İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/239 E. 2025/719 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/239
Karar No
2025/719
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/239 Esas KARAR NO : 2025/719 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/03/2025 KARAR TARİHİ : 12/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davalı şirket ile müvekkil arasında ticari iş ilişkisi mevcut olup; İlgili icra dosyasını kontrol ettiğimizde müvekkil ile davalı şirket arasında 31/10/2024 düzenlenme tarihi olan, ... plakalı araç için ... nakliye ve 11.020,00-TL bedel içeren fatura takibe dayanak belge olarak dosyaya sunulmuştur. Davalı şirket tarafından icra dosyasında takibe dayanak olan fatura içeriğine itiraz edilmemiştir. Davalı taraf borca itiraz dilekçesinde hiçbir gerekçe göstermeden haksız ve kötüniyetli olarak takibi sürüncemede bırakmak için itiraz etmiştir. Borçlu şirket, takip başlatıldıktan sonra Mahkemeniz dosyasına konu faturaya ilişkin müvvekil şirket hesabına 6.270,00-TL ödeme yapmıştır. Bu bedel fatura alacağına ilişkin ana bedel olup, davalı şirket bu eylemleri ile ilk başta bahse konu icra takibine itiraz etmiş, sonrasında ödeme gerçekleştirmiştir. Dolayısıyla alacağın muaccel olduğu ve davalı şirket tarafından kabul edildiği izahtan varestedir. Davalı tarafın, tarafımızca başlatılan icra takibine itiraz etmesi sadece takibi sürüncemede koymaya yöneliktir. Bu nedenle davalı şirket fazla ödemeden kaçınmaya çalışmış, salt müvekkil alacağının tahsilini geciktirmek ve mağdur etmek maksadıyla hareket etmiştir. Özetle, davalı tarafından yapılan bu ödeme ile fatura alacağına ilişkin bir alacak tutarı kalmamış olup, işbu harici tahsil ilgili icra dosyasına bildirilmiştir. İşbu sebeple, davalı şirketin bahse konu faturayı kabul etmesi ve bu fatura alacağına ilişkin ödeme yapması da gözetilerek Sayın Mahkemenizce herhangi bir bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın davamızın Kabulüne Karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. Davalı şirket tarafından itiraz edilen icra takibine ilişkin ticari dava şartı arabuluculuk başvurusu yerine getirilmiş ve ...esas sayılı ... Arabuluculuk dosyası kapsamında görülmüştürDavalı şirket tarafından haksız şekilde itiraz edilen ... 8.İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra ve inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. İcra ve İflas Kanunu 67.Maddesi (2)Fıkrası: “Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.” şeklindedir. İzah edilen sebeplerle davalı tarafından haksız, hukuka aykırı ve kötüniyetli olarak yapılan itirazın iptalini ve davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmek zaruri hale gelmiştir. davalının haksız ve hukuka aykırı itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkilin adresi "..." olup faaliyetlerini İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yargı çevresi içerisinde sürdürmektedir. Bu nedenle, İstanbul Anadolu Mahkemeleri yetkili olup mahkemenizin yetkisine itiraz ederiz. Ayrıca, alacağın zamanaşımına uğramış olması sebebiyle zamanaşımı def’i de ileri sürmekteyiz. Davacı icra takibini 6.810,00.-TL asıl alacak, 308,97.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.118,97.-TL üzerinden başlatmıştır. Aşağıda ayrıntılı olarak izah edileceği üzere, icra takibi muaccel olmayan bir alacak talebi ile başlatılmıştır. Ancak icra takibinin haklı olduğunu kabul etmesek dahi, borçlu 7.118,97.-TL üzerinden icra takibi başlatmış ve 07/01/2025 tarihinde 6.270,00.-TL tutarında haricen tahsil bildiriminde bulunmuştur. Bu sebeple, icra takibi ile sıkı sıkıya bağlı olan işbu itirazın iptali davasında harca esas değerin 8.647,72.-TL olarak gösterilmesi hatalı olmuştur. Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı haricen tahsil bildirimi sonrasında yalnızca bakiye 848,97.-TL üzerinden itirazın iptali davası açabilecektir. Dolayısıyla kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının esas yönünden haklı bulunması halinde dahi yalnızca 848,97.-TL üzerinden hüküm kurulması gerekecektir. Müvekkil firma müşterilerine ait ürünlerin nakliye, dağıtım ve depolanması faaliyetleri ile iştigal etmekte olup müşteri firmaların lojistik hizmet talepleri doğrultusunda alt nakliyeci ve tedarikçi firmalar ile anlaşma yapılarak nakliye konusu yükümlülükler yerine getirilebilmektedir. Davacı taraf ile müvekkil cari hesap ile çalışmakta olup müvekkilin lojistik hizmetini üstlendiği müşterisi ... firmasının satışını gerçekleştirdiği emtiaların fiili taşıması davacıya devredilmiştir. Konu taşıma davacı sorumluluğunda, sürücü... sevk ve idaresinde, ...plakalı araç ile gerçekleştirilmiştir. Emtianın taşınması için, davacı ile KDV hariç 9.500,00.-TL nakliye ücreti üzerinden anlaşma sağlanmış ve sürücünün de imzasının bulunduğu tek seferlik taşıma sözleşmesi düzenlenmiştir. Müvekkil 540,00.-TL tutarındaki komisyon alacağı düşüldükten sonra, anlaşmaya göre, davacının kalan alacağının %40'lık kısmına denk gelen 4.210,00.-TL tutarındaki borcunu, sözleşmenin 3. maddesinde belirtilen belgelerin kendisine teslim edildiği 22/11/2024 tarihinde ödemiştir. Hasarsız ve eksiksiz teslime ilişkin alıcı tarafından imzalanmış irsaliyenin müvekkile teslim edildiği tarih olan 20/12/2024 tarihinde ise, davacının kalan bakiyesi olan 6.270,00.-TL kendisine ödenmiştir. Müvekkil taşıma ücretinin ilk kısmını ödemek için sözleşmenin 3. maddesinde belirtilen araçla ilgili belgelerin (ruhsat, taşıma yetki belgesi, zorunlu trafik sigortası, sürücü ehliyeti, SRC belgesi, PRD belgesi) teslimini beklemiştir. Müvekkil ihtilaflı olmayan tüm ödemelerini zamanında yapmakta olup ödemenin ilk kısmına ilişkin davacının da bir itirazı bulunmamaktadır. Müvekkil tarafından, dava konusu taşımanın davacıya devredilmesinden kaynaklanan komisyon alacağını tahsil etmek amacıyla, davacı adına komisyon faturası düzenlenmiş ve davacı bu komisyon faturasına 8 gün içerisinde herhangi bir itirazda bulunmamıştır. Düzenlenen komisyon faturası cari hesaba kaydedilmiş olup cari hesap gereğince, davacının dava ve icra takibi konusu olan fatura ile ilgili bir alacağı kalmamıştır. Davacı ile yapılan sözlü anlaşmayı kanıtlar şekilde sürücü ... tarafından imzalanan taşıma sözleşmesinin "HÜKÜMLER" başlıklı paragrafında "Taraflar,... Tic. A.ş. adresinden yüklenecek ...müşterisine ait ek'li irsaliye konusu malların ... adresine nakliyesi ve ek'li irsaliye üzerinde ad/soyad-unvanı bulunan kişiye/şirkete teslimi işinin 9.500,00.-TL (KDV Hariç) taşıma ücret karşılığı Taşıyıcı tarafından yapılması hususunda anlaşmışlardır. İşbu Sözleşmede belirlenen taşıma ücreti, burada sayılanlarla sınırlı olmamak üzere, yükleme, istifleme, sabitleme, nakliye, paralı otoyol, köprü, feribot bedelleri, akaryakıt, şoför ücreti, sigortası, yemek ve sair ödemeleri, boşaltma, gönderilen adresinde 48 saate kadar bekleme, birden fazla noktaya uğrama bedellerinin tümünü kapsar. taşıma ücretinin %40'lık kısmı malların araca yüklenip irsaliyenin araç sürücüsü tarafından imzalanması ve araçla ilgili evrakların teslimi sonrasında araç sürücüsüne tediye karşılığı elden ödenir. taşıma bedelinin bakiyesi, taşıyıcı'nın nakliye işini tam, zamanında ve hasarsız şekilde tamamlayıp üzerinde alıcının adı ve imzası bulunan, malların eksik ve hasarlı teslim edildiğine dair şerh bulunmayan irsaliye aslının ve nakliye faturasının tls lojistik'e teslimi karşılığında ödenmesi hususunda taraflar anlaşmışlardır. taşıyıcı, şerhsiz ve alıcı imzası bulunan irsaliye örneğini ...'e teslim etmemesi halinde taşıma ücretinin bakiyesinin ödenmesini talep edemez. irsaliye'nin tls lojistik'e teslim edildiğinin ispatı taşıyıcı'ya aittir." hükmü gereğince, fiili taşıyıcı konumunda olan davacıya fatura alacağı doğru vadelerde ödenmiştir. Her ne kadar, müvekkil tarafından dava konusu faturaya itiraz edilmemişse de, ödemelerin fatura tarihinden sonra iki taksit ile yapılmasının sebebi, sözleşmeye göre vade tarihlerinin beklenmesidir. Davacının ilgili belgeleri geç teslim etmesi sebebiyle sözleşmeye göre ödeme vadesi de uzamış ve müvekkil vadelere uygun olarak ödeme yaptığından cari hesaptan kaynaklanan bir borcu kalmamıştır. Müvekkil, davacıya karşı muaccel herhangi bir borcu olmadığı gerekçesiyle hukuki bir hakkını kullanarak icra takibine itiraz etmiş bulunmaktadır. Dolayısıyla, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, ihtilaflı olan alacak talebinin mahkemece hüküm altına alınması ihtimalinde dahi, müvekkil aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekir. Müvekkil firmanın, alacaklı olduğu iddiasında bulunan davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmaması ve açıklanan nedenlerle müvekkil firma aleyhine haksız ve hukuka aykırı olarak başlatılan icra takibine itiraz edilmiş olup huzurda açılan işbu haksız ve hukuka aykırı davanın da reddine karar verilmesini ve davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesini" talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Mahkememizde görülmekte olan işbu dava taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacı tarafın edimini yerine getirmiş olmasına rağmen davalının ödemesini yapmadığı iddiasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. Maddesinde; "(1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. (2) Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Emsal mahiyette Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında özetle; "İlamsız bir takipte yetkili icra dairesi de 2004 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin yollaması ile 6100 sayılı Kanun'un genel hükümlerine göre belirlenecektir. 6100 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesine göre genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesidir. Yine aynı Kanun’un 16 ncı maddesine göre ise haksız fiilden doğan uyuşmazlıklarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi icra dairesi de yetkilidir. Aynı Kanun’un 10 uncu maddesine göre ise sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği hüküm altına alınmış olup, bu sebeple sözleşmeden doğan para borcunun tahsili için başlatılan takipte, sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkili kılınmıştır. Takibin konusu sözleşmeden kaynaklı para borcu olduğunda, 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesine göre, aksi kararlaştırılmadıkça para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilecektir. 2. Dosya kapsamından, davacı vekilince taraflar arasında bir tarafın elektronik cihaz satışı yapması diğer tarafın ise bedelini ödeyerek satın alması hususunda yazılı olmayan anlaşma mevcut olduğu, bu hususta müvekkilinin davalının banka hesaplarına toplamda 64.800,00 TL gönderdiğini ancak davalının borcunu gereği gibi ifa etmediği gerekçeleriyle davalı hakkında icra takibine girişildiğini iddia ettiği, davalı vekilince de müvekkilinin davacı ile aralarındaki ticari işten kaynaklı borcunun tamamının ödendiğini, böyle bir borcu bulunmadığını ileri sürdüğü ve buna ilişkin banka dekontları sunduğu, bu hali ile taraflar arasında bir havale ilişkisi bulunduğunun itilafsız olduğu anlaşılmaktadır. 3. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer. 4. Somut olayda, davacının alacağının tahsili için ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattığı, davalının sadece borca itiraz ettiği, böylelikle icra dairesinin yetkisinin kesinleştiği anlaşılmaktadır. İcra dairesinin yetkisine itiraz edilmemesinin o yerdeki mahkemeyi itirazın iptali yönünden yetkili hale getirmezse de yerleşim yeri ...olan davacının davayı ... Mahkemelerinde açtığı, 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcunun alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkili olup davacı tercih hakkını bu yönde kullandığından, uyuşmazlığın ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması gerekir." şeklinde karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından cevap dilekçesi ile birlikte yetki itirazında bulunulmuş ve İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğu ileri sürülmüştür. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; taraflar arasındaki ilişkinin para borcu olduğu, para borçlarından doğan davalarda alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri mahkemesi de genel yetkili mahkemelerle birlikte yetkilidir. Somut olayda davacının yerleşim yeri adresinin ... olduğu, davalının yerleşim yeri adresinin ise Tuzla/istanbul olduğu anlaşılmıştır. Buna göre HMK'nın 10. Maddesine göre ... Asliye Ticaret Mahkemeleri ile birlikte genel yetki kuralına göre İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri somut uyuşmazlığın esasını incelemekle yetkilidirler. Ancak davacı tarafından işbu dava yetkisiz olan mahkememizde ikame edilmiş olmakla yetkili mahkemeyi seçme hakkı davalı tarafa geçmiş olup davalı tarafça usulüne uygun yetki itirazında bulunularak İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğu ileri sürülmüş olduğundan mahkememizin yetkisizliğine, İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğunun tespitine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, yetkili mahkemelerin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunun TESPİTİNE, 2-HMK 20. Madde uyarınca Mahkemece verilen kararın kesinleşmesi ve kararın kesinleşmesini müteakip 2 haftalık kesin süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, *Süresi içerisinde talep edilmemesi hâlinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına(ihtarat yapıldı) 3-HMK 331/2 uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine, süresinde başvurusu yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderleri ve vekalet ücreti hakkında mahkememizce karar oluşturulmasına, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 18/09/2025 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/239, K. 2025/719, T. 12.09.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-239-e-2025-719-k-8502bfd12ca4