İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/489 E. 2024/646 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/489
Karar No
2024/646
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/489 Esas KARAR NO : 2024/646 DAVA : Menfi Tespit ve İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA DEĞERİ : 2.007.550,00-TL DAVA TARİHİ : 21/07/2022 KARAR TARİHİ : 17/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının müvekkilleri aleyhine .... İcra Müdürlüğü’ nün 2022/... E. Sayılı dosyası üzerinden başlattığı takip ile, aslen hakkı olmadığı bir alacağı, kötü niyetle ve müvekkili zarara uğratmak kastıyla tahsil ettiğini, davalı alacaklının kötü niyetli olarak başlattığı ve haksız biçimde tahsil etmeye çalıştığı, borçlar hukukuna göre genel ahlaka aykırı “Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi” adı verilen sözleşmeye istinaden herhangi bir borcunun bulunmadığının tespit edilmesi ve devamında tahsil edilen miktarın istirdadı için iş bu davayı açmak gerektiğini, müvekkillerinden ... San. Tic. Ltd. Şti.’nin temellerinin 1928 yılında İstanbul/...’de atıldığını, o tarihte ... nin kurulduğunu ve günümüze değin de marufiyetini arttırarak varlığını sürdürdüğünü, 2 numaralı müvekkili davacı ... ...'in ise, bahsi geçen davacı müvekkili şirketin ortaklarından biri olduğunu, aynı zamanda davaya konu senetlerde “kefil” olarak imzası bulunduğunu, “teminat senedi” olmasına rağmen “kambiyo senedi” muamelesi ile müvekkil aleyhine ihtiyati haciz kararı tatbik edilen davaya konu takip hakkında davalı ...'ın ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti. isimli dava dışı şirketin tek ortağı ve münferiden müdürü olduğunu, davaya konu senetlerin (534.000 TL, 533.000 TL ve 533.000 TL olmak üzere 3 senet toplamı) davalının eline geçmiş olması esasen; davalının yetkilisi olduğu ... ile müvekkili ... arasında akdedilmiş olan 25.11.2020 tarihli hükümsüz- “Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi”ne ve bu sözleşme karşılığında davalı yana keşide edilmiş olan 25.11.2020 düzenlenme tarihli ve 25.01.2021 ödeme tarihli 500.000’er TL bedelli 3 adet “Teminat Senedi”nden kaynaklanmakta olduğunu, fakat bahsi geçen bu sözleşmede davalı taraf edimlerini yerine getirmediği gibi, müvekkiline yönelik kötüniyetli şekilde haciz işlemleri tatbik ettiğini, adı geçen sözleşmeden kaynaklı müvekkilinin davalı tarafa hiçbir borcunun olmadığını, davalı kendisinin lehdarı, müvekkili ...’nin keşideci ve diğer müvekkil ... ...’in kefil olduğu 500.000’er TL’lik üç adet teminat senedi hakkında ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/... D.İŞ 2021/ ... K. Sayılı kararı ile İHTİYATİ HACİZ almış, bu ihtiyati haczi ise ... İcra Müdürlüğü’nün 2021/... E. sayılı dosyası ile hiçbir edimini yerine getirmediği ve tek bir kuruş bile alacağının olmadığı bir konuda kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe koyduğunu ve 06.09.2021 tarihinde müvekkilinin bir üst başlıkta köklü geçmişine ve tanınmışlığına yer verdiği iş yerine müşterilerinin olduğu sırada fiili hacze geldiğini, salt bu durum bile davalı tarafın ne kadar kötüniyetli olduğunu gözler önüne sermekte olduğunu, davalı tarafça ihtiyati haciz alınarak takibe konulan, ancak aslında hükümsüz olan ve müvekkiline borç yüklemeyen işbu teminat senetlerinin müvekkili üzerinde bir cebri icra tehdidi olarak kullanıldığını, haciz baskısı altında kalan müvekkilinin ise yıllardır süregelen firma olarak kullanıldığını, haciz baskısı altında kalan müvekkilinin ise yıllardır süregelen firma itibarının ve saygınlığının zedelenmemesi ve en önemlisi ... Muhallebicisinin münferiden müdürü ve ortağı olan 75 yaşındaki ... ...’in sağlığı için aslında gerçek ve özgür iradesini yansıtmadığı halde haciz mahallînde işbu icra takibine bir nevi “ödeme taahhüdü” olarak 3 adet senedi davalıya keşide ederek verdiğini, ayrıca aynı gün (06.09.2021) müvekkili ... ..., haciz mahallinde davalı ...’ın vekili Av. ... a 30.000 TL elden nakit ödeme de yaptığını, bu tutarın da istirdat taleplerinden biri olduğunu, bu elden ödemeye ilişkin taraflar arasında imzalanan tutanağın nitekim işbu haricen tahsile ilişkin, mezkur icra dosyasında davalı vekilinin 04.11.2021 tarihli haricen tahsil bildirimi de bulunduğunu, ...'ın müvekkillerin müşkül durumda olmasından ve saflığından istifade edip, adı geçen varlık şirketi ile görüşmeler yaparak tüm borcun daha önce varlık şirketinin dosyadan tahsil ettiği ödemeler dahil- toplamda 10.000.000 TL’ye kapatabileceğini taahhüt ettiğini, zor durumda olan müvekkilinin ise aracı kişiler vasıtasıyla kendisine ulaşan ve güvence verilen davalıya inanmış, varlık şirketi ile finansal müzakerelerin yürütüleceği inancı ile bahsi geçen tutarda borcun kapatılacağını umduğunu, davalı ... ve şirketi ... anılan sözleşmede bahsi geçen “müzakereleri” hiçbir zaman gerçekleştirmemiştir ve hiçbir şekilde kabul manasına gelmemekle birlikte böyle bir müzakere süreci yürütülmüş olsaydı dahi, zaten müvekkillerinin bahsi geçen icra takipleri uyarınca sözleşmede taahhüt edilen 10.000.000 TL’nin çok üzerinde bir borç ödemesi yaptığını, yani işbu sözleşmeden kaynaklı olarak davalı tarafın asla ve kat’a edimlerini gerçekleştirmediğini, buna rağmen müvekkillerinin kötüniyetli davalıya salt haciz baskısı nedeniyle ödemeler gerçekleştirmek zorunda kaldığını, özetle, taraflarınca yapılan kaba hesaplamaya göre bahsi geçen icra dosyaları nedeniyle temlik bedeli dahil...’ın elde ettiği tahsilatların toplamı 16.000.000 TL’yi (OnAltıMilyonTürkLirası) geçkin olduğunu, salt bu durum bile davalının sözleşmedeki edimini yerine getirmediğini açıkça ispat etmekte olduğunu, sonuç olarak müvekkilinin bahsi geçen şekilde bir borcu bulunmadığı halde ödemiş olduğu miktar ile davalı alacaklının haksız kazanç elde ettiği açık olup, bu durumun tespit edilerek müvekkilinin haksız yere uğradığı zararın giderilebilmesi için iş bu istirdat davasının ikame edilmesi zorunluluğunun taraflarınca hasıl olduğunu, müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı toplam 2.007.550,94-TL’nin, aşağıda verilen ödeme tarihlerine göre işletilecek faizlerine göre istirdadına; 30.000 TL’nin ödeme tarihi olan 06.09.2021 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile istirdadına,533.000 TL’nin ödeme tarihi olan 20.09.2021 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile istirdadına, 534.000 TL’nin ödeme tarihi olan 29.10.2021 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile istirdadına, 533.000 TL’nin ödeme tarihi olan 07.10.2021 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile istirdadına, 421,72 TL’nin ödeme tarihi olan 27.12.2021 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile istirdadına, 50.000 TL’nin ödeme tarihi olan 04.02.2022 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile istirdadına, 50.000 TL’nin ödeme tarihi olan 11.02.2022 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile istirdadına, 100.000 TL’nin ödeme tarihi olan 23.02.2022 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile istirdadına, 50.000 TL’nin ödeme tarihi olan 21.03.2022 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile istirdadına, 57.500 TL’nin ödeme tarihi olan 08.04.2022 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile istirdadına, 8.363,30 TL’nin ödeme tarihi olan 08.04.2022 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile istirdadına 1.062,02 TL’nin ödeme tarihi olan 08.04.2022 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile istirdadına, 9.212,45 TL’nin ödeme tarihi olan 12.04.2022 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile istirdadına, 49.913,50 TL’nin ödeme tarihi olan 07.12.2021 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile istirdadına (Haricen Tahsil Harcı) 1.077,95 TL’nin ödeme tarihi olan 08.04.2022 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile istirdadına (Haricen Tahsil Harcı) yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde : müvekkili ...'ın yetkilisi olduğu ... Tic. Ltd. Şti. ile davacı ... Ltd. Şti. Arasında 25/11/2020 tarihinde "Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmedeki bedelin ödenmesi adına da düzenleme tarihleri aynı (25/11/2020), vade tarihleri aynı (25/01/2021), 534.000TL - 533.000TL - 533.000 TL meblağlı 3 ayrı senet davacı ... Muh. ve İşl. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından ... Tic. Ltd. Şti. yetkilisi müvekkili ... lehine keşide edildiğini, sözleşmedeki edimini tamamı ile yerine getiren ... Ltd. Şti. işbu sözleşme ile belirlenen alacağını ve bu bedele ilişkin verilen senetlerdeki meblağları vadesinde tahsil edemediğini, senetlerin vadesinde ödenmemesini takiben davacılara .... Noterliği 30/07/2021 tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarnamesi keşide edildiğini, İşbu ihtarname ile yerine getirilmeyen edimlerin yerine getirilmesi için 3 günlük süre verildiğini, verilen süre zarfında edimlerin yerine getirilmemesi halinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak gerekli her türlü yasal işlemin uygulanacağının ihtar edildiğini, anılan ihtarname ile verilen süre zarfında herhangi bir ödememe yapılmaması ile birlikte müvekkili adına ihtiyati haciz başvurusu yapmak ve alacağın tahsili adına icra takibi başlatılması zorunluluğu doğduğunu, bu doğrultuda ... Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/... D. İş sayılı dosyası üzerinden 2021/557 K. Sayılı karar ile ihtiyati haciz kararı müvekkili lehine verildiğini, söz konusu ihtiyati haciz kararının .... İcra Dairesi 2022/... E. Sayılı dosyası üzerinden takibe konduğunu, işbu icra dosyası üzerinden müvekkili sözleşme ile belirlenen alacağını tahsil edebilme imkanı bulduğunu, sözleşmede belirlenen cezai şart alacağını ise halen dahi alamadığını, bu alacağına ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, takip konusu senedin cevap dilekçesi ekinde sunulan protokol kapsamında teminat amaçlı düzenlendiği karşı tarafça iddia edilmekte olduğunu, İşbu hususun gerçeği yansıtmadığını, takip konusu senedin teminat senedi olmadığını, ödeme maksadı ile keşide edildiğini, kambiyo senedi vasfını haiz olduğunu, taraflarınca alınan ihtiyati haciz kararının da senetlerin kambiyo vasfını haiz olduğunun ispatı niteliğinde olduğunu, ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nce de bu durum tescillenmiştir. Takip ve dava konusu senedin kambiyo senedi vasfını taşıdığına ilişkin en ufak bir şüphe bulunmadığını, teminat senedinin taşıması gereken şartlar Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarınca belirlendiğini, dava ve takip konusu senetler bu şartların hiçbirisini sağlamadığını, senetlerin vadesi belirli olup vade kısmına teminat senedi kaydı düşülmediğini, senetlerin ön yüzüne herhangi bir kayıt düşülmediğini, ayrıca davacı yanın taleplerinde çelişki söz konusu olduğunu, sözleşmenin geçersizliği iddia edilmekte olup aynı anda senetlerin sözleşmeye bağlı olduğu, bir noktada da sözleşmenin geçerli olduğunu iddia ettiklerini, sözleşmenin geçerli olduğu senaryoda müvekkili üzerine düşen edimleri açıkça yerine getirdiğini, şayet sözleşme geçersiz ise yapılmış olan tahsilatın kambiyo senedine dayalı olacağını, kambiyo senetlerinde mücerretlik ilkesi uygulandığını, senedin düzenlenmesine yol açan asıl borç ilişkisinin ne olduğunun bilinmesine imkan olmadığını, bu sebeple, herhangi bir ihtilaf halinde, hamil, davasını sadece bu kıymetli evraka dayandırabilir; temelde yatan asıl borç ilişkisinin varlığını ve mahiyetini ispat zorunda olmadığını, takipte dayanılan bonoda, bononun teminat amaçlı verildiğine yönelik bir açıklama olmadığı gibi, taraflar arasında düzenlenen kredi sözleşmesinde de dayanak senedin teminat olarak verildiğine dair bir kayıt bulunmadığını, mahkemece, itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçelerle şikayetin kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediğini, davacı tarafın taraflar arasında imzalanan "Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi" gereğince müvekkilinin yetkilisi bulunduğu şirketin ve müvekkilinin üzerine düşen hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahisle davacıların borçlu olmadığının tespitini ve ödenen bedellerin istirdadını talep ettiğini, taraflar arasında imzalanan "Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi"nin konusu davacı ... Muh. ve İşl. San. Tic. Ltd. Şti. ve yetkilisi ... ...'in ... A.Ş.'den almış olduğu kredinin ödenmemesi nedeniyle icra takiplerinin açılması (.... İcra Müdürlüğü 2019/... E. / ... İcra Müdürlüğü 2019/... E. / .... İcra Müdürlüğü 2019/ ... E.) ve açılan bu takiplerdeki alacakların Düzenleme Şekliyle Alacağın Devri sözleşmesi sonrası... A.Ş.'ye temliki, temlik edilen bu alacağa ilişkin borçluların taşınmazlarına koyulan ipotek/hacizlerin gösterilecek bir 3. kişiye temliki için gerekli müzakerelerin danışman tarafından yürütülmesine ilişkin olduğunu, Anılan Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi'nin 2. Maddesinde "Bu süreçte alacaklı '... A.Ş.' ile borçlu '... Ltd. Şti. anlaştığı zaman söz konusu hizmeti Danışman tamamlamış olacaktır. Söz konusu borcun, '... A.Ş.'nin ipotek altında tuttuğu gayrimenkullerden bugüne kadar elde ettiği gelir ile birlikte en fazla 10 milyon TL bedelle kapatılması için danışman çalışacaktır. Ayrıca danışman, '... Ltd. Şti.'nin '...i A.Ş.'ye olan borcunu kapatırken temlik alınacaktır." hükmünün taraflarca kararlaştırıldığını, burada görüleceği üzere Danışman söz konusu borcun 10 milyon TL'yi geçmemesi için çalışacak, borcun ödenmesi ile birlikte alacağın temlik alınmasını sağlayacağını, Danışman'ın önceliği alacağın temlik alınması hususu olduğunu, söz konusu borcun 10 milyon TL'yi geçmemesi adına Danışman'ın çalışacağının belirtildiğini, herhangi bir kesinlik şart koşulmadığını, Alacağın/Borcun temlik alınması hususunun ise mutlak bir şart olarak belirlendiğini, Danışman'ın sözleşme çerçevesinde yapmış olduğu faaliyetlere bakılacak olursa borç bedelinin 10 milyon TL altında kalması hususunun mutlak zorunluluk gerektirmiyor olsa da her iki koşulun da gerçekleşmiş olduğunu, danışman üzerine düşen yükümlülüklerin tamamını yerine getirmiş olduğunu, ... Ltd. Şti. ile... A.Ş. Arasında imzalanan 23/12/2020 tarihli Borç Tasfiye Protokolünde görüleceği üzere borç miktarı 9.600.000 TL olarak belirlenmiştir, protokole uyulması durumunda alacağın borçlulara veya kendilerinin gösterecek oldukları 3. kişilere temlikinin gerçekleştirileceği hüküm altına alınmıştır. Danışman ... Tic. Ltd. Şti. ve müvekkil ...'ın Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi ile vaat edilen edimlerini açıkça yerine getirmiş olduğunu, .... Noterliği, 13/07/2021 tarih ve ... yevmiye no'lu Temlik Sözleşmesi (EK-5) ile birlikte... A.Ş.; ... A.Ş. kredi borçlusu ... Ltd. Şti. ve kefillerinin (...'a .... Noterliği'nin 05/12/2019 tarih ve ... yemiye numaralı alacak temliki beyanı ile temlik edilmiş kredi alacaklarının -gayri nakdi alacaklar hariç-) tahsili için açılan .... İcra Müdürlüğü 2019/... E. / İstanbul 36. İcra Müdürlüğü 2019/ ... E. / .... İcra Müdürlüğü 2019/... E. sayılı dosyaları ve bu dosyaları konu ipotekleri yetkilisi davacılardan ... ... olan "... Limited Şirketi"ne temlik ettiğini, müvekkili ... ve yetkilisi olduğu ... Tic. Ltd. Şti.'nin Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi çerçevesinde yerine getirmediği edimi bulunmadığının böylece ispat olunmakta olduğunu, davacı tarafın borç miktarının müzakere edilmesi ve temlik alınması konularında müvekkili ...'ın hiçbir emeğinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin hiçbir müdahalesi olmadan söz konusu müzakere ve anlaşmaların tamamen davacılar tarafından yürütüldüğünü iddia etmekte olduğunu, uzunca süre hiçbir mesafe kat edilemeyen bir hususta, müvekkilinin müdahalesi olmaksızın taraflarca yapılan sözleşme sonrası kendiliğinden sorunun çözülmüş olmasının hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, davacı yanın iddiasının rasyonel olmaktan çok uzak olduğunu, dava dilekçesinin 15. Maddesinde "Davalı ... ve şirketi ..., anılan sözleşmede bahsi geçen "müzakereleri" hiçbir zaman gerçekleştirmemiştir şeklinde kötüniyetli ve gerçek dışı iddiada bulunulduğunu, davacılar tarafından açılmış olan kötüniyetli, haksız, dayanaksız davanın ve istirdat talebinin reddine, yargılama giderleri ile ilam vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Mahkememizde açılan işbu dava, davacılar aleyhine haklı sebebe dayanmadan yapılan .... İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı icra takibi sonucunda kötü niyetle, davacıları zarara uğratmak kastı ile yapılan takip sonucu, alacağın tahsil edilmeye çalıştığını belirterek, hukuka ve ahlaka aykırı, "Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi" adı verilen sözleşmeye istinaden davacıların davalı yana borcu bulunmadığının tespiti ve varsa yapılan tahsilat miktarının davalıdan istirdatına karar verilmesi, talep ve dava edilmiştir. Mahkememizce celp edilen ticaret sicil kayıtlarına göre, davacı ... ve İşl. .. Ltd. Şti'nin 1928 yılında İstanbul/...'de kurulduğu, davacı ... ...'in işbu şirketin ortaklarından biri olduğu ve dava konusu edilen senette davacı şirketin borçlu, ... ...'in kefil olarak yer aldığı dosya içerisine celp edilen bilgi ve belgelerle, dava dilekçesi ile sabittir. Mahkememiz tarafından celp ve incelenen .... İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı icra dosyasında, davalı ...'ın, davacılar, ..... LTD. ŞTİ ve ... ... aleyhine 25/01/2020 düzenleme tarihli 25/01/2021 vadeli 500.000-TL ve düzenleme tarihi ve vadesi aynı olan 500.000'er TL'lik olmak üzere toplam 3 adet bonoya dayalı 1.500.000-TL asıl alacak ve vadesi ile takip tarihi 09/09/2021 arası işleyen faiz miktarı ve komisyon olarak 172.660-TL feri alacak talep edilen toplam 1.672.660- TL üzerinden ... ATM'nin 2021/...-557 sayılı D.iş dosyasında alınan ihtiyati haciz kararına dayalı olarak kambiyo senetlerine müstenit yolla icra takibi yapıldığı ve takibin kesinleştiği, görülmüştür. Takip konusu senetlerde teminat senedi olduğuna ilişkin ve senetlerin ... Ltd. Şti. İle ... Ltd.Şti. Arasında yapılmış bulunan "Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi"nin teminatı olduğu, bu nedenle ihtiyati hacze ve icra takibine konu edilmesinin hukuka uygun olmadığı, sırf davacıları kötü niyetle haciz baskısı altına alarak teminat senetlerinin icra takibine konu edildiği, oysa şirketin ortağı ve müdürü olan ... ...'in iki numaralı davacı ... ...'in 75 yaşındaki babası olup, haksız ve hukuka aykırı olarak muhallebici dükkanına 06/09/2021 tarihinde davalının ihtiyati haciz kararına dayanarak hacze gelindiği ve davalı tarafın, müşterilerin olduğu sırada restauranttaki masa sandalye ve kasa gibi emtiaların haczini talep ettiğini ve haciz sırasında dükkanda olan davacı ... ...'in, babası ... ...'nin kronik kalp rahatsızlığı olması sebebiyle haciz baskısı altında, bu baskıya dayanamayacağı düşüncesi ile davalıya üç adet kambiyo senedi teslim etmek zorunda kalmış ve bunun karşılığında o gün itibariyle davalı tarafça fiili haciz yapılmadığı , ... ... tarafından verilen (534.000 + 533.000 + 533.000 TL bedelli) 3 adet toplam 1.600.000-TL meblağlı senetler verildiği ve ayrıca haciz mahallinde 06/09/2021 günü ... ... tarafından davalı vekili Av. ... 'e 30.000-TL nakit elden ödeme yapıldığı, istirdat talebi konusunun bu ödeme olduğunu, haciz sırasında yapılan senetlere karşılık peyderpey ödemeye devam edildiği ve davalının elinde sadece teminat senedi değil, haciz baskısı altında alınan kambiyo senetlerinin de bulunduğunu ve toplam yapılan ödemenin 2.007.550-TL olduğunu belirterek, dava konusu icra takibine konu 69,70,71 nolu senetlerden ve bu senetlere dayalı yapılan icra takibinden ötürü ( .... İcra Müdürlüğünün 2021/... esas) borçlu olmadığının tespiti ile, davacıların borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldıkları 2.007.550,94-TL'nin ödeme tarihlerinde itibaren işleyecek faizleri ile birlikte istirdadına karar verilmesini, talep ve dava etmişlerdir. Davacı ayrıca dava dilekçesinde, borç ilişkisinin dayanağı yapılan 23/11/2020 tarihli (25/11/2020'de imza edilmiş) Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi'nin yapılmasının sebebi olarak, davacı ... .. Ltd. Şti.'nin borçlu dava dışı... .. AŞ'nin temlik alan sıfatı ile alacaklı olduğu .... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas (İpoteğin paraya çevrilmesine ilişkin takip) ve İstanbul 36 İcra Müdürlüğünün 2019/574 esas sayılı dosyada, aile içi bazı mirasçıların davacı şirketi ciddi borç yükü altına soktuğu, davalı ...'ın da davacıların bu durumunu bilmesinden istifade ederek... Şirketi ile görüşmeler yaparak, toplamda daha önce yapılan ödemelerle birlikte borcun 10.000.000-TL 'ye kapatılabileceğini taahhüt etmesinden kaynaklandığını ve davacıların davalıya inanarak Varlık Şirketi ile finansal müzakereler yürüteceği inancı ile borcun kapatılması için dava konusu 25/11/2020 tarihli dava dışı ... ile Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi imzalandığını , sözleşmeye göre ... "... AŞ'nin ... AŞ'den temlik aldığı , temlik devir bedeli 5.368.490-TL olan davacı şirket borcunun görüşülmesi, davacı ..... Ltd. Şti ve ortaklarına ait taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin kaldırılması için müzakereler yapılması,... Aş ile borçlu davacı şirket anlaştığı zaman dava dışı ...'nin söz konusu sözleşme gereği vereceği hizmeti tamamlanmış olacağı, borç en fazla 10.000.000-TL bedelinde kapatılmasına çalışılacak ve ayrıca danışman şirket , "... Ltd. Şti." , "... AŞ" borcunu kapatırken temlik alacağı " belirterek, danışmanlık sözleşmesinin ve bu sözleşmeye dayalı doğan borcun sebebini açıklamış ve davalı ... ve şirketi ...'nin sözleşmedeki bahsi geçen müzakereleri yürütmediğini, sözleşmede taahhüt edilen 10.000.000-TL'nin çok üzerinde borç ödemesi yapıldığını belirterek, davalının şirketi ve davalının sözleşmeden kaynaklanan edimi ifa etmediğini, bahsi geçen icra dosyalarının halen açık olduğunu, Davacı ... Göçmenin sahibi olduğu dava dışı ... .. Ltd. Şti.'nin ... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas (İpoteğin paraya çevrilmesine ilişkin takip) ve ... İcra Müdürlüğünün 2019/574 esas sayılı dosyalarında... Aş'den 13/07/2021 tarihinde 5.200.000-TL bedelle temlik aldığını, böylece 10.000.000-TL çok üzerinde ödeme yapılmasına sebebiyet vermiş olduğu iddiası ile hizmetin verilmediğini ve... AŞ'ye 16.357.325,11-TL ödeme yapılmak zorunda kaldığını belirterek, davalının sahip olduğu şirketin sözleşme gereği üstlendiği edimi ifa etmediği ileri sürülmüştür. Mahkememiz tarafından tüm deliller toplandıktan sonra dosya kendisine tevdii edilen Prof. Dr. ... ve mali müşavirler ... ve ... tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; "Davacı şirket ile dava dışı danışman şirket olan ... Limited Şirketi arasında 23.11.2020 tarihli Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi kurularak simsarlık ilişkisinin tesis edildiği, 23.11.2020 tarihli Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi kapsamında danışmanlık ücretinin doğumu için gerekli anlaşmanın 23.12.2020 tarihinde Borç Tasfiye Protokolü başlıklı olarak akdedildiği, ancak bu protokolün ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi nin protokole uygun ödeme yapmaması nedeniyle münfesih olduğu, Bu çerçevede dava konusu uyuşmazlıkta danışmanın danışmanlık ücretinin mevcut olduğu, yapılan ödemelerin haksız olmadığı, Muhterem mahkemece aksi kanaatte ulaşılması ihtimalinde BK m. 117 uyarınca temerrüt tarihinin ödeme tarihleri itibariyle hesaplanacağı, bu çerçevede yapılan ödemeler nedeniyle talep edilebilecek tutarın, dava tarihi itibariyle 241.927,14 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.249.478,08 TL olacağı " şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür. Mahkememiz tarafından Celp Edilen .... İcra 2019/... Esas sayılı icra takibinde, ...'ın ipoteğin paraya çevrilmesi yönünde icra takibine geçtiği ve alacağın 16.394.183,21-TL olup 13/03/2019 itibariyle 5.332.860,00-TL'nin ödendiği, davacıların aynı zamanda bu takibin borçlusu olarak yer alıp kalan borç miktarının 11.061.323,21-TL olduğu görülmüştür. Mahkememiz tarafından davacı yan talebi üzerine... AŞ'ye müzekkere yazılmış ve... Aş tarafından verilen 01/11/2023 günlü müzekkere cevabında, "Davacı ... Ltd. Şti.'nin ... AŞ'den... AŞ'nin .... Noterliğinin 05/12/2019 tarih ve 18030 yevmiye numaralı temliknamesi ile temlik aldığı borçların tahsili için, davacı şirketi temsilen ... ve ... ... ile gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde 23/12/2020 tarihli Borç Tasfiyesi Protokolü imzalandığını ancak söz konusu protokolün davacı şirketin protokole uygun ödeme yapmaması sebebi ile münfesih olduğunu, 23/12/2020 tarihli protokol ile 13/07/2021 tarihli Temlik Sözleşmelerinin ,... Aş ile ... Gıda .. Ltd. Şti ve yetkilileri ile yapılan müzakere sonucunda sonuçlandırıldığı, sonuç müzakerelere ... ve ...'nin katılmadığını bildirmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunduğu 01/02/2024 günlü dilekçe ile üçüncü şahıs... AŞ'nin mahkememize verdiği 01/11/2023 tarihli müzekkere cevabına itiraz edilmiş , davalının... ile davacılar ve üçüncü şahıs ... Gıda arasındaki müzakereleri organize ettiğini, buna ilişkin 17/12/2020 tarihli... AŞ merkezinde gerçekleşen toplantıya bizzat iştirak edildiğine ilişkin WhatsApp görüntüleri dosyaya sunulmuş ve tanıkların dinlenilmesi istenilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu alındıktan sonra davacı yanın 17/10/2024 günlü duruşmada taraflar arasındaki sözleşmenin simsarlık sözleşmesi olduğunu kabul etmediklerini,... AŞ ile yapılan sözleşmede davalı yanın dahilinin olmadığını, rapordaki hukuki değerlendirmeyi kabul etmedikleri sadece yapılan iadeye yönelik hesaplamaya katıldıklarını, danışmanlık hizmeti verilip verilmediğinin belirlenmesini, mahkemece tespiti talep ettiklerini, davalı yan da Danışmanlık Sözleşmesi gereğince üstlendikleri edimi ifa ettiklerini, davalının ortağı olduğu ...'nin... ile olan sözleşme gereği üzerine düşen edimin ifa edildiğini, ... Gıda isimli şirketin... Aş ortakları ... ve ... 'nun ... ...'in yetkilisi olduğu ... Gıda şirketinin vekilleri olduğuna ilişkin vekaletname örneğinin ve ticaret sicil kayıtlarının mevcut olduğunu, beyan etmiş, mahkememizce tarafların delil sunma süresinin geçmiş olmasından sonra ileri sürdükleri yeni delil toplama niteliğindeki taleplerinin 17/10/2024 tarihli duruşmada reddedilerek mahkememizin 23/05/2024 tarihli ara karar doğrultusunda taraflara sözlü yargılama ihtaratı yapıldığı gözetilerek sözlü yargılamaya geçilmiştir. Mahkememizce yapılan değerlendirme sonucunda, davacı şirket ile dava dışı , davalının ortağı ve temsilcisi olduğu ... .. Ltd. Şti. Arasında 23/11/2020 tarihinde hazırlanan ve 18. Maddenin altında 25/11/2020 yazılan sözleşmede danışman ... ve davalı ...'ın yetkili müdür olarak imzası bulunan ve yine davacı ...nin ve müteselsil kefil olarak ... ...'in isim ve imzalarının bulunduğu ve bu sözleşme nedeniyle danışmanlık hizmeti karşılığında davacılar tarafından dava konusu icra takibine konu 3 adet 500.000-TL bedelli bonoların teslim edildiği ve .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı icra dosyasında icra takibine konu edildiği, ihtiyati haciz sırasında 06/09/2021 günlü Protokol ile , borç miktarının 1.632.457,80 TL olarak belirlendiği, icra borcuna mahsuben 30.000-TL nakit ödeme yapıldığı, borcun kalan kısmı için 20/09/2021 ve 07/10/2021 tarihli 533.000-TL'lik 2 senet ile 30/10/2021 tarihli 534.000-TL 'lik senetler verildiği, borcun senetleri teslim eden ... Ltd. Şti ve davacı ... Ltd. Şti. İle ... ... tarafından kabul edilerek, senetlerin davalı alacaklı vekili olarak ... 'a teslim edildiği, sözleşmede herhangi bir itirazın kaydının yer almadığı, görülmüştür. Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile ve dosyaya sunulan taraf şirketlerin veya vekillerin davalı ile yapılan whatsapp yazışmalarında esasen görüşmelere davalının sözleşmenin tarafı ... adına katıldığı, davacılar ile dava dışı... arasında 23/12/2020 tarihli Borç Tasfiye Protokolünün imzalandığı ancak Protokol gereği ödemelerin yapılmaması sebebiyle sözleşmenin münfesih haline geldiğinin ... Varlış Aş tarafından bildirildiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporu ve dava dışı ... Ltd. Şti'nin davacılar ve ... e çektiği 16/07/2021 tarihli ve ... yevmiye nolu Noter İhtarnamesi ile sözleşme gereği ödemelerin yapılmasının talep edildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin kapsamı itibariyle TBK 520 maddesi gereğince, taraflar arasındaki ilişkinin, davalının dava konusu davacılara ait borcun üçüncü şirketlerle yapılandırması ve ödenecek miktarın belirlenmesi kapsamında yapılacak sözleşmenin sunulması koşullarının belirlenmesine yönelik simsarlık sözleşmesi niteliğinde bulunduğu ve simsarın taraflar arasında sözleşme kurulmasına aracılık etmeyi ve imzalanmasını sağlamakla ücrete hak kazanacağını, sözleşmede simsarın isminin yer almamasının, sözleşme konusu müzakerelerin yapılmasına davalının ve ... Aş nin katılmadığı anlamına gelmeyeceğine ilişkin bilirkişi tespitlerinin , dosyaya sunulan whatsapp yazışmaları ve dosya kapsamındaki borç tasfiye protokolü sonrasındaki hizmetin verildiğine ilişkin whatsapp yazışması ve özellikle 06/09/2021 tarihli davacıların ve davalı alacaklı vekilinin imzasını taşıyan Protokol kapsamı ile hizmetin verildiğinin ve borcun kabul ve ikrar edildiği görülmekle, davacıların borcun ödenmesine yönelik yapılan ödeme ve borcun tasfiyesi için verdiği senetlerin kapsamında yapılan ödemeler nedeniyle bu protokolün ortadan kaldıracak nitelikte bir irade sakatlığı ve protokolün iptaline ilişkin belge sunulmadığından TBK 521 maddesi gereğince, davalının 23/12/2020 tarihli Borç Tasfiye Prokolünün yapımına katıldığına ilişkin davacıların vekilleri Av. ... ile davalı arasında yapıldığı tespit edilen whatsapp yazışmaları ve bu şahsın davacılar vekili sıfatı ile daha sonra yapılan sözleşmeye katıldığı anlaşılmakla, davalı yanın 23/12/2020 Tarihli Protokolün yapılması ile ücrete hak kazandığı mahkememizce benimsenmiş ve yapılan ödemelerin haksız olmadığı kabul edilerek davacılar tarafından açılan davanın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca davalı yan cevap dilekçesi ile karşı dava açmış ise de, karşı dava ile talep edilen miktar için harç yatırılmadığı gibi mahkememizce verilen süre içinde herhangi bir harç yatırılmadığı anlaşılmakla, mahkememizce karşı dava yönünden dosya tefrik edilerek 2022/... Esas sayılı dosya haline gelmiş ve davanın 2023/ ... karar sayısı ile , HK 28,30 ve 32. Maddeleri gereğince dosya işlemden kaldırıldıktan sonra harç tamamlanmadığı için HMK 150. Gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmış, bu nedenle karşı dava yönünden hüküm fıkrasında herhangi bir karara yer verilmemiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacıların, davalı aleyhine açtıkları menfi tespit ve istirdat davasının, dava konusu hizmetin davalı ve şirketi tarafından verilmiş olması tespit edilmiş olması sebebiyle sübuta ermeyen davanın REDDİNE, 2-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 34.283,96 TL peşin harçtan, alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının düşümü sonucu başkaca harç alınmasına yer olmadığına , kalan 33.856,36‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE, 3- Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 280.830,60 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya ÖDENMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı tarafından yapılmış yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine YER OLMADIĞINA, 6-Devletçe karşılanan 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ... Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.17/10/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/489, K. 2024/646, T. 17.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-16-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-489-e-2024-646-k-efee1de4d0bd