Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/124 E. 2024/185 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/124
- Karar No
- 2024/185
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/124 Esas KARAR NO : 2024/185 DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 22/02/2024 KARAR TARİHİ : 26/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalılardan ... Ltd. Şti. şirketinde müdür olarak çalıştığı dönemde, diğer davalı ... yetkilileri tarafından, müvekkilinin çalıştığı iş yerine gelinerek kaçak elektrik tutanağı tutulduğunu, kaçak elektrik bedelinin tahsili için icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin sadece iş yerinde müdür olarak çalıştığını, ceza kesildiğini ve takip yapıldığını, öncelikle telafisi imkansız zararların doğmaması için takibin durdurulması yönünde tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin ... 24. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilgili borçlu olmadığının tespiti ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle esastan reddi gerektiğini, müvekkili şirketin kaçak elektrik kullanımını tespit etmek ve kaçak elektrik kullanımı sonucu kaçak elektrik faturası tahakkukunu gerçekleştirme faaliyetinde bulunduğunu, dava konusu olayda kaçak elektrik kullanımının dava konusu edildiğinden müvekkili şirketin dava konusu somut olay nezdinde husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, aksi durumda müvekkili şirketin faaliyet alanında bulunmayan kaçak elektrik tespiti ve kaçak elektrik kullanımı sonucunda faturalandırma faaliyetlerinin müvekkili şirket üzerine yüklenmiş olacağını, öncelikle ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Tic. Ltd. Şti. 'ne dava dilekçesi ve tensip tutanağı tebliğ edilmiş, davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir. Mahkememizin 01/03/2024 tarihli ara kararı ile "İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden İİK 72/3 maddesi uyarınca davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine, " dair karar verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kaçak elektrik bedeline ilişkin menfi tespit istemine ilişkindir. Davaya konu 24. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları dosyamız arasına alınıp incelendiğinde; davalı alacaklı ... tarafından davacı borçlu ve diğer davalı borçlu aleyhine 33.239,16-TL kaçak elektrik bedeli, 276,99-TL Gecikmiş gün faizi, 49,86-TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 33.566,01 TL'lik takip talebinde bulunduğu, ödeme emrinin borçlulara tebliğ olduğu, davacı borçlu vekili 24/04/2023 havale tarihli dilekçesi ile borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu görülmüştür. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın 2.maddesinde ise Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanı düzenlenmiş olup madde metnine göre, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olacağı hüküm altına alınmıştır. Görevle ilgili değerlendirmenin 6102 Sayılı TTK'nun 4 ve 5.maddesindeki düzenlemeler gözetilerek yapılması gerekir. 6102 Sayılı Kanun'un 19.maddesi ''ticari iş karinesi'' başlığını taşımakta olup, bu maddenin 2.fıkrasında yer alan ''Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır.'' hükmünün, görevli mahkemenin belirlenmesinde dikkate alınması mümkün değildir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2015/15-440 esas 2015/1769 karar sayılı ilamı). İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi 2023/2703 E, 2024/657 K, sayılı ilamının ilgili kısmı; "Somut olayda kaçak elektrik kullanımı yapıldığı iddia edilen yerin tespit tutanağına göre Cafe- Restoran niteliğinde isimli iş yeri olduğu, dosyaya gelen yazı cevaplarında, hakkında kaçak elektrik tahakkuk işlemi yapılan ticari faaliyete dair mükellefiyet kaydı olmayan davacının, bu yeri işleten gerçek kişi tacir olmayıp, şirket ortağı ve müdürü konumunda olduğu, yerin davacı tarafından kendi adına işletildiği hususnda dosya kapsamında bir bilgi ve belge bulunmadığı, şirket ortak ve temsilcisi olmanın tek başına tacir olarak kabul edilemeyeceği, tacirler arasında haksız fiilden kaynaklı bir dava olmayıp, davacının tacir olmamasına göre, kaçak elektrik kullanımından kaynaklı davaya bakmak görevi ... 19. Asliye Hukuk Mahkemesine ait bulunmaktadır." şeklindedir. ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 18/03/2024 tarihli müzekkere cevabında davacı ...'ün gerçek kişi ticari işletme kaydı, ortağı olduğu kollektif ve komandit şirket kaydı bulunmadığının bildirildiği görülmüştür. ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 08/03/2024 tarihli müzekkere cevabında, davacı ...'ün 09/12/2022-31/01/2023 tarihleri itibariyle işletme hesabına göre defter tuttuğunun bildirildiği görülmüştür. TTSG kayıtlarının incelenmesinde dava dışı ...Tic. Ltd. Şti nin münferiden yetkili müdürünün ... olduğu, davacının ise şirketi sınırlı yetkili müdür olduğu, davacının yetkileri itibari ile davanın yöneticinin sorumluluğu davası da olmadığı anlaşılmıştır. Yapılan açıklamalar ışığında somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın kaçak elektrik faturasından kaynaklanan yapılan icra takibinden kaynaklandığı, davalılar tacir ise de ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 18/03/2024 tarihli müzekkere cevabında davacı ...'ün gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunmadığı, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 08/03/2024 tarihli müzekkere cevabında, davacı Işıl Mengüç'ün 09/12/2022-31/01/2023 tarihleri itibariyle işletme hesabına göre defter tuttuğunun bildirildiği, yazı ekindeki beyannamelerden davacının faaliyetlerinin VUK'nun 177. maddesindeki esnaf faaliyeti sınırını aşmadığının anlaşıldığı, buna göre eldeki davanın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili nispi ticari dava olarak nitelendirilmesinin de mümkün olmadığı, mahkememizin mutlak ve nispi ticari dava niteliği taşımayan işbu davaya bakmakla görevli olmadığı, bu durumda tüketici sıfatını da haiz olmayan davacı ile davalılar arasındaki uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca asliye hukuk mahkemesinde çözümlenmesi gerektiği anlaşıldığından görevle ilgili düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği nazara alınarak dava dilekçesinin 6100 sayılı HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca görev yönünden usulden reddine ve mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre; 1-Dava dilekçesinin HMK 114/1-c , 115/2 mad uyarınca görev yönünden usulden reddine ve mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve HMK 20 md uyarınca 2 haftalık süre içinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-Harç, vekalet ücreti, arabuluculuk gideri, yargılama giderleri konusunda görevli mahkemece karar verilmesine, 4-Kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için başvurulmadığı taktirde harç ve yargılama gideri konusunda ek karar yazılmasına, , Dair verilen karar taraf vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 26/03/2024 Katip ✍e-imzalı Hakim ✍e-imzalı