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatap bankayı çeki ödemekten menedilmesini isteyebilir. Aynı Kanun’un 759. maddesi uyarınca, çeki eline geçiren kişi bilinmiyorsa, çekin iptaline karar verilmesi istenebilir. İptal isteminde bulunan kişi, çek elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak ve senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 764. maddesi uyarınca elden çıkan çek, verilen süre içinde mahkemeye sunulmazsa, mahkemece çekin iptaline karar verilir. Çekin iptaline karar verilmiş olmasına rağmen, iptal talebinde bulunan keşideciye karşı çekten doğan istem hakkı ileri sürebilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 687. maddesine göre, çekten dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’îleri başvuran yetkili hamile karşı ileri süremez. Ancak hamil, çeki iktisap ederken çekin keşidecinin rızası dışında elinden çıktığını ya da çekin karşılığının daha önce çeki elinde bulunduran kişiye keşideci tarafından ödendiğini bile bile keşidecinin zararına hareket etmiş olması durumunda keşideci hamile karşı kötü niyet def’înde bulunabilir. Çek hakkında iptal kararı verilerek bu karara dayalı olarak keşidecinin lehtara ödeme yapmış olması yetkili hamile karşı 6102 sayılı TTK’nın 687. maddesi gereği ileri sürülemeyeceğinden keşidecinin çekin lehtar tarafından iptal ettirilmesi ve buna dayalı olarak lehtara ödemede bulunması def’ini ancak lehtara karşı ileri sürebilir. Bunu yanında çeki elinde bulunduran yetkili hamile karşı ileri süremez. Çeklerin devrinin nasıl yapılacağı 6102 sayılı TTK’nın 788. maddesinde poliçeden ayrı ve özel olarak düzenlenmiştir. Bu maddeye göre açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çek, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebilir. Keza 6102 sayılı TTK’nın 818. maddesinin göndermesi ile aynı Kanun’un 684. maddesine göre, ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile çekten doğan bütün haklar devrolunur. Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde çekin bir başka anlatımla çek üzerindeki hakkın bir başkasına devri için ciro ve kişiye çekin zilyetliğinin geçirilmesi gerekir. Ciro ise 6102 sayılı TTK’nın 683. maddesine göre, çek arka yüzüne veya çeke bağlı olan ve “alonj” denilen bir kâğıt üzerine yazılması ve ciranta tarafından imzalanması ile mümkündür. Bu nedenle cirantanın imzasını taşımayan ciro geçerli ciro sayılmaz. Böyle bir ciro ise çek üzerinde bulunan hakkın devrini sağlamaz. Çekte hak sahibi olabilmek için yetkili hamil olmak gerekir. 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Bu maddeden de anlaşıldığı üzere bir çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu yani çek üzerindeki hakkın kendisine ait olduğunu çek üzerinde bulunan birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edebilir. Çek üzerindeki cirolar birbirini takip etmiyor veya ciro zincirinde bulunan cirolardan biri geçersiz veya sahte olması dolayısı ile ciro zincirinde kopukluk olması durumunda çekteki hak, kopukluktan sonraki kişilere geçmeyeceği için ciro zincirinde kopukluk olan çeki elinde bulunduran hamil yetkili hamil sayılamaz. Yetkili hamil olmadığı için de ciro zincirinin koptuğu kişiden itibaren ciranta ve keşideciden talepte bulunamaz. Her ne kadar çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu ispat edememiş olması nedeniyle yani ciro zincirinde kopukluk olması durumunda kopukluktan önceki lehtar ve keşideciye gidemez ise de, 6102 sayılı TTK’nın 677. maddesinde ki; “Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez.” düzenlemesi karşısında “imzaların istiklali (bağımsızlığı) ilkesi” gereği ciro zincirinin kopmasından sonraki cirantalara başvurabilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 792. maddesindeki, “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” şeklindeki düzenlemenin, çeki elinde bulunduran kişinin geçerli ve birbirini takip eden cirolarla yetkili hamil olduğunu ispat etmesi durumunda ancak çeki kötü niyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap etmesi durumunda iade ile mükelleftir. Dosya kapsamında toplanan delillere göre, somut olayın değerlendirilmesinde; Davacı şirket, dava konusu çekin keşidecisi olup, lehtarı ...Ltd.Şti.'dir. İlk cirosu lehtar şirket tarafından yapılmış, lehtardan sonra ...Tic.Ltd.Şti. tarafından ciro edilmiş ve bu ciro ile davalı ... şirketine geçmiştir. Davalı faktorig şirketi tarafından 24.04.2023 tarihinde ...A.Ş'ye ibraz edildiği, takas kapsamında ödeme yapılmadığı, sonradan 10.05.2023 ... A.Ş'ye ibraz edildiği, bankanın ödemekle yükümlü olduğu asgari tutarın ödendiği anlaşılmıştır. Sahtelik iddiası mutlak def'ilerden olup herkese karşı ileri sürülebilecektir. Davacı tarafça, dava konusu çeke ilişkin imza itirazında yani sahtelik iddiasında bulunulmuş ise de, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere mahkememizce davacı tarafın bu itirazından vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. Davacı tarafça ileri sürülen başkaca mutlak def'i bulunmamaktır. Çekin rıza dışı elden çıktığı, çekin karşılıksız olduğu, borcun bulunmadığı gibi savunmalar şahsi def'i mahiyetindedir. Şahsi def'iler iyi niyetli hamile karşı ileri sürülemeyecektir. Dava konusu çekin ciro zincirinde bir kopukluk yoktur. Dava konusu çekin, davalıya faktoring sözleşmesi kapsamında yasal mevzuata uygun olarak geçtiği, davalı şirketin iyi niyetli yetkili hamil olduğu anlaşılmıştır. Çek de, bir kıymetli evrak olup, kayıtsız şartsız borç ikrarına havidir. Bu nedenle, dava konusu çek kapsamında, davacı taraf, alacağının varlığını ve miktarını ispatlamaktadır. Davalı taraf, alacağının varlığını ve alacağın dayanağı çekin yetkili hamili olduğunu ispatladığından, davacı taraf, borcu ödediğini veya ödemek zorunda olmadığını, davalı tarafın çeklerin iktisabında kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunu, ispatlamak zorundadır. Ancak bu kapsamda davacı tarafın bir ispatı bulunmamaktadır. Bu nedenlerle davacı tarafın işbu davasında haksız olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Tüm bu nedenler ile, davacı tarafça açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı tarafça açılan davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 615,40-TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.647,02-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 2.031,62-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu hususta hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA, 5-Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 30.000,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin, davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/07/2025
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır