İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/100 E. 2024/442 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/100
Karar No
2024/442
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO : 2023/100 Esas KARAR NO : 2024/442 DAVA : Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/03/2022 KARAR TARİHİ : 14/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sahibi olduğu ... isimli 2. el tekneyi 27.08.2021 tarihinde davalı şirkete sattığını, davalının, teknenin satış bedeli olan 700.000 TL’yi müvekkiline ödemediğini, satış bedelinin tahsili için davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü’nün 2021/... E. sayılı dosyası icra takibi başlatıldığını, ancak, davalının satış bedelini elden ödendiğini iddia ederek yapılan takibe itiraz ettiğini, yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, itirazın iptali için huzurdaki davayı açtıklarını belirterek, davalının .... İcra Müdürlüğü’nün 2021 /... esas sayılı icra takip dosyasına vaki haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli itirazının iptaline, icra takibinin aynen devamına, takibe kötü niyet olarak itiraz eden davalının takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere müvekkili lehine icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükseltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı müvekkili şirket arasında ... isimli( ...) teknenin satışı için 27.08.2021 tarihinde ... Liman Başkanlığı’nda satış sözleşmesi yapıldığını, teknenin tesliminin ...da gerçekleştiğini, satış sözleşmesi gereğince satış bedelinin, peşin olarak satış işlemleri sırasında davacıya ödendiğini, ... Liman Başkanlığı’nda liman başkanı ... ’ün huzurunda yapılan devir sözleşmesinde tarafların açık bir şekilde aracın kendisini ve belirtilen bedeli karşılıklı olarak aldıklarını kabul ve ikrar ederek imzaladıklarını, bedenin ödenmediğini iddia eden satıcının işbu iddiasını ispatlaması gerektiğini, ... Liman Başkanlığınca düzenlenen sözleşme metninde, açık bir şekilde bedeli alınarak devrin gerçekleştiğini yazılı olduğunu, ticari işlerde 700.00 TL gibi bir bedel ile yapılan satışlarda, sicilde devri gerçekleştirip bedelin alınmamasının, akıbetinin sorulmamasının, yazışmaların olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tekne bedelinin müvekkili şirket tarafından davacıya ödendiğini belirterek, Sayın mahkemeden davanın tüm alacak kalemleri bakımından reddine, davacının, takibinde kötü niyetli olmasından ötürü takip tutarının %20 sinden az olmamak üzere tarafları lehine İİK madde 67 uyarınca tazminat ödemesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava 11/03/2022 tarihinde ... Asliye Ticaret Mahkemesine açılmıştır. Anılan mahkemenin verdiği 23/11/2022 tarih, 2022/... Esas, 2022/... Karar sayılı görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava dosyası mahkememize intikal etmiş, davacı vekili HMK'nın 20 maddesine göre süresinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmiştir. Dava; tekne satış bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olup, taraflar arasında ki uyuşmazlık, davalının yetki itirazının yerinde olup olmadığı, teknenin satış bedelinin ödenip ödenmediği hususlarında toplanmaktadır. Davalı HMK'nın 6. Maddesine göre icra dairesinin yetkisi ile mahkemenin yetkisine itiraz etmiş ise de, icra takibine konu alacak satış sözleşmesine dayandığından TBK'nın 89.maddesine göre İstanbul Anadolu icra daireleri, TTK'nın 5.maddesine göre de Denizcilik İhtisas mahkemesi sıfatıyla mahkememiz yetkili olduğundan davalının yetki itirazı yerinde görülmemiştir. İcra dosyasının incelenmesinden, takibe itiraz ile davanın İİK'nın 67. Maddesine göre süresinde olduğu anlaşılmıştır. Mahkememiz dosyasına sunulan 24/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Dava konusu deniz taşıtının satış bedelinin, gemi satış sözleşmesine göre 700.000,00 TL olduğu, gemi satış sözleşmesi incelendiğinde matbu metinde geçen ifadeler de dikkate alındığında, satış bedelinin alıcı-davacı tarafından tahsil edilmiş olduğunu tevsik eden bir ifadenin bulunmadığı, davalının HMK 200 uyarınca ödemeyi gösteren yazılı delil sunmamış olduğu, sunulan whatsapp yazışmalarına delil nazarıyla bakılması durumunda, bu yazışmalarda geçen beyanlar arasında satış bedelinin tahsil edildiğini tevsik eden bir beyanın bulunmadığı, bununla birlikte davalı tarafın “hayatın olağan akışı”na dayalı olarak yaptığı savunmanın, ispat yükünün yer değiştirmesine yol açan ve yazılı delil ile ispat şartına istisna getiren bir karine veya durum olarak değerlendirilip değerlendirilmemesi konusunda ise nihai takdirin Mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Dava dosyasında davacıya ait ... isimli teknenin davalıya satışının yapıldığı konusunda bir ihtilaf bulunmayıp davacı teknenin satış bedeli olan 700.000 TL’nin kendisine ödemediğini iddia etmektedir. Davalı ise teknenin satışı için 27.08.2021 tarihinde ... Liman Başkanlığı’nda satış sözleşmesi yapıldığını, teknenin tesliminin ...da gerçekleştiğini, satış sözleşmesi gereğince satış bedelinin, satış işlemleri sırasında peşin olarak davacıya ödendiğini bildirmektedir. TMK m.6 ve HMK m.190 gereğince ödeme iddiasının kural olarak ödemeyi yapan tarafça ispatlanması gerekmektedir. Bu durumda somut olayda ispat yükü, tekne satış bedelini ödediğini iddia eden davalıya aittir. HMK'nın 200. maddesine göre senetle ispat zorunluluğu da bulunmaktadır. 24/12/2015 tarihli ve 29572 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile birlikte 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.2 32/1 kapsamında fatura almak zorunda olan birinci ve ikinci sınıf tüccarların 7.000 TL’yi aşan tutardaki her türlü tahsilat ve ödemelerini aracı finansal kurumlar kanalıyla yapmaları ve bu tahsilat ve ödemeleri söz konusu kurumlarca düzenlenen belgeler ile tevsik etmeleri gerekmektedir. Bu kapsamda her türlü mal teslimi veya hizmet ifasına ilişkin tahsilat ve ödemelerin, avans, depozito, pey akçesi gibi suretlerle yapılacak tahsilat ve ödemelerin, işletmelerin kendi ortakları ve/veya diğer gerçek ve tüzel kişilerle yaptığı her türlü tahsilat ve ödemelerin, belirlenen haddi aşması durumunda, aracı finansal kurumlar kanalıyla yapılması ve bu işlemlerin söz konusu kurumlarca düzenlenen belgeler ile tevsik edilmesi zorunludur. Yine, Tebliğ’e göre, aynı günde aynı kişi veya kurumlarla yapılan işlemlerin toplam tutarının 7.000 TL’yi aşması durumunda, işlemlerin her biri işlem bazında belirlenen haddin altında kalsa bile, toplam tutarın 7.000 TL’yi aştığı işlemden itibaren yapılan her bir işleme konu tahsilat ve ödemelerin de aracı finansal kurumlar aracılığıyla yapılmalıdır. Bununla birlikte tahsilat ve ödemeye konu işlem tutarının 7.000 TL’yi aşması halinde de, bedelin farklı tarihlerde kısmen ödenmesinde işlemin toplam tutarı dikkate alınarak ve her bir tahsilat ve ödeme, tevsik zorunluluğu kapsamında aracı finansal kurumlar kanalıyla gerçekleştirilmelidir. Davalı taraf, 700.000TL ödemenin nakden Liman Başkanlığı’ndaki satış işlemi sırasında yapıldığını ve satış sözleşmesinde de bu bedelin davacı tarafından alındığının yazılı olduğunu iddia etmektedir. Dosyaya örneği sunulan 27.08.2021 tarihli gemi satış sözleşmesi incelendiğinde, satıcısı ... Otomotiv, hisse satış bedeli olarak da“700.000 TL” nin yazılı olduğu, sözleşmenin ikinci sayfasında “Bağlama kütüğü ve teknik bilgileri yukarıda belirtilen gemi, deniz veya iç su aracının satıcı ve alıcıları, belirtilen hisseleri, belirtilen bedellerle, varsa gemi, deniz veya iç su aracı üzerindeki tüm takyidatlarla sattıklarını ve aldıklarını huzurumda ikrar ve kabul etmişlerdir” ibaresinin yer aldığı görülmektedir. Davalı vekili, satış sözleşmesinde geçen “aldıkları” ifadesinin, satış bedelinin alındığı anlamına geldiğini ileri sürmektedir. Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, satış sözleşmesinde geçen cümle yapısı incelendiğinde, belirtilen hisselerin belirtilen bedellerle alınmış olduğunun ifade edildiği anlaşılmaktadır. Sözleşme metninde 700.000 TL’nin satıcı davacı tarafça tahsil edildiğine dair bir ifade bulunmadığından, sözleşme metni ödemenin yapıldığını tevsik eder bir belge niteliğinde değildir. Tekne satışına ilişkin olarak davacı tarafça davalı şirket adına fatura tanzim edilmediği anlaşılmaktadır. Davalı ... San. Tic. Ltd. Şti.’nin 2021 yılına ait yasal ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede de herhangi bir fatura kaydına rastlanılmamıştır. Bununla bilikte teknenin, tekne satış sözleşmenin yapıldığı tarih olan 27.08.2021 tarihinden önce, 12.08.2021 tarihinde alınmış gibi kayıt oluşturulduğu tespit edilmiştir. Davalı, alım bedeli olan 700.000 TL’yi sözleşme yapıldığı sırada yani 27.08.2021 tarihinde nakit olarak elden ödendiğini ileri sürüldüğünden, defterlerindeki muhasebe kaydı ile davalının ödeme tarihi olarak beyan ettiği tarihlerin uyuşmadığı görülmektedir. Ayrıca bilirkişi incelemesi ile, hem muhasebe kaydının yapıldığı 12.08.2021 tarihinde, hem de teknenin satın alındığı tarih olarak beyan edilen 27.08.2021 tarihinde şirketin kasasında 700.000 TL para olmadığı, ilgili tarihte şirketin kasa hesabının -664.908,45 TL bakiye verdiği ortaya çıkmış olduğundan, davalı şirketin kendi muhasebe kayıtlarının dahi ödeme savunmasını teyit etmediği tespit edilmiştir. Davalı taraf ayrıca hayatın olağan akışı içerisinde bedeli ödenmeksizin veya haricen ayrı bir sözleşme bulunmaksızın geminin mülkiyetinin devredilmeyeceğini, uygulamada motorlu taşıtlarının bedellerinin satış esnasında peşin ödendiğini, bedeli alınmadan mülkiyet devri yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürmektedir. Yukarıda değinilen HMK m.190’deki ispat yükünün yer değiştirebilmesi, ancak kanunda öngörülen ve Yargıtay İBK şeklinde ortaya konulan durumlarda ancak mümkün olabilecektir Bu sayılan hususlar söz konusu olmadığından, somut olayda mülkiyetin satıcı tarafından alıcıya devredilmiş olmasının, aslında bedelin tahsil edildiğini gösteren bir karine olarak kabul edilmesi HMK m.190 hükmüne aykırı olduğundan davalının bu yöndeki savunması yerinde görülmemiştir. Diğer yandan davalı taraf dosyaya bazı whatsapp yazışmalarını sunmuş olup bu yazışmalarda davacı tarafça satış bedelinin tahsil edildiğine dair açık bir beyan yer almadığından, davacının ödeme savunmasını ispata yarar bir delil niteliğinde görülmemiştir. Böylece davalı satın aldığı teknenin bedelini ödediğini HMK'nın 200. Maddesi uyarınca yazılı belge ile ispatlayamamıştır. Bununla birlikte cevap dilekçesinde yemin deliline dayanıldığından, davalı yana ödeme iddiasını ispat zınnında davacıya gemi teklif etme hakkının kullanıp kullanmayacağı konusunda beyanda bulunup, gemi teklif hakkını kullanıyor ise HMK 225 ve 226 maddeleri uyarınca yemin metnini hazırlayıp dosyaya sunarak bir daha ki oturum için davacı asile tebligat çıkarılması konusunda 2 hafta kesin mehil verilmesine, aksi taktirde yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağına karar verilmiştir. Davalı kendisine verilen süre içerisinde yemin teklif hakkını kullanmadığından, dosya kapsamına göre tekne satım bedelinin ödenmediği kanaatine varılmakla, bu kanaat ışığında davanın kabulü ile davalının ....İcra Dairesinin 2021/... Esas sayılı icra takibine itirazının iptaline, 700.000,00 TL satım bedelinin takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili için icra takibinin devamına, kabul edilen alacak belirli ve likit olduğundan takdiren %20 oranı üzerinden hesap edilen 140.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın KABULÜ ile davalının ....İcra Dairesinin 2021/... Esas sayılı icra takibine itirazının İPTALİ ile 700.000,00 TL'nin takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili için icra takibinin DEVAMINA, 2-Takdiren %20 oranı üzerinden hesap edilen 140.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ÖDENMESİNE, 3-Karar harcı olan 47.817,00.- TL'den peşin alınan 8.454,25.- TL'nin mahsubu ile bakiye 39.362,75.- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan (8.546,45.- TL ilk harç, 397,50.- TL posta ücreti ve 10.000,00.- TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam) 18.943,95.- TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı vekili için takdir edilen 109.000,00.- TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu ( ... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/11/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/100, K. 2024/442, T. 14.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-100-e-2024-442-k-d3f7bd677471