İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/170 E. 2024/696 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/170
- Karar No
- 2024/696
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/170 Esas KARAR NO : 2024/696 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 27/10/2016 KARAR TARİHİ : 07/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile 26/08/2015 tarihli sözleşme tutanağı gereğince, dava dışı olan ... Tic. Ltd. Şti ile yapılmış olduğu sözleşme gereği bu şirketin ... 'in Türkiye alt lisansörü ile 11/04/2014 tarihinde yapmış olduğu sözleşmenin bütün haklarını (...'in bayilik ve yatırılan 25.000 USD Doları) devir aldığını, iş bu sözleşme tutanağından sonra müvekkili şirket ...'in Türkiye alt lisansörü olan ... Ltd. Şti ile de 26/08/2015 tarihinde ayrıca bir sözleşme yaptığını, sözleşme içeriklerinden de anlaşılacağı, davalı şirket ile dava dışı olan ... Ticaret Limited Şirketi arasında 11/04/2014 tarihinde 5 yıllık FRANCHISE sözleşmesi, müvekkili şirketi ile davalı şirket arasında 26/08/2015 tarihinde iki yıllık FRANCHISE sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin sözleşmeye uygun şekilde hareket etmekte iken davalı şirketin haklı bir gerekçe olmadan "..." markasının sahibi şirketle arasında doğan hukuki ihtilafı neden göstererek sözleşmeyi... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile tek taraflı olarak hukuka aykırı şekilde fesh ettiğini, Müvekkil şirketin dava dışı ... isimli şirketten 26/08/2015 tarihli Sözleşme Tutanağı ile devir almış olduğu 25.000 USD doları, reklam ve tanıtımı için müvekkil şirketin ödediği 3.000 USD olmak üzere toplam 28.000 USD doları olan (3 TL kur miktarı üzerinden)84.000 TL'nin yine müvekkil şirketin, araç kirala bürosunun yıllık kira bedeli olan 30.000 TL ve bu büro için ödenen elektrik-su-araç yıkama bedeli 5.800 TL olmak üzere toplamda 35.800 TL'nin Müvekkili şirketin tadilat , cihaz bakımı vb. Harcamaları için ödemiş olduğu toplam 31.182 TL 'nin müvekkil şirketin "uzun dönem araç kirala sözleşmesi" doğrultusunda Miranlı Tanrıverdi isimli şirketten kiraladığı 11 aracın 3 aylık araç kirası bedeli olmak üzere toplam 59.400 TL'nin müvekkili şirketin haksız fesih nedeni ile ticari itibar kaybına uğradığı için manevi tazminat olarak 30.000 TL'nin toplamda 240.382 TL maddi ve manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketten alınmasına karar verilmesini, yargılama harç ve masrafları ile ücret-i vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı/ Franchise Alan ... Ltd. Şti'nin sözleşmeden doğan haklarını davacı şirkete devretme hak ve yetkisi olmadığını, böyle bir devir var ise dahi bunun hukuken taraflarını bağlayıcı bir yanı bulunmadığını, davacının iş bu geçersiz devir nedeniyle zarara uğraması halinde adı geçen dava dışı şirket aleyhine davasını ikame etmesi gerektiğini, bu bakımdan huzurdaki davanın husumetten reddinin gerektiğini, davacının bayilik giriş ücretini talep etme hakkı olmadığını, ... Ltd. Şti ile akdedilen 11/04/2015 tarihli Franchise Sözleşmesi 12/02/2016 tarihinde imzalanan "Sözleşme Feshi- İbra" başlıklı karşılıklı anlaşılarak feshedildiğini, davalı şirkete Franchise alan şirket tarafından verilmiş olan teminat mektubu ... Tic. Ltd. Şti 'ne vekalet ...'na 11/02/2016 tarihinde iade edildiğini, bu nedenle davalı müvekkili şirketin 11/04/2015 tarihli sözleşme gereğince bayilik ücreti adı altında hiçbir borcu bulunmadığını, davacı tarafın haksız menfaat temin etme gayretinde olduğunu, davacı şirket ile sözleşme imza tarihi olan 18/09/2015 tarihinden itibaren 2 yıl süreyle geçerli olmak üzere akdedildiğini, buna karşılık davacının dosyaya sunduğu uzun dönem araç kiralama sözleşmeleri 30/08/2015 taşınmaz kira sözleşmesi ise 26/08/2015 tarihli olduğunu, davacının ileri sürdüğü kiralama sözleşmelerinin tamamı dava konusu Franchise Sözleşmesinin akdedilmesinden önce olduğunu, sözleşmede reklam ve yönetim giderlerine katılma yükümlülüğü bulunduğunu, reklam ve tanıtım giderlerinden Firanchise veren müvekkil şirketin sorumlu tutulması mümkün olmadığını, davacının bu talebinin de hiç şüphesiz reddi gerektiğini, Franchise sözleşmesi hukuken zorunlu nedenlerle feshedildiğini, davalı müvekkil şirket ile marka sahibi ... arasındaki sözleşmenin marka sahibi şirket tarafından haksız olarak feshedilmesi nedeniyle davalının lisans hakkı ortadan kalktığını, bu nedenle işbu lisans hakkına bağlı olarak müvekkili şirketin yapmış olduğu alt lisansörlük sözleşmelerinin feshi hukuken zorunlu hale geldiğini, davacı şirkete gönderilen ... 40. Noterliği'nin ... yevmiye nolu ... tarihli ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmadığını, bu nedenle davacının davasının reddi gerektiğini, davanın öncelikle husumet nedeniyle usulden aksi halde esastan reddi gerektiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, franchise sözleşmesinin feshi nedeni ile uğranılan zararın tazmini ve sözleşmesel alacağı ilişkindir. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, Franchise Sözleşmesi, fasih ihtarnamesi, ticari defter kayıtları, araç kiralama sözleşmesi ve bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. Mahkememizin 06/02/2019 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili kararı istinaf etmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 02/02/2022 tarih, ... Esas ve... Karar sayılı ilamı ile " Davacı vekili, taraflar arasındaki 26/08/2015 tarihli 2 yıl süreli Franchise Sözleşmesinin haksız yere feshedildiğini ileri sürerek sözleşmenin ifası için yapılan masrafları ile dava dışı ... Tic. Ltd. Şti arasında imzalanan 26/08/2015 tarihli sözleşme ile, bu şirketin ... 'in Türkiye alt lisansörü ile 11/04/2014 tarihinde yaptığı sözleşmenin bütün haklarının devralınması için ödenen bedel ile birlikte, toplam 240.382 TL maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, feshin sözleşme koşullarına uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, HMK 297. Madde gereğince, sözleşmenin hangi maddesine göre feshinin haklı olduğu gerekçelendirilmemiştir. Sözleşmenin 12. Maddesinde "tarafların sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi halinde fesih", 14.4 maddesinde de "mücbir sebepler nedeniyle fesih" hükmü düzenlenmiştir. Davalı şirket tarafından ... 41. Noterliği'nin ... tarihli ... sayılı ihtarnamesi ile asıl lisans veren ...şirketinin sözleşmeyi feshi nedeniyle, sözleşmenin ifa edilemeyeceğini bildirerek, davacı ile yapılan sözleşmenin feshedildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, davalının ... şirketi ile aralarındaki sözleşmenin feshinde kusurunun bulunup bulunmadığı davanın sonucuna etkili olup tartışılmamıştır. Taraflar arasındaki sözleşme 26/08/2015 tarihli ve 2 yıl süreli olarak yapılmış ancak 16 Kasım 2015 tarihine kadar sürdüğü anlaşılmakla, davacının sözleşmenin karşılıklı ifa edileceğine duyduğu güven ile yaptığını ileri sürdüğü harcama kalemleri ile yine davalı şirket ile dava dışı ...şirketinin taraf olduğu sözleşmedeki hakların devralınması nedeniyle ödenen bedelin iadesini talep edip edemeyeceğinin, her bir sözleşme yönünden ayrı ayrı değerlendirilerek ve her bir harcama ve ödeme kalemi yönünden ayrı ayrı tartışılması gerekmektedir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu yetersiz olup, eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın Dairemizin kararında işaret edilen hususlarda yargılamaya devam edilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. kaldırılmasına karar verildiği ve dosyanın Mahkememizin ...Esasına kaydının yapıldığı görüldü." bahisle karar kaldırılmıştır. Dosyanın bir mali müşavir ve bir borçlar hukuku alanında uzman bilirkişiye tevdi ile Mahkememizce toplanan tüm deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle sunulan belge, bilgi kayıtları itibariyle davacının sözleşmenin karşılıklı ifa edileceğine duyduğu güven ile yaptığını ileri sürdüğü harcama kalemlerinin varsa tek tek tespiti ve belirlenmesi ile davalı şirket ile dava dışı ... Ticaret Ltd. Şti.'nin taraf olduğu sözleşmedeki hakların devralınması nedeniyle ödenen bedelin miktarı ve iadesini talep edip edemeyeceğinin, edebilecek ise harcama ve ödeme kalemlerinin ayrı ayrı tespiti konusunda istinaf ilamı da dikkate alınarak denetime açık şekilde hesaplanması hususlarında hazırlanan 16.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda; İstanbul BAM 16. HD....E., ...K. sayılı ilamda belirtildiği üzere ilk derece mahkemesince feshin sözleşme koşullarına uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de HMK m. 297 hükmüne göre sözleşmenin hangi maddesine göre fesih haklı olduğunun gerekçelendirilmediği; sözleşmenin 12. maddesinde “tarafların sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde fesih”, sözleşmenin 14.4 maddesinde ise “mücbir sebepler nedeniyle fesih” hükmünün düzenlendiği; davalı tarafından ... tarihinde ... 40. Noterliği'nden davacıya gönderilen ... yevmiye numaralı ihtarnamede davalıya asıl lisans veren (dava dışı) ...İle aralarında doğan hukuki ihtilaf nedeniyle hukuki ilişkinin süresiz olarak durdurulduğunu ihtar ederek davacı ile akdedilen sözleşmenin feshedildiği; bu durumda davalının (dava dışı)... ile aralarındaki sözleşmenin feshinde kusurunun olup olmadığının davanın sonucuna etkili olup olmadığının tartışılmadığı, davacı ile davalının arasındaki sözleşmenin 26.08.2015 tarihinde 2 yıl süreli olarak yapıldığı, ancak 16.11.2015 tarihine kadar sürdüğü anlaşılmakla “davacının sözleşmenin karşılıklı ifa edileceğine duyduğu güven ile yaptığını ileri sü yarcama kalemlerinin, varsa tek tek tespiti ve belirlenmesi ile davalı şirket ile dava dışı ... Ticaret Ltd. Şti.'nin taraf olduğu sözleşmedeki hakların devralınması nedeniyle ödenen bedelin miktarının ve bunun iadesini talep edip edemeyeceğinin, edebilecek ise her bir harcama ve ödeme kalemlerinin ayrı ayrı tartışılmasına karar verildiği, mali inceleme yapıldığında davalı ... Ltd. Şti.'nin 2014, 2015 ve 2016 yılı ticari defterlerinin lehine delil nit, bulunduğu, davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin incelenen ticari defterlerinde dava dışı ... Ticaret Ltd. Şti.'nin davalıya yapmış olduğunu iddia ettiği şekli ile 25.000 USD'lik bir ödeme kaydı veyahut dosyaya mübrez evraklar içerisinde ödemenin yapıldığına ilişkin herhangi bir ödeme dekontu tespiti yapılamamış olup bunun haricinde davalının sunmuş olduğu İstanbul BAM 16. HD....E., ...K. sayılı ilamda belirtildiği üzere ilk derece mahkemesince feshin sözleşme koşullarına uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de HMK m. 297 hükmüne göre sözleşmenin hangi maddesine göre fesih haklı olduğunun gerekçelendirilmediği; sözleşmenin 12. maddesinde “tarafların sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde fesih”, sözleşmenin 14.4 maddesinde ise “mücbir sebepler nedeniyle fesih” hükmünün düzenlendiği; davalı tarafından ... tarihinde ... 40. Noterliği'nden davacıya gönderilen ... yevmiye numaralı ihtarnamede davalıya asıl lisans veren (dava dışı) ... İle aralarında doğan hukuki ihtilaf nedeniyle hukuki ilişkinin süresiz olarak durdurulduğunu ihtar ederek davacı ile akdedilen sözleşmenin feshedildiği; bu durumda davalının (dava dışı) ... ile aralarındaki sözleşmenin feshinde kusurunun olup olmadığının davanın sonucuna etkili olup olmadığının tartışılmadığı, davacı ile davalının arasındaki sözleşmenin 26.08.2015 tarihinde 2 yıl süreli olarak yapıldığı, ancak 16.11.2015 tarihine kadar sürdüğü anlaşılmakla “davacının sözleşmenin karşılıklı ifa edileceğine duyduğu güven ile yaptığını ileri sü yarcama kalemlerinin, varsa tek tek tespiti ve belirlenmesi ile davalı şirket ile dava dışı ... Ticaret Ltd. Şti.'nin taraf olduğu sözleşmedeki hakların devralınması nedeniyle ödenen bedelin miktarının ve bunun iadesini talep edip edemeyeceğinin, edebilecek ise her bir harcama ve ödeme kalemlerinin ayrı ayrı tartışılması "na karar verildiği, mali inceleme yapıldığında, davalı ...Şti.'nin 2014, 2015 ve 2016 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği bulunduğu, davalı ... Ltd. Şti.'nin incelenen ticari defterlerinde dava dışı ... Ticaret Ltd. Şti.'nin davalıya yapmış olduğunu iddia ettiği şekli ile 25.000 USD'lik bir ödeme kaydı veyahut dosyaya mübrez evraklar içerisinde ödemenin yapıldığına ilişkin herhangi bir ödeme dekontu tespiti yapılamamış olup bunun haricinde davalının sunmuş olduğu davalı ile ... Ltd. arasında adi yazılı şekilde 26.08.2015 tarihinde Franchise Sözleşmesi'nin hazırlandığı (dava dışı ...şirketi vea davacı tarafından imzalanmadığı), buna göre ...şirketinin “franchise alan”, davalının ise “franchise veren” olarak anıldığı, sözleşmenin 4. maddesinde 26.08.2015 tarihinde imzalanan bu sözleşmenin yürürlüğe girmesi için franchise alan tarafından teminat mektubunun 04.09.2015 tarihine kadar franchise verene teslim edilmesi gerektiğinin; sözleşmenin yürürlük süresinden itibaren iki yıl geçerli olacağının; ancak iki yıllık sürelerle bu sürenin uzatılabileceğinin; tarafların süresinden önce sözleşmeyi feshetmesi istemesi halinde en az 3 ay önceden yazılı bildirimde bulunmak kaydıyla sözleşmenin tek taraflı olarak sonlandırılabileceğinin; sözleşmenin herhangi bir sebeple feshedilmesi durumunda franchise alanın ödemiş olduğu isim hakkı, reklam ve yönetim bedelinin iadesini isteyemeyeceğinin; sözleşmenin 6.1. maddesinde reklam ve yönetim giderlerine taraflarca katlanılacağının, bu kapsamda franchise verenin yıllık 3.000USD'lik reklam ve yönetim giderlerine katılacağının; sözleşmenin 12. maddesinde franchise verenin (davalının) sözleşmeyi, bu hükmün a-b-c bentlerinde sayılan hallerde makul süre öncesinde haber vermek koşulu ile tek taraflı olarak her zaman feshedebileceğinin kararlaştırıldığı, 21.10.2014 ve 12.02.2015 tarihlerinde davalıya lisans veren (dava dışı) ... tarafından davalıya gönderilen ihtarnamelerde sözleşme gereği beklenen raporlamanın yapılmadığının ve ...'ye ödenmesi gereken tutarın ödenmediğinin ihtar edildiği, davalı şirkete, asıl lisans veren ...tarafından ... 56.Noterliği'nden ... tarihinde gönderilen ... yevmiye numaralı ihtarnamede davalının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahisle sözleşmenin feshe beyan edildiği; davalının ise ... tarihinde ... 41.Noterliği'nden gönderdiği ... yevmiye numaralı ihtarname ile davalının ülkedeki siyasi ve ekonomik süreci, terör olaylarını, rent a car araçlarının Suriye'ye kaçırılmış olmasını olarak göstererek sözleşmeye uyulamadığını, taahhütlerin yerine getirilemediğini ...'ye bildirdiği, davalı tarafından 16.11.2019 tarihinde ... 40. Noterliği'nden davacıya gönderilen ... yevmiye numaralı ihtarnamede ise davalıya lisans veren (dava dışı) ... ile aralarında doğan hukuki ihtilaf nedeniyle hukuki ilişkinin süresiz olarak durdurulduğunu, dolayısıyla dava: imzalanan Franchise Sözleşmesi'nin tebliğ tarihinden itibaren feshedildi bu hususa ilişkin olarak verilmiş Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. ..., K. ..., T. 22.2.2012 kararında belirtildiği üzere fesih için haklı nedene dayanmanın gerekli olmadığı ve fakat haklı nedene dayanmadan fesih halinde karşı tarafın zararının giderilmesinin istenebileceği, Mahkemece davalının sözleşmeyi feshetmek (sonlandırmak) için 16.11.2019 tarihinde davacıya gönderdiği ihtarnamede gösterdiği sebebin, sözleşmeye ve de TMK m. 2 hükmüne göre haklı bir sebep olmadığı, (İstanbul BAM 16. HD. ...E.,...K. sayılı ilamda “tartışılması gereken bir husus olarak” belirtildiği üzere) davalının, (dava dışı) ... ile aralarındaki sözleşmenin feshinde kusurlu olduğu ve dolayısıyla davalının, (dava dışı) .... ile aralarındaki sözleşmenin feshine kendi kusuru ile sebebiyet vermesinden ötürü davacı ile arasındaki sözleşmeyi feshetmesinin, davalının davacının zararlarını tazmin etmesini engelleyemeyeceği kabul edilir ise (takdir, TMK m. 4 ve 5 hükmü gereğince Sayın Mahkeme'ye aittir) bu halde davacının zararının tazmininin istenebileceği, Davacının, dava dilekçesinde, davacı şirketin dava dışı ... isimli şirketten 26/08/2015 tarihinde devralmış olduğu 25.000USD ile reklam ve tanıtımı için davacı şirketin ödediği 3.000USD olmak üzere toplam 28.000USD olan (3TL kur üzerinden) 84.000 TL'nin, davacı şirketin araç kiralama bürosunun yıllık kira bedeli olan 30.000TL ve bu büro için ödenen elektrik-su-araç yıkama bedeli 5.800TL olmak üzere toplamda 35.800TL'nin, davacı şirketin tadilat, cihaz bakımı vb. harcamaları için ödemiş olduğu toplam 31.182TL'nin, davacı şirketin uzun dönem araç kiralama sözleşmesi doğrultusunda Miranlı Tanrıverdi isimli şirketten kiraladığı 11 aracın 3 aylık araç kirası bedeli olmak üzere toplam 59.400TL'nin, davacı şirketin haksız fesih nedeni ile ticari itibar kaybına uğradığı için manevi tazminat olarak 30.000TL'nin zarar kalemi olarak ödenmesini talep ettiği; zarar kalemleri değerlendirildiğinde, davacı tarafından dosyaya sunulan belgeler arasındaki, davacı (kiracı) ile dava dışı ...Ltd. Şti. (kiraya veren) arasında 30.08.2015 tarihinde kurulmuş “Kira Sözleşmesi” uyarınca “araç kiralama bürosu olarak” kullanılacak kiralanan için aylık kira bedelinin 2.500TL. olduğu, sözleşmenin başlangıç tarihinin 26.08.2015 olduğu, aylık su faturası olarak 200TL.nin, elektrik faturası olarak 250TL.nin, araç yıkama bedeli olarak 1.000TL.nin ödeneceği hususunda anlaşmaya varıldığı; ancak yukarıda yapılan mali inceleme neticesinde davacı tarafından (talep edildiği üzere) bu yönde 35.800TL.lik ödemenin yapılıp yapılmadığının tespit edilemediği, davacı tarafından “davacı şirketin tadilat, cihaz bakımı vb. harcamaları için ödemiş olduğu toplam 31.182TL'nin” ödenmesi talep edilmiş olup yukarıda yapılan mali inceleme neticesinde de belirtildiği üzere dosyaya sunulan fatura içeriklerinin tadilat, cihaz bakımı vs. gibi harcamalara ilişkin olup olmadığının heyetimizin uzmanlık alanının dışında olduğu kanaatine varılmış olup fatura içeriklerinin, istenen maddi zarara kalemi ile ilintili olup olmadığını ve uzman teknik bilirkişinin heyete eklenmesinin gerekip gerekmediği hususunu takdirin, Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, davacı tarafından dosyaya sunulan belgeler arasındaki, davacı ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında 30.08.2015 tarihinde kurulmuş “Uzun Dönem Araç Kiralama Sözleşmesi” uyarınca davacının 30.08.2015-30.08.2016 tarihleri arasında 12 ay boyunca, her birinin aylık kirası 1.800TL. olmak üzere 11 aracı kiralaması hususunda anlaşmaya ancak yukarıda yapılan mali inceleme neticesinde davacı tarafından (talep üzere) bu yönde 59.400TL.lik ödemenin yapılıp yapılmadığının tespit edilemediği, Mahkemece davalının sözleşmeyi haklı nedene dayanmaksızın feshettiği kabul edilir ise bu halde manevi zararın oluşup oluşmadığının irdeleneceği; manevi zararın, malvarlığındaki azalmayı değil, kişilik haklarına ilişkin tecavüz sebebiyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acıyı, ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde ortaya çıkan azalmayı ifade sözleşmenin haklı nedene dayanmaksızın feshi halinde TBK m. 58/1 hükmü gereğince manevi zararın tazmini talebinde bulunulabilecekse de Yargıtay kararlarında görüleceği üzere üzüntünün, manevi acının manevi tazminat gerektirebilmesi için kişilik hakkının ihlali sonucu oluşması gerektiği; dolayısıyla somut olayda üzüntü, acı, ızdırap, kişilik hakkının ihlalinin olup olmadığı ve TBK m. 58/1 hükmünde sayılan manevi tazminat koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin irdelenmesi gerektiği, manevi tazminat talep edilebilmesi için kişilik hakkına hukuka aykırı tecavüzle, yani borca aykırı bir davranışla manevi zarar (kişilik hakkına vaki tecavüzden duyulan acı, elem ve ızdırap, imaj-ticari itibar kaybı vs.) arasında uygun illiyet (nedensellik) bağının bulunması gerektiği, tüm bu açıklamalar çerçevesinde kanun ve doktrin uyarınca sözleşme ihlali dolayısıyla manevi tazminata hükmedilmesi için kişilik haklarına saldırının olması zorunlu olduğundan huzurdaki davada bu unsurun gerçekleşip gerçekleşmediği, HMK m. 194(1) hükmünce davacının iddia ettiği olayların kişilik hakkını ihlal ettiği hususunu somutlaştırıp somutlaştırmadığı hususunu takdirin, TMK m. 4 ve 5 hükmünce Mahkeme'ye ait olduğu bildirilmiştir. Dosyanın bir sektör(Oto alım-satım-kiralama) uzmanı, bir mali müşavir ve bir franchise ve işletme sözleşmesi alanında uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi ile mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; Sözleşmenin 12. Maddesinde "tarafların sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi halinde fesih", 14.4 maddesinde de "mücbir sebepler nedeniyle fesih" hükmü düzenlendiği, davalı şirket tarafından ... 41. Noterliği'nin ... tarihli ... sayılı ihtarnamesi ile asıl lisans veren ...şirketinin sözleşmeyi feshi nedeniyle, sözleşmenin ifa edilemeyeceğini bildirerek, davacı ile yapılan sözleşmenin feshedildiği anlaşılmakla, davalının ... şirketi ile aralarındaki sözleşmenin feshinde kusurunun bulunup bulunmadığının tartışılması, taraflar arasındaki sözleşme 26/08/2015 tarihli ve 2 yıl süreli olarak yapılmış ancak 16 Kasım 2015 tarihine kadar sürdüğü anlaşılmakla, davacının sözleşmenin karşılıklı ifa edileceğine duyduğu güven ile yaptığını ileri sürdüğü harcama kalemleri ile yine davalı şirket ile dava dışı ... şirketinin taraf olduğu sözleşmedeki hakların devralınması nedeniyle ödenen bedelin iadesini talep edip edemeyeceğinin, her bir sözleşme yönünden ayrı ayrı değerlendirilerek ve her bir harcama ve ödeme kalemi yönünden ayrı ayrı tartışılması, davacının feshe ve sözleşmeye aykırılığa ilişkin talep edebileceği varsa davacı zararının ferileriyle birlikte kalem kalem tespiti ile (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 02/02/2022 tarih ... esas ve...karar sayılı bozma ilamında belirtilen her bir eksikliğin tek tek irdelenmesi hususuna özen gösterilerek) her bir talep yönünden ayrı ayrı değerlendirilme yapılarak her bir talep yönünden yapılan değerlendirmenin açık ve anlaşılabilir bir tarzda raporun sonuç kısmında tablo halinde belirtilmesi hususlarında hazırlanan 13.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda, davalı ...'ne ait 2014-2015-2016 yılları ticari defterlerinin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacı ...'nin Ticari defter ve belgelerini incelemeye sunmadığı, sözleşmenin feshi noktasında: dosyaya mübrez belgelerden taraflar arasındaki sözleşmenin davalı ile dava dışı ... ile aralarındaki sözleşmenin feshi nedeni olarak gösterildiği, ancak davalının dayandığı gerekçenin davacının riziko alanında doğmaması nedeniyle haklı nedene dayanmadığının müşahede edildiği, zira sözleşmenin feshinin davacının edim yükümlülüklerine aykırı hareket etmesinden değil, dava dışı şirketin davalı ile arasındaki sözleşmeyi feshetmesi sebebine dayandığı; dolayısıyla bu fesih nedeniyle davacının sözleşmesinin de haklı sebeple feshedildiğinden bahsetmek davacının davalı ile akdettiği sözleşmeden beklediği menfaatlere ulaşamamanın sonuçlarına yine davacının katlanması gerektiği sonucunu beraberinde getireceği, bununla birlikte davalı ile dava dışı şirket arasındaki sözleşmenin feshedilmesinde davalının kusurunun bulunup bulunmadığı noktasında ise, dava dışı şirketin fesih nedenini evvelce de ifade edildiği üzere “21.10.2014 ve 12.02.2015 tarihlerinde ... şirketi tarafından davalı ...' a sözleşme gereği beklenen raporlama ve ...' e ödenmesi gereken tutarın ödenmediğine dair ihtarnamelerin gönderildiği ve 30.09.2015 tarihinde ise franchise sözleşmesine aykınlık nedeni ile davalı ... ile dava dışı franchise veren ... arasındaki sözleşmenin ... tarafından 24.09.2015 tarihinde feshedildiği, yapılması gereken ödemelerin geç yapılması bazen yapılmaması, asgari filo gelişimine ulaşılamaması, ücret raporlamalarının yapılamaması gerekçelerine" dayandırıldığından bu noktada davalının kusurlu eylemlerinin bulunduğunun ifade edilebileceği, hâl böyle olunca nihai takdirin Mahkemeye ait olmak üzere davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin feshedilmesinin haklı sebebe dayanmadığının düşünüldüğü, şayet Mahkemece aksi kanaatte olunması halinde haklı sebeple feshedildiğinin ifade edilebileceği, Mahkemece sözleşmenin haklı sebeple feshedildiği kanaatinde olunması ihtimalinde davacının herhangi bir zarar talebinde bulunamayacağının ifade edilebileceği, buna karşın Mahkemece sözleşmenin haklı sebebe dayanmaksızın kanaatinde olunması durumunda ise davacının zarar talebinde bulunabilmesi mümkün olacağından bu noktadan davacının zarar iddialarının incelenmesi gerekeceği, davacının 25.000,00-USD'nin iadesi talebi noktasında: Mahkemece verilen ... Esas ... karar ve 06.02.2019 tarihli kararda tespit edildiği üzere davalı ... ile dava dişı ... Şirketi arasındaki sözleşmede davalı ...'ın franchise veren dava dişi ... şirketinin Franchise alan olduğu ve sözleşme içeriğinden (m. 14.7) franchise alanın franchise verenin önceden yozılı izni olmaksızın sözleşme hak yükümlülük ve sorumluluklarını 3. Kişilere devredemeyeceğine ve kullandıramayacağına dair hükmünün bulunduğunun müşahede edildiği, hâl böyle olunca davacı ile dava dışı ... arasında yapılan devrin davalıya karşı ileri sürülemeyeceğinin düşünüldüğü, bununla birlikte dosyaya mübrez evraklar içerisinde 25.000USD'lik bir ödemenin yapıldığına ilişkin herhangi bir ödeme dekontuna da rastlanılamadığı, aynca anılan bedelin yazılı delile ispat sının aşması hasebiyle yazılı delile ispatlanması gerektiği düşünüldüğünden bu yönü ile anılan bedelin ödediği yönünde kanaat oluşturulamadığı, ancak Mahkemece bu bedelin ödendiği ve davacının sözleşme ilişkisini devralması hasebiyle bu bedelin iadesini talep edebileceği kanaatinde olması durumunda bedelin davacıya iadesi yönünde hüküm tesis edilebileceği, davacının sözleşmeyi devralmasını davalıya karşı ileri sürebileceği ihtimalinin kabulü ihtimalinde ise sözleşme tüm hak ve borçları ile birlikte devredileceğinden davacının ahde vefa ilkesi gereğince sözleşmenin hükümleri ile bağlı olduğu nazara alınınca anılan bedelin iadesini talep etmesinin bu yönü ile de mümkün olmadığının düşünüldüğü, buna karşın davacı dosyaya mübrez cevaba cevap dilekçesinde anılan hükmün “yazılmamış sayılmasına" karar verilmesini talep ettiği nazara alındığında davacının bu yöndeki iddiasının takdirinin Sayın Mahkemeye Git olduğu, şayet Sayın Mahkemece davacının sözleşmeyi devralmasını davalıya karşı ileri sürülebileceği ve ayrıca sözleşmenin anılan hükmündeki cümlenin yazılmamış sayılmasına karar vermesi durumunda bu bedelin iadesi talebinin mümkün olabileceği, davacı şirketin uzun dönem araç kiralama sözleşmesi doğrultusunda ... isimli şirketten kiraladığı 11 aracın 3 aylık araç kirası bedeli olmak üzere toplam 59.400,00-TL'nin tazmini talebi noktasında: Davacı ile davalı arasında akdedilen franchise sözleşmesinin 26.08.2015: bahse konu araç kiralama sözleşmesinin ise 30.08.2015 tarihinde akdedildiği hususları bir arada değerlendirildiğinde davacının, bahse konu sözleşmeyi niteliği de nazara alındığında 26.08.2015 tarihli franchise sözleşmesinin akdedilmesi ile illiyetli olarak imzaladığının ifade edilebileceği; ancak gerek davacı tarafından dosyaya sunulan belgeler gerekse de heyetimizce yapılan mali inceleme neticesinde davacı tarafından dava dişi gerçek kişiye yapılmış 59.400,00-TL'lik bir ödemeye rastlanılamadığı, hâl böyle olunca bu noktada davacı tarafından yapılmış bir masraf bulunmadığından oluşmuş bir zarardan da bahsedilemeyeceği, bununla birlikte davacı tarafından dava dişi Miranlı Tannverdi'ye 30.08.2015 tarihli araç kiralama sözleşmesi uyarınca yapılmış ödeme dekontlarını sunması durumunda sunulan dekont içerikleri nazara alınarak davacının zarar talebinin hesaplanmasının mümkün olabileceği, davacı şirketin araç kiralama bürosunun yıllık kira bedeli olan 30.000,00-TL ve bu büro için ödenen elektrik-su-araç yıkama bedeli 5.800,00-TL olmak üzere toplamda 35.800,00-TL'nin tazmini talebi noktasında: heyetimizce yapılan incelemeler neticesinde davacının gerek kira sözleşmesi kapsamında gerekse de su ve elektrik ödemeleri kapsamında yaptığı 35.800,00-TL'lik bir bedele rastlanılamadığı, bununla birlikte davacı tarafından gerek kira sözleşmesi gerekse de elektrik ve su ödemeleri kapsamında yapılmış ödemelere İlişkin dekontların sunulması durumunda sunulan dekont içerikleri nazara alınarak davacının zarar talebinin hesaplanmasının mümkün olabileceği, davacı şirketin tadilat, cihaz bakımı vb. harcamaları için ödemiş olduğu toplam 31.182,00 TL'nin tazminini talebi noktasında: Faturaların , davacı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı ve ödemelerinin yapılıp yapılmadığının, davacının ticari defter ve belgelerini sunmadığından incelenemediği bildirilmiştir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, Mahkememizin 06/02/2019 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 02/02/2022 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kaldırma ilamı, mali müşavir ve bir borçlar hukuku alanında uzman bilirkişi tarafından tanzim olunan 16.01.2023 tarihli bilirkişi raporu, bir sektör(Oto alım-satım-kiralama) uzmanı, bir mali müşavir ve bir franchise ve işletme sözleşmesi alanında uzmanından oluşan bilirkişi heyeti tarafından tanzim olunan 13.02.2024 tarihli bilirkişi raporu, tarafların bildirdiği belgeler, Franchise Sözleşmesi, fasih ihtarnamesi, ticari defter kayıtları, araç kiralama sözleşmesi dosya kapsamına alınan müzekkere cevapları, taraf vekillerinin duruşmadaki beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlığın taraflar arasındaki 26/08/2015 tarihli 2 yıl süreli Franchise Sözleşmesinin haksız yere feshedildiği iddiasına dayalı sözleşmenin ifası için yapılan masrafları ile dava dışı ... Tic. Ltd. Şti arasında imzalanan 26/08/2015 tarihli sözleşme ile bu şirketin ... 'in Türkiye alt lisansörü ile 11/04/2014 tarihinde yaptığı sözleşmenin bütün haklarının devralınması için ödenen bedel ile birlikte, toplam 240.382 TL maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu, Mahkememizin 06/02/2019 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamının kaldırılması sonrası dosyanın mali müşavir ve bir borçlar hukuku alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından tanzim olunan 16.01.2023 tarihli bilirkişi raporunun sektör bazında heyette uzman bilirkişi olmadığından istinaf denetimine açık ve yeterli değerlendirme içermediği bu bağlamda hüküm kurmaya elverişli olmadığı kanaatiyle bu kez İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 02/02/2022 tarih, ... Esas ve... Karar sayılı kaldırma ilamı uyarınca dosyanın bir sektör(Oto alım-satım-kiralama) uzmanı, bir mali müşavir ve bir franchise ve işletme sözleşmesi alanında uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Dosyada mübrez belgelerden taraflar arasındaki sözleşmenin davalı ile dava dışı ... ile aralarındaki sözleşmenin feshi nedeni olarak gösterildiği, ancak davalının dayandığı gerekçenin davacının riziko alanında doğmaması nedeniyle haklı nedene dayanmadığı, zira sözleşmenin feshinin davacının edim yükümlülüklerine aykırı hareket etmesinden değil, dava dışı şirketin davalı ile arasındaki sözleşmeyi feshetmesi sebebine dayandığı; dolayısıyla bu fesih nedeniyle davacının sözleşmesinin de haklı sebeple feshedildiğinden bahsetmenin davacının davalı ile akdettiği sözleşmeden beklediği menfaatlere ulaşamamasının sonuçlarına yine davacının katlanması gerektiği sonucunu beraberinde getireceği, bununla birlikte davalı ile dava dışı şirket arasındaki sözleşmenin feshedilmesinde davalının kusurunun bulunup bulunmadığı noktasında ise, dava dışı şirket tarafından fesih nedeninin "21.10.2014 ve 12.02.2015 tarihlerinde ... şirketi tarafından davalı ...'a sözleşme gereği beklenen raporlama ve ...' e ödenmesi gereken tutarın ödenmediğine dair ihtarnamelerin gönderildiği ve 30.09.2015 tarihinde ise franchise sözleşmesine aykınlık nedeni ile davalı ... ile dava dışı franchise veren ... arasındaki sözleşmenin ... tarafından 24.09.2015 tarihinde feshedildiği, yapılması gereken ödemelerin geç yapılması bazen yapılmaması, asgari filo gelişimine ulaşılamaması, ücret raporlamalarının yapılamaması" gerekçelerine dayandırıldığından sözleşmenin feshinde davalının kusurlu eylemlerinin bulunduğu, dolayısıyla davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin feshedilmesinin haklı sebebe dayanmadığı kanaatine varılmıştır. Ancak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 02/02/2022 tarih, ...Esas ve ... Karar sayılı kaldırma ilamı uyarınca her bir tazminat kalemi yönünden sonuç zarar hesabının yapılabilmesi için HMK'nın 24. Maddesinde düzenlenen "tasarruf ilkesi" ile HMK'nın 25. Maddesinde tanımlanan "taraflarca getirilme ilkesi" uyarınca mahkemece yalnızca taraflarca celbi talep olunan ve dosyaya taraflarca sunulan delillerin değerlendirilebileceği, 23/05/2024 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı ile davacı vekiline davacı firmaya ait ticari defterlerin incelemeye hazır olacak şekilde bulunduğu açık adresini ve irtibat kurulacak kişi iletişim bilgilerini bildirmesi için 2 haftalık kesin süre verildiği, duruşma salonunda hazır bulunan davacı vekiline kesin sürenin sonuçlarının ihtar edildiği, verilen kesin süre içerisinde ticari defter/kayıtlara ilişkin beyanda bulunulmadığı, kesin süre verilmesi halinde HMK'nın 94/3. maddesi uyarınca kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkacağından kesin süre ara kararından sarfı nazar edilemeyeceği ve ihtaratın infazının gerektiği anlaşılmakla davacı tarafın HMK'nın 140/5. ve 222. maddeleri ile TTK'nın 83. maddesi gereği ticari defter, kayıt ve belgelerin ibrazından kaçınmış sayılmasına karar verilmekle davacı tarafça sonuç zararın tespitine dair hesaplamaya dayanak teşkil edecek ticari defter ve kayıtların süresi içerisinde dosyaya ibraz edilmemesi sebebiyle dosya kapsamında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 02/02/2022 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kaldırma ilamı doğrultusunda sonuç zararın tespiti imkanı kalmadığı zira izah edildiği üzere verilen kesin süreye rağmen taraflarca getirilme ilkesine aykırı şekilde dosyaya ibraz edilmeyen ticari defter ve kayıtların delil olarak değerlendirilemeyeceği ve kesin süre ile birlikte taraflara izhar olunan ihtar gereği davacı tarafın HMK'nın 140/5. ve 222. maddeleri ile TTK'nın 83. maddesi gereği ticari defter, kayıt ve belgelerin ibrazından kaçınmış sayıldığı, TMK'nın 6. maddesinin "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." hükmünü havi olduğu ve yine HMK'nın 190. maddesinin "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." hükmünü havi olduğu, TMK'nın 6. Maddesi ile HMK'nın 190. Maddesi uyarınca huzurdaki davada ispat yükünün davacı taraf üzerinde bulunduğu ancak süresi içerisinde delillerin ibraz edilmemesi sebebiyle davacı tarafça sübuta etkili delil ve emarelerle maddi ve manevi tazminat istemli davanın ispat edilemediği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 4.105,13-TL peşin harcın mahsubu ile artan 3.677,53-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 38.461,12-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.07/11/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*