İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/533 E. 2024/683 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/533
Karar No
2024/683
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/533 KARAR NO:2024/683 DAVA:Menfi Tespit DAVA TARİHİ:25/08/2023 KARAR TARİHİ:03/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı ... tarafından ... ... Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine 5.000.000,00-TL tutarındaki senet ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, ancak söz konusu icra takibine dayanak senet üzerindeki imzanın açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suretiyle oluşturulması ve müvekkilinin böyle bir senede konu borcunun olmaması nedeniyle müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespiti için bu davayı açma zorunluluğunın hâsıl olduğunu, açık kambiyo senetlerinin, unsurlarında tam bir kambiyo senetlerinin hazırlık aşaması niteliği olduğundan, bu senetlerde de hak ile senedin birbirine bağlı olması gerektiğini, ticari senedin oluşmasının aşamalarının, temel borç ilişkisi, temel alacak, kambiyo sözleşmesi ve ayni sözleşme olduğunu, tarafların kambiyo ilişkisi kurma konusunda iradelerinin birleşmesi niteliğindeki kambiyo sözleşmesi aşamasını izleyen ve zilyetliğin devrini de içeren ayni sözleşme bulunmaksızın, kambiyo sözleşmesinin ilişkisinin varlığından bahsedilemeyeceğini, buna karşılık imza unsuru dışında tamamen boş olarak imzalanan veya kambiyo senedi metni yazılarak tamamlanmaya müsait bir metin içeren bir kağıdın senet, bono ya da poliçe şeklinde doldurulması halinde akıbetin tespitinin gerekmekte olduğunu, özellikle kambiyo senedi düzenleme iradesi olmaksızın, tamamen başka bir amaç ile imzalanmış bir boş kağıdın üzerine senedin, bono ya da poliçe metni yazılması halinde ortaya çıkacak sonuçların tespitinin gerekmekte olduğunu, borçlanma dışında tamamen başka bir maksatla atılan bir imzayı içere boş kağıdın kambiyo senedi haline getirilmesi durumunda da, açığa imza ve kambiyo senedi düzenleme iradesi bulunmadığından, bu senedin imza sahibi açısından geçerli bir imza taahhüdünü içermemekte olduğunu, davalı ... tarafından başlatılan söz konusu icra takibine konu alacağın kesinlikle hiçbir hukuki dayanağı olmadığını, davaya konu söz konusu senedin müvekkilinin açığa atmış olduğu imzanın kötüye kullanılması suretiyle daha sonradan oluşturulmuş olduğunu, müvekkilinin böyle bir senede katiyen imza atmadığını, davalı ...'nın kötü niyetli olarak müvekkiline imzalattığı boş kağıdın üzerini müvekkilinin tamamen bilgisi dışında ve kendi lehine olumlu sonuçlar doğuracak şekilde doldurduğunu, davalıların birlikte kötü niyetli hareket etmekte olduklarını, müvekkilinin böyle bir borcu olmadığını ve para borcuna ilişkin boş bir kağıda da imza atıp vermediğini, davalı ...'nın 2016 yılında müvekkilinden halaları ile aralarında devam eden miras davalarında mahkemeye üstü doldurulup verilecek diyerek boş kağıda imzalar aldığını, o dönem müvekkili ve davalı ...'nın halalarına karşı .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...(...) esas sayılı dosyasında davacı olarak taraf olduklarını, davalı ...'nın bu dosya dosya kapsamında müvekkiline, Av. ... tarafından işlemler gerçekleştirileceğini, boş kağıdın altına imza atmasını ve üzerine dilekçe hazırlanıp avukat tarafından mahkemeye sunulacağını belirterek boş kağıt altına müvekkilinin imzalarını aldığını, müvekkilinin mezkur dava dosyasındaki eski vekilinin de Av. ... olduğunu, müvekkilinin daha sonra .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında .... Noterliğinin 29.06.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı azilnamesi ile Av. ...'ı azlettiğini, davalı ...'nın ise müvekkilinin tamamen iyi niyetli olarak kendisine verdiği yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle amcaları ...'ya taşınmazları muvazaalı olarak satışını öğrenen müvekkilinin, .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile dava açtığını, dosya kararında müvekkilinin açmış olduğu davanın kabul edildiğini, bilgisi ve rızası dışında satılan taşınmazların, müvekkilinin adına tescil edildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, taraflarınca 26.07.2023 tarihinde davalılara karşı açığa imzanın kötüye kullanılması, resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından suç duyurusunda bulunulduğunu, ...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı soruşturma dosyasının celbinin gerektiğini, müvekkilinin hiçbir zaman davalı ...'ya borcunun olmadığı gibi; aksine davalı ...'nın müvekkiline borcunun bulunmakta olduğunu, tüm bu nedenlerle öncelikle teminatsız olarak; mahkememizin aksi kanaatte olması durumunda teminat karşılığında icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ... ... Müdürlüğüne ait ... esas sayılı dosyasında yapılacak tüm işlemlerin ve takibin durdurulması ile gerekli tüm tedbirlerin alınmasını, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, icra takibine konu senedin iptalini, ... ... Müdürlüğüne ait ... esas sayılı icra takibinin iptalini ve davalılar aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; menfi tespit ve istirdat davalarının, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabileceğini, eldeki davanın açıldığı tarihte taraflarınca icra takibinin, ... ... Müdürlüğünde başlatıldığını, dolayısıyla ... mahkemelerinin yetkili olduğunu, ... tarafından davaya konu bono niteliğini haiz senedin, müvekkili ...'a olan borcu karşılığında ciro edildiğini, ciro ile ciro eden ciro edilene ilgili senetteki alacağı tahsil etme; senet borçlusuna da ciro edilene ciro edilen senetten doğan borcunu ödeme yetkisi vermekte olduğunu, davacının, dava dilekçesinde yer alan iddia ve itirazlarının, senet lehtarı ...'ya yönelik olduğunu, senedi ciro yoluyla elinde bulunduran ve iyi niyetli üçüncü kişi sıfatına haiz müvekkili ... ile hiçbir ilgi ve bağlantısının bulunmamakta olduğunu, müvekkilinin davacıyı tanımadığı gibi, davacının lehtar ...'nın kardeşi olduğunu, tarafların soy isimlerinin farklı olması sebebiyle, davacının icra takibine itirazı sonucunda öğrendiğini, dava konusu senedin üzerinde herhangi bir tahrifat, oynama, silinti, kazıntı vb. hiçbir unsurun olmadığı, yine senet üzerinde söz konusu teminat ya da hatır senedi olduğuna yönelik bir ibare olmadığın, davacı tarafça ileri sürülen iddia ve olayların senet üzerinden anlaşılmasının imkansız olduğu, senedin geçerli ve asli unsurlarının tam olduğu, bu nedenle senet dayanak gösterilerek icra takibi başlatmanın önünde yasal bir engel olmadığını, senet üzerinde yer alan imzanın davacının kendisine ait olduğunu, bu hususun davacı tarafından ... ... Hukuk Mahkemesine sunulan borca itiraz dilekçesinin birçok bölümünde ikrar ettiğini, başka bir anlatımla imzanın kendisine ait olduğu konusunda ikrarda bulunduğunu, buna karşın davacının bu davaya konu dava dilekçesiyle sırf müvekkilinin yasal alacağını geciktirmek amacıyla kötü niyetli bir şekilde imzaya itiraz ile borçlu olmadığının tespitini talep ettiğinin açıkça ortada olduğunu, davacı borçlu ile lehtar ... arasında olduğu iddia edilen mesaj görüntülerinin ve huzurdaki dava ile ilgisi olmayan duruşma tutanağının delil olarak sunulduğu ve söz konusu delillerin delil başlangıcı olarak sayılmasının talep edildiğini, akabinde tanık listesi sunulmuş ise de iddia edilen mesaj ve olayların senedi ciro yoluyla elinde bulunduran müvekkili ile bağlantısının olmadığını, dolayısıyla davacı borçlu tarafça sunulan ve ileri sürülen belgelerin İİK'nın 169/a-l maddesinde belirtilen icra takibine konu senetten doğan borcu sona erdiren nitelikte bir belge de olmadığı dikkate alındığı vakit, davacının takibe konu borcun ödediğini ispat eden herhangi bir delil sunmadığı ortada olduğundan davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafından her ne kadar böyle bir borcunun olmadığı ileri sürülmüş ise de soyut beyanlardan ibaret bu iddiayı destekleyici herhangi bir delil ileri sürülmediğini, şu halde senedin, kenarları gayrimuntazam kesilmiş bir kağıt parçası olmasının veya üzerindeki yazıların ve imzaların farklı farklı kalemlerle yazılmış olmasının HMK 205 vd. maddelerine göre ispat gücünü etkileyen bir yanının bulunmamakta olduğunu, davacı tarafça ileri sürülen itirazları senet lehtarı ...'ya yönelik ve şahsi defi niteliğinde olduğunu, davacı tarafından ileri sürülen itirazların, davacı borçlu ... ile senet lehtarı ... arasında doğrudan doğruya mevcut münasebetlere dayanan defilerden oluştuğunun görülmekte olduğunu, bu sebeple senedi iktisap ederken senet metninden anlaşılması imkansız olan iddiaların müvekkili tarafından bilinmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddini, tazminat talebinin reddini ve davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı ..., kendisine usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olmasına rağmen davaya cevap vermemiştir. Dava, ... ... Müdürlüğünenün ...(Yetkisizlik kararı sonrası .... İcra Müdürlüğünün ...) esas sayılı takip dosyası ve dosyanın dayanağı 5.000.000,00-TL bedelli senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkin bulunmaktadır. Mahkememizce ... ... Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... ve ...(kaldırma kararı öncesi ...) esas sayılı dosyaları, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ...(Yetkisizlik kararı sonrası ... Cumhuriyet Başsavcılığının ...) soruşturma sayılı dosyası, ... ... Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, .... Noterliğinin 29/06/2018 tarihli ve ... yevmiye sayılı azilnamesi, .... Noterliğinin 02/05/2018 tarihli, ... yevmiye sayılı azilnameleri, tarafların nüfus kayıt örnekleri, Whatsapp yazışmaları, senet görseli vs. dosyamız arasına alınmış, davacı tanıkları ...(T.C.K.N.: ...) ile ... ...(T.C.K.N.: ...) dinlenmiştir. ... ... Müdürlüğünün ...(Yetkisizlik kararı sonrası .... İcra Müdürlüğünün ...) esas sayılı dosyasının incelenmesinden; alacaklı ... tarafından 17/07/2023 tarihinde borçlu ... aleyhine 5.000.000,00-TL bedelli, 01/01/2016 tanzim tarihli ve 08/03/2021 vade tarihli senede dayalı 5.000.000,00-TL alacağın, tahsili tarihine kadar %16,75(yıllara göre değişen oranlarda) faizi, masraf ve vekalet ücreti ile kısmi ödemelerde Borçlar Kanunu'nun 100. maddesinin uygulanması kaydıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, bu esnada borçlu tarafça, ... ... Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile 24/07/2023 tarihinde ... ... Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile aleyhlerine yapılan takip ile ilgili olarak borca, yetkiye ve imzaya itirazları mukabilinde icra takibinin durdurulması talepli dava ikame edildiği, mahkemenin 25/07/2023 tarihli ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesine yönelik ara kararı ile teminatsız olarak takibin borçlu yönünden durdurulmasına karar verildiği, mahkemenin 07/09/2023 tarihli, ... esas ve ... karar sayılı kararıyla davanın yetki yönünden kabulü ile İstanbul icra müdürlüklerinin yetkili olduğunun tespitine karar verilmesi üzerine dosyanın, İstanbul İcra Tevzi Bürosuna gönderildiği ve .... İcra Müdürlüğünün ... esas sırasına kaydının yapıldığı, icra müdürlüğü tarafından 14/11/2023 tarihinde ödeme emri düzenlenerek borçluya 18/11/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 24/11/2023 tarihinde takibin kesinleştirildiği, her ne kadar takibin kesinleştirilmesine 24/11/2023 tarihinde borlu tarafça itiraz edilmiş ise de talebinin reddine karar verildiği, bu aşamadan sonra dosya kapsamında bir kısım hacizler tatbik edildiği, bu esnada borçlu tarafça .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile 21/11/2023 tarihinde .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile aleyhlerine yapılan takip ile ilgili olarak borca ve imzaya itirazları mukabilinde icra takibinin durdurulması talepli dava ikame edildiği, mahkemenin 25/01/2024 tarihli kararıyla asıl alacağın %20'si oranında teminat mukabilinde borçlu yönünden takibin yargılama sonlanıncaya kadar durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verildiği, borçlu tarafça teminat yatırılarak ihtiyati tedbir kararının infaz edildiği, mahkememizin 05/03/2024 tarihli ve 2023/533 esas sayılı ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesine ilişkin ara kararı ile; "Davacının, icra veznesine yatırılan paranın alacaklısına ödenmesinin durdurulmasına yönelik tedbir isteminin İİK'nın 72/3. maddesine uygun olarak KABULÜ ile; davacı tarafından dava değeri olan 5.533.352,55-TL'nin %15'i oranında (830.002,88-TL) nakdi teminat veya muteber bir bankanın aynı miktarda kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edildiğinde, davacı tarafından ... ... Müdürlüğü'ne ait ... esas sayılı dosyası ile ilgili icra veznesine yatırılacak paranın alacaklısına ödenmesinin, İİK'nın 72/3. maddesi gereğince ihtiyati tedbir yolu ile DURDURULMASINA" ve "Teminat şartı yerine getirildiğinde kararın ... ... Müdürlüğü tarafından İNFAZINA" karar verilmiş; yine mahkememizin 08/03/2024 tarihli ve 2023/533 esas sayılı ara kararın tashihine ilişkin ara kararı ile; "Mahkememizin 05/03/2024 tarihli 1 numaralı ara kararının; "Davacının, icra veznesine yatırılan paranın alacaklısına ödenmesinin durdurulmasına yönelik tedbir isteminin İİK'nın 72/3. maddesine uygun olarak KABULÜ ile; davacı tarafından dava değeri olan 5.533.352,55-TL'nin %15'i oranında (830.002,88-TL) nakdi teminat veya muteber bir bankanın aynı miktarda kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edildiğinde, davacı tarafından .... İcra Müdürlüğüne ait ... esas sayılı dosyası ile ilgili icra veznesine yatırılacak paranın alacaklısına ödenmesinin, İİK'nın 72/3. maddesi gereğince ihtiyati tedbir yolu ile DURDURULMASINA," şeklinde tashihine" ve "Mahkememizin 05/03/2024 tarihli 2 numaralı ara kararının; "Teminat şartı yerine getirildiğinde kararın .... İcra Müdürlüğü tarafından İNFAZINA," şeklinde tashihine" karar verilmiş, davacı tarafça mahkememiz dosyasına yeterli miktarda teminatın depo edilmiş, müdürlük dosyası kapsamında takibin durdurulduğu, ancak hacizlerin kaldırılması talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...(kaldırma kararı öncesi ...) esas sayılı dosyasının incelenmesinden; davacılar ..., ... ve ... tarafından, 09/03/2016 tarihinde davalı ... aleyhine vasiyetname iptali; olmaz ise tenkisi talebiyle dava ikame edildiği, mahkemenin 14/06/2019 tarihli, ... esas ve 2019/370 karar sayılı kararıyla, davanın kabulü ile "Müteveffaa ... ile mirasçı kızı ... arasında ....Noterliği'nin 06/11/2012 tarih ... yevmiye nolu "Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi" olarak düzenlenen vasiyetnamenin İPTALİNE" karar verildiği, verilen kararın davacılar ve davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 25/05/2023 tarihli, 2022/1196 esas ve 2023/1311 karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi üzerine dosyanın, mahkemenin ... esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunduğu anlaşılmıştır. .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden; davacı ... ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 07/05/2018 tarihinde 48 adet taşınmaza ilişkin tapu iptali ve tescili; olmadığı takdirde taşınmazların gerçek değerinin tazmini talepli dava ikame edildiği, mahkemenin 25/01/2022 tarihli, ... esas ve ... karar sayılı kararıyla davanın kabulü le taşınmazların bir kısım hisselerinin iptaline ve davacı adına tapu kütüğüne kayıt ve tesciline karar verildiği, verilen kararın davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 16/11/2022 tarihli, 2022/1083 esas ve 2022/1572 karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, verilen kararın davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 07/03/2023 tarihli, 2022/8601 esas ve 2023/1322 karar sayılı ilamıyla onanmasına kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ...(Yetkisizlik kararı sonrası ... Cumhuriyet Başsavcılığının ...) soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinden; şikayetçi ... tarafından, şüpheliler ... ile ... aleyhine 26/07/2023 tarihinde açığa atılan imzanın kötüye kullanılması, resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçları isnadıyla şikayette bulunması üzerine başsavcılığın 31/08/2023 tarihli, ... soruşturma ve 2023/32471 karar sayılı kararıyla başsavcılıklarının yetkisizliğine ve evrakın gereğinin takdir ve ifası için ... Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi üzerine dosyanın, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sırasına kaydedildiği, başsavcılığın 13/05/2024 tarihli, ... soruşturma ve ... karar sayılı kararıyla; "...24.03.1989 gün ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları karşısında imzalı ve yazısız bir kağıda sahibinin zararına hukukça geçerli bir yazı yazıldığı iddiasının HUMK'nun izin verdiği ayrık durumlar dışında tanıkla ispatının olanaksız olduğuna karar verilmiş olması karşısında atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, ayrıca her ne kadar dolandırıcılık suçundan şikayette bulunulmuş ise de, dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürerek onun veya başkasının zararına kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerektiği, faili tarafından yapılan hileli davranışın belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olması sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olması, ayrıca kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucunda yalanlara inanan mağdur tarafından şüpheli veya bir başkasına haksız bir çıkar sağlanma gerektiği (Yargıtay 15.Ceza Dairesi 2011 / 20709 E-2013 / 4926 K) mevcut olayda müştekinin inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte belli oranda ağır, yoğun ve ustaca sergilenmiş bir davranış dolayısıyla hile unsurunun bulunmadığı bu nedenle atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf nitelikte bulunduğu..." gerekçesiyle kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, verilen karara şikayetçi tarafından itiraz edilmesi üzerine ... ... Ceza Hâkimliğinin 12/06/2024 tarihli ve ... değişik iş sayılı kararıyla; "Tüm soruşturma dosya kapsamı ile, itiraz dilekçesinde ileri sürülen nedenlere, soruşturma dosyasında yapılan araştırma ve alınan beyanlar sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karardaki gerekçelere, yine kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karardaki neden ve gerekçeler dışında ayrıca CMK’nun 173/2. maddesine göre itiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını veya soruşturmanın genişletilmesini gerektirebilecek yeni olay ve delillerin somut olarak belirtilmemesine ve itiraz dilekçesinde belirtilen nedenlerin kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararda değerlendirilmiş olmasına, ayrıca itiraz dilekçesinde ileri sürülen hususların şüpheli hakkında kamu davası açılmasını veya soruşturmanın genişletilmesini gerektirmemesine göre; Cumhuriyet Savcılığının kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından itirazın reddine karar vermek gerekmiştir. Kaldı ki; CMK'nun 172/2. maddesi uyarınca C.Savcısının kovuşturmasızlık kararı kesin hüküm niteliğinde olmadığından, şüpheli açısından da kazanılmış hak oluşturmayacağından, şüpheliye karşı yeni deliller meydana çıkması durumunda da, yeniden değerlendirme yapılarak, daha önce kovuşturmasızlık verilen konuda CMK'nun 173/2 maddesi uyarınca Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kaldırılarak kamu davası açılabileceğinden, bu aşamada dosya kapsamındaki mevcut deliller gözetilerek kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamıştır." gerekçesiyle "... C.Başsavcılığının 13.05.2024 tarih ve ... soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına müşteki vekili Av. ... tarafından yapılan itirazın REDDİNE" karar verildiği anlaşılmıştır. Davalı ... vekili tarafından her ne kadar mahkememizin yetkisine itiraz edilmiş ise de, 6102 sayılı TTK'nın 777/3-4 maddeleri gereğince, mahkememizin açılan davada yetkili olduğu anlaşılmakla davalı tarafın yetki itirazına itibar edilmemiştir. Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre, davacı tarafça ... ... Müdürlüğü'nün ...(Yetkisizlik kararı sonrası .... İcra Müdürlüğünün ...) esas sayılı takip dosyası ve dosyanın dayanağı 5.000.000,00-TL bedelli senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talebiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı taraf, davalı ...'nın, kendisinin abisi olduğunu, başka bir hukuki işlem için kendisinden alınan imzanın, açığa atılan imzanın kötüye kullanılması sonucu takibe konu bononun oluşturulduğunu, abisi olan ... tarafından kendisinin aldatıldığını, geçerli bir bono düzenleme iradesinin bulunmadığını, sonrasında bononun kötü niyetli olarak diğer davalı ...'a ciro edildiğini ve ... tarafından hakkında icra takibi başlatıldığını ileri sürmektedir. Dosya kapsamı dikkate alındığında davacı borçlunun, bono üzerindeki imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiği sabittir. Yani davacının imzaya itirazı bulunmamaktadır. Davacı söz konusu imzanın kendisinden hile ve aldatılma yoluyla alındığını iddia etmektedir. Menfi tespit davalarında tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir. Kural olarak davalı alacaklı alacağını ispatla yükümlü bulanmaktadır. Ancak takibe konu bono kambiyo senedi vasfında olup illetten mücerret olduğundan bu durumda bonodan dolayı borçlu bulunmadığını ispat yükü davacı taraftadır. Davacı borçlu bulunmadığını İİK 169/a ve HMK 200-201. maddeleri gereğince usulüne uygun yazılı delille ispat edebilecektir. Takibe konu bononun 6102 sayılı TTK'nun aradığı şartları taşıyan, usulüne uygun düzenlenmiş kambiyo senedi niteliğinde olduğu görülmektedir. Davacı taraf, dava konusu senedi hükümden düşüren yazılı bir delili dosyaya sunabilmiş değildir. Ancak davacı, ayrıca senedin kendisinden, açığa atılı imzanın kötüye kullanılması sonucu alındığını belirterek, hile ve dolandırıcılık iddiasına da dayanmıştır. Davacı bu iddiasını tanık dahil her türlü delile ispat edebilecektir. Davacı bu iddiası ile ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ...(Yetkisizlik kararı sonrası ... Cumhuriyet Başsavcılığının ...) soruşturma sayılı dosyası kapsamında şüpheliler ... ile ... aleyhine 26/07/2023 tarihinde açığa atılan imzanın kötüye kullanılması, resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçları isnadıyla şikayette bulunmuş, bu kapsamda yapılan soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığının 13/05/2024 tarihli, ... soruşturma ve ... karar sayılı kararıyla; "...24.03.1989 gün ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları karşısında imzalı ve yazısız bir kağıda sahibinin zararına hukukça geçerli bir yazı yazıldığı iddiasının HUMK'nun izin verdiği ayrık durumlar dışında tanıkla ispatının olanaksız olduğuna karar verilmiş olması karşısında atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, ayrıca her ne kadar dolandırıcılık suçundan şikayette bulunulmuş ise de, dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürerek onun veya başkasının zararına kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerektiği, faili tarafından yapılan hileli davranışın belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olması sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olması, ayrıca kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucunda yalanlara inanan mağdur tarafından şüpheli veya bir başkasına haksız bir çıkar sağlanma gerektiği (Yargıtay 15.Ceza Dairesi 2011 / 20709 E-2013 / 4926 K) mevcut olayda müştekinin inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte belli oranda ağır, yoğun ve ustaca sergilenmiş bir davranış dolayısıyla hile unsurunun bulunmadığı bu nedenle atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf nitelikte bulunduğu..." gerekçesiyle kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş, verilen karara şikayetçi tarafından itiraz edilmesi üzerine ... ... Ceza Hâkimliğinin 12/06/2024 tarihli ve ... değişik iş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği ve savcılık tarafından verilen takipsizlik kararının kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır. Soruşturma dosyası kapsamı da dikkate alındığında, davacının, açığa atılan imzanın kötüye kullanılması, dolandırıcılık ve hile iddiasını da ispat edemediği sonucuna varılmıştır. Davacının, delil listesinde açıkça isticvap ve yemin deliline de dayanmadığı görülmektedir. Bu hususlar dikkate alındığında takibe konu bononun gerek şekli anlamda gerekse maddi anlamda geçerli bir bono olduğu, davacının menfi tespit talebinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Yine, icra takip dosyasının incelenmesinden, takibe konu bononun lehdar ... tarafından ...'a ciro ve teslim edildiği, icra takibinin ... tarafından başlatıldığı anlaşılmaktadır. Davacı taraf, ...'ın, ...'nın arkadaşı olduğunu, aralarında organik bağ bulunduğunu, ...'ın, bonoyu kötü niyetli olarak iktisap ettiğini ve takip başlattığını ileri sürmektedir. 6102 Sayılı TTK'nun 778/1-a maddesi gereğince, poliçeye ait def’ilere ilişkin 687. madde bonolar hakkında da uygulanacaktır. 6102 Sayılı TTK'nun 687/1. maddesi; "Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." hükmünü içermektedir. Dosya kapsamında davalı ...'ın dava konusu bonoyu iktisap ederken kötü niyetli olduğuna ilişkin herhangi bir delil bulunmamaktadır. ...'ın, lehdar ...'ya karşı takip talebinde bulunmaması, bonoyu iktisap ederken kötü niyetli olduğunu kabul etmeye yeterli bulunmamaktadır. Bu anlamda, eldeki dosyada davalı ..., dava konusu bononun hamili konumunda olup, davacı tarafından, davalı ... ile aralarında olan def'iler, bu davalıya karşı ileri sürülemeyecektir. Tüm bu hususlar dikkate alınarak davacı tarafça davalılar hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir. Mahkememizce, davacı tarafın icra dosyasına yatan paranın tedbiren alacaklıya ödenmemesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin kabul edilmiş olması ve teminat koşulu sağlanarak bu tedbir kararının uygulanmış olması nedeniyle davalı/alacaklı ...'ın alacağına geç kavuşmasına sebebiyet verildiği dikkate alınarak, davalı ... lehine tazminat istem koşullarının da oluştuğu sonucuna varılmış ve 2004 Sayılı İİK'nun 72/4. maddesi gereğince davacı aleyhine kötü niyet tazminatına da hükmedilmiştir. Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça, davalılar hakkında açılan davanın REDDİNE, 2-2004 sayılı İİK'nın 72/4. maddesi gereğince, dava konusu değer üzerinden %20 oranında belirlenen 1.106.670,51-TL kötü niyet tazminatının, davacıdan alınarak, davalı ...'a verilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince alınması gerekli 427,60-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 94.495,83-TL'den mahsubu ile, fazladan yatan 94.068,23‬-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 4-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 552.667,63-TL vekâlet ücretinin, davacı taraftan alınarak davalı ...'a verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa iadesine, Dair, tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/10/2024 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/533, K. 2024/683, T. 03.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-533-e-2024-683-k-e5028bf34c1a