İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/716 E. 2025/562 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/716
- Karar No
- 2025/562
- Karar Tarihi
T.C. ZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/716 KARAR NO : 2025/562 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/10/2024 KARAR TARİHİ : 11/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinin incelenmesinde; Mülkiyeti davacıya ait, ...'nun sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile ... plakalı araçlar 21.05.2024 tarihinde İzmir ili Karabağlar İlçesinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştıklarını, kazanın meydana gelmesinde mülkiyeti...'a ait ...’nın sevk ve idaresindeki ... plakalı 46/21 sokaktan yokuş yukarı çıkarken rampanın dik olması nedeniyle sağdan gelen aracı görmeyerek yola çıkarak davacıya çarpmış olması nedeniyle araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin ise kaza da asli kusurlu olan ... plakalı aracın... nolu poliçe ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasını tanzim eden şirket olduğunu,, davacıya ait araçta meydana gelen hasardan, değer kaybın bedelinden diğer davalılar ile birlikte poliçe limitleri ile sınırlı olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, iş bu kaza ile ilgili sigorta şirketine davacı tarafından tamir için en başta başvuru yapıldığını, araç sigorta şirketince atanan eksper tarafından görülmüşse de,...Doğrultma Boya Servisinde "... Mah...Şirinyer/İZMİR" adresinde tamir edilmeyi çok uzun süre beklediğini, devamında davacı daha fazla beklemeyerek araçtaki hasar bedelinin tespiti maksadıyla İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi... D.iş sayılı sayılı dosyası ile hasar tespiti talep edildiğini, anılan dosya da bilirkişinin düzenlemiş olduğu raporda, davacının kullanmış olduğu araçta 283.097,87 TL tutarında hasar olduğunun mütalaa edildiğini, alınan iş bu rapor üzerine davalının... Maslak İş Merkezi, ... Cad. No:... Sarıyer / İSTANBUL merkezine iadeli taahhütlü APS ile başvuru yapılarak hasar bedeli ve değer kaybı bedeli talep edildiğini, bahse konu başvurunun 02/09/2024 tarihinde,...Sigorta AŞ.’ye tebliğ edildiğini, tebliğden sonra davalı tarafın kanuni süreler geçmiş olmasına rağmen herhangi bir cevap vermediğini, devamında arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ve anlaşmaya varılamadığını, davacıya ait araçta oluşan hasar ve değer kaybı bedelinin net olarak, aldırılacak bilirkişi raporu ile kesinlik kazanacağını, davalılardan sigorta şirketinin poliçe limitleri ile sınırlı olmak şartıyla hasar bedeli ve değer kaybı bedelinden sorumlu olduğunu, diğer davalıların ise davacının aracında oluşan hasar bedeli, değer kaybı bedeli ve ikame araç bedelinden sorumlu olduğunu, ayrıca kaza nedeniyle davacının orijinal aracında yapılan tamirat nedeniyle piyasa değerinde ciddi düşüş olacağını, bu nedenle davacı, aracını gerçek piyasa fiyatından daha düşük bir bedele satmak durumunda kalacağını, dolayısıyla davalı tarafdan haksız eylem nedeniyle doğan bu değer kaybı zararının da tazmininin gerektiğini, bununla birlikte davacı, aracının onarımı süresince araç mahrumiyet zararının doğduğunu. davalı araç malikinin ve şoförünün de bu zarardan sorumluluğunun bulunduğunu, kusur dağılımı yargılamayı gerektirdiği hasar bedeli, değer kaybı ile araç mahrumiyet bedeli likit alacak olarak kabul edilmediği için davanın HMK m. 107 gereği belirsiz alacak davası niteliğinde olduğunu, bilirkişi raporuyla davacının aracında meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı zararı ve araç mahrumiyet bedeli uyuşmazlık kapsamında belirlenebilir hale geldiği zaman arttırılmak üzere fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik talebimiz 1.000,00TL hasar bedeli, 1.000,00TL değer kaybı ve 1.000,00 TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 3.000,00TL olduğunu, davacının kullandığı araçta oluşan hasar bedeline mahsuben 1.000,00TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsil olarak tahsiline, davacının kullandığı araçta oluşan değer kaybı bedeline mahsuben 1.000,00TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsil olarak tahsiline, davacının kullandığı araçta oluşan araç mahrumiyet bedeline mahsuben 1.000,00TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sürücü ve ruhsat sahibinden müşterek müteselsil olarak tahsiline, İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.iş sayılı dosyasında sarf edilen masraf ve gideri ile birlikte delil tespit vekalet ücretinin yargılama gideri olarak davalı sigorta şirketinden tahsiline, işbu dava nedeniyle sarf edilen yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davalılardan müşterek müteselsil olarak tahsiline dair karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Davalı...Sigorta vekilinin cevap dilekçesinin incelenmesinde; Öncelikle, davalı şirketçe yapılan araştırma neticesinde, sigortalı araçta sürücü değişikliği yapıldığı şüphesinin bulunduğunu, sigorta susitimali olması halinde, davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumluluğunun doğmayacağını, Müvekkil şirketçe alınan hasar araştırma raporunda; Acente yetkilisi...beyin de aracı olmasına rağmen ... GSM dökümlerini istediğimiz formatta vermekten imtina ederek, 18 parça göndermiş olduğu telefon arama görüntülerinden hiçbir şeyin anlaşılamaması nedeniyle, kendisini arayıp konuyu izah etmemize rağmen, dökümleri istememizin özeline girdiğini ve bu durumdan rahatsız olduğunu ifade ederek yine vermekten imtina etmiştir. Beyanında oğlu...a Bornova'dan motosiklet alıp peşpeşe İnciraltı'na gittiklerini, oğlunun motosiklet eğitimi için kaldığını, kendisinin tek başına ikametine giderken de olayın gerçekleştiğini ifade etmiştir....hanımın beyanında aracının 18 ve 19 mayıs tarihlerinde hiç kullanılmadığını, ikameti önünde park halinde olduğunu belirtmesine rağmen, aracın geçişleri incelendiğinde belirtilen günlerde İzmir geneli ve Gümüldür tarafında farklı yerlerden çık sayıda geçişleri olduğunun tespit edilmesi nedeniyle aracı farklı bir kişinin de kullanıyor olabileceği şüphesi oluşmuştur. Ayrıca aracında ... sigortadan kasko poliçesi de bulunmasına rağmen, hasar kaydı çıkmaması için hasarı kendi imkanlarıyla yaptırması ve 35.000 TL gibi yüksek bir bedel ödemesi de manidardır. Aracın satışından dolayı poliçelerin iptal edileceğini bilmesine rağmen hasar kaydı çıkmasın diye kaskodan yararlanmadığını belirtmesi inandırıcı gelmemektedir. Zira dosya açtırmasa dahi araç ekspertize sokulduğunda hasarın gözükeceği aşikardır. Bu nedenlerle; sigortalı araçta sürücü değişikliği yapılmış olunabileceği düşüncesi akla gelmektedir. ...ve oğlu ...'un GSM dökümlerini vermekten imtina etmeleri de olumsuz düşüncemizi kuvvetlendirmektedir. ' şeklinde tespit ve açıklamalara yer verildiğini, işbu hususun aydınlatılması için gerekli tahkikatın yapılması gerektiğini, davacının, işbu dava öncesi sigorta şirketine başvuru yapması gerektğini, ancak herhangi bir başvuru yapmadığını, hal böyleyken dava şartlarından olan işbu eksiklik sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini dava değerinin davacı tarafça biliniyor olduğunu, davanın belirsiz alacak başvurusu şeklinde yapılmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın işbu dava öncesi İzmir ..Sulh Hukuk Mahkemesinin... D.iş sayılı sayılı dosyası ile hasar tespiti talebinde bulunduğunu, haliyle tespit raporu ile araçta oluşan hasar bedeli tutarının belirli hale getirdiğini, bu nedenle, işbu davanın kısmi alacak davası olarak kabulü gerektiğini, belirsiz alacak davasının istisnai bir dava olduğunu, davacının işbu davayı belirsiz alacak davası olarak açmasında hukuki yararı bulunmadığını, davacı tarafın söz konusu tazminat talebini belirlemesinin mümkün olduğunu, Davacı taraf, dava dilekçesi ekinde, hasar bedeli talebine dayanak olarak sunduğu hasar tespit raporunda otomobilinin hangi parçalarının hasar gördüğünün ve onarımının maliyetine ilişkin kalem kalem açıklama bulunan detaylı bir tablo mevcut olduğunu, Buna göre, davacı taraf hasar bedelini uzman ekspertiz incelemesi sonucunda belirleyebildiğini, davalı sigorta şirketinin poliçeden doğan sorumluluğunun, davacının alacağını ispat etmesi şartıyla, azami teminat limitiyle sınırlı olduğunu. İşbu teminat limitindeki teminat miktarının aşılamayacağını, poliçe teminat limitleri muaccel borçlar olmadığını, yalnızca ödenebilecek azami teminat limitini ifade ettiğini, sigorta poliçesinin bir zenginleşme aracı olmadığını, yalnızca gerçek zarar tutarını teminat altına aldığını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar başlıklı 04.12.2021 tarihli tebliğinin 9. maddesi gereği davalı sigorta şirketinin hasar gören parçayı herhangi bir koşula bağlı olmaksızın eşdeğer parça ile değiştirme hakkı bulunduğunu, Bir başka deyişle gerçek zararın hesaplamasında hasarlı ve değişmesi gereken parçaların; eşdeğer parça ile değiştirilmesi halinde meydana gelen parça bedelinin esas alınması gerektiğini, keza sigorta şirketine karşı orijinal parça ile değişim istendiğine ilişkin de herhangi bir belgenin veya talebin ulaştırılmadığını, Kaldı ki davacının aracını kazadan sonra hangi servise götürdüğü veya götürüp götürmediğine ilişkin de herhangi bir bilginin bulunmadığını, bu noktada davacının aracında hasarlanan parçaların orijinal olup olmadığına ilişkin değerlendirmenin yapılmasının bilirkişi başta olmak üzere davacının rapor aldığı eksper tarafından da bilinemediğini, davacıya ait aracın yaşı da düşünüldüğünde uzun zamandır trafikte bulunan bu aracın bir çok kez kazaya karışmış olduğu ve çeşitli arızalar sebebiyle orijinal parçalarının halihazırda değiştirilmiş olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, hal böyleyken işbu davaya konu kazadan önce halihazırda zaten eşdeğer olan parçaların kaza sonrası orjinali ile değiştirilmesinin beklenmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olacağını, kaldı ki bu kadar yaşlı bir aracın orjinal parçasının piyasada bulunmasının mümkün görünmediğini, anlaşmalı ve yetkili servisin gerek parça tedariğinde, gerekse işçilik tutarlarında makul bir iskonto uygulanması gerektiğini, bir teslim veya hizmetin karşılığını teşkil etmeyen veya buna bağlı olarak ortaya çıkmayan sigorta tazminatlarının KDV’nin konusuna girmediğini, bu durumda, sigortalının hasar gören eşya için sigorta şirketinden aldığı tazminat için temel kural olarak KDV hesaplanmasından bahsedilemeyeceğini, hasar şeklindeki giderin muhatabının sigorta şirketi olmadığını, bu katma değer, sigortalı ile hizmeti ifa eden mükellefler arasında gerçekleştiğini, davalı sigorta şirketi nezdinde KDV indirimine konu hizmet alımının olmadığını, sigorta şirketleri, sözleşme kapsamında riske bağlı olarak masrafların bir kısmını karşılayabildiğini, sigorta sözleşmesi ile amaçlanan, gerçekleşmesi muhtemel bazı risklere karşı oluşabilecek zararları telafi ettiğini, aksi düşünce tarzının sigorta şirketini zarar gören kıymeti “yerine koyma edimi” yükümlülüğü altına sokan başka bir sözleşme niteliğine sokacağını, davacıya ait aracın 2016 model olduğunu, bu yaştaki bir aracın muhakkak eski kazaları sebebi ile çokça değişen parçasının bulunacağını, oysa değer kaybından söz edilebilmesi için aracın ilk ve tek hasarı olması gerektiğini, bir parçanın hasarlanması sonucunda araçta değer kaybının meydana geldiğinin kabulü için bu parçanın kazadan önce sağlam ve orjinal olması geretiğini, davacının aracında kaza sebebi ile hasarlandığı belirtilen parçaların araçta değer kaybı meydana getirecek nitelikte olmayan parçaları olduğunu, yine hesaplamada piyasa pazarlık payının da göz önünde bulundurularak bir rayiç belirlemesi yapılması gerektiğini, ayrıca değer kaybı hesabında aracın onarımının nerede ve ne şekilde yapıldığının da önem arz ettiğini, aracın yetkili bir serviste orijinal parçalar kullanılarak onarılmış olması durumunda araçta değer kaybı yaşanmayacağını, hatta davacıya ait araçtaki eskiyen ve yıpranan parçaların yenilenmesi nedeniyle araçta değer artışı meydana geleceğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu kabul etmemekle adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden kusur raporu alınması gerektiğimi, bu noktada davalı sigorta şirketinin davacının aracında meydana gelen hasardan sorumluluğunun bulunmadığını, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, dolayısıyla sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa işletene düşen bir sorumluluğunun da olmadığını, meydana gelen trafik kazasında davalı sigorta şirketinin kusur oranı tespit edildikten sonra teminat limitini aşmamak kaydı ile bu oranda sorumlu olduğunu bu nedenle dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığının ve kusur oranının belirlenmesinin önem taşıdığını, sigortanın bir zenginleşme aracı olmadığını, davacı işbu davadan önce aldığı ekspertiz raporuna ilişkin giderlerden davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağını ifade etmekteyse de, davalı sigorta şirketinin bu giderden hukuken sorumlu olmadığını, ayrıca herhangi bir yargılama giderinin makul ve iyiniyet içermeyecek düzeyde yüksek olması durumunda sigorta şirketinin masraflardan sorumlu olmayacağını, hasar bedelinin eksper raporu ile belirlenmesinin davacının kişisel tercihi olduğunu, eksper raporu ile davadan önce hasarın belirlenmesi noktasında somut olayda herhangi bir hukuki yarar bulunmadığını, Ayrıca söz konusu giderin HMK kapsamında yargılama gideri olarak kabulünün de mümkün olmadığını, faize hükmedilecek olması halinde,temerrüde düşmeyen davalı sigorta şirketi yönünden faiz başlangıç tarihinin güncel eksper hesabının yapıldığı tarihten itibaren başlayacağını beyan ederek davalı şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadan açılan işbu davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, hasar bedeli ve değer kaybı talebinin belirsiz alacak davası olarak öne sürülemeyeceğinin kabulü ile davanın hukukî yarar yokluğu nedeniyle reddine, ekspertiz rapor ücreti talebinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalılar... vekilinin Cevap dilekçesinin incelenmesinde; davalının işbu kazanın oluşumunda tam ve asli kusurlu olmadığını, İşbu kaza tespit tutanağı muhtevasında kaza krokisi mevcut olduğunu, eldeki verilerin tekrardan değerlendirilmesini ve kusur oranlarının yeniden tespitini istediklerini, yalnızca kaza tespit tutanağı ile karar verilmiş olması nedeniyle Yargıtayın bozma kararının olduğunu, bu nedenle davacının gerçeğe aykırı ve somut gerçeklikten uzak iddialarının reddinin gerektiğini, dava konusu talepler bakımından zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçtiğinden bu yönüyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, hak düşürücü sürelerin hakim tarafından re’sen davanın her aşamasında dikkate alınacağını, söz konusu olabilecek zamanaşımı süreleri yönünden zamanaşımı def’ini kullandıklarının tespiti ile zamanaşımı def’i dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesini, HMK madde 119 kapsamında dava dilekçesinde bulunması gereken zorunlu unsurların irdelenmesi, eksiklik ya da hatanın süresinde düzeltilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini istediklerini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu md. 97 uyarınca dava şartı olan ilgili sigorta şirketine başvurunun yapıldığına dair belgeler dava dilekçesi ekinde bulunmadığı, ilgili başvuru gerçekleşmemiş ise; dava şartı yokluğundan davanın reddini istediklerini, davalının aracında ZMMS olduğunu, ZMMS poliçe azami teminat limitinin kaza tarihinde Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenmiş olan 200.000 TL ile sınırlı olduğunu, zarar gören kişilere, sigortacının, poliçelerde yazılı limitle sınırlı olarak ödeme yapacağını, davalının ... Sigorta A.Ş. Nezdinde ... sayılı Kasko poliçe numarası ile sigortalı olduğunu, davacının, ... Sigorta A.Ş.'ye başvurmadan zarar kalemlerini davalıdan talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı, kaza tarihinden önce ağır kusurlu olduğu haller dışında kendi kusuru ile gerçekleşen tüm kazalarda aracını kasko sigortası ile teminat altına aldığını, davanın müvekkilin kasko sigorta şirketi olan ... Sigorta A.Ş.'ye ihbarını talep ettiklerini, dava dilekçesinde belirtilmiş olan trafik kazasından dolayı davacı tarafın aracında oluşan maddi zararlar(eksper incelemesi nezdinde tespit edilen tutar ve değer kaybı ödemeleri) sigorta şirketince giderilmiş olması ve bahse konu aracın 12 yaşında olması ile daha önce karışmış olduğu kazalar nedeniyle orijinal parça zorunluluğu olmaması, iddia edilenin aksine değer kaybının olmaması nedenleriyle davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmesini, Araç-Araç trafik kazalarında kusur durumuna ilişkin tespit ve değerlendirmeler yapılırken, yorum ve düşünce katılmadan, seyir durumu ve gerekçeleri belirtilerek, yapılan kural ihlalleri ve diğer araç sürücüsünün hızı ve seyir durumu teknik ve bilimsel olarak tespit edilmek suretiyle davacıya ait araç sürücüsünün kazaya etken kural ihlallerinin bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirilmesinin gerektiğini, dava konusu trafik kazasıyla ilgili davacıya ait araç sürücüsünün kusursuz, davalının ise tam kusurlu olduğuna ilişkin yapılan tespit ve değerlendirmelerin hatalı olduğunu, kusur oranına göre sorumluluk doğacağından, kusur durumunun netliğe kavuşturulması gerektiğini, davacı tarafın hasar tazminatı talebinin haksız olduğunu, sebepsiz zenginleşmeye neden olacağından reddi gerektiğini, Her ne kadar davacı tarafça bakiye hasar tazminatı talep edilmiş ise de bu bedelin talep edilebilmesi için; Öncelikle araç rayiç ve hurda değerlerinin tespiti ile bu iki verinin karşılaştırılıp, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının belirlenmesi; tamirinin ekonomik olmadığının anlaşılması halinde, aracın “trafikten çekilme belgesi” alınarak hurdaya ayrılması ve bu belgenin ibrazı şartıyla aracın rayiç değerinden hurda bedelinin mahsup edilmesi gerektiğini, davacı tarafın hasar tazminatına ilişkin taleplerinin sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, davacının talebinin Medeni Kanun 2. maddesi ve devamında ifade edilen iyi niyet kurallarına ve çelişkili davranma yasağına aykırı olduğunu, bu nedenle davacının bakiye hasar tazminatının ve diğer taleplerinin reddinin gerektiğini, hasar bedeli yönünden sorumluluklarının bulunmadığını, davaya konu kaza sebebiyle davacının aracında tespit edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu, davacının aracındaki parçaların fiyatının orijinal parça fiyatlarının 3 katına varacak şekilde belirlendiğini, aracın hasar görmeyen kısımlarındaki bir takım parçalarda onartılmış olduğunu, hasarlanan bölgede olmak kaydı ile değişmemesi gereken parçaların da değiştirildiğini, konu kazadaki sigorta eksperinin tanzim ettiği rapora süreç içerisinde birçok ek parça yazdırıldığını, davacının kaza sonrası aracın tamiri için aracından mahrum kalması sebebiyle zarara uğradığına dair iddialarıın haksız kazanç sağlamaya yönelik olduğunu, davacı, işbu haksız davası ile davalıdan "alabildiğini alma" mantığıyla hareket ettiğini, davacıya ait kasko şirketi davacıya ikame araç vermişse karşı aracın kasko sigortacısı ikame araç bedelini davalılardan değil davalıların kasko şirketi olan ... Sigorta A.Ş.'den talep edebileceğini, davacının ikame araç bedelini talep ettiğini, fakat aracının onarım süresini, yeni araç kiralayıp kiralamadığını, kiraladı ise fatura tutarı gibi hususlarda açıklama yapmadığını, dava dilekçesi incelendiğinde hiçbir açıklamaya yer verilmeden sonuç ve istem kısmında ikame araç ücreti talep edildiğini, ikame araç tazminatına ilişkin gerekli açıklamayı yapmayan davacının talebinin usulden reddinin gerektiğini, davacı yanın aracındaki daha önceki kazaların bilirkişi incelemesinde dikkate alınması gerektiğini, davacı yana ait aracın kilometresi ve trafiğe çıkış tarihi baz alındığında uzun süredir kullanılmakta olduğunu, iş bu mezkur kaza nedeniyle davacıya ait aracın değer kaybına uğrayıp uğramadığının tespitinde varsa eski hasarları da önem arz edeceğini, davacıya ait aracın 363.593- kilometrede 12 yaşında bir araç olduğunu, dosyada mevcut tramer kayıtları ile sabit olduğu üzere davacı yanın aracının daha önce de hasarlandığını, ... Sorgusundan anlaşılacağı üzere davacıya ait aracın 8 adet kazaya karıştığını, davacıya ait aracın ülkemizde enflasyonun en düşük olduğu yıllarda dahi çok ciddi hasarlara uğradığını, değişen parçaların değer kaybına konu edilemeyeceğini, davaya konu kazanın... plakalı aracın orjinalliğini etkilemediğini, tam aksine aracın tamiriyle birlikte yeni yedek parçalar takılmış, araç boyanmış ve onarılmış haliyle bu yapılan işlemler sonucu aracın kıymetini arttırdığını, davacı yanın maliki olduğu aracın onarımında plastik parçaların değişimi veyahut onarımı söz konusu ise işbu hususların hesaplamaya dahil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, başvurana ait aracın aynı yerde birden fazla hasarının olması, araç geçmişinde 3 ve daha fazla hasar olması ve araç kilometresinin 165.000 km’den fazla olması hallerinde değer kaybı oluşmayacağı için belirtilen hususların tespitini ve netice olarak başvurunun reddini talep ettiklerini beyan ederek öncelikle usulen ve hukuki yarar yokluğuna ilişkin itirazlarının değerlendirilerek davanın usul yönünden reddine, davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı davasının ve taleplerinin esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir. DELİLLER: Araç tescil kayıtları, SBGM'ye ve davalı sigorta şirketi ile dava dışı ...igorta ile... Sigorta'ya yazılan müzekkere cevapları ile tevdi üzerine adli trafik bilirkişisi ...ve otomotiv bilirkişi... tarafından hazırlanan 18/03/2025 tarihli raporun dosyaya sunulduğu, davalı yanca 22/03/2025 tarihli dilekçe ile değer artırımında bulunulduğu görülmüştür. Mahkememizce dava dışı sigorta şirketlerine aracın geçmiş hasar kayıtlarının celbine yönelik yazılan müzekkere cevabının ikmalinden sonra tevdi üzerine sunulan 18/03/2025 tarihli raporda kazanın oluşumuna... plakalı aracın sürücünün etken olduğu, dava konusu... plakalı aracın bu kazadan kaynaklı 258.177,44 TL hasar ve 22.500,00 TL değer kaybına uğradığı gibi davacının ise aracın makul onarım süresi 7 gün karşılığı toplamda 10.500,00 TL ikame araç sebebi ile zararının oluştuğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından sunulan 22/03/2025 tarihli dilekçe ile başlangıçta belirtilen 1.000,00 TL hasarın 258.177,44 TL'ye, 1.000,00 TL değer kaybı bedelinin 22.500,00 TL'ye ve 1.000,00 TL mahrumiyet bedelinin 10.500,00 TL'ye yükseltiğine yönelik değer artırımında bulunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Yapılan inceleme neticesinde 21/05/2024 tarihinde davalı... sevk ve idaresindeki... plaka sayılı araç ile dava dışı ... ... sevk ve idaresindeki... plaka sayılı araçlar arasında maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği,... plakalı aracın davalı ...'a ait olmakla birlikte kaza tarihini kapsar biçimde davalı sigorta nezdinde ZMMS ile sigortalı olduğu, davalı sigortanın araç başına sorumluluk limitinin 200.000,00 TL ile sınırlı olduğu, davacı tarafından davalı sigortaya davadan evvel 02/09/2024 tarihinde KTK 97 başvurusunda bulunulduğu, davacı tarafça İzmir... SHM'nin...D.iş sayılı dosyası üzerinden delil tespiti yaptırıldığı konularında bir uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir. Yukarıdaki tespit göz önüne alındığında taraflar arası uyuşmazlık konusu hususun bahse konu kazanın meydana gelmesinde araç sürücülerinin kusur durumlarının tespiti, bu kapsamda davacı aracının hasara ve bu hasardan kaynaklı değer kaybına uğrayıp uğramadığı, uğramış ise hasar ve değer kaybı bedelinin tespiti ile tutarlardan davalıların sorumlu olup olmayacağı yine bu kazadan kaynaklı davacının araç mahrumiyetinden kaynaklı zararının olup olmadığı, olmuş ise bedelinin tespiti ile tutardan davalılar... ve ...'un sorumlu olup olmayacağı hususlarının tespiti ile değerlendirilmesine yönelik trafik kazasından kaynaklı açılan hasar, değer kaybı ve ikame araçtan kaynaklı zarara yönelik maddi tazminat davası olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı sigorta tarafından bilirkişi raporuna karşı itiraz ile ek rapor/ yenir bir rapor alınması talep edilmiş ise de yapılan itirazların bir kısmının resen değerlendirilecek itirazlardan olduğu bir kısmının aksi iddia edilmekte ise de Mahkememizce de kabul edildiği üzere hali hazırda raporda karşılandığı ve raporun denetime elverişli ve yeterli teknik incelemeyi içerdiği anlaşılarak yeniden bir rapor alınmasının yahut ek rapor alınmasının gerekli olmadığı kanaatine varılmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 21/05/2024 günü davalı... sevk ve idaresindeki... plakalı aracın İzmir ili, Karabağlar ilçesi, 46/21 Sokak üzerinden düz bir şekilde seyir halinde iken aracın ön kısımları ile bahse konu sokağın 46/11 sokak ile birleştiği sırada sağ taraftan gelen dava dışı ... sevk ve idaresindeki aracın 46 /11 sokaktan düz şekilde seyir halinde yola devam etmek istediği esnada sol yan kısımlarına çarpması ile meydana gelen kazada bahse konu sokak kavşaklarının 4 yönlü kontrolsüz olduğu göz önüne alındığında davalı...'un eyleminin 2918 sayılı yasanın 84/h ve57/c bentlerinde belirtilen kavşaklarda geçiş önceliğine uymama ve kontrolsüz girme şeklindeki kurala aykırı nitelikteki eyleminin olduğu, ...'ın ise kural ihlalinde bulunmadığı gibi engellemek adına alabileceği bir önlemi de olmadığından bu kazanın oluşumunda davalı...'un tam kusurlu olduğu, söz konusu kusurlu hareket neticesi davacı aracı olan... plakalı aracın sol ön çamurluk, sol ön kapı ve sol alt kısımlarında olacak şekilde yedek parça işçilik ve KDV dahil toplamda 258.177,44 TL hasara uğradığı, aracın kazadan evvel ki 2. el piyasa rayiç değerinin 580.000,00 TL olduğu göz önüne alındığında bu kaza sebebi ile ayrıca pert işlemine tabi tutulmasını gerektirir bir durumu olmadığından tamirinin ekonomik olduğu, söz konusu hasarın aynı zamanda değer kaybına neden olabilecek bir hasar olduğu anlaşılmakla bu durumda aracın önceki ve sonraki rayiç değerler arası fark kadar değer kaybına uğrayacağı anlaşılmakla sonraki rayiç değerin de hükme esas alınan raporda 557.500,00 TL tutarda olduğu görülmekle neticede bu kaza sebebi ile davacı aracında 22.500,00 TL tutarda değer kaybının oluştuğu, bahse konu aracın makul onarım süresi ile günlük kiralama bedeli yönünden bilirkişi değerlendirmesi yerinde görülmekle davacının tamir süresi boyunca aracında mahrum kalacağından mahrumiyet bedeli,nin 10.500,00 TL olarak belirlenmesine yönelik görüşe iştirak edilmekle davalıların değer kaybı ile hasar yönünden sorumlu oldukları gibi sigorta şirketi haricindeki diğer davalıların aynı zamanda ikame araçtan kaynaklı da sorumlu olacakları, davacıya talepler üzerinden yapılan herhangi bir ödeme olmadığı göz önüne alındığında iş bu dava açısından davacı lehine haksız fiilin koşulları gerçekleştiğinden ve bunun yanında sigortanın 200.000,00 TL limit ile sınırlı sorumlu olması gerektiği tespiti ile diğer davalıların talep konusu edilen bedeller yönünden olay tarihi itibair ile sigortanın ise kendisine yapılan 02/09/2024 tarihli KTK 97 başvurusuna cevap verilmeyerek 13/09/2024 tarihinde temerrüte düştükleri gibi davacı talebinin davalı yanlar yönünden aracının vasfı göz önüne alındığında yasal faiz üzerinden değerlendirilmesi gerekmekle açılı davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1- Davanın KABULÜ ile konu 21/05/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı; - 258.177,44 TL hasar ile 22.500,00 TL değer kaybı bedelinden oluşan toplam 280.677,44 TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden 13/09/2024 tarihinde itibaren, diğer davalılar yönünden ise olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte DAVALILARDAN ( davalı sigorta şirketinin bu tutarın 200.000,00 TL'si ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, - 10.500,00 TL ikame araç bedelinin davalılar...yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ADI GEÇEN DAVALILARDAN MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 2- Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 19.890,33 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 5.400,60 TL (427,60 TL peşin harç ile 4.973,00 TL tamamlama harcından oluşan) harcın mahsubu ile hazineye irad kaydına, bakiye 14.489,73 TL karar ve ilam harcının DAVALILARDAN (Davalı sigortanın bu tutarın 9.952,50 TL'si ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) MÜTESELSİLEN TAHSİLİ HAZİNEYE İRAD KAYDINA, söz konusu tutar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine, 3- Davacı tarafından yatırılan 5.828,20 TL (427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru ve 4.973,00 TL tamamlama harcından oluşan) harç ile gider avansından kullanılan 10.714,00 TL (tebligat ücreti, posta masrafı ve bilirkişi ücretinden oluşan) yargılama giderinden oluşan toplam 16.542,20 TL'nin DAVALILARDAN MÜTESELSİLEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 4- Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE, 5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 46.58,39 TL vekalet ücretinin DAVALILARDAN (Davalı sigortanın bu tutarın 32.000,00 TL'si ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) MÜTESELSİLEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 6- Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucu ... ödenmesi halinde, bu ücretin 6183 sayılı Kanun kapsamında DAVALILARDAN MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına, 7- Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 11/06/2025 Katip ... E imza Hakim ... ¸ eimza