İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/208 E. 2025/381 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/208
- Karar No
- 2025/381
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2025/208 KARAR NO : 2025/381 DAVA : ALACAK (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/03/2025 KARAR TARİHİ : 16/05/2025 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen ALACAK davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 05.12.2023 tarihinde ..'da bulunan ...'nda ... ve ... arasında gerçekleşecek olan ... davacı şirket tarafından gerçekleştirilmesi ve sözleşmenin ekinde yer alan (dava dilekçesinde de belirtilen) hizmetlerin yerine getirilmesine ilişkin olarak 624.000,-USD (KDV dahil) bedelle sözleşme imzalandığını, müvekkilinin hizmet listesinde yer alan edimlerini tam ve kusursuz olarak ifa ettiğini, davalının da bu hususa her hangi bir itirazının olmadığını, organizasyon için etkinlik yeri olan stadyumda provalara başlandığında stadyumun jeneratör sistemlerinin müvekkilin gerçekleştireceği organizasyon için yetersiz olacağının anlaşıldığını, davalı ...'nin etkinlik yerinde bulunan yetkililerinin onayı ile jeneratör hizmetlerinin müvekkili tarafından yerel bir firmadan 63.251,15 SAR (satın alma tarihinde 16.847,50 USD) karşılığında satın alındığını, bedelin müvekkili şirket tarafından nakden ödendiğini, sözleşme imza edilirken müvekkilinin bu konuda bilgilendirilmediğini, etkinliğin yapılmasına 2 gün kala provalar başladığı esnada bu zorunlu ihtiyacın ortaya çıktığını, yine davalı ... tarafından, seremoni açılışında (her maç öncesi olduğu gibi) her iki takımın, ...'nin ve Türk Bayraklarının stadyum zemininde, çevresinde ve sahne alacak sanatçının çevresinde taşınması organizasyonunun da müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilmesinin talep edildiğini, bu bayrakları taşıma işinin ilk etapta ...'nin yönlendireceği 100 Türk öğrenci ile sağlanması hususunda mutabık kalındığını, bilahare her biri yaklaşık 60 m uzunluğundaki bayrakların taşınması için Türk öğrencilerinin yaş küçüklüğü nedeniyle yerel firmalardan personel temini için müvekkil şirkete talepte bulunulduğunu, bu talep üzerine müvekkili şirketin yerel firmalardan 55 personel temin ettiğini, bu personellerin prova ve maç günleri için toplamda 2 gün çalışması karşılığında 41.227,50 SAR (satın alma tarihinde 9.500,00 USD) bedelin yine müvekkili şirket tarafından ödendiğini, bu hususta yine davalı yetkililerinden onay alındığını, bahsedilen hizmetlerin hiçbirinin sözleşme kapsamında müvekkilinin yükümlülükleri arasında sayılmamış olup sözleşmede yer alan ek hizmetler içerisinde de bulunmadığını, bu hizmetlere karşılık bbb firmalara toplamda 26.347,50 USD nakden ve fatura tarihinde ödemiş ve KDV ile birlikte 31.617,-USD bakiye alacağın davalıya fatura edildiğini, tüm bunlara ek olarak taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 9.8. Maddesi "Taraflar, sözleşmeden kaynaklanan her türlü vergi (damga vergisi dahil) resim ve harçlardan 1/2 oranında müştereken sorumludur. Bu husustaki tüm ödemeler ŞİRKET tarafından yapılıp daha sonra yarısı ...'ye fatura edilecektir." hükmü gereğince müvekkili şirket tarafından 143.997,56 TL damga vergisi ödenmiş olup bunun yarısı olan 71.998,78 TL'nin davalı ... tarafından müvekkili şirkete ödenmesi gerekirken ödenmediğini, davalı ...'nun 624.000 USD'lik sözleşme bedelini ödediği ancak ek hizmetler ile damga vergisi bedelini halen ödemediğini, kesilen faturalardan yaklaşık 9 ay sonra 30.09.2024 tarihinde ek hizmetler için kesilen KDV dahil 31.617,- USD ve damga vergisi için kesilen 71.998,78 TL tutarlı faturalara karşılık aynı bedellerde iade faturası kestiğini, 31.01.2025 tarihinde keşide edilen ihtarnameye de ilgili faturalara da haksız bir şekilde itiraz edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, müvekkili şirketin karşıladığı ve temin ettiği zorunlu ek hizmetlerin KDV dahil bedeli olan 31.617,-USD'nin temerrüt tarihinden itibaren kamu bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesaplarına uyguladığı azami faizi ile davalıdan tahsiline, yine müvekkili şirketin ödediği damga vergisinin davalı payına düşen 71.998,78 TL'sinin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında sözleşme imzalandığını kabul ederek, sözleşme bedelinin ödendiğini, iddiaların ispatlanamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; taraflar arasında 05.12.2023 tarihinde imzalanan ...'da bulunan ...'nda ... ve ... arasında gerçekleşecek olan ... Seremonisi organizasyonunun davacı şirket tarafından gerçekleştirilmesi konusunda imzalanan sözleşmeden kaynaklanan ve sözleşme dışında yapılan ek hizmetlere ilişkin bedellerin tahsili istemine ilişkin alacak davasıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunludur. Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunundan doğan hukuk davalar ticari dava sayılmıştır. Huzurdaki dava anılan maddede belirtile; Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde yer alan mutlak ticari dava değildir. Nispi ticari davalar ise TTK.nun 5.maddesinde düzenlenmiş olup, her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. Huzurdaki davada davalı ... Tacir değildir. Yargıtay 15.Hukuk Dairesi ... E. ...K. sayılı ilamında;"...Somut olayda; uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. O halde, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olması için uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın birden ticari işletmesi ile ilgili olması zorunludur. Davacı yüklenicinin uyuşmazlık konusu tamirat işini ticarî işletmesiyle ilgili olarak yaptığında tereddüt bulunmamaktadır. Buna karşılık davalı federasyon uyuşmazlık konusu işi ticari işletmeleriyle ilgili olarak değil, spor faaliyetlerinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirmiştir. Yapılan açıklamalara göre, eldeki davaya bakma görevi 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesine aittir..." görüşündedir (Emsal: Yargıtay 3.HD.nin 20.11.2023 tarih ve ... E. ...K. - Yargıtay 20. HD.nin 01.10.2018 tarih ve... E. ...K. - aynı daire 02.07.2015 tarih ve ...E... K. - Yargıtay 11.HD.nin 16.12.2008 tarih ve ... E. ... K.). 6335 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nun 5. Maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür ve görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarınca dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. Davalı kurumun tacir olmadığı çok açıktır. Yargıtay içtihatları da buyöndedir. Açıklanan nedenlerle huzurdaki dava, davalının tacir olmaması nedeniyle ticari bir dava değildir. Davada, mahkememiz görevli olmayıp, genel mahkemeler görevli olduğundan görevsizlik kararı verilerek Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ılup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Açılan davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden REDDİNE, 6100 sayılı HMK.nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, 6100 sayılı HMK.nun 331.maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerin görevli mahkemece, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nun 345.maddesi gereğince, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.16/05/2025 KATİP ... HAKİM ...