İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/986 E. 2026/803 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/986
Karar No
2026/803
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/986 Esas KARAR NO : 2026/803

DAVA : Satım sözleşmesinden kaynaklanan DAVA TARİHİ : 20/06/2025 KARAR TARİHİ : 01/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan satım sözleşmesinden kaynaklanan misli ile değişim davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olduğu şirketin, ...’deki tek yetkili satış servisi olan...A.Ş'nin ... Şubesi'nden ... aracı (Şasi Numarası:.../Motor Numarası: ...) 22.06.2023 Tarihli ve ... Fatura Numaralı E-Arşiv Faturası ile 2.932.724,80.-TL Bedeli ile satın alındığını, mezkur aracın, müvekkili olduğu şirket yetkilisine 23.06.2023 tarihinde teslim edildiğini, dava konusu aracın bedelinin "2.932.724,80.-TL" olduğunu, bu bedelin nedeninin elbette sahip olduğu çeşitli fonksiyon ve özelliklerin bulunması olduğunu ancak fren sistemi gibi önemli bir mekanizmada dahi sorun çıkması müvekkili olduğu şirket yetkilisini güvensiz hissettirdiğini, ayrıca bu durumun dava konusu araçtan beklenilen faydaları ortadan kaldırdığını veya önemli ölçüde azalttığını, sıfır kilometre olarak satın alınan mezkur araçtaki ayıpları kabul etmelerinin söz konusu bile olmayacağını, davacı müvekkili olduğu şirkete ait ... Marka ... Model ... Motor nolu... plakalı aracın 28/06/2024 tarihinde henüz garanti kapsamında yolda seyir halindeyken Fren Sisteminin Boşalması ile aracın arızalanması üzerine müvekkilinin elektrikli aracı zar zor durdurarak (break mode ile) olduğu yerden çekici vasıtası ile davalı ...Serivisine çekildiğini ve inceleme sonrasında aracın tamir edilmek üzere serviste alındığını, araçta sahil yolunda seyir halindeyken frene basmasına rağmen, bir anda frenin boşalması ve frene basmasına rağmen frenin işlevsiz olması ve çalışmaması sonucu panik geçiren sürücü ve yanındaki kişinin ne yapacaklarını şaşırarak aracı durdurmaya çalıştıklarını, daha sonra sürücünün sadece elektrikli araçlarda bulunan ... modu ile aracı yavaşlatmayı başardığını ve sonunda aracı yavaşlatarak kendi kendine durmasını sağladıklarını ancak büyük bir korku ve endişe yaşayan müvekkili olduğu şirketin aracın bu ayıbından dolayı neredeyse aracı kullanamaz hale geldiğini, bu gizli ayıbın ortaya çıkmasından sonra aracın servise çekildiğini ve 09.07.2024 Tarihinde ...'da Fren Sistemi Değişikliği yapılmış olduğu bildirilerek her ne kadar aracın tamir edildiği söylenmiş ve müvekkiline teslim edilmiş ise de bundan birkaç zaman sonra araçtaki gizli ayıbın yine tekrarlayarak müvekkili olduğu şirkete ait aracın içerisindeki sürücünün ölüm tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını, müvekkili olduğu şirkete ait aracın fren boşalma arızası nedeni ile tam 2 ay boyunca serviste kaldığını, müvekkilinin ciddi bir kazanç kaybına uğradığını, yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle; davanın kabulü ile müvekkili olduğu şirketin sıfır kilometre olarak satın aldığı ... Model aracın ayıplı olması nedeni ile ayıpsız misli (ayıpsız sıfır kilometre) ile değiştirilmesine, aksi halde (aracın yenisinin mevcut olmaması durumunda) tüm masrafları davalı tarafa ait olmak üzere sıfır kilometre yenisi ile veya benzeri ile değiştirilmesine, aracın benzerinin de bulunmaması halinde İİK m. 24 uyarınca işlem yapma haklarının saklı tutulmasına, hiçbiri mümkün değil ise ayıp oranında araç satış bedeli üzerinden indirim yapılmasına, bedel iadesinde veya satış bedelinden indirim halinde temerrüt tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faiz işletilmesine, davalı tarafın sorumluluğunu yerine getirmemesi sonucunda müvekkilinin ticari faaliyetinden mahrum kalması sebebi ile şimdilik belirsiz alacak davası olarak 100.-TL kazanç kaybının 09.07.2024 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bilirkişi raporlarından sonra HMK madde 107 gereğince davada talep artırımı yapılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili davaya cevabında: Müvekkilinin söz ve vaat ettiği bir hususun eksikliği olmadığı gibi, dava konusu araçtan yararlanma olanağını "önemli ölçüde" azaltan nitelik ve vasıf eksikliği bulunmadığını, davacı tarafın araçtan yararlanma hususuna ilişkin subjektif yorum ve yaklaşımda bulunarak araçta üretimden kaynaklı ayıp olduğunu iddia ettiğini, ne var ki doktrin ve Yargıtayın davacı tarafın yaklaşımının aksine, "önemli ölçü" kıstasını malın objektif olarak sağladığı faydayı gözeterek uyguladığını, aracın yaklaşık 2 yıllık bir süreçte sorunsuz çalışması ve davacı tarafa tam verimle fayda sağladığı gözetildiğinde aracın üretimden kaynaklı bir ayıba sahip olmadığı sonucuna ulaşılacağını ayrıca dava konusu aracın yaklaşık 2 yıldan fazla süre boyunca davacı uhdesinde bulunduğunu ve davacı tarafından kullanıldığını, bu durumdan hareketle, araçta bulunduğu ileri sürülen hasarların kullanıcı hatasından kaynaklı olduğunun da muhtemel olduğunu, nitekim yaklaşık 2 yıldan fazla süre boyunca davacı uhdesinde bulunan aracın kullanıcı hatalarından kaynaklı sorunlarının sorumlusunun da müvekkili olduğu şirket olmadığını, davacı tarafın karşılaştığını öne sürdüğü problem sonrasında araç yetkili servise getirildiğini yetkili servis tarafından davacının araca ilişkin bakımları gereği gibi yapıldığını ayrıca beyan ettiği şikayetler doğrultusunda da aracın kontrol edildiğini, müşteri memnuniyeti çerçevesinde arızaların, araçta gereken tamir garanti kapsamında ücretsiz olarak yapıldığını ve kullanıcıya tam verim verebilecek bir durumda davacı tarafa teslim edildiğini, davacı tarafın dava konusu aracın halihazırda kullanılmakta olduğunu beyan etmekte olup aracın bu süreç içerisinde hangi şartlarda ve ne şekilde kullanıldığının belirsiz olduğunu şayet davacının iddia ettiği sorunlar araçtaki üretim hatasından kaynaklansa idi davacı tarafın aracı ile uzun mesafeli yolculuklar yapmasının mümkün olmayacağını, yukarıda açıklanan ve resen gözetilecek nedenlerle, davacının usul ve esas yönünden haksız ve mesnetsiz olan iddialarının reddi ile, yargılama giderleri ile yasal vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER Araç satışına ilişkin fatura, servis kayıtları, bilirkişi incelemesi ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Davacı, davalı satıcının ... Şubesinden ... tarihinde satın aldığı ... plaka sayılı ... araçta sürekli arıza meydana gelmesi ve arızanın giderilememesi iddiasına dayalı olarak aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, terditli olarak ayıp oranında satış bedelinden indirim yapılmasını ve kazanç kaybını davalıdan tahsili talebinde bulunmuştur. Davacı, davalıdan ... aracı (Şasi Numarası:.../Motor Numarası: ...) 22.06.2023 Tarihli ve ... Fatura Numaralı E-Arşiv Faturası ile 2.932.724,80.-TL Bedeli ile satın alınmıştır. Aracın satın alınmasından sonra araçta meydana gelen fren arıza nedeni ile eldeki dava açılmıştır. Araç üzerinde inceleme yapılmak suretiyle bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Yapılan incelemeye göre aracın 22/06/2023 tarihinde 2.932.724,80.-TL bedele yeni ve sıfır olarak satın alındığı, araçta Frenleme Sorunlarının Temmuz 2024 dönemi itibari ile başladığı, devamında yukarıda bir kaç defa elektronik kontrol ünitesi programlaması, fren servosu değişimi, entegren fren sistemi değişimi, direksiyon kolonu değişimi işlemlerinin gerçekleştirildiği, keşif öncesi aracın son onarımında aracın servise 17/04/2026 tarihinde girdiği ve 27/04/2026 tarihinde araç onarımı tamamlanarak davacı tarafa teslim edildiği, dava açılmadan önce, 3 defa fren sistemi ile ilgili servisin yaptığı müdehalelere rağmen fren sistemindeki sorunun kalıcı olarak giderilememiş olduğu, dava açıldıktan sonra yapılan son müdehaleden keşif gününe kadar arızanın tekrarlanmamış olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi heyeti yetkili servis tarafından önceden yapılan 3 müdahale sonrası aracın bir müddet sorunsuz çalışması sonrası arızanın tekrarlanması da dikkate alındığında, araç üzerinde yapılan inceleme esnasında ayıp gözükmesede, dava açılmadan önce yapılan benzer müdehaleler sonrası arızanın bir müddet sonra tekrarlar nitelikte olması, inceleme esnasında yapılan müdehale ile tamir edilmiş olan fren sistemindeki arızanın, daha sonra tekrarlama olasılığının kuvvetli olması, ayıbın tüketicinin mala olan güvenini zedeler nitelikte ve güvenlik aksamına yönelik ciddi bir ayıp olmasından dolayı davacının ayıp oranında bedel indirimi talebinin makul olduğu görüş ve kanaatini bildirmiştir. Araçta bulunan ayıpların üretimden kaynaklı ve gizli ayıp olduğu, kullanıcıdan kaynaklı hata olmadığı, arızaların giderilmesinden sonra sürekli tekrarladığı servis kayıtları ve bilirkişi incelemesi ile sabittir. Davacı tarafından davalı şirketten 22/06/2023 tarihinde satın alınan, 2024 yılında başlayıp 2026 yılında da tekrarlanan ve 2 yıl boyunca giderilemeyen ayıp uyarınca dava konusu aracın yaşı, kilometresi, ayıbın niteliği ve kullanıma etkisi, araçtaki gizli ayıbın önemi ve yeri, ayıbın aracın güvenli kullanımını engelleyecek nitelikte oluşu, iki yıl boyunca kalıcı olarak tamir edilemeyen fren arızasının aracın her çalıştırılışında güvenlik ve konfor sorunu oluşturduğu ve araçtan huzurla ve güvenle faydalanmayı engellediği, kişiden ciddi güvenlik sorunu teşkil eden ve tekrarlanma olasılığı yüksek olan fren arızalı bir aracı kullanmayı beklemenin hakkaniyete aykırı olması gözetilerek 6098 sayılı TBK’nın 227/4 maddesi uyarınca dava konusu olup, davalı tarafından davacı şirkete satılarak teslim edilen ...(Şasi Numarası:..., Motor Numarası: ...) ... plakalı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, dava konusu aracın üzerindeki tüm takyidatlardan ari şekilde davalıya teslimine, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi yönünde fiili imkânsızlık halinde araç bedeli olan 2.932.724,80-TL nin davacının dava konusu aracı davalıya fiilen teslim edeceği tarihten itibaren, işleyecek avans faizle birlikte davalıdan tahsil ile davacıya ödenmesine, (misli ile değiştirilmesi halinde veya bedelinin davalı tarafından ödenmesi halinde değiştirilen aracın davalı adına trafiğe tesciline) karar verilmiştir. Dosya kapsamı servis kayıtları incelendiğinde onarım sırasında tüm onarım süresi boyunca yetkili servis tarafından ikame aracın tahsis edilmiş olduğu anlaşılmakla kazanç kaybı talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeye göre; 1- Davanın KABULÜ ile; dava konusu olup, davalı tarafından davacı şirkete satılarak teslim edilen ... (Şasi Numarası:..., Motor Numarası: ...) ... plakalı aracın AYIPSIZ MİSLİ İLE DEĞİŞTİRİLMESİNE, dava konusu aracın üzerindeki tüm takyidatlardan ari şekilde davalıya teslimine, 2- Aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi yönünde fiili imkânsızlık halinde araç bedeli olan 2.932.724,80-TL nin davacının dava konusu aracı davalıya fiilen teslim edeceği tarihten itibaren, işleyecek avans faizle birlikte davalıdan tahsil ile davacıya ödenmesine, (misli ile değiştirilmesi halinde veya bedelinin davalı tarafından ödenmesi halinde değiştirilen aracın davalı adına trafiğe tesciline) 3-Kazanç kaybına ilişkin istemin reddine, 4- Harçlar Kanununca alınması gerekli 200.334,43 TL ilam harcından 857,30 TL peşin harç +50.083,61 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam yatırılan 50.940,91 TL harcın mahsubu bakiye 149.393,52 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 5- Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL nin kabul ve red oranına göre 1,00 TL sinin davacıdan, 4599,00 TL sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 6- Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 423.254,22 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 100,00TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 8- Davacı tarafından yatırılan 50.940,91 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 5.188,00 TL keşif harcı, 60.000,00 TL bilirkişi ücreti, 285,000 TL posta gideri olmak üzere toplam 66.175,90 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre 66.173,64 TL nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine bakiyesinin davacı üzerine bırakılmasına, 10-Taraflarca yatırılan kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, yargılamaya son veren taraf işlemi olan kabul beyanı sonrası verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/10/2026

Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/986, K. 2026/803, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-986-e-2026-803-k-982935406c27