İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/25 E. 2025/221 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/25
Karar No
2025/221
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/25 Esas KARAR NO :2025/221 DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:13/01/2025 KARAR TARİHİ:15/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davalının sevk ve idaresinde bulunan ... araç ile müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan ... araç, 22.06.2023 maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, söz konusu kazada davalı sürücünün %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza neticesinde müvekkiline ait araçta maddi hasar oluşmuş, bahse konu hasarın giderilmesi maksadıyla müvekkiline ait araç, 7 gün tamirde kaldığını, aracın, onarımda kaldığı 7 gün boyunca kullanılamaması nedeniyle oluşan araç mahrumiyet bedeli bağımsız eksper tarafından yaklaşık 7.700,00-TL olarak tespit edildiğini, araç mahrumiyet bedeli alacaklarının belirgin hale gelmesine müteakip arttırım hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100,00-TL araç mahrumiyet bedeli talebinde bulunduklarını, araçtaki hasarın yüksek oluşu, sigorta poliçe limitinin işbu zarar karşısında ciddi oranda eksik kalması, alacağın sürüncemede kalması ve yapılacak icra takibinin sonuçsuz kalması ihtimalleri bulunduğundan, ayrıca davalı yanın olay tarihinden bugüne dek ödeme yapmaktan kaçınması, dava süresince mal kaçırma tehlikesinin bulunması, dava tutarının yüksek olması ve olası mal kaçırma durumunun mevcudiyeti halinde zararın tazmininin imkansız hale gelecek olması durumları göz önünde bulundurularak, yaklaşık ispat hususu da gerçekleşmiş olduğundan, İİK m. 257 vd. hükümleri uyarınca dava konusu alacağın celbedilecek deliller ve yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenecek olmakla birlikte, fazlaya dair hakları ve arttırım hakları saklı kalmak kaydıyla, delil mahiyetinde dosyaya sunulan araç mahrumiyet bedeli hesaplama sonucunda belirlenen 40.000,00.-TL üzerinden, aksi kanaatte ise mahkemece takdir edilecek tutar üzerinden, İİK'nın 257. ve devamı maddeleri gereğince aleyhine ihtiyati haciz istenilen davalıların haczedilebilir menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının borcu karşılamaya yeter düzeyde ihtiyaten haczine karar verilmesini, kaza sebebiyle oluşan araç mahrumiyet alacağımızın şimdilik 100,00-TL'sinin kaza tarihinden kabul görmez ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tazminine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; Dava davacı tarafından davalı aleyhine açılan trafik kazasından kaynaklı araç mahrumiyet bedelinin davalıdan tahsiline yönelik olarak açılan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önüne alınır. Ticaret Mahkemesinin görev alanını düzenleyen 6102 Sayılı TTK'nın 4 ve 5 maddeleri şu şekildedir: "MADDE 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. MADDE 5- (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." 6100 Sayılı HMK'nın 2.maddesinde ise Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı düzenlenmiş olup, bu madde; " Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.'' hükmünü haizdir. Dava, trafik kazasından kaynaklı araç mahrumiyet bedelinin davalıdan tahsiline yönelik maddi tazminat istemine ilişkin olup, davanın nisbi ticari dava olması için her iki tarafın tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi gerektiğinden, somut olayda; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 16/01/2025 tarihli cevabında davacının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığının mahkememize bildirildiği ve Yenibosna Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabında davacının Basit Usul Ticari Kazanç hükümlerine göre tabi olduğu bu nedenle davacının tacir olmadığı anlaşılmıştır. Eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve davada asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunun kabul edilebilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, somut olayda; 6102 sayılı TTK hükümlerinin uygulanamayacağı ve uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı kuşkusuzdur. Genel görevli mahkeme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yargıtay içtihatları, yasal düzenlemeler ve tüm bu açıklamalar uyarınca Mahkememizin görevli olmaması, eldeki davaya ilişkin aksine bir düzenleme bulunmadığından Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli olması sebebiyle davanın görev yönünden usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklanacağı üzere; 1- Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2- HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 3- Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 15/04/2025 Katip ... e-imzalı* Hakim ... e-imzalı*

Atıf: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/25, K. 2025/221, T. 15.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-20-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-25-e-2025-221-k-053a90ade635