İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/309 E. 2024/558 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/309
Karar No
2024/558
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/309 Esas KARAR NO :2024/558 DAVA:Eser Sözleşmesinden kaynaklı maddi-manevi tazminat DAVA TARİHİ:16/05/2021 KARAR TARİHİ:19/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan Eser Sözleşmesinden kaynaklı maddi manevi tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Küçükçekmece İlçelerinde inşa ettiği ... ,,, tüm inşaat işlerindeki pencere imalatı ve montajı işleri için davalı ile 21/11/2018 tarihinde anlaştıklarını, anlaşma uyarınca müvekkilinin inşa ettiği Küçükçekmece'deki yerlerin pencere ve balkon kapı doğramalarının imalatını ve montajını davalı firmanın yapacak olduğunu, taşınmazlarda yaşam başladıktan sonra bina sakinlerinden müvekkili firmaya camlardan su sızıntısı ve rüzgar sebebiyle camların düştüğü yönünde şikayetlerin geldiğini, pencere ve balkon kapı doğramalarının asli unsurlarından ve amacından yoksun bir şekilde imalatı ve montajının davalı firma tarafından yapıldığını, davalının yapmış olduğu ve sözleşmenin asli unsurlarını taşımayan işlerinden dolayı müvekkili firmanın ticari itibarının zedelendiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 4.1. maddesinde yüklenicinin yapılan işlerden doğrudan sorumlu olduğunun belirtildiği, aynı sözleşmenin 6. Maddesinde davalı firmanın teknik şartlara hiçbir suretle uymadığını, müvekkilinin davalı firma ile irtibata geçtiğini ancak davalının sürekli müvekkilini oyaladığını, pencere ve yapılan işlerde meydana gelen olayların daire sakinlerince fotoğraflandığını, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 14/06/2016 tarih, 2015/4872 Esas, 2016/3397 Karar sayılı ilamı ve yine 20/07/2010 tarih ve 2011/15-178 Esas-2011/280 Karar sayılı ilamlarından da anlaşıldığı üzere bu konuların dava edildiğini, TBK'nun 112. Ve 227. Maddesinde de borcun ifası ve ayıplı durumdan bahsedildiğini, yukarıda izah edilen sebepler ile sözleşmeye aykırı olarak ifa edilen ayıplı tüm pencere imalatlarının değiştirilerek ayıpsız bir şekilde yeniden ifa edilmesine, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda bütün masrafların satıcıya ait olmak üzere satılanın sorun çıkmayacak şekilde ücretsiz onarılmasına, maddi zararların tazmini yönünden maddi tazminata hükmedilmesine, müvekkilinin ticari itibar kaybına uğraması sebebiyle davalının 100.000,00 TL manevi tazminata mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı yana bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sunmuş olduğu fotokopi evrakların hem süresinde olmadığını, hem usulüne uygun olmadığını hem de hiçbir iddiayı ispata elverişli olmayan fotokopi evraklar olduğunu, HMK 140/5 madde hükmünün bu konuyu açıkladığını, ibraz edilen belgelerin sahte olduğunu, davacının fotokopi şeklinde ibraz ettiği belgeyi müvekkili şirketçe imzalanmadığını, müvekkili ile davacı arasında 20.11.2018 tarihinde sözleşme imzalanmadığını, imzaya karşı imza inkarında ve sahtecilik iddiasında bulunduklarını, sözleşmenin taraflar arasındaki ticari ilişkiyi yansıtmadığının açık ve net bir şekilde ortada olduğunu, davacının dava dilekçesinde, davalı firmanın 2019 yılı içerisinde teslimatları yaptığı beyanında bulunduğunu ancak müvekkilinin teslimleri 2018 yılında yaptığını, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, TTK'nun 23/1-c maddesinde bu hükme yer verildiğini, davacı tarafa ...'nin 11.04.2018 tahinde ve ... evlerinin 26.10.2018 tarihinde teslim edildiğini, davacı ile 20.11.2018 tarihinde sözleşme imzalamanın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının basiretli bir tacir gibi hareket etmemesinin ağır kusurunu müvekkiline yüklemeye çalışmakta olduğunu, davacının dava dilekçesinin 4 nolu bölümünde yer alan ticari itibarlarının zedelendiğine dair iddiaların ispata muhtaç, mesnetsiz ve soyut iddialar olduğunu, müvekkilinin basiretli bir tacir gibi hareket ederek tüm yükümlülüklerini ve taahhütlerini yerine getirdiğini, davacının TTK hükümleri uyarınca yasal düzenlemeye uygun olarak herhangi bir ayıp ihbarında bulunmadığını, davadaki seçimlik taleplerin ve tazminat taleplerinin" hukuken dinlenebilirliğinin bulunmadığını, davacının kendisinin yaptığı veya başkasına yaptırdığı taşınmazın inşaat yapım hatalarından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacının iddialarının muhatabının müvekkili olmadığını, davacının TTK'nun 18/3 hükmüne riayet ederek süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu ispat edemediğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin alım satım ilişkisi olduğunu, müvekkilinin satıcı, davacının ise alıcı konumunda olduğunu, davacının dava dilekçesindeki 10., 11., 12., 13 ve 14 nolu bölümlerindeki iddia ve taleplerinin TBK 227 hükmüne dayandığı iddiasını kabul etmediklerini, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 04/03/2008 tarih ve 2157/1382 Esas, Karar sayılı ilamı ile Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2016/4226 Esas ve 2019/857 Karar ile 15/01/2019 tarihli, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/4891 Esas ve 2021/107 Karar, İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesinin 2019/1484 Esas ve 2021/851 Karar sayılı” ilamlarının emsal nitelikte olduğunu, yukarıda izah edilen sebeplerden dolayı davacı tarafından dosyaya fotokopi olarak ibraz edilen 20.11.2018 tarihli belge aslının davacılarca dosyaya ibrazı halinde imzası, müvekkiline ait olmayan ve/veya başkaca yöntemlerle sahte olarak tanzim edilen belgenin HMK'nun 208 maddesi gereğince sahteliğinin tespitine, davanın zamanaşımı, hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle reddine, davanın reddine, her talebin ayrı ayrı reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. GEREKÇE: Dava; Taraflar arasında akdedildiği iddia olunan 20.11.2018 tarihli sözleşmede belirtilen edimlerin davalı tarafından gereği gibi ifa edilmemesinden dolayı yapılan imalatın aynısının yapılması ve montaj işlemlerinin yapılması istemi ve manevi tazminat isteminden ibaret olduğu görüldü. Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişiler heyetinden alınan 14/06/2023 tarihli raporunda; "..Taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ... ve ... ... doğramaların; pervazları, camları, ikon işlemleri, pencere ve kol ayarları işlemleri ile beraber eksiksiz montaj yapılması şeklinde karma sözleşme olduğu, Söz konusu projelere ilişkin davacı tarafça sunulmuş olan SÖZLEŞME altındaki imzaların davalı tarafça sunulan imzalarla irtibatının kurulamadığının Adli Tıp Kurumu raporu ile tespit edildiği, Söz konusu proje kapsamında teslimlerin 11.04.2018 ve 26.10.2018 tarihlerinde yapılmış olduğu, Teslim esnasında ürünlerin inceleme ve muayenesinin davacı tarafça yapıldığı, Davalı tarafça yapılan doğramaların; pervazları, camları, silikon işlemleri, pencere ve kol ayarları işlemleri ile beraber montaj edilmiş olduğuna dair tutanak tutulduğu, bu kapsamda ürünlerin eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim edilmiş olduğunun kabulü gerektiği, - Taraflar arasındaki ticari defterlerin incelenmesinde; - Davacı ve Davalı şirketlerin ticari defterinin kayıt nizamı bakımından Vergi Usul Kanunu hükümleri ile muhasebe sistemi uygulama tebliğlerine uygun olduğu, - Davalı taraftan alınan hizmete karşılık oluşan Borç tutarının, Davacı tarafından tamamının yukarıda detaylandırıldığı üzere peyderpey çeşitli ödeme araçları vasıtasıyla ödendiği, Davalı tarafın cari hesap kaydında yer alan, kalan 26.204,31 TL Alacak olarak yer alsa da, söz konusu tutar, Davacı tarafından ....İcra Müdürlüğü'ne yatırıldığı, bu bağlamda taraflar arasında borç-alacak ilişkisinin olmadığı, - Dava konusu pencerelerde; takdiri Sn. Mahkeme” ye ait olmak üzere, tarafımdan < > kapsamında değerlendirilen üretim ve montaj işçiliği kaynaklı ayıplar bulunduğu tespit edilmiştir. Montajı yapılan doğramalarının tamamında işçilik ve montaj hataları bulunduğu ve pencerelerin gerektiği şekilde kapanmadığı, kapanan pencerelerde ise kasa ile pencereler arasında kalan boşluklardan, dairelere giren soğuk havanın, isi kaybına neden olduğu, ayrıca bina genelinde ise bazı doğrama camlarında hatalar olduğu, çift cam arasında buhar oluştuğu, çıtalarda çatlaklıklar ile bozuk ve kırık pencere kolları bulunduğu gözlemlenmiştir..." tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 05/02/2024 tarihli ek raporda özetle; "...Yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda kök ve ek raporda belirtildiği üzere; Taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ... ve ... ... doğramaların; pervazları, camları, silikon işlemleri, pencere ve kol ayarları işlemleri ile beraber eksiksiz montaj yapılması şeklinde karma sözleşme olduğu, Asıl rapor ve ek raporda belirtildiği üzere; Söz konusu projelere ilişkin davacı tarafça sunulmuş olan “Sözleşme” altındaki imzaların davalı tarafça sunulan imzalarla irtibatının kurulamadığının Adli Tıp Kurumu raporu ile tespit edildiği, Söz konusu proje kapsamında davalı tarafından yapılan işlerin teslim teslimlerinin 11.04.2018 ve 26.10.2018 tarihlerinde yapılmış olduğu, teslim esnasında ürünlerin inceleme ve muayenesinin davacı tarafça yapıldığı, Davalı tarafça yapılan doğramaların; pervazları, camları, silikon işlemleri, pencere ve kol ayarları işlemleri ile beraber eksiksiz montaj edilmiş olduğuna dair tutanak tutulduğu, davacı tarafın gerekli muayeneleri kendisi yapabilecek teknik bilgi ve kapasiteye sahip olduğu, bu kapsamda ürünlerin eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim edilmiş olduğunun kabulü gerektiği, Dava konusu taşınmaz daireler; taraflarla tek tek gezilmiş, bazı dairelerde keşif günü ve daha sonraki yerinde inceleme günlerinde kapı zilleri çalınmış fakat evde kimse olmadığından içeriye girilip tespit yapılamamış olup, içeriye girilen dairelerin pencere doğramalarındaki sorunlar! sıkıntılar belirlenmiş ve sonuç olarak karşılığına yazılan şekilde olduğu; Asıl rapor ve ek raporda belirtmiş olduğumuz diğer hususlarda herhangi bir görüş değişikliğimizin olmadığı..." tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 11/12/2023 tarihli ek raporunda özetle; "... . Taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ... ve ... ... doğramaların; pervazları, camları, silikon işlemleri, pencere ve kol ayarları işlemleri ile beraber eksiksiz montaj yapılması şeklinde karma sözleşme olduğu, . Söz konusu projelere ilişkin davacı tarafça sunulmuş olan SÖZLEŞME altındaki imzaların davalı tarafça sunulan imzalarla irtibatının kurulamadığının Adli Tıp Kurumu raporu ile tespit edildi; . Söz konusu proje kapsamında teslimlerin 11.04.2018 ve 26.10.2018 tarihlerinde yapılmış olduğu, . Teslim esnasında ürünlerin inceleme ve muayenesinin davacı tarafça yapıldığı, Davalı tarafça yapılan doğramaların; pervazları, camları, silikon işlemleri, pencere ve kol ayarları işlemleri ile beraber eksiksiz montaj edilmiş olduğuna dair tutanak tutulduğu, davacı tarafın gerekli muayeneleri kendisi yapabilecek teknik bilgi ve kapasiteye sahip olduğu, bu kapsamda ürünlerin eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim edilmiş olduğunun kabulü gerektiği, Kök raporda da bahsedildiği üzere; ... ..., 69 daireden oluştuğu tespit edilip, keşif tarihinde yapılan incelemede 69 daireden 9 tanesi kapalı olduğundan içeri girilemediği, 7 tanesinde şikâyetlerinin olmadığı ve 53 dairede ise, pencere doğramalarında farklı sorunlar ve sıkıntılar olduğu . ... 2 blok olup, 34 daireden oluştuğu ve yapılan incelemede 34 daireden 9 tane kapalı olduğundan içeri girilemediği, 11 tanesinde şikâyetlerinin olmadığı ve 14 daire ise, pencere doğramalarında farklı sorunlar ve sıkıntılar olduğu, . Dava konusu taşınmaz dairelerde yapılan incelemelerde; ayıplı olarak tespit edilen dairelerin, alüminyum doğramalardaki ayıplarının imalat ve montajlarından kaynaklandığı teknik olarak tespit edilmişti. Mevcut pencere doğramalarının ayıplarının tamir ve parça değiştirmekle giderilemeyeceği, kusuru tespit edilen dairelerin pencere doğramalarının yenisi ile değiştirilmesi gerektiği, . Taraflar arasındaki ticari defterlerin incelenmesinde; - Davacı ve Davalı şirketlerin ticari defterinin kayıt nizamı bakımından Vergi Usul Kanunu hükümleri ile muhasebe sistemi uygulama tebliğlerine uygun olduğu, - Davalı taraftan alınan hizmete karşılık oluşan Borç tutarının, Davacı tarafından tamamının yukarıda detaylandırıldığı üzere peyderpey çeşitli ödeme araçları vasıtasıyla ödendiği, Davalı tarafın cari hesap kaydında yer alan, kalan 26.204,31 TL Alacak olarak yer alsa da, söz konusu tutar, Davacı tarafından ....İcra Müdürlüğü'ne yatırıldığı, bu bağlamda taraflar arasında borç-alacak ilişkisinin olmadığı, Diğer konularla ilgili, Kök rapora karşı taraflarca yapılmış olan itirazlar neticesinde kök raporda değişiklik yapılması gereken herhangi bir husus bulunmadığı, kök rapordaki tespit ve kanaatlerimizin aynı yönde olduğu..." tespit ve rapor edilmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi ile taraflar arasında ; 20/11/2018 tarihinde PVC Pencere İmalatı ve montajı işlemleri için sözleşme akdedildiği , taraflar arasındaki hukuki ilişkinin bu sözleşmeden kaynaklandığı iddia edildiği , davalı vekilince sözleşmenin ve sözleşme altındaki imzanın davalıya ait olmadığına yönelik itirazı üzerine mahkememizce dosyanın ATK ya gönderildiği ; Adli Tıp Kurumunda yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 30.03.2022 tarihli rapor ile; "... A.ş." kaşe izi üzerine atılı imzalar ile davalı şirket yetkilileri ..., ...'nin mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği kanaatine varıldığı anlaşılmakla , mahkememizce ATK Raporu hükme esas alınarak , mahkememizce yapılan yargılamada davacı vekilince taraflar arasında yapıldığı bilirilen sözleşme ; taraflar arasındaki hukuki ilişki açısından dikkate alınmamıştır. Her ne kadar taraflar arası yapıldığı iddia edilen sözleşme altındaki imzanın davalı şirket yetkililerine ait olmadığı kanaatine varılmış ise de ;taraflar arasında kurulan ticari ilişkinin tarafların iddia ve savunmaları , toplanan deliller, mahkememizce yapılan keşif , aldırılan bilirkişi raporu ,faturalar , tahsilat makbuzları , icra dosyası, tarafların ticari defterlerinde yapılan incelemeler ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda, davacı tarafından yapılmış olan ... ve ... Park Projesindeki kapı-pencere doğramaların; pervazları, camları, silikon işlemleri, pencere ve kol ayarları ile beraber davalı tarafça eksiksiz montajına ilişkin olduğu, Davacı taraf sözleşmeye istinaden yapılan işlerin 2019 yılında tesliminin yapıldığını iddia etmiş ise de, sözleşmenin yukarıda belirtildiği üzere dikkate alınamayacak olması da göz önüne alınarak, davalı vekili tarafından sunulan 11.04.2018 tarihli teslim tutanağında , ... isimli projenin teslimlerinin 11.04.2018 tarihinde yapıldığı, 26.10.2018 tarihli Teslim Tutanağında ise ... ...kapsamındaki teslimlerin 26.10.2018 tarihinde yapıldığı , her iki teslim tutanağında da davacı Askon Yatırım adıma teslim alan olarak ... ismi ve imzası yer aldığı , teslim tutanaklarından açıkça görüldüğü üzere, davalı tarafından teslim edilmiş olan ürünler davacı tarafından muayene edilerek teslim alınmış olup, muayene esnasında davalıdan kaynaklanan ve bu davaya konu olabilecek nitelikte bir eksiklik tespit edilmediği , dava konusu ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin teslim esnasında davacı işveren tarafından muayene edilerek işlerin ayıpsız ve eksiksiz olarak teslim edilmiş olduğu anlaşıldığı, mahkememizce yapılan keşif sonrası aldırılan bilirkişi raporunda inşaat mühendisince yapılan değerlendirmelerde ; üretim ve montaj işçiliği kaynaklı ayıplar bulunduğu , montajı yapılan doğramalarının tamamında işçilik ve montaj hataları bulunduğu ve pencerelerin gerektiği şekilde kapanmadığı, kapanan pencerelerde ise kasa ile pencereler arasında kalan boşluklardan, dairelere giren soğuk havanın, ısı kaybına neden olduğu, ayrıca bina genelinde ise bazı doğrama camlarında hatalar olduğu, çift cam arasında buhar oluştuğu, çıtalarda çatlaklıklar ile bozuk ve kırık pencere kolları bulunduğu , bu haliyle gizli ayıp durumunun mevcut olduğu , mevcut pencere doğramalarının ayıplarının tamir ve parça değiştirmekle giderilemeyeceği, kusuru tespit edilen dairelerin pencere doğramalarının yenisi ile değiştirilmesi gerektiği kanaatine varıldığı ; Taraflar TTK 16 madde hükmünce tacir olduğundan yapılan iş de ticaridir , TTK’ nın 18/3. maddesinde hükme bağlanan usullerle ve TTK’ nın 23/1-c maddesinde öngörülen süreler içinde ve satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak gizli ayıp olması halinde TBK’ nın 223. maddesinin 2. ve 3. fıkralarında belirtildiği üzere öğrenildiğinde derhal yapılması gerektiği gözetildiğinde, davacının ayıp iddiasını ve ayıp ihbarının yasal süre içerisinde ve TTK nın belirttiği şekilde geçerli olarak yapıldığını kanıtlaması gerektiği , ayıp ihbarının yapıldığını ileri süren kişi ayıp ihbarının TTK’nun 18 maddesinde öngörülen şekilde yapıldığını kanıtlamalıdır, ayıp ihbarının noter marifetiyle veya iadeli taahhütlü mektupla yahut telgrafla yapıldığı kanıtlanmalıdır.…” ifadelerine yer verilerek tacirler arasında ayıp ihbarının TTK. Madde 18/3 aranan şekil şartına tâbi olduğu ve şeklin ispat şekli olduğu , davacı vekilince aşamalarda sunulan beyan dilekçeleri ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde ; ihtarname, whatsapp konuşmaları, mail içeriklerinden açıkça görüleceği üzere, davalı tarafa ayıp bildiriminde bulunulduğundan bahsedildiği , sunulan whatsapp görüşmelerinin kimin arasında gerçekleştirildiği anlaşılamadığı gibi görüşme tarihi ve yine ihtarname tarihinin 16/02/2021 olduğu bu haliyle ... isimli projenin teslimlerinin 11.04.2018 tarihinde yapıldığı, ... ...kapsamındaki teslimlerin 26.10.2018 tarihinde yapıldığı yukarıda izah edildiği üzere öngörülen süre ve şekilde davacı tarafça yapılan bir ayıp bildiriminin olmadığı ,davacının ... ve ... ... yüklenici firması olduğu, uzmanlık alanının inşaat işleri olduğu inşaat işlerinde gerekli muayenenin kendisi tarafından yapılmasına yetecek derecede uzmanlığa sahip olduğu, davacı tarafça anlatılan nedenlerle ihbar yükümlülüğünün süresi içerisinde yerine getirilmediği,davacının basiretli bir tacir olarak kendisine işlerin tesliminden sonra 6102 sayılı TTK’nın 23/1-c maddesinde belirtilen süreler içerisinde kontrol ve incelemelerini yaparak süresi içerisinde usulüne uygun olarak ayıp ihbarında bulunması gerekirken, bu hususların süresinde yerine getirilmediği tüm dosya kapsamında anlaşılmakla açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurma yoluna gidilmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 170,78-TL harçtan mahsubu ile bakiye 256,82 -TL harcın davacıya iadesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından sarf edilen 1.112,30 -TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Maddi tazminat talebi yönünden Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Manevi tazminat talebi yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, 7-Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı; tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/07/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/309, K. 2024/558, T. 19.07.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-309-e-2024-558-k-884d2cd1e44c