İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/563 E. 2024/682 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/563
- Karar No
- 2024/682
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/563 Esas KARAR NO : 2024/682 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 26/09/2024 KARAR TARİHİ : 06/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında ... 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılmış olup takip kesinleşmiş ve hacizler yapıldığını, müvekkilinin kefil olarak imzaladığı senetler üzerinde tahrifat yapılarak borc senetleri TL üzerinden hazırlanıp imzalattırılmış sonradan dolar yazılarak arttırıldığını, sıralı senetlerden ilk 5 senet bu senetlerden önce ... 24. İcra Müdürlüğünün ... esas ile icraya konulduğunu ve gayrimenkul haciz ve satış baskısı altında sıralı 10 senedin bedelinin tamamı ödendiğinden bu senetlerdeki borcun da dolar üzerinden ödendiğini, senetlerin 31/03/2021 tanzim tarihli olarak 10 adet sıralı şekilde rakamla bedel kısmının # 5.000 # üstteki Türk lirası yazısı ile bedelin yazı ile olan kısmı ise boş olarak .... ve müvekkilinin ...a (kefil olarak ) imzalattırıldığını, senetlerin imza altına alınırken üstte bedel kısmına 5.000 yazılıp kapatılmış bedelin üstündeki Türk lirası kısmı da çizilmemiş olduğundan yazı ile olan bedel kısmının da boş olarak borçlulara imzalatıldığını, müvekkilin her senet bedeli için 5.000 Türk lirası olarak kefil olduğunu, ancak senet borçlulara imzalattırıldıktan sonra alacaklı ... tarafından senette tahrifat yapılarak bedel kısmına sonradan $ işareti eklenmiş üstteki Türk lirası yazısının üstü çizilmiş ve yazı ile olan kısma Beş Bin Dolar yazılarak başlangıçta 5.000 Türk lirası olarak imzalanan senetlerdeki alacak tahrifat ile 5.000 dolara çevrilmiş ve kötü niyetli şekilde takibe konulduğunu, takibe konulan ve bu dava ile iptalini talep ettikleri senetlerin 5.000,00 USD Fiili Ödeme Tarihi 30/10/2021 vade tarihli 6.nolu senet ile 5.000,00 USD Fiili Ödeme Tarihi 30/11/2021 vade tarihli 7. nolu senet olduğunu, tahrifat iddiasının haksız fiil niteliğinde olduğundan, bu iddiayı ileri süren kişinin iddiasını HMK.nun 293. maddesi gereği tanık ile kanıtlayabileceği kabul edildiğini, 08.05.2007, ..., ... bedelde değişiklik yapılması halinde örneğin 1000 lira 10.000 lira olarak değiştirilmişse değiştirmeden önce imza atanlar 1000 liradan sonra imza atanlar 10.000 liradan sorumlu olacaklarını, ancak hamil kalan 9000 lira için tahrifat yapan ve ondan sonra gelenlere başvurabileceğinden 1000 lirayı ödeyenler poliçenin iadesini isteyemeyeceklerini, ödemenin poliçe üzerine işaret edilmesini ve kendisine makbuz verilmesini isteyebileceğini, icra takibine konulan senetlerde sadece ...'in adresi yazıldığını, müvekkilinin adresi yazılmadığını, protestoda senetlerdeki adrese yapıldığını, müvekkilinin senetlerdeki adrese yapılan protestodan bilgisi olmadığından müvekkile kefil olarak protesto ile senedin ödenmediğinin bildirilmediğini, müvekkilinin icra takibi ile senetlerden haberdar olduğunu, senetlerdeki müvekkiline karşı faiz hesabı yüksek oranlarda hesaplandığını ayrıca hem dolar üzerinden hem de ödeme gününden başlatılarak hatalı ve haksız yapıldığını, müvekkiline protesto çekilmediğinden takipteki protesto bedeli de haksız olarak talep edildiğini, ... 23. İcra Dairesi ...Esas ile açılan icra takibinde müvekkilin evi için satış işlemleri başlatıldığından itiraz konusu bu iki senette dahil sıralı on senedin tamamının bedeli ödeme günündeki dolar kuru üzerinden ...'nin banka hesabına müvekkilim tarafından ödendiğinden satıştan vazgeçilmiş tüm hacizlerin kaldırıldığını ve taraflarınca dosyaya haricen tahsil harcı yatırıldığını, ödeme dekontlarını dosyaya sunduklarını, ayrıca 100.000 tl Türk lirasıda aynı dönemde elden tanıklar huzurunda nakit olarak ...'ye ödendiğini, menfi tespit davasına konu olan senetler usd olarak ödendiğinden ... 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya borcunun mevcut olmadığının tespiti ile fazla ödenen kısmın iadesine, haksiz takip nedeniyle davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Dosyada taraf teşkili henüz sağlanmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... 9. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, esnaf tacir araştırması delil olarak değerlendirilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 1/1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir. Görev, belirli bir konudaki davaya o yerdeki mahkemelerden hangisinin bakabileceğini ifade eder. HMK'nun 115. Maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartıdır ve hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi mahkemece de resen incelenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, anılan kanunun 5.maddesinde Asliye Ticaret Mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz, TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olmasını sağlamaz. Başka ifade ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Somut olayda; HMK 'nun 114. maddesinde düzenlenen dava şartları, 116. maddesinde düzenlenen ilk itirazlar ile 142. maddesinde düzenlenen zamanaşımı defi ve hak düşürücü sürelere yönelik yapılan incelemede; taraflar arasındaki uyuşmazlığın taraflar arasında Türk lirası üzerinden keşide edilen senetlerin davalı tarafça tahrif edilerek USD cinsinden alacak talep edildiği iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkin olduğu, senet üzerinde tahrifat iddiasında bulunulması sebebiyle mevcut durumda dava konusu senetlerin kambiyo vasfını haiz olmadığı, tarafların tacir olmadığı, 6102 Sayılı TTK'nun 5/1. maddesinde “aksine hüküm bulunmadıkça dava konusu şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevli” dir hükmünü havi olduğu, 6102. Sayılı TTK nun 4. Maddesinde ise her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlarda doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın 4.maddenin a,b,c,d, e,f bentlerinde sayılı davaların ticari dava olduğu belirtilmekle; davacı tacir olmadığından ve uyuşmazlık Türk Ticaret Kanununda düzenlenmediğinden uyuşmazlığın çözümünde Ticaret Mahkemesinin görevli mahkeme olmadığı, HMK 2. Maddesinin (2). Bendine göre " Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." hükmü uyarınca huzurdaki dava dosyasında Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli mahkeme olduğu anlaşıldığından iş bu dava dosyamız açısından HMK'nın 114 maddesinde düzenlenen görev dava şartının sübut bulmadığı kanaatiyle davanın, HMK'nın 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; Davanın, HMK'nın 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nın 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nın 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi.07/11/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*