İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/96 E. 2026/148 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/96
Karar No
2026/148
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/96 Esas KARAR NO : 2026/148

DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/02/2026 KARAR TARİHİ : 13/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; " Davalılar tarafından .... Noterliğinin 15.04.2024 tarih ve ... yevmiye nolu vekaletnamesi ile müvekkil şirkete , İstanbul İli,... İlçesi(Yeni İlçe Adı:...),... Mahallesi/Köyü'nde kain tapunun 8 Pafta ,... ve ... Parsel numarasında kayıtlı bulunan gayrimenkullerdeki hak ve hisseleri ile ilgili olarak bu parsellerin önce birleştirilmesi(tevhid), taşınmaza ,imar durumu elverdiği ölçüde kat karşılığı inşaat yapılması, bina yapılması aşamasına geçilmeden ve bina yapımı tamamlandıktan sonra yapılması gereken her türlü iş ve işlemler ile kurumlar nezdinde masraf ve borçlarının ödenmesi için müvekkil şirket yetkilisi ...'a ve vekaletnamede adı geçen şahıslara vekalet verilmiştir. )Davalılar ile müvekkil şirket arasında yapılan şifahi anlaşma gereği davalıların hissedarı bulundukları ... ve ... parsellerin tevhid işlemlerinin yapılacağı bunun için tüm borçların ve masrafların ödeneceği ve tevhid işleminin yapılmasından sonra imar planlarının izin verdiği ölçüde bir bina yapılması için kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılacağı hususlarında anlaşma sağlanmıştır. Bu işlemler için konulmuş bir süre de yoktur. Müvekkil şirket, verilmiş olunan vekaletname gereği tüm işlemleri tamamlamış ve sözleşme yapılma aşamasına gelinmiştir fakat daha sonra davalılar önceden bilgi dahi vermeden, hiçbir haklı gerekçe sunmadan ve müvekkilin masraflarını dahi karşılamadan; Davalılar tarafından gönderilen .... Noterliği’nin 19.11.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı azilnamesi ile vekaletnameyi tek taraflı olarak iptal etmişlerdir. Bu azil, TBK m.512 ve TMK m.2’ye açıkça aykırı olup kötüniyetlidir. Müvekkil şirketin emek, zaman, kaynak tahsisi ve yaptığı tüm masrafların boşa çıkmasına ,sözleşmenin geçerli olarak devamı halinde İleri de elde edeceği kazançtan da mahrum kalmasına neden olmuşlardır. Müvekkilin vekil kılınmasından, azledilmesine kadar geçen zaman zarfında verilen vekaletname ile taşınmazlar ile ilgili birtakım iş ve işlemler yapılmış olup çeşitli yerlere masraflar ödenmiştir. Müvekkil ve sahip olduğu şirket tarafından hizmet ve iş takip bedeli olarak ...'a 31.10.2024 tarihinde 150.000,00 TL, zemin etüdü için ...'a 14.06.2024 tarihinde 30.000,00 TL, tapu harcı için tapu dairesine 07.08.2024 tarihinde 20.188,12 TL ve 2.466,00 TL ödenmiş; istikamet rölevesi ücreti için ... Belediyesi'ne 2.510,00 TL, imar durum ücreti için ... Belediyesi'ne 3.650,00 TL, parsel birleştirme ve aplikasyon ödemesi için 9.300,00 TL, parsel güncel aplikasyon ücreti (birleşen parsel) için 4.254,43 TL olmak üzere toplam 222.368,55 TL.ödenmiştir. Haksız azil nedeniyle müvekkil şirketin yapmış olduğu masraf ve ödemelerin müvekkil şirkete geri ödenmesi gerekmektedir. Bu bedelin 28.814,00 TL. 'si davalı Yahya Dündar tarafından müvekkil şirketin yetkilisi olan ...'ın şahsi hesabına arabuluculuk sürecinden sonra ödenmiştir. Davalıların 193.554,55 tl. bakiye borcu kalmıştır. Müvekkil şirket, davalılara ... 8. Noterliği’nin 17.12.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iş bu bedel ile birlikte uğradığı zararın karşılanmasını içerir ihtar göndermiştir. İhtarnameler 20.12.2024 tarihinde davalılara tebliğ edilmesine rağmen müvekkil şirketin uğradığı zarar karşılanmamıştır.Müvekkil şirket İstanbul arabuluculuk Bürosunun 2025-... Büro dosya numaralı,2025-... Arabuluculuk numaralı dosyası ile arabulucuya müracaat etmiş ancak yapılan görüşmelerde bir ilerleme sağlanamayınca 13.02.2025 tarihli arabuluculuk son tutanağı düzenlenmiştir." şeklinde beyanlarda bulunarak arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle; Haklı davasının kabulü ile, Müvekkil şirketin vekaletnameye dayanarak davalılara ait İstanbul İli,... İlçesi(Yeni İlçe Adı:...),... Mahallesi/Köyü'nde kain tapunun 8 Pafta ,... ve ... Parsel numaralı taşınmazlar için tevhid ve inşaat ön hazırlıkları kapsamında yaptığı ve belgeleri ekte sunulan 222.368,55 TL tutarındaki masraflarından ,ÖDENEN 28.814,00 TL. Düşüldükten sonra kalan 193.554,55 TL. Bedele ,ihtarnamelerin tebliği tarihi olan 20.12.2024 tarihinden itibaren işleyecek TİCARİ FAİZİ ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Müvekkil şirketin, sözleşmenin kurulacağına güvenerek uğradığı müspet ve menfi zararın bilirkişi marifetiyle tespiti ve fazlaya dair talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama masraflarının ve ücreti vekaletin davalılara tahmiline, karar verilmesini bilvekale talep ve dava etmiştir. Dava, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasıdır. 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince de Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Bilindiği üzere; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı yasanın 5/3.maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde olduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının, TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Yasa ile değişik 4.maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, uyuşmazlığın taraflar arasındaki vekalet sözleşmesinden kaynaklandığı, bu davanın 6102 sayılı TTK'nun 4 ve 5. maddelerinde tarif edilen ticari davalardan sayılmadığı dolayısıyla davanın mutlak ticari davalardan olmadığı, görev hususunun re'sen göz önüne alınması gerektiği, dosya içeriğinin incelenmesinde davalının tacir olduğuna dair bilgi ve belge de bulunmadığı, davalıların arsa maliki gerçek kişi oldukları dolayısıyla tacir sıfatının bulunmadığından eldeki davaya bakma görevi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine aittir. Bu nedenlerle davanın görev şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi ve 115/2.maddesi gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2-6100 sayılı Yasanın 20/1 maddesi delaletiyle kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize başvurularak dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesi gerektiği, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin kararın tebliği ile birlikte ihtarına, 3-6100 sayılı Yasanın 331/2.maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, davaya devam olunmaması halinde Mahkememizce dosya üzerinden durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2026/96, K. 2026/148, T. 13.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-96-e-2026-148-k-9bfe673edcbe