İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/83 E. 2025/533 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/83
Karar No
2025/533
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/83 Esas KARAR NO : 2025/533 DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/02/2024 KARAR TARİHİ : 24/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "Davacı, alıcısına ulaştırılmak üzere müvekkil şirketin '...Şubesi'ne ... gönderi takip numarası ile teslim ettiği "..." marka model bilgisayarının alıcısı dışında üçüncü bir kişiye teslim edildiğini, bilgisayarın işyerinin faaliyetlerini gerçekleştirebilmek amacıyla alındığını ve teslim edilmemesi nedeniyle şirketin iş gücü kaybına uğradığını, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla mahrum kalınan kar bedeli ile kaybolan ürünün tazmini için şimdilik 1.000,00.-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müvekkil şirketten tahsilini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; "müvekkil şirket ile davacı arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmamakta olup huzurdaki davada müvekkil şirkete husumet yöneltilmesi mümkün değildir. zorunlu unsurları içermeyen huzurdaki davanın usulden reddine, aksi halde davacıya eksiklikleri gidermek üzere kesin süre verilmesine karar verilmeldir. .davacının talebi belirli/belirlenebilir nitelikte olduğundan fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak dava ikame edilmesi mümkün değildir. dava dilekçesinin ekleri tarafımıza tebliğ edilmemiştir. bu nedenle söz konusu delil ve belgelere ilişkin beyan ve itirazda bulunma hakkımızı saklı tutmaktayız.müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığını beyan etmekle birlikte zamanaşımı def'inde bulunuyoruz. müvekkil şirket tarafından üzerine düşen edimler gereği gibi yerine getirilmiştir. huzurdaki davada müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmamaktadır. hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafından süresinde bildirim yapılmamıştır. müvekkile teslim edilen kargo içeriğindeki emtianın ne olduğu ve bu emtianın müvekkil şirkete tam ve hasarsız olarak teslim edildiğinin davacı tarafça kesin delillerle ispatı gerekmektedir. davaya konu gönderi müvekkil şirket taşıma standartları gereği taşıma güvencesi olmadan taşınabilen ürünlerdendir. dolayısıyla müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmamaktadır. davaya konu gönderi içeriğinde ''..." bulunduğunu asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacı tarafından gönderi içeriğinde bulunduğu iddia edilen ürünün değerine ilişkin bildirilen tutar fahiş olup, müvekkil şirketten talep edilen bedelin kabulü mümkün değildir. gönderinin ikinci el ürün olduğu hususu nazara alınmalıdır.hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte; müvekkil şirketin sorumluluğuna gidilmesi ihtimalinde dahi talep edilebiecek tutar gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 özel çekme hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. ayrıca, meri mevzuat hükümleri gereği müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunmadığı açık olup sorumluluğun mevcut olduğu düşünüldüğünde dahi bu sorumluluğun sınırlı sorumluluk olması gerektiği izahtan varestedir. kabul anlamına gelmemek üzere, henüz kargoya teslim edilen ürünün ne olduğu, nasıl ve ne durumda teslim edildiği dahi belirlenememişken davacının tek taraflı beyanı ile hüküm kurulması mümkün değildir. müvekkil şirketin davaya konu taşıma hizmetine dair sorumluluğu bulunmamakta olup huzurdaki davanın reddine karar verilmesini..."talep etmiştir. (II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER: (1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ; Davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağından kısmi dava olarak devamına, husumet ve zamanaşamı yönünden yapılan itirazların esas ile birlikte değerlendirilmesine karar verilmiştir. Dosyanın taşıma hukuku ve bilgisayar mühendisi bilirkişiye tevdi ile davalının taşıma sözleşmesi gereği kaybolan eşyada sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise kusur ve sorumluluk miktarı ve talepler konusunda rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiştir. Bilirkişiden alınan 23/04/2024 tarihli raporunda özetle; "Davaya konu kargo gönderisinin Davalı Taşıyıcıya teslim edildiği 01.11.2023 tarihi ile dava açma tarihi olan 06.02.2024 arasında geçen sürenin | yıldan az olduğu,TTK Madde 855'e göre Zamanaşımına uğramadığı kanaatine ulaşılmakta olup taktirin sayın mahkemeye ait olduğu; Davaya konu uyuşmazlığın gecikme veya hasar/zayi kaynaklı olmadığı, kargonun yanlış kişiye teslim edilmiş olması kaynaklı olduğu, yanlış teslimatın ve dolandırıcılık olayının aynı gün tespit edildiğinin görülmekte olduğu,kargonun yanlış kişiye teslim edilmesi nedeni ile TTK Madde 855'e göreDavacının bildirim yükümlüğü bulunmadığı kanaatine varılmakta olup taktiri sayın mahkemeye sunulduğu; Davalı Taşıyıcının alıcı kılığında şubeyi arayan ve dolandırıcı olduğu anlaşılan şahsın yönlendirmesiyle alıcının kardeşi olduğunu söyleyen başka bir kişiye kargoyu teslim ettiklerinin tespit edildiği, ter ne kadar dolandırıcılık süreci ile karşı karşıya kalınmış olduğu anlaşılmakta ise de dolandırıcılık olayı, kargo henüz Davalı Taşıyıcının Sorumluluğunda — iken yaşanmış olması nedeniyle TTK 875 hükmü de değerlendirildiğinde Davalı Taşıyıcının Sorumlu olduğu kanaatine ulaşıldığı; Davaya konu uyuşmazlık konusu TTK 886'ya göre incelendiğinde,her ne kadar dolandırıcılık süreci ile karşı karşıya kalınmış olduğu anlaşılmakta ve dolandırıcılık olayı kargo henüz Davalı Taşıyıcının sorumluluğunda iken yaşanmış olsa da somut olayda, Davalı Taşıyıcının kasten, pervasızca bir fiili tespit edilememiş olup, Davalı taşıyıcının azmin sorumluluğunun TTK Madde 882 Sorumluluk Sınırı ilkesine göre hesaplanması gerektiği kanaatine ulaşılmakta olup, hukuki taktirin ve kanaatin sayın mahkemeye sunulduğu; Davaya konu uyuşmazlık konusu TTK 882 Taşıyıcının Sorumluluk Sınırı ilkesine incelendiğinde; sevkiyat esnasında ürün içeriği biliniyor olsa dahi, davalı taşı ödeyeceği en fazla tazmin tutarının sorumluluk sınırı /SDR tutarı olarak belirlenmiş olduğu; TTK Madde 882'ye göre incelendiğinde; Taşıyıcının sınırlı sorumluluğun 208,25 SDR x 37,0817 SDR/TRY — 7.722,26 TL olarak hesap edildi TTK Madde 883'e göre; Taşıyıcının Sorumluluk sınırı, tazmin ödemesine ilaveten; diğer Davalı Taşıyıcı ilgili kargonun taşıma ücretini Davacıdan daha önce tahsil etmiş ise; davaya konu kargonun taşıma ücreti olan 509,96 TL'nin de Davacıya ödenmesi gerektiği kanaatine ulaşıldığı; Karayolu Taşıma Kanunu Madde 8'e göreşkargo sevkiyat işlemleri esnasında kargo şevk belgesinde müşteri ürün irsaliye bilgilerinin bulunmadığı, ürün içerik bilgisi ve ürün in yazılmamış olduğunun tespit edildiği;bu nedenle, kargo içeriğinde Davacı tarafından iddia olunan ürünün bulunup bulunmadığının ispatı gerektiği kanaatine ılaşılmakta olup taktirin sayın mahkemeye sunulduğu; Sayın Mahkeme Davacı Taşıyıcının tazmin sorumluluğunu, Sorumlu sınırlılık tutarı yönünden ödenmesini taktir etmesi halinde; TTK 882 hükmüne göre, Taşıyıcının Sınırlı Sorumluluğunun — 66,64 SDR * 19,9677 USD/TRY — 1.330,64 TL olarak hesap edildiği, davalı Taşıyıcının tazminat ödemesinde tam tazminata hükmetmesi halinde, kargo içeriğinde bulunduğu iddia olunan ürün/emtia yönüyle inceleme ve tespitlerin aşağıdaki gibi olduğu; Davaya konu edilen kargo gönderisi içeriğinde Davacı tarafından iddia edilen...marka ve özelliklere sahip cihazın kargo eslim tarihi olan 01/1 1/2023 tarihinde sıfır fiyatının 55.000 TL, ikinci el fiyatının 45.000 TL, dava tarihi olan 06/02/2024 tarihinde sıfır fiyatının 58.000 TL ikinci el fiyatının 17.000 TL olarak değerlendirilmiş olduğu..." rapor edilmiştir. Davacı vekilince dava dilekçesinde tanık deliline dayanmış olduğu nazara alınarak tanık listesi sunmak ve sunduğu tanıkların hangi vakıya ilişkin dinletmek istediği hususunda beyanda bulunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içinde tanık listesi sunmadığı takdirde tanık deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağına ihtarına karar verilmiştir. Davacı şirketin, şirket yöneticilerini gösterir kayıtların İTO'dan istenilerek mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Davacı vekiline dava dışı ...'a emtiyanın devri nedeniyle varsa kesilmiş emtiya faturasının sunması için 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiştir. Mahkememizin 11/12/2024 tarihli ara kararında davacı tarafın beyan dilekçesi de incelenmek suretiyle dava dosyasının aynı bilirkişiye tevdii edilerek tarafların itirazları ve beyanları tek tek irdelenmek ve cevaplandırılmak kaydı ile ek rapor tanziminin istenmesine karar verilmiştir. Bilirkişiden alınan 27/02/2025 tarihli ek raporunda özetle; "Yukarıdaki itiraz maddesinde de belirtmiş olduğumuz gibi, Davaya konu uyuşmazlık konusu TTK 882 Taşıyıcının Sorumluluk Sınırı ilkesine göre incelendiğinde; sevkiyat esnasında ürün içeriği biliniyor olsa dahi, davalı taşıyıcının ödeyeceği en fazla tazmin tutarı, sorumluluk sınırı /SDR tutarı olarak belirlenmiştir. Taşıma mevzuat hükümlerinde taşıyıcın en fazla ödeyeceği tazmin tutarı SDR olarak belirtilmektedir. Sektörel uygulamalar yönüyle de tazmin ödemeleri bu şekilde uygulanmaktadır. Kâr kaybı, mahrum kalma vb tazmin talepleri konusunda, Taşımacılık yasal mevzuat hükümlerinde SDR dışında ödenecek tazmin konuları -Kök raporumuzda da Davacının başkaca tazmin taleplerinin bulunması nedeniyle- TTK Madde 883'e göre incelemeye yer verilmiş olduğu..." rapor edilmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan 26/03/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; "Bilirkişi raporunda belirtilen Taşıyıcının Sınırlı Sorumluluğu miktarı 7.722,26 TL üzerinden değer arttırım talep etmekteyiz. Yatırılacak harcın tarafımıza bildirimi akabine Harç yatırılacağı..." rapor edilmiştir. Mahkememizin 26/03/2025 tarihli verilen ara kararında alınması gereken 2025 yılı maktu peşin harcı olan 615,40 TL'den önceden yatırılan 427,60 TL'nin düşümü ile eksik 187,80 TL harcın yatırılması için davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın Harçlar Kanunu 30 ve devamı maddeleri ile HMK.m.150 hükmü uyarınca eksik harç ikmal edilene kadar işlemden kaldırılacağının ihtarına karar verilmiştir. (2) S ö z l ü D e l i l l e r ; ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Talimat sayılı dosyasında duruşma sırasında dinlenen tanık beyanlarında: Davacı tanığı ... beyanı: "... benim uzaktan tanıdığım aynı köyde bulunduğum birisidir, davacı taraf bana benim kullanmam için emaneten bu bilgisayarı gönderecekti, ... kargo üzerinden bana göndermek istedi, ... bana kargo takip numarasını verdi, ben de bu numara üzerinden kargonun nerede olduğunu internetten takip ettim, en son kargonun yani bilgisayarın şubeye geldiğini internetten gördüm, daha sonra beni bir numara aradı, kargo için kod numarasını söylememi istedi, ben de bana bir kod numarası gelmediğini, telefondaki kişiye söyledim. Hatta telefonundaki kişi "... hanım, kod numarası yokmuş" gibi şeyler söyledi. Sanki yanındaki birine bir şey söylüyormuş gibiydi. Ben kargo numarasının gelmediğini yani istediği kodun bana gelmediğini söyledim, telefon bu şekilde kapandı. Sonra bana SMS geldi. Bu SMS de "kargonuz teslim edilmiştir" yazıyordu, ben de olmadığını bildiğim için yani kargo bana teslim edilmediği için şubeye gittim, şubede bana kendisini benim arkadaşım olarak tanıtan birine kargoyu teslim ettiklerini söyledi. Ben de hiç kimseyi bu şekilde kargoyu almaları için talimatlandırmadığımı söyledim. Akabinde hemen polisi aradım, polis şubeye gelip ifade vermemi söyledi ayrıca ... un bana verdiği numarayı internet üzerinden takip ettiğimde kargoda teslim yeri olarak benim o anki teslim yerimde yazıyordu, davacının bana bilgisayarı gönderme sebebi onlara yazılım işinde yardımcı olmamdır, benim tüm bilgim ve görgüm bundan ibarettir , tanıklık ücret talebim yoktur..." yönünde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ... beyanı: " ... benim benim arkadaşımdır, davacı şirket ile bir bağım yoktur, dava konusu olayla ilgili bilgim şudur; ... bana bilgisayarı ... ya bir takım işlemleri halletsin diye kargo yoluyla gönderdiğini ve bilgisayarın kargoda alıcısına teslim edilmeden kaybolduğunu söylemişti, hangi iş için gönderdiğini hatırlamıyorum, bu bilgisayarı paketlerken ben yanındaydım, daha sonra pozcu ... kargo şubesine teslim ederken de ben onunla aynı arabadaydım, ben arabada kaldım kendisi elindeki paketlediği bilgisayarla şubenin içine girdi, benim tüm bilgim ve görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücret talebim yoktur..." yönünde beyanda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; kargoda taşınması sırasında kaybolan ... model bilgisayarın kaybolması nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 855/1. maddesinde; bu kitap hükümlerine tabi taşımalarda, yolcunun bir kaza sonucu ölmesi veya bedensel bütünlüğü zedeleyen bir zarara uğraması hâlinde istem haklarının on yılda, diğer zararlarda ise bir yılda zamanaşımına uğrayacağı; ikinci fıkrasında bu sürenin, eşya taşımasında eşyanın gönderilene teslimi, yolcu taşımasında yolcunun varma yerine ulaşması, eşyanın tamamen zayi olmuş veya yolcu gideceği yere ulaşamamış olması halinde ise eşyanın teslimi ve yolcunun ulaşması gereken tarihten itibaren işlemeye başlayacağı düzenlenmiştir. Hükmün beşinci fıkrasında ise eşyanın zayi olmasının, geç teslim edilmesinin veya hasara uğramasının taşıyıcının kasıtlı ya da pervasızca bir davranışından kaynaklanması halinde taşıyıcının sorumluluğun üç yılda zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir. TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Yine TTK'nın 876. maddesi uyarınca ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. TTK'un 862'nci maddesinde ise '(1) Eşyanın niteliği, kararlaştırılan taşıma dikkate alındığında, ambalaj yapılmasını gerektiriyorsa, gönderen, eşyayı zıya ve hasardan koruyacak ve taşıyıcıya zarar vermeyecek şekilde ambalajlamak zorundadır. Ayrıca gönderen, eşyanın sözleşme hükümlerine uygun şekilde işleme tabi tutulabilmesi için işaretlenmesi gerekiyorsa, bu işaretleri de koymakla yükümlüdür' hükmünü olup TTK'un 878'nci maddesi gereğince gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlama taşıyıcıyı sorumluluktan kurtarmaktadır. TTK'nın 880. Maddesine göre; (1) Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır.(2) Eşyanın hasara uğraması hâlinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark tazmin edilir. Zararı azaltmak ve gidermek için yapılacak harcamaların birinci cümleye göre saptanacak değer farkını karşıladığı karine olarak kabul edilir.(3) Eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir. Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır. TTK'nın 882. Maddesine göre; (1) Gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır.(2) Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu; a) Gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, b) Gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır.(3) Taşıyıcının, taşıma süresinin aşılmasından doğan sorumluluğu, taşıma ücretinin üç katı ile sınırlıdır.(4) Özel Çekme Hakkı, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki veya taraflarca kararlaştırılan diğer bir tarihteki, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenen değerine göre Türk Lirasına çevrilir. TTK'nın 886. Maddesine göre; (1) Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879 uncu maddede belirtilen kişiler, bu Kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. TTK'nın 889. maddesi "eşyanın zıyaı veya hasara uğramış olduğu açıkça görülüyorsa, gönderen veya gönderilen en geç teslim anına kadar zıyaı veya hasarı bildirmezlerse, eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği varsayılır. Bu karine, zıya veya hasarın açıkça görünmemesi ve eşyanın tesliminden sonra yedi gün içinde bildirilmemesi hâlinde de geçerlidir." şeklinde düzenlenmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ...E ... K sayılı ilamında vurgulandığı üzere ''... Dava, taşıma esnasında gerçekleşen zıya nedeniyle tazminat istemine ilişkindir Mahkemece, davalı tarafından taşıma ilişkisinin inkar edilmediği, taşınan 2 adet kolinin davalı taşıyıcının uhdesinde iken zayi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. Ancak, 6102 sayılı TTK 882. maddesine göre, 880. ve 881. maddeleri uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu; gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Genel kural, taşıyıcının zıya ve hasardan sınırlı sorumluluğunun olduğu şeklinde ise de 6102 sayılı TTK'nin 886. maddesinde de taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı haller düzenlenmiştir. Buna göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacaktır...". Uyuşmazlığın çözümü kapsamında dosya davalının taşıma sözleşmesi gereği kaybolan eşyada sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise kusur ve sorumluluk miktarı ve talepler konusunda rapor tanzimi için taşıma hukuku ve bilgisayar mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi, 23/04/2024 tarihli raporunda davaya konu uyuşmazlığın kargonun yanlış kişiye teslim edilmiş olması kaynaklı olduğu, yanlış teslimatın ve dolandırıcılık olayının aynı gün tespit edildiğinin görülmekte olduğu, kargonun yanlış kişiye teslim edilmesi nedeni ile TTK Madde 855'e göre davacının bildirim yükümlüğü bulunmadığı, davalı taşıyıcının alıcı kılığında şubeyi arayan ve dolandırıcı olduğu anlaşılan şahsın yönlendirmesiyle alıcının kardeşi olduğunu söyleyen başka bir kişiye kargoyu teslim ettiklerinin tespit edildiği, dolandırıcılık olayı, kargo henüz davalı taşıyıcının sorumluluğunda iken yaşanmış olması nedeniyle TTK 875 hükmü de değerlendirildiğinde davalı taşıyıcının sorumlu olduğu kanaatine ulaşıldığı; somut olayda, davalı taşıyıcının kasten, pervasızca bir fiili tespit edilememiş olup, davalı taşıyıcının tazmin sorumluluğunun TTK Madde 882 sorumluluk sınırı ilkesine göre hesaplanması gerektiği, taşıyıcının sınırlı sorumluluğun 208,25 SDR x 37,0817 SDR/TRY — 7.722,26 TL olarak hesap edildiği görülmüştür. Bilirkişiler, 27/02/2025 tarihli ek raporlarında aynı yönde kanaat bildirmişlerdir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacı şirketin temsilcisi olan ... Yılmaz tarafından taşınmak üzere davalıya mal teslim edildiği, husumet itirazının yerinde olmadığı, eşyanın taşıyıcı davalıya teslim edildiğinin uyuşmazlık konusu olmadığı; davalının bu taşımaya konu eşyanın alıcısına teslim edildiğini ispat edemediği, dolayısıyla TTK'nun 874/1 ve 875/1 fıkraları uyarınca eşyanın zayi olduğunun kabul edileceği; taşıma senedi incelendiğinde, eşyanın 01/11/2023 tarihinde davalıya teslim edildiği, taşımaya teslim edilen eşyanın 25 kg ağırlığındaki bir paketten ibaret olduğu, zararın oluşumuna davalının kasıtlı ve pervasız davranışlarının neden olduğunun ispatlanamaması nedeniyle davalının ancak 6102 sayılı TTK'nın 882. Maddesi uyarınca kargo konusu eşyanın ağırlığına göre sınırlı sorumluluk hükümleri çerçevesinde tespit edilen zarar tutarından sorumlu olacağı, bu kapsamda düzenlenen ve hükme esas alınan 23/04/2024 tarihli bilirkişi raporu ile davacının kargo paketinin kaybolması nedeniyle talep edebileceği tazminat tutarının 7.722,26 TL olduğu, davacı tarafça bu yönde ıslah dilekçesi sunulduğu, tarafların tacir olduğu gözetilerek avans faizine hükmedilmesi gerektiği kanaati ile, davanın kabulüne dair aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davanın KABULÜ ile; 7.722,26 TL tazminatın 06/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından tekrar alınmasına yer olmadığına, 3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan; 427,60TL Başvuru Harcı, 187,80TL Islah Harcı, 427,60TL Peşin/nisbi Harcı, 16.430,00TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 17.473,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 7.722,26TL üzerinden hesaplanan 7.722,26TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE, Dair, yapılan inceleme sonucunda taraf vekillerinin huzurunda, dava konusu miktar HMK'nın 341/2. Maddesindeki sınırın altında kaldığından dolayı KESİN olmak üzere karar verildi. 24/06/2025 Katip E-imzalıdır Hakim E-imzalıdır

Atıf: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/83, K. 2025/533, T. 24.06.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-83-e-2025-533-k-4f994ca6693f