İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/7 E. 2025/10 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/7
- Karar No
- 2025/10
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/7 Esas KARAR NO : 2025/10 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 06/01/2025 KARAR TARİHİ : 09/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ..., ... İşi .... İhale Kayıt Numarası ihaleye çıkmış olup yapılan ihaleye istinaden ihaleye konu işin yapımını müvekkili şirket uhdesinde bırakıldığını, müvekkili şirketin ihale kapsamında teknik şartnameye ve sözleşmeye uygun bir şekilde tüm edimleri yerine getirdiğini, ancak davalı ... Üniversitesine bağlı Yapı İşleri Teknik ve Daire Başkanlığı işin yapımı sürecinde yapılan işe ilişkin müvekkili şirketten iş programı dışında taleplerde bulunduğunu, ek işlerin yapılmasını kararlaştırdığını, ihaleye konu işin ihale öncesinde programlanması ve teknik şartnamesinin ihaleye çıkan idare yetkilileri tarafından hazırlanmış olmasına rağmen işin yapımı aşamasında idare tarafından öngörülmeyen teknik konular sebebi ile müvekkili şirkete ek mali yükümlülükler doğuracak değişikliklere gidildiğini, talep edilen bu değişiklikler müvekkil şirkete ek mali yükümlülükler doğurduğunu, müvekkil şirket tarafından ihaleye konu işin eksiksiz olarak yapılmış olmasına rağmen davalı idare tarafından müvekkili şirketin hak etmiş olduğu ödeneklerin eksik ve hatalı hesaplandığını, bu kapsamda davalı idare tarafından ihale kapsamında programlanan işler dışında ek işlerin yapılması sonradan planlanmış ancak 2023 yılının ocak ayı itibariyle iş programı davalı idare tarafından revize edilmediğini, davalı idare tarafından iş programının revize edilmemesi sebebi ile müvekkil şirketin zararlarının söz konusu olduğunu, işbu zararların davalı idareden tazmini gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin dava, talep ve sair hakları saklı kalmak kaydıyla 2023 yılının ocak ayı itibariyle iş programının revize edilmemesi sebebi ile eksik hesaplanan şimdilik 10,00-TL, Hidrolik Kapı İtici Yerine Uygulaması Yapılan Kayar ... İtici Ekipmanı Arasındaki Fiyat Farkının Usulsüz Hesaplanması sebebi ile ödenmesi gereken şimdilik 10,00-TL, Akdedilen sözleşme nedeniyle uğranılan müspet zarara ilişkin şimdilik 10,00-TL, ek iş nedeniyle ödenmesi gereken fazla ücret alacağı için şimdilik 10,00-TL, enflasyon farkı nedeniyle ödenmesi gereken şimdilik 10,00-TL, malzeme fiyatlarındaki öngörülemez fiyat artışı nedeniyle meydana gelen zarar için şimdilik 10,00-TL, uyarlama nedeniyle meydana gelen fiyat farkı alacakları için şimdilik 10,00-TL alacakların işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Dosyada taraf teşkili henüz sağlanmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemlerine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 1/1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir. Görev, belirli bir konudaki davaya o yerdeki mahkemelerden hangisinin bakabileceğini ifade eder. HMK'nun 115. Maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartıdır ve hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi mahkemece de resen incelenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, anılan kanunun 5.maddesinde Asliye Ticaret Mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz, TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olmasını sağlamaz. Başka ifade ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Somut olayda; HMK 'nun 114. maddesinde düzenlenen dava şartları, 116. maddesinde düzenlenen ilk itirazlar ile 142. maddesinde düzenlenen zamanaşımı defi ve hak düşürücü sürelere yönelik yapılan incelemede; taraflar arasındaki uyuşmazlığın ... Muhtelif Binaların Yangın Önlemleri İşi kapsamında taraflar arasında yapılan sözleşme nedeniyle yapılan işlerle ilgili olarak davalı idare tarafından ödeneklerin eksik ve hatalı hesaplandığı iddiasına dayalı alacağın tahsili istemine ilişkin olduğu, 6102 Sayılı TTK'nun 5/1. maddesinde “aksine hüküm bulunmadıkça dava konusu şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevli” dir hükmünü havi olduğu, 6102. Sayılı TTK nun 4. Maddesinde ise her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlarda doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın 4.maddenin a,b,c,d, e,f bentlerinde sayılı davaların ticari dava olduğu belirtilmekle; uyuşmazlığa konu eser sözleşmesinin TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlendiği, Türk Ticaret Kanununda düzenlenmediği, davalı üniversitenin tacir niteliğinde olmadığı ve eser sözleşmelerinden kaynaklı alacak davalarının mutlak ticari dava mahiyetinde olmadığından uyuşmazlığın çözümünde Ticaret Mahkemesinin görevli mahkeme olmadığı, HMK 2. Maddesinin (2). Bendine göre " Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." hükmü uyarınca huzurdaki dava dosyasında Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli mahkeme olduğu anlaşıldığından iş bu dava dosyamız açısından HMK'nın 114 maddesinde düzenlenen görev dava şartının sübut bulmadığı kanaatiyle davanın, HMK'nın 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.( Emsal nitelikte; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesinin ...Esas, ... Karar sayılı ilamı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesinin ... Esas,... Karar sayılı ilamı ) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; Davanın, HMK'nın 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nın 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nın 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, 6-Davacının ihtiyati tedbir talebinin görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. 09/01/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*