İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/275 E. 2024/1038 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/275
Karar No
2024/1038
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/275 Esas KARAR NO : 2024/1038 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 15/06/2015 KARAR TARİHİ : 25/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02/07/2010 tarihinde davalı ... Şirketi 'nin (Eski Unvan: ...) maliki olduğu ve sürücüsü ... olan ... plakalı aracın pak halinde bulunan ... plakalı araca çarpması sonucu ... plakalı aracın sol yan kısmında bulunan müvekkili ...'yı sıkıştırması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini ve kaza nedeniyle müvekkilinin bedensel zarara uğradığını, ... plakalı aracın kaza tarihinde davalı ... Sigorta AŞ nezdinde sigortalı olduğunu, kaza tespit tutanağı ve ... 25. Sulh Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyası ile yapılan yargılama sırasında alınan Adli Tıp Raporu'na göre de davacı ...'ın asli kusurlu bulunduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını ve gündelik işlerini dahi yapabilecek durumda olmadığını, davalı sigorta şirketine davadan önce müracaat edildiğini ancak davalı sigorta şirketi tarafından hukuki olmayan gerekçelerle tazminat taleplerinin reddedildiğini, tüm bu nedenlerle HMK m.107 kapsamında şimdilik 500,00 TL geçici iş göremezlik ve 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihindeki sigorta limitlerini aşmamak kaydıyla kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 60.000,00 TL manevi tazminatın ise sigorta şirketi hariç diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı işleten ve sürücüden tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. SAVUNMA/ Davalı ... Şirketi (Eski Unvan: ...) vekili cevap dilekçesinde özetle; iş bu davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını bu nedenle zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, görev, yetki, husumet ve zamanaşımı itirazlarını yineleyerek dava konusu kazanın meydana gelmesinden müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, davacının kusurlu olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, manevi tazminatın belirlenmesinde davacının kusurunun dikkate alınması gerektiğini, kaza nedeniyle davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılması gerektiğini neticeten zamanaşımı itirazının kabulüne, davanın reddine yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı ... Sigorta A.Ş adına dava dilekçesi ve eklerinin tensip tutanağının usule uygun tebliğ edildiği halde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. Davalı (müteveffa) ... adına dava dilekçesi ve eklerinin tensip tutanağının yer aldığı tebligat mazbatasında (04/01/2016 tarihli tebligat bilgisinde )vefat etmesi nedeniyle tebliğ yapılamadığı anlaşılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, 6098 sayılı TBK m.54'de düzenlenen bedensel zararın tazmini davasıdır. Davacı vekili, 02/07/2010 tarihinde müvekkilinin yaya olduğu bir esnada, sürücüsü ... olan ... plakalı otobüsün park halindeki ... plakalı araca çarpması neticesinde davacı müvekkilinin yaralandığını ve bedensel zarara uğradığını, ... plakalı aracın işletilmesinden kaynaklanan sorumluluğun davalı sigorta şirketi tarafından sigorta güvencesine alınmış olması nedeniyle HMK m.107 kapsamında olmak kaydıyla bedensel zararının tespiti ile geçici iş göremezlikten dolayı 500,00 TL, sürekli iş göremezlikten dolayı 500,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen ve 60.000,00 TL manevi tazminatın ise yine davalı işleten ve sürücüden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Mahkememizin 23/09/2020 tarih ... E. ...K. sayılı kararı ile ''Tüm bu nedenlerden geçici iş göremezlikten kaynaklanıp toplam miktarın 1.437,89 TL olan maddi tazminat bakımından davanın kabulü ile bu miktar tazminatın davalı sigorta şirketi bakımından 06/03/2015 tarihinden itibaren, diğer davalılar bakımından ise 02/07/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Kısa kararda her ne karar davanın maddi tazminat bakımından kısmen kabulüne karar verilmiş ise de maddi tazminat bakımından davanın tamamen kabulüne karar verilmiş olduğundan 6100 sayılı HMK m.304 kapsamında kısa karadaki "Maddi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile" ibaresinin "Maddi tazminata ilişkin davanın kabulü ile" şeklinde tavzihi gerekmiştir. Tüm dosya kapsamı ile davacının vaki kazada kusur oranının %20 olmasına rağmen galip kusurun %80 oranında davalı ...'da olması, davalı işleten şirketin şehirlerarası taşıma yapma işini meslek edinmiş olması nedeniyle taşıma işi sırasında istihdam ettiği şoförleri daha dikkatli seçmesi gerekmesi ve bu manada özen yükümünün daha ağır olması nedeniyle dava neticesinde hükmedilecek manevi tazminatın davacıların zenginleşmesine davalının ise fakirleşmesine neden olmayacak düzeyde olması gerektiğinden takdiren davacı lehine 5.000,00 TL manevi tazminatın 02/07/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... AŞ (Önceki unvanı: ...) ve ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın ise reddine'' şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile davalı ... mirasçıları olan ..., ..., ... ve ...vekilinin işbu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurması sonrası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi'nin 14/03/2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile ''dosyanın incelenmesinde; davalılardan ...'ın dava tarihinden önce 03/04/2015 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. Kural olarak ölü kişiye karşı dava açılamaz. Aynı şekilde kural olarak ölü kişi aleyhine dava açılması halinde davanın mirasçılarına yöneltilmesine de olanak yoktur. Zira ölü kişinin taraf ehliyeti bulunmamaktadır. (Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 50. ve 114/1-(d) maddeleri) Ancak HMK'nın 124. maddesinde; “Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın rızası ile mümkündür. Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hakim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hakim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.” şeklinde düzenleme yer almaktadır. Şu hâlde davalının sağ olup olmadığını tespit edememe bir yanılgıya dayanıyor ve bu durum açıkça dürüstlük kuralını ihlal etmiyorsa, daha sonra da kendilerine karşı dava açılması muhtemel olan mirasçılara karşı davaya devam edilmesi mümkün olmalıdır (HGK'nın 11.09.2013 günlü ve E ..., K ... sayılı ilamı). Şu durumda, mahkemece HMK'nın 124. maddesinin şartlarının mevcut olup olmadığı tartışılıp şartların mevcut olması durumunda taraf teşkili sağlandıktan sonra karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.( Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ... E.- ... K.sayılı ilamı) Davalı ...'a yapılamayan son tebligatta vefat ettiğinin belirtildiği halde mahkemece yargılamaya devamla ölü kişi hakkında hüküm kurulması ve gerekçeli karar başlığında gösterilmesi de doğru olmamıştır. Dairemizin karar kapsamına göre diğer istinaf sebepleri inceleme konusu yapılmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile davalı ... mirasçıları olan ..., ..., ...ve ...vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine'' şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. Trafik kazalarından kaynaklanan bedensel zararın tazmini davalarında, davalı işleten ile davalı sigortacının sorumluluğu 2918 sayılı KTK 85 vd. maddelerinde düzenlenen tehlike sorumluluğu, davalı sürücünün sorumluluğu ise 6098 sayılı TBK 49 vd. maddelerinde düzenlenen haksız fiilden kaynaklı kusur sorumluluğu olup işleten sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. 2918 sayılı KTK 86. maddesi kapsamında işleten ve sigortacı, zarara sebep kazanın ''mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri gelmiş'' olduğunu ispat etmediği sürece meydana gelen zarardan sorumludurlar. Bu nedenle zarara sebep kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan meydana geldiğini ispat yükü davalı işleten ve sigortacıda olmasına karşılık TBK m.50 kapsamında meydana gelen zararın miktarını ispat külfeti zarar görenin kendisindedir. İhtilaf, tarafların vaki kazadaki tazminata esas kusur oranı, davacının tazminata esas maluliyet oranı ve iyileşme süresi ile yoksun kaldığı kazanç itibariyle bedensel zararının tespiti noktalarında toplanmaktadır. Kusur oranı, maluliyet oranı ve iyileşme süresi ile zarar miktarının tespiti konuları hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren haller olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi gerekmektedir. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacının 02/07/2010 tarihinde ... plakalı aracın sol yan kısmında bulunduğu esnada davalı ...A.Ş maliki olan ve sürücüsü müteveffa davalı olan ... olan ... plakalı aracın hareket halindeyken davacıyı fark etmeyerek kullandığı aracın sağ kısmı ile park halindeki aracın sol yan kısımlarına çarptığı esnada davacının yaralandığı; olay günü...'nce tutulan 02/07/2010 tarihli kaza tespit tutanağında iş bu hususun tespit edildiği ve davacının "duran bir aracın yolda kalan tarafında gezinmesi ve diğer aracın manevra özelliğini göz önünde bulundurmaması" nedeniyle yaya kusurlarından 11 kod nolu kusuru ihlal ettiği tespit edilmiştir. Davalı (müteveffa) ...'a ait nüfus kayıt örneği incelendiğinde davalının 03/04/2015 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla HMK m.124 uyarınca yapılan incelemede davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür (m.124/1). Ancak yasakoyucu bu konuda yasalarda yer alan özel hükümleri saklı tutarak (m.124/2) hâkimin izni ile taraf değişikliği yapılabilecek hallere de yer vermiştir. HMk m.124/2 uyarınca maddî bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edileceği gibi, tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması durumunda da hâkimin izniyle taraf değişikliği yapılabilecektir. Maddî bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edileceği gibi, tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması durumunda da hâkimin izniyle taraf değişikliği yapılabilecektir (HMK m.124/3,4) HMK m.124/4 kapsamında davalı (müteveffa) ...'ın 03/04/2015 tarihinde vefat ettiği ve davanın 15/06/2015 tarihinde açıldığı ve davacı vekili tarafından davalının ölü olduğu bilindiği halde iş bu davanın açıldığına dair dosyaya yansıyan delil bulunmadığından davalı müteveffa ...'ın mirasçıları davaya dahil edilmek üzere yargılamaya devam olunmuştur. Davacı vekiline (müteveffa) ...'a veraset ilamı verilmesi için yetki belgesi mahkememizce verildiği; ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin...Esas ... Karar sayılı ilamı ile ...; ...; ...ve ...'ın mirasçıları olduğu anlaşılmakla davaya dahil edilerek yargılamaya devam olunmuştur. Davacının müşteki, davalı müteveffa Hasan'ın sanık olarak taksirle bir kişinin yaralanmasına sebebiyet verme suçundan ... 25. Sulh Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. ...'ın kollukta alınan beyanında özetle, olay anında boş otobüs parkına giden yola dönüş yaptığı ve yoluna devam edip aracını park ettiği; sonrasında motosikletli birisi yanına gelerek dönüş yaptığım esnada bir şahsı otobüs arasında sıkıştırdığı ve ambulansa haber verdiklerini beyan etmesi üzerine belirtilen yere geldiğinde yaralı şahsın hastaneye kaldırıldığını, polis merkezine geldiği, olayın nasıl olduğu hususunda bilgisi olmadığını beyan ettiği görülmüştür. Davacının hastanede alınan ifadesinde özetle, ...plakalı aracı yedek parçacılar bölümüne park ettikten sonra mazot deposunu silerken ... plakalı otobüsün sağa dönüş yaparken otobüsün sol arka tarafının çalışmış olduğu otobüs arasına sıkıştırdığı, nefessiz kaldığı için yere yığıldığı; daha sonra bağırmak suretiyle yardım istediği otobüsün hiç durmadan hareket ederek olay yerinden uzaklaştığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Davanın sosyo ekonomik durum araştırması müzekkere cevabında davacının abisinin çay ocağında günü birlik çalıştığı; ne kadar ücret aldığının tespit edilemediği; anne ve babasının yanında kaldığı kira vermediği tespit edilmiştir. Davalı sigorta şirketinin 29/02/2016 tarihli müzekkere cevabında davacının 02/07/2010 tarihli kaza nedeniyle başvuru üzerine 23/02/2015 tarihinde hasar dosyası açıldığı; hasarın değerlendirilmesi için yeterli belge olmaması nedeniyle davacı tarafa bugüne kadar ödeme yapılmadığı tespit edilmiştir. Davalı sigorta şirketinin 20/10/2017 tarihli beyan dilekçesinde dava konusu kaza nedeniyle davacının maluliyetine ilişkin davacı vekili adına aktüer raporuna göre asıl alacak ve ferileriyle toplam 41.846,45 TL ödeme yapıldığı; iş bu ödemeyi almakla davacı vekili sözü geçen kazaya müteallik her türlü hak, dava ve alacaktan şirketin zimmetini tamamen, kesin olarak ibra ettiği, dava konusu olay nedeniyle şirket aleyhine açılan davadan ve fazlaya ilişkin haklardan feragat ettiğini beyan etmekle beyan dilekçesi ekinde yer alan ibraname incelendiğinde, 13/09/2017 tarihli Makbuz ve İbraname başlıklı belge incelendiğinde "... Sigorta A.Ş nezdinde ... numaralı “Karayolları Motorlu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinden karşılanması amacıyla açmış olduğumuz, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E.sayılı dosyasında, alınan aktüer raporuna göre davalı ... Sigorta A.Ş. ile yukarıda yazılı tazminat tutarı (aşağıda ödemenin detaylı hesap tablosu bulunmaktadır) üzerinden anlaşma sağlanmıştır. ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılacak ödeme nedeniyle ... Sigorta A.Ş'nin ve sigortalısı yönünden (poliçe gereği sorumlu olunan tutar kadar) başkaca bir sorumluluğu kalmayacağını, hasara, hasar dosyasına ve poliçeye: konu alacaklarımız yönünden, fazlaya ilişkin ve / veya faiz talebi, asli ve fer'ileri kapsamında ve sair herhangi başkaca bir nam aftında da bir hak ve talebimizin olmadığını, olmayacağını ... Sigorta A.Ş karşı herhangi bir itiraz, defi ve her ne nam altında oluşsa olsun herhangi bir talep, dava ileri sürmeyeceğini, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E.sayılı dosyasındaki tazminat taleplerimizden ... Sigorta A.Ş edeceğimizi kabul ve beyan ederiz. Fazlaya ilişkin hak, alacak ve talepler ile işbu hasara ilişkin her türlü dava ve hukuki işlem başlatma,temyiz hakkımızdan, feragat ettiğimizi kabul, beyan ve imza ederiz." ifadesi yer aldığı; ödeme hesap tablosunda asıl alacak olarak 34.867,20 TL olmak üzere yargılama gideri ve vekalet ücreti dahil edildiğinde toplam 41.846,45 TL olarak belirlendiği; banka hesap bilgilerinde davacı vekilinin hesap bilgilerinin yer aldığı ve davacı vekilinin imzasının bulunduğu anlaşılmıştır. İstanbul ATK Trafik İhtisas Kurulu'nun 11/08/2017 tarihli ... sayılı raporunda Davalı sürücü ... yönetimindeki otobüs ile olay mahalline gelip sola yönelmeden evvel; mahallin meskun olduğunu dikkate alarak her an bir yayanın yol içerisinde bulunabileceğini ön görerek far ışığı altındaki görüş alanını gerektiği şekilde kontrol ettikten sonra doğrultu değiştireceği yerde, yolun sağında park halindeki otobüsün solunda kaplama içerisinde bulunan ve fark edemediği yayaya rağmen gereğinden fazla geniş kavisle sola yönelerek her iki otobüs arasında yayayı sıkıştırarak meydana getirdiği olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmiş olmakla asli kusurludur. Davacı yaya ..., tek yönlü taşıt trafiğine açık yolun sağında park halindeki otobüsün solunda kaplama içerisinde bulunarak güvenliğini tehlikeye düşürmüş bu tavrı ile üzerine doğru gelen ve korunma tedbiri alamadığı davalı sürücü idaresindeki otobüs ile park halindeki otobüsün arasında sıkışarak meydana getirdiği olayda, tali kusurludur. Neticeten 1) Davalı sürücü ...'ın %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu,2) Davacı yaya ...'nın %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Kayseri SGK yazılan müzekkere cevabında davaya konu kazadan dolayı davacıya 02/07/2010 - 15/08/2010 tarihleri arası 675,52 TL geçici iş göremezlik ödendiği; 5510 sayılı kanun 19. Maddesi gereği sürekli iş göremezlik gelirinin bağlanmadığı tespit edilmiştir. İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu'ndan alınan 27/02/2019- 3793 sayılı raporunda davacının trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından malüliyet tayinine mahal olmadığı,iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği davacı ...'nın vaki kaza nedeniyle maluliyetine mahal olmadığı ve iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 ay sürebileceği tespit edilmiştir. Bozma ilamı öncesi alınan aktüerya bilirkişi raporunda her ne kadar rapor içeriğinde SGK tarafından yapılan ödemenin mahsup edileceği ve davalı sigorta şirketi tarafından davacıya yapılan ödemenin mahsup edilmesine karar verilmesi ihtimaline karşılık gerekli mahsupların yapılacağı tespit edildiği halde hesaplama kısmında davacının 3 aylık net kazanç tutarının 1.797,36 TL olarak tespit yapıldığı ve kusur oranı %80 oranında talep edebileceği miktarın 1.437,89 TL olduğu belirlenmiştir. Ancak rapor içeriğinde belirtilen ödemelere ilişki herhangi bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekili 05/03/2020 tarihli bedel artırım dilekçesinde özetle, sürekli iş göremezlik tazminatı açısından sulh olunmuş olması nedeniyle konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına; 1.437,89 TL geçici iş göremezlik tazminatının sigorta şirketi açısından temerrüd, diğer davalılar açısından kaza tarihinden itibaren faizi ve yargılama gideri vekalet ücreti ile birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Neticeten davacının 02/07/2010 tarihinde ... plakalı aracın sol yan kısmında bulunduğu esnada davalı... A.Ş maliki olan ve sürücüsü müteveffa davalı olan ... olan ... plakalı aracın hareket halindeyken davacıyı fark etmeyerek kullandığı aracın sağ kısmı ile park halindeki aracın sol yan kısımlarına çarptığı esnada davacının yaralanması nedeniyle iş bu maddi ve manevi tazminat talepli davanın açıldığı anlaşılmıştır. İstanbul ATK Trafik İhtisas Daire Raporu dikkate alındığında davacının tek yönlü taşıt trafiğine açık yolun sağında park halindeki otobüsün solunda kaplama içerisinde bulunarak güvenliğini tehlikeye düşürmüş bu tavrı ile üzerine doğru gelen ve korunma tedbiri alamadığı davalı sürücü idaresindeki otobüs ile park halindeki otobüsün arasında sıkışarak meydana getirdiği olayda, tali olarak %20 kusurlu olduğu; davalı müteveffa ...'ın ise %80 kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Davacının kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik kapsamında alınan maluliyet raporunda davacının sürekli maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından malüliyet tayinine mahal olmadığı,iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. ... SGK müzekkere cevabında davacıya 675,52 TL geçici iş göremezlik ödendiği anlaşılmıştır. Bozma ilamı öncesi düzenlenen aktüerya raporunda tespit edilen 1.437,89 TL geçici iş göremezlik tazminatında SGK ödemesi düşülmeden değerlendirme yapıldığı anlaşılmıştır. İş bu miktar düşüldüğü takdirde davacının 762,37 TL talep edebileceği anlaşılmıştır. Davalı sigorta vekilinin 20/10/2017 tarihli beyan dilekçesinde dava konusu kaza nedeniyle davacının maluliyetine ilişkin davacı vekili adına aktüer raporuna göre asıl alacak ve ferileriyle toplam 41.846,45 TL ödeme yapıldığı; iş bu ödemeyi almakla davacı vekili sözü geçen kazaya müteallik her türlü hak, dava ve alacaktan şirketin zimmetini tamamen, kesin olarak ibra ettiği, dava konusu olay nedeniyle şirket aleyhine açılan davadan ve fazlaya ilişkin haklardan feragat ettiğini beyan etmekle beyan dilekçesi ekinde yer alan ibraname incelendiğinde davacı vekilinin davacı adına vekaleten kendi adına asaleten toplam 41.846,45 TL ödeme yapıldığı hususunun tespit edildiği nitekim davacı vekilinin bedel artırım dilekçesinde sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden sulh olunmuş olması nedeniyle konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.İbraname yönünden yapılan incelemede davacının kalıcı maluliyet oranı bulunmadığı yalnızca 3 aylık geçici iş göremezlik tazminatı kapsamında aktüerya raporunda tespit edilen miktarın üzerinde ödeme yapılması davacının sürekli iş göremezliğe ilişkin maluliyeti bulunmaması nedeniyle yapılan ödemenin geçici iş göremezlik tazminatı kapsamında yapılan asıl alacak olarak 34.867,20 TL olmak üzere yargılama gideri ve vekalet ücreti dahil edildiğinde toplam 41.846,45 TL olarak ödeme nedeniyle davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminat miktarı kalmadığından geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının davaya konu kaza nedeniyle ATK 2. İhtisas Kurulu Raporunda davacının sürekli maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından malüliyet tayinine mahal olmadığı anlaşılmakla davacının sürekli iş göremezlik tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede TBK 56. maddesi hükmüne göre "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmü gereğince hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Mahkememizce tüm bu hususlar dikkate alındığında, manevi tazminat talebi yönünden, kazanın meydana geldiği tarih, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, davacının kazanın meydana gelmesinde %20 kusurlu olması; davalı müteveffa ...'ın %80 kusurlu olması; davacının kalıcı maluliyet oranının bulunmaması, yalnızca 3 aya kadar geçici iş göremezlik durumunun mevcut olması hususları dikkate alındığında ... plakalı davalı ... A.Ş'nin ad ve ünvanı altında şehirler arası otobüs olarak işletildiği, otobüs firmalarının da kendi teşebbüsleri altında işlettikleri tüm araçların karıştığı trafik kazalarından dolayı teşebbüs sahibi olarak meydana gelen zararlardan araç malik ve sürücüsü ile birlikte müşterek ve müteselsilen sorumlu olacağı (Yargıtay 17. HD ... Esas ... Karar sayılı ilamı) gözetildiğinde davalı sürücü, işleten ve teşebbüs sahibi firmanın müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı anlaşılmakla davanın haksız fiilden kaynaklı olması nedeniyle davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 02/07/2010 itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı... Şirketi’nden ve müteveffa ... mirasçıları olan dahili davalılardan ...;...; ...; ... 'dan (... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin : ... Esas... Karar sayılı ilamında yer alan veraset payları oranınca) tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiş; aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının sürekli ve geçici iş göremezlik tazminat taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE, 2-Davacının manevi tazminatının kısmen kabulüne ile 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 02/07/2010 itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Şirketi’nden ve müteveffa ... mirasçıları olan dahili davalılardan ...;...; ...; ... 'dan (... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin : ... Esas ... Karar sayılı ilamında yer alan veraset payları oranınca) tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Maddi tazminat yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 427,60 TL nispi karar harcının, 208,35 TL peşin harç ve 54,40 TL ıslah harcı toplamı 262,75 TL harçtan mahsubu ile bakiye 164,85 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 1.937,89 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, Manevi tazminat yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 427,60 TL nispi karar harcının davalılar 208,35 TL peşin harç ve 54,40 TL ıslah harcı toplamı 262,75 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 164,85 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 5.00,000 TL vekalet ücretinin davalılar ... Ticaret Anonim Şirketi ve müteveffa ... mirasçıları olan dahili davalılardan ..., ..., ..., ... 'dan tahsili ile davacıya verilmesine, Davalı ... Şirketi lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 5.00,000 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Şirketi'ne verilmesine, Müteveffa ... mirasçıları olan dahili davalılar ..., ..., ..., ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 5.00,000 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı müteveffa ... mirasçıları olan dahili davalılar ..., ..., ..., ...'a verilmesine, Davacı tarafından yapılan toplam 1.211,30 TL yargılama giderinden davanın kabul ret miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 98,57 TL yargılama gideri, 208,35 TL peşin harç ve 54,40 TL ıslah harcı toplamı 361,32 TL'nin davalılar ...Şirketi ve müteveffa ... mirasçılarından alınarak davacıya verilmesine, Davalı ... A.Ş. Tarafından yapılan 150,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...A.Ş.'ye verilmesine, Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 25/12/2024 KATİP ¸e-imzalıdır HAKİM ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/275, K. 2024/1038, T. 25.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-275-e-2024-1038-k-80ff23525b36