İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/329 E. 2025/43 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/329
- Karar No
- 2025/43
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/329 Esas KARAR NO :2025/43 DAVA:İtirazın İptali, Alacak DAVA TARİHİ:31/10/2016 MAHKEMEMİZİN DOSYASI İLE BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2016/... ESAS 2016/... KARAR SAYILI DOSYASINDA DAVA:Alacak DAVA TARİHİ:31/10/2016 KARAR TARİHİ:16/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali ve Alacak davası ve birleşen davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava konusu takibin tacir olan taraflar arasında akdedilmiş olan 03.03.2012 tarihli komisyon sözleşmesi kapsamında davacı/alacaklı müvekkili lehine doğmuş alacakların tahsili için başlatılmış olduğunu, taraflar arasında akdedilmiş olan yetki sözleşmesi doğrultusunda ikame edildiğini, Davacı/alacaklı müvekkili şirket ile davalı/borçlu şirket arasında 08.03.2012 tarihinde bir Komisyon Sözleşmesi akdedildiğini, tacir olan ve işbu sözleşmeyi akdeden taraflar, sözleşmenin 2.maddesinde sözleşmenin konusunu İhracatçı firma ile aracı firma arasında yapılan bu sözleşme, aracı firmanın ihracatçı firma adına yurtdışı firma ile bağlantıları kurma, ihracatçı firma ile yurtdışı firma veya ihracat bağlantılı yurtiçi teslimler ile ilgili olarak aralarında koordinasyonu sağlamak, tanıtanını yapmak firma adına sipariş almak ve bu siparişlerin yüklemelerini firma adına yapılmasını sağlamaktır ve bu işler karşılığında 3. madde de belirtilen komisyonu alacaktır..." olarak belirlediklerini, İşbu sözleşmeye göre faaliyetlerini sürdüren müvekkili şirketin, davalı/borçlu şirketten bu kapsamda alacağının doğduğunu, müvekkili şirketin alacağını defalarca kez talep etmiş olmasına rağmen davalı/borçlumın, bu alacağı ödemediğini, davacı müvekkili, davalı/borçlu şirketin sözleşmeye aykırı bu eylemleri karşısında; ödenmeyen alacağının şimdilik bir kısmı için davaya esas icra takibini başlatmak zorunda kaldığını, davalı/borçlunun iş bu davaya konu icra takibine 14.03.2016 tarihinde hukuka ve sözleşmeye aykırı gerekçelerle itiraz ettiğini ve itiraz dilekçelerinde netice olarak alacağın tamamına ve ferilerine itiraz ettiğini ve takibin haksız yere durduğunu, davalı/borçlunun açıkça kötü niyetli olduğunu, Davalı/borçlunun HMK 188 gereği davacı/alacaklı müvekkiline 127.452,21 TL borçlu olduğunu ikrar ettiğini, fakat bu borcu, dava dışı şirket olan ... ... Ltd. Şti.’den olan 164.760 Euro alacaklarını alamadıkları için ödeyemediklerini, takibe konu alacağın da bu Arma ile ilgili İşlemlerden kaynaklı doğduğunu iddia ettiklerini, Davacının, dava dışı Armadan var olduğunu iddia ettiği 164.760 Euro alacağının tamamını tahsil ettiğini düşünseler dahi, Davalı/borçlu ile davacı/alacaklı müvekkili arasındaki dava konusu 08.03.2012 tarihlî komisyon sözleşmesi gereği, davacı/alacaklı müvekkili şirkete 16,476 Euro komisyon bedeli ödemesi gerektiğini, bu durumda, davalı/borçlunun ikrar ettiği 127.452-21 TL’den ödememe gerekçesi olarak ileri sürdüğü dava dışı şirketten olan alacağı üzerinden müvekkiline ödemesi gereken 16.476 Euro düştüğünde, kalan 127.452,21 - 16.476 Euro’yu bugüne kadar ödememiş olmasının hiçbir haklı gerekçesi bulunmadığının görüldüğünü, Davalı/borçlunun işbu davaya esas icra takibine yaptığı itirazın bu anlamda da mantıksız ve tamamen geçersiz olduğunu,Tacir olan davalı/borçlunun sözleşmenin 4 (e) bendindeki düzenlemeye aykırı davrandığını ve bu nedenle davacı müvekkili şirkete karşı sözleşmenin 5 (b) bendi gereği 100.000 USD veya karşılığı cezai bedeli ödeme yükümlülüğü altına girdiğini, Tahsil garantisi için sigorta yükümlülüğünü yerine getirmeyerek, varlığı HMK 188 gereği ikrar ettiği borcunu ödemeyerek, üstüne de bu borca ilişkin başlatılan takibe haksız olarak itiraz ederek, Hem borcun hem de zararın oluşmasına kendi kusuru ile sebep olan davalı/borçlunun; ifaya ek olarak sözleşmenin 5 (b) maddesinde belirlenmiş olan cezai bedeli, ikrar ettiği borcunu, kabul etmediği fakat yargılama neticesinde ortaya çıkacak olan bakiye borcunu, icra inkar tazminatına, yargılama giderlerini, yasal vekalet ücreti ile birlikte ödeme yükümlülüğü altına girdiğini, tüm bu nedenlerle; fazlaya ilişkin tüm haklan saklı kalmak kaydıyla, davalı/borçlunun 14.03.2016 tarihli itiraz dilekçesinde, HMK 188.maddesi kapsamındaki ikrarı ile nizasız ve kazasız hale gelen davacı/alacaklı müvekkilinin 127.452,21 TL bedelli alacağının, yargılama sırasında özellikle dikkate alınarak, davalı/borçlunun takibe karşı yapmış olduğu haksız ve hukuka aykırı itirazının kulliyen iptali ile, takibin 134.114,44 TL asıl alacak üzerinden ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip tarihinden itibaren asıl alacağa (Diğer) yıllık %10,5 oranında ve değişen oranlarda işleyecek ticari temerrüt faizi, icra gideri ve vekalet ücreti ile birlikte devamına; alacak likit olduğundan, davalı/borçlu aleyhine, alacak miktarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı hesaplanmasına; ayrıca, tacir olan taraflarca 08.03.2012 tarihli takip konusu Komisyon Sözleşmesinin 5 (b) bendinde belirlenmiş olan ve harcını yatırdıkları; 100.000,00 USD (Dava tarihi: 31.10.16 TCMB 3,1084=310.840 TL) ifaya eklenen cezai bedelin de, kusurlu olarak sözleşmenin başta 4 (a) ve 4 (e) maddelerini ve diğer maddelerini ihlal eden davalı/borçludan alınarak davacı/alacaklı müvekkiline verilmesini, dava masraflarıyla vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 08.03.2012 tarihinde imzalanan komisyon sözleşmesi ile ilgili alacaklar yönünden zamanaşımı süresinin bir yıl olduğunu, davacı vekilinin dava dilekçesinde belirttiği üzere icra takibine konu edilen 134,114,44 TL alacağın 01.01.2013-31.12.2013 tarihleri arasına ilişkin olduğunu, İcra takibinin açılış tarihinin 07.03.2016, dava tarihinin ise 31.10.2016 olduğunu, bu nedenle gerek itirazın iptali davası gerekse bu dava ile birleştirilen ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30.11.2016 tarih, ... E., ... Karar sayılı dosyası ile ilgili olarak davaya zamanaşımı itirazında bulunduklarını, Gerek dava dilekçesinin konu başlıklı 1. maddesinde davacı vekilince açıklandığı Üzere, gerekse mahkemenin 01.11.2016 tarihli tensip zaptında belirtildiği üzere açılan davanın itirazın iptali davası olduğunu, ancak dava dilekçesinin konu başlıklı 3.maddesinde ve sonuç ve istem başlığı altında ayrıca 100.000 USD cezai bedel alacağının da tahsilinin talep edildiğini, itirazın iptali davasında davanın icra takibinde belirttiği alacağından aynca farklı bir alacağın da talep etmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle ceza bedeli ile ilgili alacağın, itirazın iptali davasına konu edilmesine açıkça itiraz ettiklerini, Davacı İle müvekkili şirket arasında 08.03.2012 tarihli komisyon sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşmenin ödeme şekli başlıklı 4-a maddesinin "ödeme şekli; bedeli müşteriden sonra tahsil edildikten sonra nakden ve peşindir” hükmünü içerdiğini, davacının aracılık ettiği firmalardan ... ... ... Dış Tic. Ltd. Şti. ile ilgili müvekkili şirketin 164.760 Euro alacağının bulunmakta olup, bu alacağın halen alınamadığını, söz konusu şirketin iflas erteleme talebinde bulunduğunu, ... 4. Asl. Tic. Mahkemesi’nin ... sayılı kararı ile bu talebin kabul edildiğini, Yargıtay 23. HD 2015/5120 sayılı kararıyla da bu kararın onaylandığını, bu alacağın halen tahsil edilememiş durumda olduğunu, TBK 521/2 maddesinin "simsarın faaliyeti sonucunda kullanılan sözleme geciktirici koşula bağlanmışsa, ücret, koşulun gerçekleşmesi halinde ödenir" hükmünü içerdiğini, Buna göre geciktirici şartın borcun ödenmesi olduğuna göre, gerçekleşmeyen şart nedeniyle karşı tarafin alacağını talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, Komisyon sözleşmesinin 5-b maddesinde "Taraflar anlaşma maddelerinden herhangi birine riayet etmediği taktirde, bir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın sözleşmeyi iptal eden taraf karşı tarafa 100.000 USD veya karşılığı Türk Lirası cezai tazminat ödemeyi kabul ve taahhüt ederler" hükmünün bulunduğunu, tüm bu nedenlerle; öncelikle yetki itirazlarının kabulüne, aksi takdirde, yukanda açıklanan usule ve esasa ilişkin nedenlerle davanın reddine, avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklemesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; Asıl davaya konu komisyon sözleşmesi gereği davalı şirketten olan komisyon alacağının, itirazın iptaline konu asıl davada tespit edilecek miktardan düşülmek suretiyle tespit edilen alacağın, esas faturanın veya ödemeye ilişkin vadenin başladığı tarihten itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, belirsiz alacak davası olarak açtığı davada 5.000,00 TL miktar üzerinden harç yatırmıştır. Birleşen davada davacı vekilinin sunmuş olduğu 26/04/2019 tarihli bedel artırım dilekçesinde; belirsiz alacak davası olarak 5.000,00 TL üzerinden ikame ettiği dava değerini; (110.898,67 EURx6.56=727.495,27 TL) + (195,88 GBPx7.58=1.484,77 TL), (143.361,98 EURx6.56=940.454,58TL) + (73.399,18 GBPx7.58=556.365,78 TL), (39.983,47 EURx6,56=262.291,56 TL) ekli harç hesaplama için kullanılan TCMB kur tablosu uyarınca toplam 2.488.091,97 TL tutarında artırarak bedel artırımı ile birlikte, birleşen belirsiz alacak davamızın değeri toplam 2.493.091,97TL komisyon alacağın dava tarihinden tarihten itibaren işletilecek ticari faizi ve tüm ferileriyle birlikte, davalı şirketten tahsilini talep etmiştir. Mahkememizin ... Esas, 2019/678 Karar sayılı 24/10/2019 tarihli kararının taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 2020/1472 Esas, 2021/245 Karar sayılı 10/03/2021 karar sayılı ilamında davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek mahkememiz kararı kaldırılmış, mahkememizce dosyanın 2021/329 esas sayılı sırasına kaydı yapılmış ve sonrasında yargılamaya devam edilmiştir. Mahkememizce daha önce verilen karar tarihinden sonra davacı şirket ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında verilen karar ile 29/12/2020 tarihinde iflas etmiş, karar 13/06/2022 tarihinde kesinleşmiş ve tasfiye işlemleri ... 4. İflas Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyası üzerinden basit tasfiye usulüne göre yapıldığından, taraf teşkilinden bahisle iflas dairesine tebligat yapılmış ve iflas dairesi tarafından Avukat ...'a yetki verildiğinin bildirildiği görülmüştür. DELİLLER: ... 4. İcra Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyası, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, ... İcra Dairesi'nin 2022/... Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 01/03/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "Euro para cinsi işlemlerin ... A.Ş. tarafından direkt davalı şirkete verilip verilmediğinin tespiti için 57 adet ve 290 adet siparişin kime sipariş geçildiğini gösterir onaylı sipariş formlarının dosyaya sunulmasında ve ... Tekstil A.Ş.’ye Euro cinsi olan siparişleri kime ve hangi miktarda verdiğinin sorulmasında yarar görüldüğünü, 57 adet işlem ile 39.983,47 Euro, 290 adet işlem ile 143.363,74 Euro komisyon bedeline ulaşıldığı düşüldüğünde davalı tarafından verilen 3 adet örneğin yeterli olmayacağını, Mahkemece Euro para cinsi siparişlerin direkt olarak davalıya verildiğinin kabul edilmesi durumunda; davacının sadece 73.399,18 GBP komisyon alacağına hak kazanacağını, komisyon tutarının 31.12.2016 dava tarihi itibariyle Merkez Bankası Efektif Satış kuru 4.3479 ile 319.132,29 TL olacağının hesap ve tespit edildiği" yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi ek raporu alınmasına karar verilmiş olup 26/12/2024 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında; "Taraflar arasında akdedilen sözleşme döneminde davalının yapmış olduğu ihracat bedelleri üzerinden %10 komisyon oranı ile yapılan hesaplamada komisyon tutarlarının tespit edildiğini, 08.03.2012-01.07.2012 tarihleri arasındaki satışlar için 110.898,67 Euro, 195,88 GBP, 01.07.2012-08.03.2015 tarihleri arasındaki satışlar için 143.361,98 Euro, 73.399,17 GBP, 08.03.2015 sözleşme bitiminden sonraki satışlar için 39.983,47 Euro tespit edildiğini, ancak söz konusu ihracat bedellerine davacının aracılık hizmeti verdiğini gösterir sipariş formlarının dosya kapsamında olmadığı" yönününde görüş ve kanaat bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl dava, taraflar arasında imzalanan komisyon sözleşmesinden kaynaklanan ücret alacağının tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile cezai şart alacağı istemine, birleşen dava aynı sözleşmeden kaynaklanan bakiye ücret alacağı istemine ilişkindir. .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacının, davalı aleyhine davaya konu komisyon sözleşmesinden kaynaklanan ücret alacağına istinaden 134.114,44 TL asıl alacak, 33.801,43 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 167.915,87 TL alacağın tahsili için takip başlattığı, davalının yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamına göre; taraflar arasında 08/03/2012 tarihli 3 yıl süreliğine, aracı firmanın (davacının) ihratçı firma (davalı) adına yurtdışı firmalar ile bağlantıları kurmak aralarındaki koordinasyonu sağlamak, tanıtımı yapmak, firma adına sipariş almak ve bu siparişlerin yüklemelerini firma adına yapılmasını sağlamak konusunda komisyon sözleşmesi düzenlendiği, davalı şirket davacı şirkete ihracatına aracılık etmiş olduğu yurt dışı satışlarının fatura toplam tutarı üzerinden %10 bedel ödeyeceği, ihracatçı firma ile aracı firma arasında sağlanan koordinasyonlardan sonra, aynı firmalarla başka bir mal yada aynı mal üzerinden yapılacak diğer ihracat veya herhangi bir işbirliğinden yine aracı firmaya komisyon bedeli ödeneceği, ödeme şeklinin, mal bedeli tahsil edildikten sonra nakden ve pesin olacağı, müşteriden tahsil edilemeyen bedel riskini önlemek için bütün alacaklar davacı ihracatçı firma tarafından sigorta ettirileceği, sözleşme süresi bitiminden önce tek taraflı sözleşmenin feshedilemeyeceği, ancak iki taraflı fesih geçerli olacağı kararlaştırıldığı, taraflar anlaşma maddelerinden herhangi birine riayet etmediği takdirde; bir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın sözleşmeyi ihlal eden taraf karşı tarafa 100.000 (Yüz bin Amerikan Dolan) USD veya karşılığı Türk Lirası cezai tazminat ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği sabittir. Kaldırma ilamından önce hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacının aracılık ettiği dava konusu tahsil edilmeyen satış tutarı üzerinden hesaplanan %10 komisyon tutarı 01.07.2012 tarihinden sözleşme bitim tarihi 08.03.2015 tarihine kadar 143.361,98 EUR (256.500,15-113.138,17) + 73.399,18 GBP, sözleşme bitim tarihi 08.03.2015 tarihinden sonra yapılan satışlardan hesaplanan %10 komisyon tutarın 229.196,88 EUR (252.389,44-23.192,56) olarak hesaplanmıştır. Bilirkişi raporunda; davalı vekilinin, ... Tekstil A.Ş. ile gerçekleştirilen satışlara yönelik itirazının; davacı tarafın 08.11.2018 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu mailler, belgeler ve faturalardan, davacı tarafın, 08.03.2012 olan sözleşme başlangıç tarihinden önce de dava dışı ... Tekstil A.Ş. ile davalı şirket arasında Euro, GBP ayrımı olmaksızın her iki para birimi üzerinden gerçekleşen işlemler için de komisyonculuk faaliyetlerim yürütmüş olduğu, bunun neticesinde de davacı şirket için komisyon faturaları düzenlendiği, maillerin bu yönde olduğu, özellikle sözleşme tarihinden önceki bir tarih olan 31.12.2009 tarih A-0063236 seri numaralı, 66.331,81TL tutarlı faturadan TL tutarlı faturada davacının, davalı şirket ile dava dışı ... Tekstil A.Ş. arasındaki Euro bedelli işlemler içinde komisyon alacağına yönelik komisyon faturası düzenlenmiş olduğu görüldüğü, bu nedenle kök raporda yer alan tespitleri değiştirmeyi gerektiren bir sonuca ulaşılamadığı ancak ... Tekstil firması acısından mahkemeye sunulan sipariş formları, sevk irsaliyeleri ve faturalar incelendiğinde kök raporda hesaplanan sözleşme bitim tarihinden sonraki satışlara ait sadece 399.834,74 EUR bedelli satışların siparişlerinin sözleşme süresi içinde verilmiş olduğu, bu nedenle de 09.03.2015- 31.12.2015 tarih aralığındaki satışlar üzerinden söyleşme süresi içinde verilen siparişlere istinaden, davacı şirketin 39.983,47 EUR komisyon alacağına hak kazandığı tespiti yapılmıştır. Davalı vekili istinafında; ... Tekstil şirketin bünyesinde bir çok firma barındığını, davacının ise ... Tekstil firmasının bünyesindeki İngiltere ... Grubuna aracılık ettiğini, davacının aracılık ettiği sadece bu firmanın İngiltere ... grubu olup para birimi GBP olarak gösterilen siparişler olduğunu, diğer tüm markaları temsil eden firmalar davalının müşterisi olup siparişlerini Euro para birimi olarak doğrudan müvekkil şirkete verildiğini, iddiaların ispatı bakımından söz konusu firmanın, hem davacı hem de davalı şirkete verdiği mail ve sipariş formları dosyada mevcut olduğu gibi iddialarını teyit eden beyanı bulunduğunu, bu konudaki ... Tekstil A.Ş. İle ilgili olarak olarak maddi vakıalar konusunda şirket yetkilisinin tanık olarak dinletme talebinin haksız reddedildiğini, İngiltere ... grubu siparişleri davacı aracılığı ile gelirken diğer tüm ve markalar doğrudan davalı şirkete sipariş verildiğini, bu kapsamda 3 yıl sözleşme süresi boyunca davacı tarafından Euro bedelli tek bir komisyon faturası dahi düzenlenmediğini iddia etmiştir. Bilirkişi raporunda, davacının sunduğu mailler, belgeler ve faturalara göre davacı şirketin, sözleşme başlangıç tarihinden önce de dava dışı ... Tekstil A.Ş. ile davalı şirket arasında Euro, GBP ayrımı olmaksızın her iki para birimi üzerinden gerçekleşen işlemler için de komisyonculuk faaliyetlerini yürüttüğü değerlendirilmesi yapılmış ise de davalının sunduğu sipariş formları ile bu yönde tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmemiş, davalının itirazları noktasında denetime elverişli bir değerlendirme yapılmamıştır. Bilirkişi heyetinde ticari teamül konusunda bilgi sahibi sektör bilirkişinin olmadığı da gözetildiğinde yetersiz bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden mahkememizin kararının kaldırıldığı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 2020/1472 Esas, 2021/245 Karar sayılı ilamı dikkate alınarak, tarafların defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Davacının iflas etmiş olması nedeniyle defterlerin bulunduğu iflas müdürlüğünde gerekli incelemelerin yapılması için bilirkişilere yetki verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından icra müdürlüğünde davacıya ait sadece 2018 yılı yasal defterlerine ulaşıldığı, davaya konu dönemin 2012-2015 yılları olup, söz konusu tutarlara ilişkin davacı tarafından davalı adına komisyon faturaları düzenlenmediği, bu noktada yapılan ihracatlara ilişkin komisyon tutarlarının tespitinin davacıya ait yasal defterlerin incelenmesi ile mümkün olmadığı, 2018 tarihli bilirkişi raporunda davalının yapmış olduğu ihracat bedellerinin listelendiği, bu ihracat bedellerine ilişkin komisyon faturasına konu edilen tutarların belirlendiği, davalının yasal defterlerinde kayıtlı olan ihracat faturaları üzerinden tespit edilen ve ihracat tutarları ile bu tutarlara uygulanan komisyon alacaklarının raporda gösterildiği, davalı tarafından 19/11/2018 tarihli dilekçe ekinde mahkemeye 3 klasör olarak sunulan sipariş formları, sevk irsaliyeleri ve faturaların incelendiği ve bilirkişi heyetince de Legans firmasına ait sipariş formlarının sözleşme bitiş tarihinden sonraki döneme ait olduğu, siparişlerin sözleşme dönemine ait olduğunu gösterir tarihleri içermediğinin tespit edildiği, ... firmasına ait sipariş formları irsaliye ve faturaların tek tek incelenip değerlendirme yapıldığı ve sözleşme bitiminden önceki döneme ilişkin ihracatlara ait sipariş formlarının dosyaya sunulmadığının bildirildiği görülmüştür. Davalı tarafça bilirkişi raporuna yapılan itiraz dilekçesinde önceki döneme ait sipariş formları bulunduğu ya da defterlerde bu konuda bir kayıt olduğuna yönelik herhangi bir itirazda bulunulmadığı gibi itiraz dilekçesinde ... Tekstil'in yetkililerinin isticvabı ve tanık olarak dinletilmesi talebi yenilenmiş ise de davanın yazılı ispat usulüne tabi olup talebi yerinde görülmemiştir. Asıl dava yönünden davacı tarafça 2013 yılı defter kayıtlarına göre komisyon alacaklarından bakiye kalan tutarın tahsili için icra takibinde bulunulduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulduğu, davacı tarafın reklamasyon indirim faturasını kayıtlarına işlemeden önce takibin başlatılması nedeniyle ödeme emrinde 134.114,44 TL alacak talep edildiği 5.505,52 TL reklamasyon indirim faturası kayda alındıktan sonra 128.610,92 TL alacağının bulunduğu bu miktar üzerinde davacı ve davalı defterlerinin birbiriyle örtüştüğü, takip tarihi itibariyle 128.610,92 TL alacak sözkonusu olduğundan itirazın bu miktar yönünden kısmen iptaline karar verilmiştir. Davacının işlemiş faiz talebi, takip tarihinden önce davalının temerrüde düşürüldüğü ispat edilemediğinden yerinde görülmemiş ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında verilen karar sonrası ek takip talebi uyarınca 20.11.2019 tarihli icra emri düzenlendiği ve dosyaya 217.946,82 TL yatırıldığı, ödemenin alacaklı vekiline reddiyatının yapıldığı anlaşıldığından, davadan sonra yapılan ödemelerin infazda dikkate alınarak tahsilde tekerrür olmamak üzere 128.610,92 TL asıl alacak yönünden davalının ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 128.610,92 TL asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi yürütülmek suretiyle devamına karar verilmiştir. Asıl dava itirazın iptaline ilişkin olup, dava konusu alacak belirlenebilir olduğundan davalı itirazında haksız bulunmakla kabul edilen alacağın %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Asıl davada cezai şart alacağı talebi yönünden; 08/03/2012 tarihli komisyon sözleşmesinin 5. Maddesinin (b) bendinde yer alan cezai şarta ilişkin düzenlemede " Taraflar anlaşma maddelerinden herhangi birine riayet etmediği takdirde bir ihtar veya ihbara gerek kalmaksızın sözleşmeyi ihlal eden taraf karşı tarafa 100.000 USD veya karşılığı Türk Lirası cezai tazminat ödemeyi kabul ve taahhüt ederler" hükmünü içermektedir. Cezai şart maddesinin seçimlik cezai şartı mı yoksa ifaya eklenen cezai şartı mı içerdiğini belirleyebilmek için BK 179 Md. öngörülen borcun belirlenen zaman ve yerde ifa edilip edilmediği hususuna bakmak gerekir. Buna göre sözleşmenin 4/a Md'de "ödeme şekli, mal bedeli müşteriden tahsil edildikten sonra nakden ve peşindir 4/c Md'de ise müşteriden tahsil edilemeyen bedel riskini önlemek için bütün ihracatlar sigorta ettirilecektir" hükümlerine ihtiva etmekte olup dosya kapsam ve delillerle ihracatların sigorta ettirilmediği sabittir. Davalı taraf sözleşmenin bu hükmünü ihlal etmiş durumdadır. Taraf iradelerini ve sözleşmenin amacını net olarak görmek ve yorumlamak için 4/a-e ve 5/b md'leri birlikte değerlendirildiğinde taraflar davalı ile 3. kişi yani müşteri arasında kurulan sözleşme anında muaccel olan komisyon alacağını tahsil edebilmek için bunu garanti altına almak ve ödeme zamanını garantilemek istemişler ve BK 179/2 md. Kapsamında muayyen zamanı belirlemişler ve teminat altına almışlardır fakat asıl sözleşmenin kurulduğu anda muaccel olan komisyon alacağı ödeme zamanında tahsil edilemediği gibi sigortacıya da gidilememiştir. Davalı sözleşme hükümlerini ihlal etmiş, muayyen zamanda alacak ödenememiştir. Buna göre BK 179/2 md'nin tüm şartları gerçekleşmiş olduğundan cezai şart, ifaya eklenen cezai şart olup davacı taraf 100.000 USD cezai şart tazminatı talep etmekte haklı bulunmuştur. Celp edilen davalı BA/BS ve ticari kayıtların incelenmesinde işlem hacmi ve sermaye miktarı dikkate alındığında ekonomik olarak cezai şartın davalının mahvına neden olmayacağı anlaşıldığından herhangi bir indirim yapılmamış ve bu talep yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Birleşen dava dosyası yönünden; Taraflar arasındaki uyuşmazlığa esas 08.03.2012 tarihli sözleşme TBK 520 vd maddeleri kapsamında geçerli bir komisyon (simsarlık) sözleşmesi olup, komisyon (simsarlık) sözleşmesinin unsurlarını taşımaktadır. Davalı taraf dilekçelerinde TBK'nun 521/2 maddesine atıf yaparak; kendi alacaklarını dava dışı ... Tekstil unvanlı firmadan tahsil edemediklerini, dava konusu 08.03.2012 tarihli komisyon sözleşmesinde, geciktirici şartın bu borcun ödenmesi (... Tekstilden tahsilat) olduğunu beyan ederek, gerçekleşmeyen bu şart nedeniyle davacının komisyon alacağının kendilerinden talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia etmiştir. TBK'nun 521/2 maddesi “simsarın faaliyeti sonucu kurulan sözleşme geciktirici koşula bağlanmışsa ücret koşulun gerçekleşmesi halinde ödenir." şeklinde olup, TBK'nun 521/2 maddesinde bahse konu olan “geciktirici şart” davalı ile davacı arasında akdedilmiş olan 08.03.2012 tarihli komisyon sözleşmesinde değil, davacının aracılığı neticesinde davalı ile dava dışı ... Tekstil arasında kurulmuş olan sözleşmelerde aranmalıdır. Dosya kapsamında, davalının, davacının aracılığı neticesinde dava dışı şirketlerle kurduğu sözleşmelerde yer alan geciktirici şartlara ilişkin ileri sürdüğü bir itirazına rastlanılmamıştır. Davalının, dava dışı ... Tekstilden alacağını alamadığı için davacıya komisyon alacağını ödeyemediği yönündeki itirazı, TBK 521/2 anlamında geçerli bir itiraz olarak görülmemiştir. TBK'nun 520 ve devamı maddeleri uyarınca simsarın aracılık ettiği asıl sözleşmenin, iş sahibi ile üçüncü kişi arasında kurulmasıyla simsarın ücret alacağı doğar. Davada, sözleşme tarihleri içerisinde davacının aracılık ettiği ve akabinde davalı ile dava dışı şirketlerin ticari ilişkiye başladığı anlaşıldığından, davacının komisyon alacağının doğacağı kabul edilmiştir. Tellallık (simsarlık) sözleşmesi mülga 818 sayılı BK'nun 404-409 maddeleri, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 520-525 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 100 vd. maddelerinde düzenlenmiş bulunan ticari işler tellallığı 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'da ele alınmamıştır. Dava konusu sözleşmenin düzenlendiği 08/03/2012 tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK 100 maddesinde ticaret işler tellalı ücret karşılığı ticari işlere aracılık yapmayı meslek edinen kimse olarak tanımlanmış olup, davacı şirketin ticari tellallık işi yaptığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin ticari tellallık sözleşmesi olduğu kabul edilmiştir. Mülga TTK 106/2 maddesi uyarınca ticari işler tellallığından doğan alacak hakları aracılıkta bulunulan işlemin gerçekleşmesinden itibaren 1 yıllık zamanaşımına tâbidir. Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi devam ederken 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK ticari işler tellallığını kaldırmıştır. Somut olayda 6103 sayılı TTK'nun yürürlük kanunu 7. maddesi uyarınca 6098 sayılı BK 147/5 maddesinin uygulanması mümkün değildir çünkü BK 147/5 maddesinde ticari işler tellallığından doğan alacaklar haricindeki alacaklar yönünden zamanaşımı düzenlenmiştir. Yeni TTK'da ticaret işleri simsarlığının düzenlenmediği ve özel bir zamanaşımı düzenlemesinin de artık mevcut olmadığı dikkate alındığında, ticaret işleri simsarlığına hangi zamanaşımının uygulanacağının ortaya konulması gerekir. TBK'nın 147/5. maddesinde ticaret işleri simsarlığı hariç tutulduğu halde, bu tür sözleşmeler için özel bir kanuni düzenleme de getirilmediğinden, genel zamanaşımını düzenleyen TBK'nın 146. maddesindeki on yıllık zamanaşımının burada da uygulanması gerektiği savunulabilir. Çünkü, anılan 146. madde uyarınca, kanunda aksine bir düzenleme bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. TBK veya başka bir kanun, ticaret işleri simsarlığı için özel bir zamanaşımı süresi getirmediğine göre, bu sözleşmelere de on yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanacağının söylenmesi, hukuken tutarlı bir söylem olabilir ise de; kanunun amaca uygun bir yorumuyla farklı bir sonuca ulaşmak mümkündür. Şöyle ki kanun koyucu simsarlık sözleşmelerini beş yıllık zamanaşımı süresine tabi tuttuğuna göre ve yeni pozitif hukukumuzda ticaret işleri simsarlığı adı altında özel bir sözleşme türü bulunmadığına göre; diğer bir deyişle simsarlık konusundaki özel hüküm- genel hüküm ayrımı kaldırılmış olup ticaret işleri simsarlığı da sonuçta bir simsarlık sözleşmesi olduğuna göre, bu tür sözleşmelere de 147/5. maddedeki beş yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmasının doğru ve kanun koyucunun amacına uygun bir yorum olacağı sonucuna varılmaktadır. Bu hukuki gerekçeyle, simsarlığın türü ne olursa olsun, her türlü simsarlık sözleşmelerinden doğan alacaklar, beş yıllık zamanaşımı süresine tabidir (YAVUZ, a.g.e. s.1320). Somut olayda taraflar arasında komisyon sözleşmesi tarihi 08/03/2012 olup, 6102 sayılı TTK'nın yürürlüğe girdiği tarih olan 01.07.2012 tarihine kadar olan sözleşmeden doğan komisyon alacaklarında 1 yıllık zamanaşımı itirazının kabulü ile bu tarihler arasındaki komisyon alacaklarına hükmedilmemiş, ancak 01.07.2012 tarihinden sözleşme bitim tarihi olan 08.03.2015 tarihine kadar olan ticari simsarlık alacağı için 5 yıllık zamanaşımı süresi sözkonusu olup, birleşen dava tarihi itibariyle bu süre dolmadığından ve 26/04/2019 tarihli dilekçe talep arttırım dilekçesi olup, birleşen dava belirsiz alacak davası olarak açıldığından, belirsiz alacak davasında zamanaşımı dava tarihi itibariyle kesilmiş olmakla 01.07.2012 ile 08.03.2015 tarihleri arasındaki alacaklar yönünden zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir. Bu doğrultuda 01.07.2012 ile 08.03.2015 tarihleri arasında davacının hak ettiği komisyon alacakları aldırılan bilirkişi raporlarında birbirini teyit eder şekilde hesaplanmış olmakla, Euro para birimi üzerinden bakiye alacağın 143.361,98 Euro, GBP para birimi üzerinden bakiye alacağın 73.399,17 GBP olduğu, 08.03.2015 sonrası satışlardan kaynaklı komisyon alacağının ise 39.983,47 Euro olduğu tespit edilmiştir. HMK 107. Maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açılan dava dilekçesinde şimdilik hesaplanabilir miktarın 5.000,00 TL olduğu belirtilerek, yargılamada tespit edilecek alacağın esas faturanın veya ödemeye ilişkin vadenin başladığı tarihten itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep edildiği ve vade yahut ödeme günündeki kur üzerinden tahsil talep edilmediğine göre, davacının seçimlik hakkını Türk Lirası ile ödenme biçiminde kullandığı, bu durumda, davacının seçimlik hakkını ıslah yoluyla "talep arttırım günündeki kur üzerinden tahsil" olarak değiştirmesi söz konusu olamayacağından yabancı para cinsinden belirlenen komisyon alacağının Türk Lirası olarak talep edilmiş olması nedeniyle dava tarihindeki kur üzerinden (Euro kuru 3,3946 GBP 3,8098) Türk Lirasına çevrilerek 902.020,64 TL komisyon alacağının dava tarihi olan 31/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, davalının temerrüde düşürüldüğü ispatlanmamış olması nedeniyle dava tarihinden itibaren işleyecek faize hükmolunarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; A)Davanın mahkememiz asıl dosyası yönünden KISMEN KABULÜ ile, 1-Davada sonra yapılan ödemelerin infazda dikkate alınarak tahsilde tekerrür olmamak üzere 128.610,92 TL asıl alacak yönünden davalının ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 128.610,92 TL asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Kabul edilen asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 25.722,18 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-100.000 USD cezai şart alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.018,90 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 7.336,38 TL harcın mahsubu ile bakiye 22.682,52 TL harç mahkememizce yazılan 27.12.2019 tarihli harç tahsil müzekkeresi ile tahsil edildiği UYAP sisteminden yapılan araştırmada anlaşıldığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 7.369,88.TL (29.20. TL BVH, 7.336,38.TL peşin harç ve 4.30.TL VSH) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğine kabul edilen miktar üzerinden hesap olunan 69.917,64TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğine reddedilen miktar üzerinden hesap olunan 30.000,00.TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, B)Birleşen .... ATM ... E-K sayılı dava dosyası yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile, 902.020,64 TL komisyon alacağının dava tarihi olan 31/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 61.617,02 TL nispi karar ve ilam harcından peşin ve tamamlama ile alınan 42.535,39 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.081,63 TL harçtan mahkememizce yazılan 27.12.2019 tarih, 2019/554 harç tahsil nolu, ... nolu harç tahsil müzekkeresinde belirtilen 74.629,55 TL harcın UYAP sisteminden yapılan araştırmada tahsil edildiği anlaşıldığından, bakiye 19.081,63 TL harcın, tahsil edilen bu harçtan mahsubu ile fazla alınan 55.547,92 TL harcın, harç tahsil müzekkeresinin tahsil edildiğine ilişkin makbuzun davalı tarafça mahkememize ibrazı ve hüküm kesinleştiğinde davalı tarafa iadesine, 2-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 42.568,89 TL (29.20.TL BVH, 85.30.TL peşin harç, 42.450,00 TL tamamlama harcı, 4.30 TL VSH) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğine kabul edilen miktar üzerinden hesap olunan 138.282,89 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğine reddedilen miktar üzerinden hesap olunan 234.749,99 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, C)1-Asıl ve birleşen dava birlikte yürütültüğünden, asıl ve birleşen davada davacı tarafından yapılan toplam 40.023,70.TL (39.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.123,70.TL tebliğ ve posta) yargılama giderinin her iki davadaki toplam kabul ve red oranına göre hesaplanan 18.066,42.TL yargılama giderinin asıl ve birleşen davada davalıdan alınarak asıl ve birleşen davadaki davacıya verilmesine, 2-Asıl ve birleşen dava yönünden birlikte yürütültüğünden asıl ve birleşen davada davalı tarafından yapılan toplam 10,40 TL (tebliğ ve posta) yargılama giderinin her iki davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 5,70 TL yargılama giderinin asıl ve birleşen davada davacıdan alınarak asıl ve birleşen davada davalıya verilmesine, 3-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin (e-duruşma ile) ve davalı vekilinin yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 16/01/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır