İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/870 E. 2026/755 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/870
Karar No
2026/755
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/870 Esas - 2026/755 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2026/870 Esas KARAR NO : 2026/755 HAKİM : KATİP :

DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : ... DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 05/09/2026 KARAR TARİHİ : 08/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; 14/07/2024 günü, saat 16.00 sıralarında Dr. Sadık Ahmet Bulvarında Özel Medline Adana Hastanesi istikametine seyir halinde olan ... plakalı araca davalı şirket mağazasının önünde bulunan bahçe mobilyalarının araca uçması ile maddi hasarlı kazanın meydana geldiğini, müvekkili tarafından poliçe numarası ile dava dışı sigortalı ...'a ait ... plakalı araç genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında sigortalandığını, meydana gelen kazada müvekkil şirketin sigortalısının zararının karşılandığını, somut olayda rücu hakkının dayanağı olarak zararı oluşturan olayın davalının kusuru sonucu oluştuğunu, davalı taraftan rücuen tahsili talep edilmesi gerektiğini, rücu alacağına yönelik olarak davalı aleyhine Kayseri İcra Dairesi 2026/27319 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığnı, davalının icra takibinde borca, faize ve tüm ferilere kötü niyetli olarak itiraz etttiğini, yapılan itirazın tamamen haksız ve kötü niyetle yapılmış olduğunu, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, 6102 sayılı TTK'nın 1472. (6762 sayılı TTK'nın 1301) maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen maddi zararın ve işlemiş faizin, zarara sebep olduğu iddia edilen davalıdan rücuen tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22.03.1944 tarih, 37 Esas, 9 Karar sayılı(03.07.1944 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan) Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle halefiyet davası ticari dava sayılamaz. Bu dava aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir. Emsal Nitelikteki Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin 2022/1949 E, 2022/1988 K sayılı kararında “Dosya kapsamına göre davacının halefi olduğu sigortalısı tacir olmayan gerçek kişidir. Bu durumda davaya konu uyuşmazlıkta görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi değil genel nitelikte mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesidir. Şu halde, ilk derece mahkemesince görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu dikkate alınarak işin esasına girilerek iddia ve savunmaya ilişkin tüm deliller toplandıktan sonra hüküm tesis edilmesi gerekirken davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.” denilmiştir. Somut olayda; davacı ve davalı tacir ise de, davacı sigorta şirketi, Kasko poliçesi kapsamında sigortalısına ödemiş olduğu bedeli davalıdan tahsili için iş bu davayı açtığı, davacının sigortalısının GİB sorgusundan tacir olmadığının anlaşıldığı, davacının sigortalısı ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin de haksız fiilden kaynaklandığı gözetildiğinde, haksız fiilden doğan davada genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olup, davacının halefiyete dayalı olarak açtığı rücuen tazminat davasında da Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir.(Bkz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/20289 esas 2017/11469karar ve 2019/3665 esas 2019/10275 karar sayılı ilamları) 6335 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nun 5. Maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarına dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. Mahkememizce açıklanan nedenlerle HMK'nın 114/c maddesi uyarınca görev hususu dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Mahkememizin görevsizliği ve davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması sebebiyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın USULDEN REDDİNE, 2-6100 sayılı HMK nın 20. Maddesi gereği kararın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize başvurulurak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmesi halinde dosyanın görevli KAYSERİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmek üzere Kayseri Hukuk Tevzi Bürosuna gönderilmesine, 3-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde görevli mahkemeye gönderme talebinde bulunulmaması durumunda HMK. 20. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-6100 sayılı HMK. 331/2. maddesi uyarınca harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemede değerlendirilmesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

08/09/2026

Katip ¸E-imzalıdır

Hakim ¸E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/870, K. 2026/755, T. 08.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-870-e-2026-755-k-9fd8cc4aa3cf