İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/351 E. 2024/806 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/351
Karar No
2024/806
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/351 Esas KARAR NO : 2024/806 DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/05/2023 KARAR TARİHİ : 18/11/2024 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ... , ... Cd. No, .../İstanbul adresindeki bir taşınmazda kuracağı güzellik merkezinin mimari iç plan, dizayn ve inşası için davalı şirket ile aralarında görsel proje sözleşmesi imzaladığını, taraflar arasındaki anlaşmaya göre davalı yan işbu edim yükümlülüğü olan dizayn tasarımını müvekkilin istek ve talimatları doğrultusunda yerine getirmek ve projeye uygun olarak kaliteli malzemelerle ve titiz bir işçilikle güzellik salonunu 3 ay içerisinde kullanıma elverişli ve temiz bir halde meydana getirmekle yükümlü bir yüklenici iken davalı müvekkil ise gerekli tüm masraf ve bedelleri ödemeyi üstlenen iş sahibi olduğunu, güzellik merkezinin dizayn edileceği taşınmazdan ölçülerin alınması, mimari projenin tasarlanması ve projeye uygun olarak eserin fiilen meydana getirilmesi için lazım olan malzemelerin temini ve tadilatı için gerekli mobilya, malzeme ve işçilik masrafların bedellerinin müvekkilden karşılanması aşamalarında herhangi bir sorun yaşamayan taraflar, projeye uygun bir inşaat yapılması için gelinen aşamadan itibaren davalı yanın sözleşmeye ve kanuna aykırı ağır kusurları nedeniyle müvekkil, manevi ve maddi yönlerden yıpranmış ve ödediği bedelin karşılığını alamadığı gibi maddi zarara uğradığını, müvekkilinin davaya konu güzellik merkezini incelerken fark ettiği ayıpları ve eksiklikleri derhal yükleniciye bildirmişse de müvekkil sürekli olarak geçiştirilmiş olup eksiklikler ve ayıplar giderilmemiş ve müvekkilinin zarara uğradığını, davalı tarafın borca aykırı davranışı nedeniyle müvekkili uğrattığı tüm zararların tespit edilerek kusur miktarının göz önüne alınarak zarar miktarının tayini ve tahsili gerektiğinden huzurdaki davayı açma gereği doğmuş olup taleplerimiz ve beyanlarımız doğrultusunda, ıslah hakkı saklı kalmak kaydıyla, müvekkilin zararlarının giderilmesi adına davanın kabulü ile zararların tespiti ve tazminini talep etmiştir. SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tacir olduğuna dair belirtilmesi gereken davacının ticari işletmesi aslında adi ortaklık olup ortaklığı oluşturan kişiler tacir olduğunu, davacı, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmeden bahsetmişse de ek olarak imzalı sözleşmeleri sunmaması, kötüniyetini açıkça ortaya koyduğunu, davacı, dava dilekçesinde 08.09.2022 tarihinde 590.000,00TL ödeme yaptığını iddia etmişse de gerçekte bu miktarda yapılan bir ödeme yoktur, zira davacı da bu miktara ilişkin bir ödeme dekontu da sunamadığını, toplamda 2.100.000TL dekont ve verilmiş çek söz konusu olduğunu, imzalanan sözleşmelere göre 15.000 TL görsel proje için; 1.800.000TL+324.000TL (KDV) ise uygulama projesi için ödeme yapılması gerektiğini, (toplamda 2.139.000TL),davacı, ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiğini iddia etmişse de bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, davacının mahkemeye sunduğu Whatsapp yazışmaları özellikle tahrif edilmiş ve eksik olduğunu, davacı müspet zarar iddiasını kanıtlamakla yükümlü olduğunu, takas mahsup taleplerinin olduğunu, ön sorun olarak davacı adi ortaklığı oluşturan tüm gerçek kişi tacirlerin tespitini, davacının adi ortaklık olmadığına karar verilirse davacının gerçek kişi tacir olduğunun tespitini, Adi ortaklığın tespiti halinde HMK m. 115/2 f. uyarınca, dava şartı eksikliğinin tamamlanması için davacıya 1 haftalık kesin süre verilmesine aksi halde davanın usulden reddine, davacının, iddianın genişletilmesi yasağına aykırı davranması sebebiyle 31.05.2023 tarihinde sunduğu dilekçesinin ıslah sayılmasına ve müspet zarar talepleri açısından davanın tümden reddine, aksi halde seçenekli hesaplama sonucunda düşük miktar üzerinden takas mahsup talebine göre hüküm verilmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER Cevap dilekçesi, Bilirkişi raporu, vergi dairlerine yazılan müzekkere cevapları, ıslah dilekçesi. Mahkememizin 30/09/2024 tarihli celsesinde dosyada 1 inşaat mühendisi ve 1 elektrik mühendisi bilirkişi refakatinde keşif icra edilerek, keşiften sonra heyete 1 mali müşavir ve 1 eser sözleşmesi nitelikli hesap uzmanı da dahil edilerek ön inceleme duruşma zaptında belirtilen uyuşmazlık noktaları hakkında rapor düzenlenilmesine karar verilmiştir. Bilirkişi heyet raporunda özetle; "Davacı tarafından dava dilekçesinin sonuç kısmında davalıların sebebiyet verdiği menfi ve müspet zararların tazmini yönünden şimdilik 500.000TL nin müteselsilen davalılardan alınmasına karar verilmesinin talep edildi; “Müteselsil borçluluğun doğuşu”na ilişkin TBK m. 162 hükmünün “Birden çok borçludan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olmayı kabul ettiğini bildirirse, müteselsil borçluluk doğar. Böyle bir bildirim yoksa, müteselsil borçluluk ancak kanunda öngörülen hâllerde doğar.” şeklinde olduğu; dosya kapsamı incelendiğinde davacı ve davalı şirket arasında 23.06.2022 tarihinde “Görsel Proje Sözleşmesi”, 26.07.2022 tarihinde ise “Uygulama Sözleşmesi”nin kurulduğu; diğer davalı ... ...'ın davalı şirket adına sözleşmeleri imzaladığı; bu yönden davalı ... ...'ın sözleşmelerin tarafı değil, TBK m. 40 hükmünce davalı şirketin yetkili temsilcisi olduğu; “borcun nispiliği ilkesi” gereğince sözleşmelerde taraf olmayan davalı ... ...'ın sözleşmelerle bağlı olmadığı; haliyle TBK m. 162 hükmü gereğince müteselsil sorumluluktan bahsedilemeyeceği kanaatine varıldığı; takdirin elbette TMK m. 4 hükmü gereğince Mahkeme'ye ait olduğu, Sözleşmelerde yer alan irade açıklamaları incelendiğinde davacı ile davalı şirket arasında TBK m. 470 hükmü gereğince “eser sözleşmesi”nin kurulduğu ve buna göre davacının “işsahibi”, davalı şirketin ise “yüklenici” sıfatını haiz olduğu; 4. Davacı ayıp iddiasında bulunmuş olup eser sözleşmesinde ayıptan sorumluluğa (ayıba karşı tekeffül hükümlerine) gidilebilmesi için öncelikle ayıbı bildirme (ihbar etme) külfetini yerine getirmesi gerektiği (ayıplı işten farklı bir kavram olan “eksik iş” iddiası için ise böyle bir külfetin söz konusu olmadığıy, zira TBK m. 477/son hükmünün “Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahil gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır. şeklinde olduğu; ayıp iddiasında bulunan davacının, ayıbı gecikmeksizin yüklenici davalı şirkete bildirdiğini gösteren bir delile dosya kapsamında rastlanmadığı; Yargıtay'ın müstakar kararlarının “Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir.” şeklinde olduğu; hal böyle olmakla davacı işsahibi tarafından ayıbı bildirme (ihbar erme) külfetinin yerine getirilip getirilmediğini takdirin, münhasıran Sayın Mahkeme'ye lduğu, 5. Eğer ayıbı bildirme (ihbar etme) külfetinin yerine getirildiği kabul edilir ise bu ihtimalde davacı işsahibi tarafından TBK m. 475/11 (“İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdı ”) hükmü gereğince maddi zararını talep edebileceği; TBK m. 475/11 hükmünde anılan “genel hüküm” niteliğindeki TBK m. 112 hükmü gereğince ise olumlu (müspet) zarar olarak borcun gereği gibi ifa edilmemesinden doğan maddi zararın giderilmesinin istenebileceği; başka bir deyişle bu halde sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilememesinden doğan maddi tazminat talebine ilişkin genel hükmün TBK m. 112 hükmü olduğu! ve bu hükümler kapsamında olumlu (müspet) zararın talep edilebileceği; takdirin, elbette Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, 6. Kural olarak olumsuz (menfi) zararın sözleşmenin sona ermesi halinde talep edilebileceği; kaldı ki hukukumuzda hem olumsuz (menfi) hem de olumlu (müspet) zararın ise birlikte istenebileceği istisnai hallerin bulunduğu (örn. TBK m. 35/11; m. 47/1 gibi), hal böyle olmakla her iki zarar türünün de eksik ve ayıplı iş iddiasına dayalı olarak talep edilip edilemeyeceğini takdirin, münhasıran Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, ise, talep edilen zarar kalemlerinin hesabının uzmanlık alanımın dışında kaldığı; TT. B. Davacı ... ... ile davalı ... ... ve davalı ... A.Ş arasındaki sözleşmeye konu dosyaya sunulan bilgi belgeler kapsamı itibariyle yapılan incelemede tespit edilenlere göre teki 1-) Yapılan hatalı ve eksik imalatların İnşaat ve Dekorasyon Toplam Bedeli - 167.000,00 TL kdv hariç (26/07/2022 tarihi itibari ile) (sözleşme tarihi) -216.903,31 TL kdv hariç (24/05/2023 tarihi itibari ile) (dava tarihi) 2-) Yapılan hatalı ve eksik imalatların Mekanik ve Elektrik Toplam Bedeli, 85.500,00 TL kdv hariç (25/05/2023 tarihi itibari ile) (dava Tarihi) C. Raporda mali inceleme kısmında detayı görülebileceği üzere ; Sözleşmede ismi geçen davalı ... ...'ın davalı ... ....A.Ş.nin kurucusu ve eski ortağı olduğu, 25.01.2023 tarihinde tüm hisselerini ve yönetimi ... isimli şahsa devrettiği, davacını bir kısım ödemeleri yaptığı ... LTD.ŞTİ.'nin ise sahibi ve yöneticisi olduğu, Dava dosyasındaki ödeme belgeleri, tarafların ödemeye dair beyanları ve dosyadaki tek nihai ticari defter kaydı olan davacının işletme defter kayıtları birlikte tetkik edilerek tespit edilenlere göre; Davacı tarafından bankadan davalı ... ...'a “... ... PROJE, ...” açıklamaları ile 1.250.000 -TL ödediği, davalı ... ... vekilinin davaya cevap dilekçesinde “çekler 10.12.2022 tarihinde teslim alınmıştır.” Beyanından davacının keşide ettiği sıralı vadeli 4 adet çek ile tonlam 300.000.00 -TL”'a davalıya teslim edildiği neticeten: çek dahil davalı ... ...'a ın 1.550.000 TL olduğu, bu iş bedeli ödeme toplamı in davacıya kesilmiş herhangi bir faturaya da rastlanmadığı, Davacı tarafından bankadan davalı .......A.Ş.'NE “ÖDEME” açıklaması ile 200.000,00 -TL ödediği, davacının dosyadaki işletme defterinden davalı firmanın bu tutar kadar faturayı davacıya kestiği, davacı tarafından bankadan dava dışı ... ....Ltd.Sti...ne “TADİLAT MiMARLIK PROJE ÖDEMESi” açıklaması ile 350.000 -TL ödediği, davacının dosyadaki işletme defterinden davalı firmanın bu tutar kadar faturayı davacıya kestiği, Neticeten ; raporda detaylı tetkik ve tespit edildiği üzere ; Her iki sözleşmede de kaşesi bulunan yüklenici sıfatına sahip ... ....A.Ş. İken aşağıda ödemeler kısmında incelenen ödemelerden sadece 24.11.2022 tarihli 200.000,00 TL.lik ödemenin davalı şirkete yapılmış olması, diğer bir kısım ödemelerin vergi mükellefi olamayan ... ...'a yapılmış olması diğer bir kısım ödemelerin ise davalının sahibi olduğu dava dışı ... İNŞ. a yapılmış olması ödenmiş ancak raporda tespit edildiği üzere faturası kesilmemiş hizmet kısmının vergisel ve hukuki değerlendirmesi, takdiri Mahkemenize ait olmak üzere ; * 23.06.2022 Tarihli Görsel Proje Sözleşmesi için 15.000 TL ödediği (farklı bir ifade ile tamamının ödendiği) * 26.07.2022 Tarihli Uygulama Sözleşmesi için 2.100.000 TL ödedidiği (farklı bir ifade ile tamamının ödendiği) ....." değerlendirme ve tespitleri yapılmıştır. GEREKÇE : Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; Taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu, eser sözleşmesi kapsamında davalının edimlerini ayıplı ve eksik yerine getirdiği iddiası ile davacının zararının tespiti ile fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak, 50.000TL nin ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesi talepli davadır. Davacı vekili 30/09/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile müvekkilinin davalılar tarafından uğratıldığını iddia ettiği toplamda 302.403,31 TL zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen ticari faizleriyle birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalılardan ... ...'ın dava konusu 23.06.2022 tarihinde “Görsel Proje Sözleşmesi” ve 26.07.2022 tarihinde ise “Uygulama Sözleşmesi” nin tarafı olmadığı davalı şirketi adına sözleşmeleri imzaladığı davalı şirketin yetkisiz temsil iddiasının da bulunmadığı, sözleşmelerde ... ...'ın müteselsil borçlu olduğuna dair bir hükmün de bulunmadığı anlaşılmakla bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Dava dosyasındaki bilgi belgeler, yapılan keşif ve keşif sonrası bilirkişi heyetince düzenlenen gerekçeli denetimle elverişli rapor değerlendirildiğinde; davacı işverenin eser sözleşmesi bedellerinin tamamını ödediği, dava tarihi itibariyli, davalının inşaat ve dekorasyon ayıplı işlerinin toplam giderim maliyetinin 216.903.31 TL mekanik ve elektrik işleri ayıplı işlerinin toplam giderim maliyetinin 85.500,00 TL olmak üzere genel toplam 302.403,31 TL olarak tespit edilmiş olup, tanık anlatımları ve dosya kapsamı ile ayıp ve eksik ifa ihbarlarının süresinde davalıya bildirildiği anlaşılmış davacının dava ve ıslah dilekçesi gözetilerek, davalı şirket yönünden davanın kabulü ile, 50.000,00 TL nin dava tarihi olan 24/05/2023 tarihinden itibaren, 252.403,31 TL nin ıslah tarihi olan 30/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizleriyle birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Davalılardan ... ... yönünden , davanın pasif husumet yokluğundan reddine, Davalı şirket yönünden davanın kabulü ile, 50.000,00 TL nin dava tarihi olan 24/05/2023 tarihinden itibaren, 252.403,31 TL nin ıslah tarihi olan 30/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizleriyle birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Alınması gerekli 20.657,16TL karar ve ilam harcından daha önceden ödenen toplam 5.164,30-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 15.492,87-TL harcın davalı şirketten alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 48.385,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan (205,5 TL ilk masraf + 853,88 TL peşin harç +4.310,42 TL ıslah harcı+ 20.000,00 TL bilirkişi ücreti+ 3.030,30 TL keşif harcı+ 3.000,00 TL keşif araç ücreti + 420 TL posta masrafı ) toplam 31.820,01TL yargılama giderinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı ... ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden ve hakkındaki dava usulden red edildiğinden, A.A.Ü.T ( Tarife 2.bölüm madde 10 ) göre hesaplanan 30.000,00TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ...'a verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, 8-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.200,00 TL nin davalı şirketten alınarak hazineye irad kaydına. Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ... Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/11/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/351, K. 2024/806, T. 18.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-18-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-351-e-2024-806-k-ba0d1b151d22