İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/90 E. 2026/126 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/90
- Karar No
- 2026/126
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/90 Esas KARAR NO : 2026/126
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 12/09/2013 KARAR TARİHİ : 04/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davada davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ...'ın müvekkili nezdinde ... nolu ... Poliçesi kapsamında sigortalı bulunduğunu, dava dışı sigortalı ...'ın 30.12.2012 tarihinde dayalı ...'ın sürücüsü olduğu, diğer davalı ... Ticaret Ltd. Şti.'nin maliki olduğu ... plakalı aracın içerisinde yolcu olarak seyrederken araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu tek taraflı trafik kazasının meydana geldiğini, mevcut kaza neticesinde yaralanan sigortalı ...'ın tedavisinin ...'da yapıldığını, mezkur olay dolayısıyla yapılan tedavi giderlerine ilişkin olarak müvekkil şirket tarafından 24.04.2013 tarihinde 1.009,22 TL, 25.04.2013 tarihinde 244.305,52 TL, 17.07.2013 tarihinde 137.810,31 TL, 30.07.2013 tarihinde 13.248,16 TL olmak üzere, toplam 396.373,21 TL ödendiğini, TTK'nın 1481. maddesi uyarınca müvekkili sigorta şirketinin ödeme yaptıktan sonra sigortalısının haklarına halef olduğunu, trafik kazasında davalı ... ... plakalı aracın sürücüsü, davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin aracın maliki ve diğer davalı ... 6111 sayılı yasa ile yeniden ile düzenlenen 2918 sayılı KTK'nın 98. maddesi ile meydana gelen kazalarda oluşan yaralanmaları tedavi giderinden yasa gereği sorumlu tutulmaları nedeniyle sorumluluklarının söz konusu olduğunu belirterek fazlaya ve yeni yapılacak tedavi giderlerine ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.009,22 TL'nin ödeme tarihi olan 24.04.2013, 244.305,52 TL'nin ödeme tarihi olan 25.04.2013, 137.810,31 TL'nin ödeme tarihi olan 17.07.2013, 13.248,16 TL'nin ödeme tarihi olan 30.07.2013 tarihinden itibaren olmak üzere toplam 396.373,21 TL'nin yasal faiz ile birlikte müşterek ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep etmiştir. Asıl davada davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin aleyhine açılan davayı husumet nedeniyle kabul etmediklerini, müvekkilinin kazaya uğrayan araçta sürücüsü olduğunu, kazada yaralanan kişinin talebi üzerine şoförlük yaptığını, kazanın oluşunda kusuru bulunmadığını, müvekkili aleyhine ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...E. sayılı dosyasında tazminat davası açılması nedeniyle derdestlik itirazında bulunduklarını, müvekkilinin alkol derecesinin düşük olması nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığınca takipsizlik kararı verildiğini, müvekkilinin kazanın oluşumunda daha doğrusu ...'ın yaralanmasına kendisinin neden olmadığına dair ... 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasında sabit olduğunu, tespit dosyası ve takipsizlik kararı ile müvekkilinin kusurlu olmadığının ispatlandığını, gerçek bedelleri yansıtmayan Sağlık Bakanlığı'nın yayımlandığı fiyat ve tarifeleri aşan davacı taleplerini kabul etmediklerini, ...'ın ATK'ya sevki ile yaralanma derecesinin tespiti ve ardından uzman sağlık bilirkişi kurulunca iyileşme süreci içerisindeki tedavi giderlerinin makul şekilde hesaplanması gerektiğini, sigortalı ...'ın tedavi giderlerinin ne kadar olacağı hesaplanırken bu tedavinin sigortalının sosyal güvencesi olan ve trafik kazalarında ücretsiz tedavi yapmakla mükellef olan hastanelerde yapılıp yapılamayacağının hususunun da araştırılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Asıl davada davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davada 5510 sayılı Kanunun 101. maddesi uyarınca İş Mahkemesi görevli olduğundan görev nedeniyle reddini talep ettiklerini, kurumları tarafından verilen sağlık hizmetleri ile ilgili olarak, sağlık hizmeti sunucuları ve sağlık hizmeti alanların kuruma yönelik bu talep hakkının, özel sağlık sigorta poliçesine istinaden, sigorta şirketlerine halefiyet yolu ile geçmesinin mümkün olmadığını, ...'ın 30.12.2012 tarihinde geçirdiği trafik kazasına ait tedavi giderleri ile ilgili bedelleri Müdürlüğümüzden... tarih ve ... sayılı başvurusuyla talep eden Mapfre Genel Sigorta Şirketi'ne ait ibraz edilen belgeler arasında kazazede adına düzenlenmiş "Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi" olmaması, sigorta kapsamının sağlık Sigortası olmasından bahisle kurumları tarafından herhangi bir ödeme yapılmasına imkan bulunmadığını, Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "Diğer ilgili isteğe bağlı sigortalar” başlıklı 7. maddesinde yer alan "Trafik kazaları sebebiyle sağlık hizmeti talebine konu olabilecek isteğe bağlı sigortaları düzenleyen sigorta şirketlerinin anılan poliçeler çerçevesindeki sorumlulukları saklıdır." hükmü uyarınca da anılan meblağ Kurumumuzdan talep edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek üzere ödeme tarihlerinden itibaren faiz istenmesinin yasal dayanağı bulunmadığını, ayrıca diğer davalılar ile birlikte müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına ilişkin talebin de reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Asıl davada davada davalı ... Tic. Ltd. Şti. tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ...K. sayılı birleşen dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; 30.12.2012 tarihli trafik kazasındaki sigortalıları ...'ın yaralanması nedeniyle 396.373,21 TL tedavi giderlerinin ödenmesinin rücuen tahsili için açılan ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E. sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini, davadan sonra sigortalının geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile yapılan tedavi sürecinin devam ettiğini ve yeniden kafa kemiğindeki eksiklikler nedeni ile ameliyat olmak zorunda kalması neticesinde de Acıbadem Hastanesi'ne 06.05.2014 tarihinde 36.800,00 TL ödeme daha yapıldığını belirterek ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında dava dilekçesini tekrar ettiklerini belirterek öncelikle dosyanın birleştirilmesini, fazlaya ve yeni yapılacak tedavi giderlerine ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 36.880,20 TL'nin ödeme tarihi olan 06.05.2014 tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte müşterek ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep etmiştir. ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ... K. sayılı birleşen dosyasında davalılar ..., SGK ve ... Tic. Ltd. Şti. tarafından cevap dilekçeleri sunulmamıştır. ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. ...K. sayılı birleşen dosyasında dava dilekçesinde; dava dışı ...'ın müvekkili nezdinde ... nolu ... Poliçesi kapsamında sigortalı bulunduğunu, dava dışı sigortalı ...'ın 30.12.2012 tarihinde dayalı ...'ın sürücüsü olduğu, diğer davalı ... Ticaret Ltd. Şti.'nin maliki olduğu ... plakalı aracın içerisinde yolcu olarak seyrederken araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu tek taraflı trafik kazasının meydana geldiğini, mevcut kaza neticesinde yaralanan sigortalı ...'ın tedavisinin ...'da yapıldığını, mezkur olay dolayısıyla yapılan tedavi giderlerinin ödenmesinin rücuen tahsili için açılan ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini, bu sırada dava dışı sigortalı tarafından davalı aleyhine ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açılan davada, davalı ...'in de yol yapımı sırasında yapacağı hafriyat nedeni ile bariyerleri sökerek ve uç kısmını açık bırakması nedeni ile meydana gelecek zararın artmasına neden olduğu ve araçların zorunlu girip çıkacak yolu açmak istediğinde yol durumunu inceleyerek bu giriş çıkışı taşıtların yolda paralel geçebileceği yere açması ve bu bölgenin uzaktan farkedilebilir bir şekilde işaretlendirilmesi ve ışıklandırılması gerektiği nedeni ile kusurlu olduğunun tespit edildiğini, TTK'nın 1481. maddesi uyarınca müvekkili sigorta şirketinin ödeme yaptıktan sonra sigortalısının haklarına halef olduğunu belirterek ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E. sayılı dosyasında dava dilekçesini tekrar ettiklerini belirterek öncelikle dosyanın birleştirilmesini, fazlaya ve yeni yapılacak tedavi giderlerine ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.009,22 TL'nin ödeme tarihi olan 24.04.2013, 244.305,52 TL'nin ödeme tarihi olan 25.04.2013, 137.810,31 TL'nin ödeme tarihi olan 17.07.2013, 13.248,16 TL'nin ödeme tarihi olan 30.07.2013, 36.880,20 TL'nin ödeme tarihi olan 06.05.2014 tarihinden itibaren olmak üzere toplam 433.253,21 TL'nin şimdilik %50 kusuruna isabet eden 216.626,60-TL'sinin yasal faiz oranı ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ... K. sayılı birleşen dosyasında davalı ...Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın TTK'nın 1420. Maddesindeki iki yıl içinde açılmadığından zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, müvekkilinin davaya konu kaza yeri ile herhangi bir sorumluluğunun bulunmamadığından davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu, davacının iddialarına yönelik herhangi bir delilde sunamadığını, müvekkilinin olayın gerçekleştiği yerde yol yapım işi üstlendiğini, hafriyat işlemlerinin gerçekleştirilmesi için bahse konu bariyerlerin açılması ve açılan bariyerlerden hafriyat için bulunan iş makineleri, kamyon vs. geçişlerinin sağlanması gerekli olduğunu, bu hususun yol yapımı ile ilgili süregelen bir uygulama olduğunu, ilgili belediyelerin bu uygulamaya cevaz vermekte olup müvekkilinin davacının iddia ettiği gibi bariyerlerin ucunu kapatma ya da araçların yola paralel geçebileceği bir yere açma gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığını, davacının iddialarının aksine gerekli tüm trafik işaret ve ışıklandırmaların müvekkili tarafından yapıldığını, dosyada mübrez 01.04.2015 tarihli raporda araç sürücüsünün yüzde yüz kusurlu olduğu tespit edildiğini, olayda araç sürücüsünün alkollü olduğunun bizzat sürücü tarafından ikrar edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkememize ait 01/07/2021 tarihli ... esas, ...karar sayılı kararı ile; "Asıl dava olan mahkememizin... esas sayılı dosyası ile bakiye tazminat davası olan ve birleşen ... 18.ATM nin ... E-K sayılı dava dosyası yönünden açılan Davaların KISMEN KABULÜNE, Tedavi giderlerine yönelik toplam 433.253,41-TL tazminattan dava dışı sigortalının % 10 müterafik kusuru düşüldükten sonra davalı SGK yönünden 19.652,69-TL tazminat bedeliyle sınırlı sorumlu olmak ve 30/04/2013 başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, diğer davalılar ... ve ...Şti yönünden 194.964,04-TL tamzinatın fatura ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, Birleşen ... 5 ATM ... e-k sayılı dava dosyası yönünden açılan davanın KISMEN KABULÜNE; Dava dışı sigortalının % 10 müterafik kusuru düşüldükten sonra 194.964,04-TL tazminatın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte asıl dosya davalıları ile müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla davalıdan tahsiline" dair karar verildiği, anılan kararın taraf vekillerince istinafı üzerine İstanbul BAM 45. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar, 24/12/2025 tarihli ilamı ile; "Somut uyuşmazlıkta, asıl ve birleşen davalardaki davacı sigorta şirketinin tedavi gideri ödemesi nedeniyle haklarına halef olduğu sağlık sigorta poliçesindeki sigortalının gerçek kişi olduğu, asıl ve birleşen davalardaki davalılar arasında zmms sigorta şirketi de olmadığından TTK'da yer alan sigorta hukuku hükümlerinin uygulanmasını gerektirir mutlak ticari dava niteliğinde bulunmadığı, davalıların kazada kusurlu olduğu ve sorumluluğu bulunduğu iddia olunan gerçek ve tüzel kişiler ile SGK olduğu, gerçek kişi sigortalı nedeniyle nispi ticari davanın da olmadığı anlaşılmakla davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülecek ticari davalardan olmadığı, asıl ve birleşen davaların HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği tespit edilmekle kamu düzeninden olan görev hususunun resen dikkate alınması gerekmiştir. Bu nedenlerle asıl ve birleşen davalar yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken esas hakkında yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Açıklanan sebeplerle; mahkemenin görevli olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması nedeniyle, tarafların istinaf başvurularının asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.3 ve 355. maddeleri uyarınca esası incelemeden kararın kaldırılmasına, esasa ilişkin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına ve dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" dair karar verildiği ve dosyanın mahkememizin 2026/90 esas sırasına kaydının yapıldığı görülmüştür. Asıl ve birleşen davalar, sağlık sigortası poliçesi kapsamında olan sigortalının geçirdiği trafik kazası nedeniyle yapılan tedavi masraflarının tahsili istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalı ... için 11/03/2013-2014 döneminine ait ... Sertifikası düzenlendiği, dava dışı sigortalı çalışan 30.12.2013 tarihli tek taraflı trafik kazası sonucu yaralandığı, tedavisinin gerçekleştirildiği hastaneye, davacı sigorta şirketinin poliçe kapsamında 24.04.2013 tarihinde 1.009,22 TL, 25.04.2013 tarihinde 244.305.52 TL, 17.07.2013 tarihinde 137.810.31 TL 30.07.2013 tarihinde 13.248.16 TL olmak üzere toplam 396.373.21 TL alacağı asıl dava yönünden ödeme yaptığı ve daha sonra yapılan tedavi yönünden de 06.05.2014 tarihinde 36.880,20 TL ödediği bedellerin rücuen tazmini amacıyla huzurdaki asıl ve birleşen davaların açıldığı görülmüştür. Dava, rücu talebine dayanmakta olup, rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun ... Tarih E.... sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK'nın 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK'nın 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK'nın 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1.maddesinde; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,... f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." hükmüne yer verilmiş ve TTK'nın 5/1. maddesinde ticari davalara bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu belirtilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin(Kapatılan) ... Esas, ... Karar sayılı ve 2019/18 Esas, 2019/11892 Karar sayılı ilamlarında; "...Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, sosyal güvenlik kurumunun taraf olduğu tüm davalarda ya da 5510 sayılı Yasadan kaynaklanan bütün hukuki uyuşmazlıklarda iş mahkemesinin görevli olduğunu düşünmek doğru olmadığı gibi 5510 sayılı Yasanın 67. maddesinde 6111 sayılı Yasanın 36. maddesi ile eklenen "Trafik kazası halleri" ibaresinden yola çıkarak iş mahkemelerinin görevli olduğu sonucuna varmak 5521 sayılı Yasanın 1. maddesi ile 2918 sayılı Yasanın 98. maddesi karşısında mümkün değildir. Hal böyle olunca, dava konusu uyuşmazlığın 2918 sayılı Yasanın 98. maddesi (6111 sayılı Yasa'nın 59.maddesi ile değiştirilen hali) uyarınca ve haksız fiile dayalı rücuen tazminat davası olduğu, 5521 sayılı Yasa uyarınca iş mahkemesinin görevine giren bir hukuki uyuşmazlık olmadığı gözönüne alınarak davanın Asliye Hukuk Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekir." denilerek görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna işaret edilmiştir. Somut uyuşmazlıkta, asıl ve birleşen davalardaki davacı sigorta şirketinin tedavi gideri ödemesi nedeniyle haklarına halef olduğu sağlık sigorta poliçesindeki sigortalının gerçek kişi olduğu, asıl ve birleşen davalardaki davalılar arasında zmms sigorta şirketi de olmadığından TTK'da yer alan sigorta hukuku hükümlerinin uygulanmasını gerektirir mutlak ticari dava niteliğinde bulunmadığı, davalıların kazada kusurlu olduğu ve sorumluluğu bulunduğu iddia olunan gerçek ve tüzel kişiler ile SGK olduğu, gerçek kişi sigortalı nedeniyle nispi ticari davanın da olmadığı anlaşılmakla davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülecek ticari davalardan olmadığı, asıl ve birleşen davaların HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği tespit edilmekle asıl ve birleşen davalar yönünden görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının açtığı davada ve birleşen davalarda, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle USULDEN REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli Mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA, 3-HMK 20. Maddesi gereğince süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Belirtilen iki haftalık süre içerisinde talepte bulunulmaması veya süresinden sonra talepte bulunulması halinde mahkememizce davacının açılmamış sayılacağına dair karar verileceğinin ihtarına, 5-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin ihtaratına, 6-HMK 331 maddesi uyarınca harç vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, 7-Artan gider avansının dosyasına aktarılmasına, Dair, tarafların yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/02/2026
Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza