İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/949 E. 2026/856 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/949
Karar No
2026/856
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2026/949 Esas KARAR NO : 2026/856 HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... ... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/09/2026 KARAR TARİHİ : 25/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkilin T.C. ... Nevşehir şubesi nezdindeki hesabında 20.06.2026 düzenleme tarihli ve 800.000,00 TL bedelli çekin karşılığını hazır bulundurduğunu, davalının çek üzerinde hiçbir hak sahipliği bulunmamasına rağmen Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2026/456 Esas sayılı dosyası üzerinden zayi nedeniyle çek iptali davası açarak ödemeden men yasağı kararı aldırdığını, bu tedbir kararı nedeniyle çek bedeli olan 800.000,00 TL tutarının kullanılamaz hale geldiğini, çekin gerçek hamili tarafından faktoring şirketine ciro edilmesi sebebiyle İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2026/2629 D. İş sayılı dosyasında ihtiyati haciz kararı verildiğini, 26.06.2026 tarihinde İstanbul 29. İcra Dairesi’nin 2026/25124 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, 23.07.2026 tarihinde müvekkilin işyerinde fiili haciz işlemi gerçekleştirildiğini, bu durumun müvekkilin sosyal ve ticari itibarını zedelediğini, icra takibini sonlandırmak amacıyla 800.000,00 TL tutarının Bülent Bitkin tarafından müvekkil adına ödendiğini, müvekkilin bu ödemeyi yapabilmek için 29.07.2026 tarihinde 850.000,00 TL tutarında kredi kullanmak zorunda kaldığını, kredi faiz ve masrafları nedeniyle ekonomik zarara uğradığını, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2026/456 Esas sayılı dosyasındaki çek iptali davasından davalının feragat etmesiyle davanın reddedildiğini, haksız tedbir kararı ile uğranılan zararlar arasında illiyet bağı bulunduğunu, HMK 399. maddesi uyarınca davalının zarardan sorumlu olduğunu, müvekkilin haciz tehdidinin devam ettiğini ve kalan bakiye borçtan da sorumlu tutulabileceğini belirterek, öncelikle Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2026/456 Esas sayılı dosyasındaki tedbir teminatının davalıya iade edilmemesine ve üzerine tedbir konulmasına, şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın haksız tedbir tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, ayrıca 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız tedbir tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan maddi zararların tazminine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu ihtiyati tedbirin Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/456 esas sayılı dosyasına görülmekte olan bir davada verildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK m.339/2 gereğince, haksız ihtiyati tedbirden kaynaklı tazminat davası, esas hakkındaki davanın karara bağlandığı mahkemede açılır. Söz konusu maddenin Hükümet Gerekçesinde "İkinci fıkrada tazminat davasının görüleceği mahkeme belirtilmiştir. Aslı davayı karara bağlayan mahkeme, olaylara daha yakın ve onları daha kolay algılayacak durumda olduğu için incelemenin yalnızca o mahkemede yapılması daha uygun bulunmuş, tazminat davasının da bu mahkemede incelenmesi öngörülmüştür." Sakarya BAM 3. HD'nin 10.01.2024 tarih, 2022/2033 esas 2024/71 karar sayılı kararı şu yöndedir: "Haksız ihtiyati tedbirden dolayı tazminat davası, aleyhine haksız olarak ihtiyati tedbir konulmuş olan kişi (asıl davanın davalısı) tarafından, haksız ihtiyati tedbir koydurtmuş olan tarafa (asıl davanın davacısına) karşı açılır. Bu dava, esas hakkındaki davanın karara bağlandığı mahkemede açılır. Yukarıdaki kanun hükmünde de açıkça belirtildiği üzere görevli ve yetkili mahkeme, asıl davayı görüp karara bağlayan mahkemedir. (HMK m.399/2)" Öğretide söz konusu madde hükmü ve gerekçesinin nasıl yorumlanması gerektiği yönünde şu görüş ortaya atılmıştır; "Bu dava, esas hakkındaki davanın karara bağlandığı mahkemede açılacaktır (m.399/2). Esas hakkında davaya bakan mahkemenin tazminat davasını da görebileceği belirtilebilecekken davayı "karara bağlayan mahkemenin" tercih edilmesinin altında, kararı hangi hâkim verdi ise onun tazminat davasını en iyi inceleyecek hâkim olacağını vurgulamak yatmaktadır. Nitekim aynı mahkemenin iş dağılımı ilişkisi içindeki farklı bir dairesinin tazminat davasına bakması ile farklı bir yerdeki mahkemenin tazminat davasına bakması arasında bir fark bulunmamaktadır. Bu nedenle bir yargı çevresinde iş dağılımı ilişkisi içinde birden çok mahkeme (örneğin, asliye hukuk mahkemesi) varsa tazminat davasına, asıl davanın karara bağlandığı mahkeme kaç numaralı mahkeme ise o mahkemenin bakması gerekir. O itibarla burada hem bir görev ve kesin yetki kuralı öngörülmüş hem de iş dağılımı ilişkisi bertaraf edilerek asıl davayı gören ve tazminat davasının temel koşulu olan ihtiyati tedbirin haksız olup olmadığını en iyi değerlendirebilecek mahkemenin tazminat davası için yetkili ve görevli olması istenmiştir. Tamamlayıcı merasime uyulmadığından ihtiyati tedbir kendiliğinden kalmış, bu suretle esas hakkında davada açılmamışsa asıl dava açılsa idi, hangi mahkeme yetkili ve görevli olacak idi ise haksız tedbir nedeni ile tazminat davasının da o yetkili ve görevli mahkemede açılması gerekir. Nasıl ki, davadan önce yoklukta verilen tedbir kararından sonra asıl dava açılmışsa itirazı o yerde iş dağılımı ilişkisi içindeki aynı derecedeki diğer bir mahkeme değil, sadece asıl davanın görüldüğü mahkeme inceleyebiliyorsa tazminat davasını da asıl davayı görmüş mahkeme incelemelidir." (ÖZEKES, Pekcanıtez Usûl, s.2547-2548) Konya BAM 3. HD'nin 15.01.2020 tarih, 2019/1214 esas 2020/42 karar sayılı haksız ihtiyati tedbirden kaynaklı tazminat davasında görevli ve yetkili mahkemeye ilişkin kararı şu yöndedir: "Haksız ihtiyati tedbirden dolayı tazminat davası, aleyhine haksız olarak ihtiyati tedbir konulmuş olan kişi (asıl davanın davalısı) tarafından, haksız ihtiyati tedbir koydurtmuş olan tarafa (asıl davanın davacısına) karşı açılır. Bu dava, esas hakkındaki davanın karara bağlandığı mahkemede açılır. Yukarıdaki kanun hükmünde de açıkça belirtildiği üzere "görevli ve yetkili mahkeme, asıl davayı görüp karara bağlayan mahkemedir (HMK m.399/2)" Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. Şu halde, haksız ihtiyati tedbir kararının verildiği Afyonkarahisar 1. Aile Mahkemesinin, (karar tarihinde tek aile mahkemesi olduğu, karardan sonra birden fazla Aile Mahkemesi açıldığından ve diğer tedbir kararının verildiği mahkeme de Afyonkarahisar 1. Aile Mahkemesi olduğundan) açılan davada görevli olduğu, bu sebeple görevsizlik kararı verilmesi yerine davanın esasına girilerek karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan, kamu düzenine ilişkin sebeplerle davacı ve davalı istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. (Bkz. Aynı yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2016/15587 Esas sayılı kararı ile aynı dairenin 2014/13481 Esas, 2014/17191 Karar; 2015/14398 Esas, 2016/1767 Karar; 2015/10518 Esas, 2017/1076 Karar; 2014/13481 Esas, 2014/17191 Karar sayılı ilamları ile Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin Esas, 2015/12368 Karar sayılı ilamı)" Öğretideki görüşler ve emsal BAM kararları göz önüne alınarak; HMK'nun 399/2 hükmünün mahkemenin görev ve yetkisine ilişkin bir düzenleme olduğu, davaya bakma görevinin Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu görülmekle HMK 399/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın görev yönünden usulden reddine, görevli mahkemenin Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda İzah Edildiği Üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği sebebiyle 6100 Sayılı HMK. 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine, 2-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde talep halinde dosyanın görevli Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde görevli Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderme talebinde bulunulmaması durumunda HMK. 20. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-6100 sayılı HMK. 331/2. maddesi uyarınca harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemede değerlendirilmesine, Dair,tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya bulunan yer asliye hukuk (ticaret) mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 25/09/2026

Katip ... ¸E-imzalıdır

Hakim ... ¸E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/949, K. 2026/856, T. 25.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-949-e-2026-856-k-b7ae5195e48b