İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/735 E. 2025/414 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/735
- Karar No
- 2025/414
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/735 KARAR NO : 2025/414 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/10/2024 KARAR TARİHİ : 07/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinde özetle; 20/06/2024 tarihi itibariyle... numaralı poliçe ile davalı... Sigorta A.Ş.'nin sigortası (ZMMS) altında bulunan, diğer davalı ......adına kayıtlı bulunan... plakalı aracın, kırmızı ışık ihlali yaptığını, yeşil ışıkta geçmekte olan davacıya ait ... plakalı araca çarptığını, meydana gelen işbu kazaya bağlı olarak davacıya ait araçta ciddi bir maddi hasar oluştuğunu, taraflar arasında maddi hasarlı trafik kaza tespit tutanağının tutulduğunu,... plakalı aracı kullanan ve kırmızı ışık ihlali yapan davalı ... ...'ın kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, yeşil ışıkta geçmekte olan davacıya atfedilebilecek herhangi bir kusurun söz konusu olamayacağını, davacıya ait araçta meydana gelen hasar “... mahallesi...– Bornova/İZMİR” adresinde faaliyet gösteren ...Otomotiv Tic. Ve San. A.Ş.’de onarıldığını, 38.683,44 TL’lik iskonta uygulandığını, sonra 328.210,87 TL (Parça + İşçilik+KDV)’lik bir hasar onarım bedeli çıkarıldığını, her ne kadar davacıya ait araçta meydana gelen maddi hasar onarılmış olsa da, davacıya ait aracın değerinde ciddi bir azalma olacağını, bu hususun yargıtay’ın yerleşik hale gelmiş kararlarında da olduğunu, somut olarak konuyu değerlendirdiklerine davacıya ait aracın kaza tarihi itibariyle 8 aylık bir araç olduğunu, ilk kez bu kaza ile birlikte hasara uğradığını, davacııya ait araç "cupra" marka bir araç olup, işbu aracın ancak meraklılarına satılabildiği, bu itibarla araç piyasasında davacıya ait aracın "kupon araç" olarak tabir edildiği, bu tarz araçlarda meydana gelebilecek hasarların aracın değerinde ciddi düşüşlere sebebiyet verdiğini yaptıkları araştırmalar neticesinde anlaşıldığını, davacıya ait aracın değerinde ciddi anlamda bir düşüş meydana geldiğini,, dosya kapsamında yapılacak olan araştırmalar neticesinde aldırılacak bilirkişi raporu ile bu hususun ortaya çıkacağını, davacıya ait araçta meydana gelen gerçek değer kaybının tazmin edilmesi için... Sigorta A.Ş'ye müracaat ettiklerini, söz konusu düzenlemede öngörülen 15 günlük süre içerisinde değer kaybına yönelik taleplerinin sonuçsuz kaldığını, sigorta şirketi tarafından kendilerine herhangi bir geri dönüş yapılmadığını, zorunlu arabuluculuk sürecine başvurduklarını, ancak anlaşma sağlanmadığını, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının yanı sıra, 21 günlük onarım süreci boyunca davacının aracından mahrum kaldığını, bu nedenle meydana gelen işbu kazaya bağlı olarak davalı ... ...'tan araç mahrumiyet bedeli taleplerinin bulunduğunu, diğer davalı olan... Sigorta A.Ş.'ye de... plakalı aracın kaza tarihinde geçerli olan ... Numaralı Poliçe ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı sıfatıyla yöneltildiğini, Yukarıda anlatılan nedenlerle hususlar ışığında davanın kabulüne, 20/06/2024 Tarihinde gerçekleşen kazaya bağlı olarak davacıya ait “...” plakalı araçta meydana gelen "değer kaybı" yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve alacak miktarı tam/kesin olarak belirlendiğinde arttırılmak kaydıyla Belirsiz Alacak Niteliğindeki Değer Kaybı talepleri için HMK mad. 107 uyarınca şimdilik 100,00-TL'nin (2) numaralı davalı yönünden haksız fiil tarihi olan 20/06/2024 Tarihinden itibaren, (1) No’lu davalı sigorta şirketi yönünden sigorta teminatları ile sınırlı olmak üzere sigorta şirketinin temerrüte düşürüldüğü tarihten itibaren (2918 Sayılı Yasanın 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddesinde yer alan düzenleme doğrultusunda sigorta şirketinin temerrüde düşmüş olduğu tarih 07/08/2024'dür) işleyecek olan reeskont avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacıya ait "..." Plakalı aracın 21 gün boyunca tamiratta kalması, işbu tamirat süresi boyunca davacının aracından mahrum kalması sebebiyle "araç mahrumiyet bedeli" yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve alacak miktarı tam/kesin olarak belirlendiğinde arttırılmak kaydıyla belirsiz alacak niteliğindeki "Araç Mahrumiyet Bedeli" talepleri için HMK mad. 107 uyarınca şimdilik 100,00-TL'nin haksız fiil tarihi olan 20/06/2024 Tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte (2) numaralı davalıdan tahsiline, "Değer Kaybı" talepleri Yönünden Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin her iki davalı taraftan müştereken ve müteselsilen tahsiline,"Araç Mahrumiyet Bedeli" talepleri Yönünden Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin (2) numaralı davalı taraftan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Davalı Sigorta cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin trafik sigotasından kaynaklı sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olduğunu, zmms poliçe limitleriyle sınırlı olduğunu, gelinen noktada poliçe limitinin tükendiğini, bu durumda davalı şirketin başkaca bir sorumluluğunun bulunmadığını, davalı şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluğunun kaza tarihi itibariyle maddi araç başına 200.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, görülmekte olan konu kazaya istinaden davalı sigorta şirketi nezdinde... hasar dosya numarası ile kanun uyarınca ilgili belgelerin değerlendirildiğini, davalı şirket tarafından poliçe limitleri dahilinde, 30.10.2024 tarihinde ... Sigorta A.Ş hesabına 200.000,00 TL rücu ödemesi yapıldığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacı yanın hukuki yararının bulunmadığını, davanın açıldığı tarihte değer kaybı miktarı yahut değeri tam ve kesin olarak tespit edilebilir nitelikte olduğunu, davalı şirkete karayolları trafik kanunu madde 97 hükmü gereğince değer kaybı için yapılması gereken zorunlu başvuru usulüne uygun olarak yapılmadığından dava şartı eksikliği nedeniyle davanın reddi gerektiği, sayın mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde davalı şirketin sorumluluğuna isabet eden tazminat miktarına ilişkin hesaplamanın yapılması için söz konusu dosyada kusura ve zarara ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, kusura ilişkin alınacak olan bilirkişi raporunun yanında zarara ilişkin ayrı bir rapor alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte sayın mahkemenizce tazminat hesaplaması istenmesi durumunda, söz konusu hesaplamanın karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ekinde belirtilen formulasyon ve teminat şartları referans alınarak yapılması gerektiğini, huzurdaki davada davalı şirketin yapılan eksik evrakla başvuru sebebi ile temerrüdü gerçekleşmemiş olduğundan söz konusu faiz taleplerin reddine karar verilmesi gerektiğini, sayın mahkeme aksi kanaatte olsa dahi hükmedilecek faizin yasal faiz olabileceğini, haksız ve mesnetsiz ikame edilen işbu davanın öncelikle usulden reddini, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesinin talep edildiği görülmüştür. Davalı ... Murat cevap dilekçesinde özetle; açılmış olan bu davada davacı tarafın tamamen kötü niyetli olduğunu, bu nedenle davayı kabul etmelerinin mümkün olmadığını, öncelikle kazanın oluşumunda sadece davalının kusurlu olmadığını, davacının da kusurunun bulunduğunu, davacının aşırı hızlı olarak aracını sürdüğünü ve hiç fren yapmayarak kazanın oluşumuna katkı sağladığını, davalının trafik lambaları kırmızıya dönmek üzereyken geçiş yaptığını ve davacının da ışıklara son derece süratli bir şekilde giriş yaptığını ve hiç fren yapmadan davalıya ait araca arkasından çarptığını, bu nedenle de davacının sözde değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tamamını davalıdan talep etmesini kabul etmediklerini, davacı tarafın zarar tazmini değil sebepsiz zenginleşme peşinde olduğunu, davacının bu nedenle dava açmadan önce davalı şirketin sigorta şirketine başvuru yaparken hiç bir bedel talep etmediklerini, daha sonra başlatılan arabuluculuk sürecinde ise aşırı fahiş bir bedel talep ederek anlaşma yapılmasına zemin sağlamadıklarını, toplam hasar bedelinin davacının dava dilekçesinde de ikrar ettiği gibi 328.210,87-TL iken, davacı taraf fahiş değer kaybı bedeli talep ettiği için arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, bütün bu kötü niyetin sebebinin ise kanaatlerince davalı şahısdan vekalet ücreti de talep etmek istediği için olduğunu, davacı taraf çok basit bir şekilde Sigorta Tahkim Komisyonu ya da sair eksper aracılığıyla, aracında kaza sonrası oluşan gerçek değer kaybını hesaplatıp, bu bedeli davalıdan talep ve tahsil edebilecekken, kötü niyetle ve sırf vekalet ücreti de tahsil edebilmek için iş bu davayı açtıklarını, davalının, davacının aracında oluşan ve sorumlu olduğu gerçek değer kaybı bedelini ödemeye hazır olduğunu, davacı taraf, davacının belirsiz alacak davası açmasında hiç bir hukuki yararı olmadığını, araçta oluşan gerçek değer kaybını dava açmadan önce hesaplatıp talep edebileceğini, davacının sözde araç mahrumiyet bedeli olarak 100,00-TL talep etmesinin de kötü niyetini ortaya koyduğunu, davacının aracını 5-6 gün içinde tamir edilebilecekken 21 gün boyunca serviste tuttuğunu, daha sonra hiç bir fatura, belge ya da ödeme dekontu sunmadan araç mahrumiyet bedeli adı altında davalıdan ödeme talep ettiğini, davacının bu noktada kendi aracının kasko poliçesini yapan sigorta şirketinden ikame araç alıp kullanmış olabileceği ihtimalinin de bulunduğunu beyan ederek, davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir. DELİLLER: Araç tescil raporları,..., davalı sigorta ve dava dışı ... sigorta müzekkere cevaplarının dosya arasında olduğu, tevdi üzerine adli trafik bilirkişi ile otomotiv bilirkişisi, tarafından hazırlanan 02/04/2025 tarihli raporun dosyaya sunulduğu ve ayrıca gerek davalı ... gerekse diğer davalı... Sigorta tarafından yapılan ödemelere dair beyan ve dekontların dosyaya kazandırıldığı görülmüştür. Tevdi üzerine sunulan 02/04/2025 tarihli raporda özetle; kazanın oluşumuna... plaka sayılı araç sürücüsü Murat'ın etken olduğu, davacının etken nitelikte davranışının olmadığı, davacı aracı olan ... plakalı aracın bu kaza sebebi ile 300.000,00 TL tutarda reel değer kaybına uğradığı gibi aracın onarım süresi 13 gün olarak değerlendirilerek günlük kiralama bedelinin de 2.000,00 TL olduğu belirtilerek davacının onarım süresi boyunca araçtan mahrum kalacağından 26.000,00 TL ikame araç yönünden zararının bulunduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır. Davalı sigorta tarafından 31/10/2024 tarihinde yani davadan sonra davacı yana 200.000,00 TL tutarda ödeme yaptığı, davalı ... tarafından ise 07/04/2025 tarihinde yani davadan sonra davacı yana bilirkişi raporu ile tespit edilen toplam 326.000,00 TL tutarında değer kaybı ve ikame araç ödemesi yapıldığı anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Yapılan inceleme neticesinde 20/06/2024 tarihinde davacı tarafından sevk ve idare edilen ... plaka sayılı araç ile davalı ... ... tarafından sevk ve idare edilen... plaka sayılı araçlar arasında maddi hasarlı kazanın meydana geldiği, araç sürücülerince kendi aralarında kaza tespit tutanağının tutulduğu, diğer davalı sigortanın... plaka sayılı aracın kaza tarihini kapsar biçimde ZMMS poliçecisi olduğu, davalı sigortanın araç başına sorumluluk limitinin 200.000,00 TL ile sınırlı olduğu, davadan evvel davalı sigortaya KTK 97 başvurusunda bulunulduğu, davalı sigorta tarafından davacı aracının ZMMS şirketi olan ... sigortaya 30/10/2024 tarihinde 200.000,00 TL ödeme yapıldığı konularında bir uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir. Yukarıdaki tespit göz önüne alındığında taraflar arası uyuşmazlığın; bahse konu kazanın meydana gelmesinde araç sürücülerinin kusur durumlarının tespiti bu kaza sebebi ile davacı aracının hasara uğrayıp uğramadığı, uğradığının anlaşılması halinde hasarın aracın değer kaybına uğratacak şekilde olup olmadığı, olması halinde davacı aracının ne miktarda değer kaybına uğradığının tespiti ile tespit edilecek tutardan davalıların sorumlu olup olmayacağı, davalı sigortanın davadan sonra limit kapsamında yaptığı ödemenin bu anlamda ne şekilde değerlendirileceği, davacının bu kazadan kaynaklı ikame araç sebebiyle zararının olup olmadığı olması halinde ikame araç zararının tespiti ile davalı ...'in tespit edilecek miktardan sorumlu olup olmayacağı hususlarının değerlendirilmesine yönelik açılan trafik kazasından kaynaklı açılan değer kaybı ve ikame araç zararına ilişkin maddi tazminat davası olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın değerlendirilmesine geçmeden evvel şu hususun belirtilmesinde fayda vardır. Kaza tarihi itibari ile davalı yan yönünden araç başına maddi zarara ilişkin sorumluluk limitinin 200.000,00 TL olduğu ve yukarıda da bahsedildiği gibi tutarın tamamının davadan sonra davacıya ödemesinin yapıldığı anlaşılmıştır. Her ne kadar kazandırılan bilirkişi heyeti raporuna itirazlarda bulunularak ek rapor/ yeni bir rapor alınması talep edilmiş ise de yapılan itirazların bir kısmının resen değerlendirilecek itirazlardan olduğu bir kısmının aksi iddia edilmekte ise de Mahkememizce de kabul edildiği üzere hali hazırda raporda karşılandığı ve raporun denetime elverişli ve yeterli teknik incelemeyi içerdiği anlaşılarak yeniden bir rapor alınmasının yahut ek rapor alınmasının gerekli olmadığı kanaatine varılmıştır. Yapılan inceleme neticesinde 20/06/2024 tarihinde İzmir İli, Bayraklı İlçesi, Manavkuyu Mah. Sakarya Caddesi ile Alija İzzetBegoviç Caddesinin kesiştiği ve trafik ışıkları ile kontrollü döner kavşakta meydana geldiği anlaşılan trafik kazasında... plakalı ... ...'ın kendisine kırmızı ışık yanmasına rağmen döner kavşağa giriş yaptığı esnada aracın sol arka kısmına o esnada yeşil ışıkta geçmeye çalışan davacı... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ön kısımlarının çarpması ile meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda ...'in 2918 sayılı yasanın 84/a bendini ihlal ettiği, davacının ise kural ihlali niteliğinde davranışı olmadığı gibi kazayı engellemek adına alabileceği bir önlemi de olmadığından bu kazanın oluşumunda ...2in tam kusurlu olduğu davacının ise kusursuz olduğu, söz konusu bu kusurlu hareket neticesi davacı aracında yedek parça, işçilik ve KDV dahil toplam 328.210,87 TL tutarda hasar meydana geldiği ve hasarın onarımının yapıldığı, aracın kazadan evvel ki 2. El piyasa...iç değerinin 2.800.000,00 TL olduğuna yönelik bilirkişi görüşü göz önüne alındığında aracın tamirinin ekonomik olduğundan ayrıca pert yönden bir değerlendirme yapılmasına gerek görülmeyerek ve yine bilirkişi raporu ile kazadan sonraki 2. El piyasa...iç değerinin 2.500.000,00 TL'ye düşeceği anlaşılmakla aradaki fark tutarı olan 300.000,00 TL tutarda davacı aracının reel anlamda değer kaybına uğradığı gibi bilirkişi tarafından sunulan rapordaki onarım süresi ile günlük kiralama bedeline itibar edilerek bu kazadan kaynaklı davacının toplamda 26.000,00 TL tutarda ikame araç yönünden zararının bulunduğu ve davadan önce davacıya talep konusu edilen değer kaybı ve ikame araç yönünden herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Davalı sigorta tarafından davacı yan aracının tamiri sebebi ile davadan sonra sorumluluk limiti kapsamında dava dışı ... sigorta'ya 200.000,00 TL ödeme yapıldığı, davalı ... tarafından ise yine davadan sonra davacıya hükme esas alınan bilirkişi raporu ile belirlenen değer kaybı ve ikame araç zararına ilişkin 326.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığı anlaşılmakla her ne kadar yukarıdaki gerekçeler ile davalılar aleyhine iş bu dava açılmış ise de davalı ... tarafından davadan sonra talep konusu edilen maddi tazminatlara ilişkin ödeme yapıldığından davanın yapılan ödeme ile konusuz kaldığı gibi davalı sigortanın da limit dahilinde sorumlu olacağı anlaşılmakla birlikte hem ... tarafından yapılan ödeme hem de davalı sigorta tarafından limit dahilinde ödeme yapıldığından konusuz kalma durumunun sigorta içinde geçerli olduğu değerlendirilmiştir. Bilindiği gibi davanın konusuz kalması durumunda verilecek karar "karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde kurulmaktadır. Ancak her hüküm gibi bu hükmün de kanuni sonuçları olmakla birlikte yargılama giderlerinden kimin sorumlu olacağının tespit edilmesi gerekmektedir. Bu tespit için en önemli kriter dava tarihi itibariyle tarafların haklılık oranıdır. Dosya kapsamında kazandırılan deliller göz önüne alındığında haklılığın dava tarihi itibariyle davacının haklı olduğu anlaşılmakla birlikte davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği kanaatine varılmakla davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve ancak davanın başlangıcında yapıldığı anlaşılan arabulucuk ücreti yönünden ayrıca bir beyanda bulunulmadığından davadaki az önceki belirtilen haklılık durumu göz önüne alındığında arabuluculuk ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Her ne kadar davadan 6325 sayılı yasanın 18/A-18 maddesine göre iş bu uyuşmazlık yönünden davadan evvel KTK 97 başvurusunda bulunulduğu göz önüne alındığında bu başvurunun alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olduğu ve bu nedenle de davadan evvel yapılan arabuluculuk başvurusunun ihtiyari olduğu yönünde son dönemde emsal nitelikte Yargıtay 4 HD tarafından değerlendirme yapılmış ise de öncelikli olarak alternatif uyuşmazlık çözüm yolunun ne olduğu konusu üzerinde durulması gerekmektedir. Bu kapsamda alternatif uyuşmazlık çözüm yolunun dosya tarafları ve olay ile herhangi bir şekilde bağlantısı olmayan yani tarafsız üçüncü bir kişinin taraflar arası münasebetin çözümü bakımından yol gösterdiği, yardımcı olduğu ve sonuç olarak uyuşmazlığı ortadan kaldırmak için çözüm yolu bulduğu ve her iki tarafı da bulduğu bu yol ile bağlayacak olan ve seçimlik nitelik taşıyan bir yöntem olduğundan alternatif uyuşmazlık çözüm yönteminin bizim hukukumuzda tahkim yahut arabuluculuk müesseseleri olduğu değerlendirilmektedir. Dolayısı ile 2918 sayılı yasanın 97. maddesi ile 14/04/2016 tarihinde getirilen başvuru yolunun talep dilekçesine ekli Yargıtay kararının aksine alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olmadığı kanaatine varılmıştır. Bunun yanında bir an için aksi düşünülse bile yapılan arabuluculuk başvurusunun tıpkı davadan evvel gidilen tespit istemli başvuru sonucu ortaya çıkan yargılama gideri yahut yine davadan evvel gidilen tazminat hesabının mevcudiyetine yönelik ekspertiz masrafı gibi kalemlerden olduğu düşüncesi ile arabuluculuk başvurusundan sonra davacı yana ödeme yapıldığından arabuluculuk başvuru tarihi itibariyle haklılığın davacıda olduğu uyuşmazlıklar yönünden yapılan arabaluculuktan kaynaklanan ücretinin davacıya yükletilmesinin doğru olmayacağı da değerlendirilmiştir. Ayrıca yine yukarıda da belirtildiği gibi KTK 97. Maddesinin 14/04/2016 tarihinde gerek 6102 sayılı yasanın 5/A maddesinin gerekse de 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin ise 06/12/2018 tarihinde yürürlüğe girdiği ve belirtilen yasa maddelerinin halen yürürlükte oldukları göz önüne alındığında 06/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren yasa maddelerinin KTK 97. maddesinin uygulamasını ortadan kaldırıldığı söylenemeyeceği gibi sadece dava konusu husus yönden özel düzenlemeyi içerdiği kanaatine varılan KTK 97. maddesinin söz konusu 5/A ya da 18/A maddeleri ile aksi yönde bir düzenlemeyi içerdiğinin de söylenemeyeceği kabul edilmiş ve açıklanan sebepler ile davadan önce bile olsa arabuluculuk başvuru ve son tutanağın düzenlenmesinden sonra davacıya ödeme yapılmakla aleyhindeki davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden arabuculuk ücretinin davalı sigorta üzerinde bırakılması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1- Dava konusu 20/06/2024 tarihinde meydana geldiği anlaşılan trafik kazasından kaynaklı davacı tarafından; - Davalı ......yönünden açılan değer kaybı ve ikame araca ilişkin davada davadan sonra ödeme yapılması sebebiyle adı geçen davalı yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, - Davalı Sigorta yönünden açılan değer kaybına ilişkin davada ödemeden sonra davalı limiti kapsamında ödeme yapıldığından adı geçen davalı yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2- Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından evvelce alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile hazineye irad kaydına, bakiye 187,80 TL karar ve ilam harcının DAVALILARDAN MÜTESELSİLEN TAHSİLİ HAZİNEYE İRAD KAYDINA, söz konusu tutar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine, 3- Davacı tarafından yatırılan 855,20 TL (427,60 TL peşin harç ile 427,60 TL başvuru harcından oluşan) harç ile gider avansından kullanılan 8.367,00 TL (tebligat ücreti, posta masrafı ve bilirkişi ücretinden oluşan) yargılama giderinden oluşan toplam 9.222,70 TL'nin DAVALILARDAN MÜTESELSİLEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, - Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE, 4- Davalı ... tarafından yatırılan gider avansı kullanılmadığından 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince ADI GEÇEN DAVALI TARAFA İADESİNE, 5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 200,00 TL vekalet ücretinin DAVALILARDAN MÜTESELSİLEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 6- Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucu ...'ye ödenmesi halinde, bu ücretin 6183 sayılı Kanun kapsamında DAVALI... SİGORTADAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına, 7- Dair davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 07/05/2025 Katip... eimza ¸ Hakim ... eimza