İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/827 E. 2026/665 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/827
- Karar No
- 2026/665
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/827 Esas KARAR NO : 2026/665
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/04/2025 KARAR TARİHİ : 15/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıların annesi ... ...’in 11.12.2021 tarihinde İstanbul ... Mahallesi ... Caddesi’nde yaya olarak karşıdan karşıya geçtiği sırada, davalı ... adına kayıtlı ve davalı ...’nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması sonucu yaralandığı ve kaldırıldığı hastanede 12.12.2021 tarihinde hayatını kaybettiği belirtildiğini, kazaya ilişkin olarak sürücü ... hakkında .... Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda mahkûmiyet kararı verildiği; sürücünün, olay mahallindeki yaya geçidi yaklaşım ve 30 km/s hız sınırlaması levhalarına rağmen hızını yol ve trafik şartlarına göre ayarlamadığı ve kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu ileri sürüldüğünü, araç maliki ...’nın ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında işleten sıfatıyla kusursuz sorumluluğunun bulunduğu ifade edildiğini, dilekçede, 02.05.1965 doğumlu ve olay tarihinde 56 yaşında olan müteveffanın ev hanımı olduğu, düzenli bir gelir belgesi bulunmamakla birlikte destekten yoksun kalma zararının asgari ücret esas alınarak hesaplanması gerektiği; müteveffanın özellikle kızı ...’un çocuğu ...’un bakımını üstlendiği, torununu okula götürüp getirdiği ve diğer çocukları ile torunlarına da fiilî hizmet ve bakım desteği sağladığı belirtilerek, bu hizmetlerin ekonomik değer taşıdığı ve üç davacının annelerinin ölümü nedeniyle maddi destekten yoksun kaldıkları ileri sürülmüştür. Ayrıca davacılar tarafından cenaze ve defin giderlerinin karşılandığı belirtilmiş ve bu giderlerin bilirkişi incelemesi ile belirlenmesi talep edilmiştir. Kazaya karışan aracın... Şirketi nezdinde ... numaralı zorunlu mali sorumluluk sigortası, ... Sigorta A.Ş. nezdinde ise ...-0 numaralı ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğu; sigorta şirketlerine dava öncesinde başvuru yapıldığı ancak olumlu sonuç alınamadığı ve dava şartı arabuluculuk sürecinin de anlaşamama ile sonuçlandığı açıklanmıştır. Sonuç olarak davacılar tarafından, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla şimdilik her bir davacı için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 3.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, toplam 3.000,00 TL cenaze ve defin gideri ile her bir davacı için 150.000,00 TL olmak üzere toplam 450.000,00 TL manevi tazminatın; sürücü ve araç sahibi ile ilgili sigorta şirketlerinden, poliçe teminat limitleri ve sorumlulukları kapsamında, belirtilen tarihlerden itibaren avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiş; ayrıca davalı ... ve ...’ya ait malvarlığı değerleri ile ... plakalı araç üzerine teminatsız ihtiyati haciz konulması ve davacılar lehine adli yardım kararı verilmesi istenmiştir. Davalı... Şirketi Tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi uyarınca sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun dava şartı olduğu, davacılar tarafından yapılan başvuruda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Ek-6’da öngörülen belgelerden vukuatlı nüfus kayıt örneğinin sunulmadığı ve ayrıca manevi tazminat yönünden sigorta şirketine başvuruda bulunulmadığı ileri sürülerek, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi talep edilmiştir. Davalı şirket, davacıların müteveffanın ölüm tarihindeki yaşları itibarıyla destekten yoksun kalma tazminatı talep etme haklarının bulunmadığını savunmuş; talep edilen toplam 450.000,00 TL manevi tazminatın ise olayın özellikleri, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusur durumu ve manevi tazminatın zenginleşme aracı olmaması ilkesi dikkate alındığında fahiş olduğunu belirterek reddini istemiştir. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla destekten yoksun kalma tazminatı hesabı yapılması halinde, 01.06.2015 tarihli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve ilgili mevzuat uyarınca Sayfa:2/20 T.C. İstanbul.... Asliye Ticaret Mahkemesi 2026 / ... Esas Bilirkişi Heyet Raporu güncel TRH-2010 yaşam tablosunun ve %1,8 teknik faiz oranının esas alınması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca uyuşmazlığın ticari bir faaliyetten değil haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından kaynaklandığı ve kazaya karışan aracın hususi araç olduğu ifade edilerek, davacıların avans faizi talebine itiraz edilmiş ve olası bir hüküm halinde yasal faiz uygulanması gerektiği savunulmuştur. Davalı şirket, faiz sorumluluğunun da KTK’nın 99. maddesi uyarınca usulüne uygun ihbar tarihinden itibaren sekiz günlük sürenin sonunda başlayabileceğini, gerekli belgeler sunulmadan yapılan başvuru nedeniyle şirketin daha önce temerrüde düştüğünün kabul edilemeyeceğini ileri sürmüştür. Sonuç olarak; davanın öncelikle dava şartı yokluğundan, esasa girilmesi halinde ise esastan reddine; aksi kanaate varılması durumunda şirketin sorumluluğunun poliçe teminat limiti ve sigortalının kusur oranı ile sınırlandırılmasına, şirket aleyhine avans faizine hükmedilmemesine ve temerrüt koşulları oluşmadığı gerekçesiyle faiz, yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; 11.12.2021 tarihinde meydana gelen ve ... ...’in ölümüyle sonuçlanan trafik kazasına karışan ... plakalı aracın, davalı şirket nezdinde 21.12.2020-21.12.2021 vadeli, ...-0 numaralı İhtiyari Mali Mesuliyet teminatını içeren Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, poliçe kapsamında bedeni zararlar yönünden kişi başı teminat limitinin 250.000,00 TL olduğu, manevi tazminatın ise yıllık azami kombine limitin %25’i ile ve ayrıca kişi başı bedeni zarar tutarının %50’sini aşmamak üzere teminat altına alındığı, bu kapsamda manevi tazminat limitinin 62.500,00 TL olduğu belirtilmiştir. Davalı şirket, destekten yoksun kalma tazminatı bakımından öncelikle aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan... Şirketi’nin sorumlu olduğunu, ihtiyari mali mesuliyet teminatının ancak ZMSS poliçesi limitini aşan bir zararın bulunması halinde devreye gireceğini ve iki sigortacının sorumluluğunun müşterek ve müteselsil nitelikte olmadığını savunmuştur. Destekten yoksun kalma tazminatı hesabında kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve eklerindeki esasların dikkate alınması gerektiği ileri sürülmüş; ayrıca müteveffanın kazadaki kusur ve olası müterafik kusur durumunun tespiti amacıyla dosyanın ceza/savcılık dosyası ile birlikte Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi, zarar hesabının ise Aktüerler Siciline kayıtlı bir aktüer bilirkişi tarafından yapılması talep edilmiştir. Davacılara dava konusu olay nedeniyle SGK veya başka bir sigorta kuruluşu tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması ve yapılmış ödemelerin hesaplanacak tazminattan mahsup edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Manevi tazminat yönünden, sigortalı araç sürücüsünün kusuru, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın meydana geliş şekli ve hakkaniyet ilkelerinin dikkate alınması gerektiği, manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağı ve poliçe özel şartları gereğince davalı şirketin sorumluluğunun belirtilen teminat sınırlarıyla sınırlı bulunduğu savunulmuştur. Faiz yönünden ise sigortacıdan kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceği, gerekli belgelerle usulüne uygun başvuru yapılmış ise başvurudan sekiz iş günü sonrasından, böyle bir başvuru bulunmaması halinde ise ancak dava tarihinden itibaren faiz işletilebileceği ileri sürülmüştür. Sonuç olarak, KTK’nın 97. maddesinde öngörülen sigorta kuruluşuna başvuru şartının usulüne uygun yerine getirilmediği iddiasıyla davanın HMK’nın 115/2. maddesi uyarınca öncelikle usulden, bu itirazın kabul edilmemesi halinde ise esastan reddine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkememizce alınan 18/08/2026 tarihli bilirkişi heyet raporunda bilirkişiler; Kusur Tespiti Yönünden Sonuç; ... plakalı araç sürücüsü ...’nın kazanın oluşumunda %25 oranında TALİ KUSURLU olduğu, müteveffa Yaya ... ...’in kazanın oluşumunda %75 oranında ASLİ KUSURLU olduğu, yayanın savrularak çarptığı, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen ikinci araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, kusursuz olduğu, Destekten Yoksunluk Tazminatı Yönünden; 11.12.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu 12.12.2021 tarihinde vefat eden ... ...’invefatı sebebiyle davacılar tarafından davalılar aleyhine olarak açılan iş bu davada: Davacı ... (39 yaşında), ... (37 Yaşında) ve ... (35 yaşında) müteveffa annelerinin ölümü sebebiyle destekten yoksun kalma sebebiyle maddi tazminatı talep etmişler iseler de, adı geçen davacıların olay tarihinde yetişkin oldukları tespit edilmeleri sebebiyle, müteveffa anneleri ... ...’in ölümü sebebiyle, destekten yoksunluk tazminatı hesaplanması mümkün olmadığı, Davacı dilekçesinde müteveffa ... ...’in torunu ...’a baktığını belirterek bu yönde destekten yoksunluk tazminatı talep edilmiş iseler de adı geçen torunun anne ve babası sağ olup, adı geçen çocuğun infak ve iaşeleri ile bakım ve yetiştirme giderleri müteveffa tarafından değil, halen sağ olan anne baba tarafından karşılanması gerektiğinden; torun bakımından destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanması mümkün olmadığı, Kasko Poliçesi İMM Manevi Tazminat Yönünden: Davalı ... Sigorta AŞ.’ın Kasko Sigorta Poliçesi İMM manevi tazminat sorumluluğu ile manevi tazminatın tayin ve tespiti mahkemenin taktirinde bulunduğundan ve müteveffanın yakınlarının sayısı, yakınlık derecesi, İMM teminat limitinin yıllık azami limitin % 25 kısmı ile sınırlandırılması 250.000,00 TL. x % 25 = 62.500,00 TL. olduğu da göz önünde bulundurularak uygun bir manevi tazminat miktarı taktir edilmesi gerektiğinden bu hususta tarafımca bir değerlendirme yapılması mümkün olmadığı, Davalı ... Sigorta AŞ.’ın Kasko Sigorta Poliçesi İMM manevi tazminat sorumluluğu kapsamında temerrüt tarihi 21.12.2024 tarihi olduğu, Davalı ... Sigorta AŞ.’ın Kasko Sigorta Poliçesi İMM manevi tazminat sorumluluğu kapsamında, sigortalı aracın niteliğine göre, faiz nev’i sorumluluğunun ticari işlerde uygulanan avans faizi olduğu yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuşlardır. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 6098 Sayılı TBK'nın 49. maddesine göre; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlâka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." 11.12.2021 tarihinde ... plakalı araç ile yaya olan müteveffa ... ... arasında meydana gelen trafik kazası neticesinde ... ... vefat etmiştir. ... plakalı araca ilişkin olarak davalılardan ... işleten, ... sürücü, ... Sigorta AŞ ZMMS sigortacısı, ... Sigorta AŞ ile İMM sigortacısıdır. Kusur belirlemesi yönünden yapılan değerlendirmede; kaza sonrasında tanzim olunan kaza tespit tutanağında kusur dağılımı yapılamamıştır. Soruşturma aşamasında alınan 09.05.2022 tarihli raporda müteveffa ...'nin asli, davalı ...'in tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/... esas sayılı dosyasında bulunan ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 27.03.2023 tarihli raporda müteveffa ...'nin asli, davalı ...'in ise tali kusurlu olduğu belirtilmiş, 2023/... karar sayılı karar ile alt sınırdan olmak üzere davalı ... hakkında mahkumiyet kararı verilmiş, akabinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Tarafların kusur oranlarının belirlenmesi amacıyla mahkememizce dosya bilirkişiye tevdii edilmiş ve 18.08.2026 tarihli raporda müteveffa ...'nin %75, davalı ...'in %25 kusurlu olduğu belirtilmiştir. Dosya kapsamında bulunan bütün raporlar birlikte değerlendirildiğinde mahkememizce alınan raporun, ceza mahkemesince alınan ATK raporun ve soruşturma aşamasında alınan raporun birbirleri ile uyumlu oldukları dikkate alındığında somut olayda müteveffa ...'nin %75, davalı ...'in %25 oranında kusurlu oldukları kanaatine varılmıştır. Destekten yoksun kalma tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede; yargıtay'ın yerleşik yerleşik uygulamasına göre, yüksek öğrenim görme durumu bulunmayan halde, kız çocuklarının 22 yaşına kadar, erkek çocuklarının 18 yaşına kadar; yüksek öğrenim gören ya da görme ihtimali bulunan çocukların ise 25 yaşına kadar destek alacağı dikkate alınarak destek tazminatı hesaplanması gerekmektedir. (Kapatılan Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2019/370 -2705 E-K, 2019/5016 E-2020-7374 K, 2018/4938 E-2020/952 K sayılı kararları) Somut olayda müteveffa ... vefat ettiğinde davacı ...'nin 39, davacı ... 37 ve davacı ... 35 yaşında oldukları anlaşılmıştır. Davacıların yaşları ve yukarıdaki içtihat dikkate alındığında davacıların destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanamayacakları anlaşıldığından talebin reddine karar verilmiştir. Cenaze ve defin gideri yönünden yapılan değerlendirmede; talep edilen cenaze ve defin giderlerine ilişkin belge sunulmadığı gözetilerek davacıların delillendirilemeyen cenaze ve defin gideri bedeli yönünden talebin reddine karar verilmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 Sayılı TBK'nun 56. maddesine göre; "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." 6098 Sayılı TBK'nun 61. maddesine göre; "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." Manevi tazminat, zarara uğrayanda huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekir. Takdir edilecek miktarın mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Olay sebebiyle duyulan acı ve elem kısmen de olsa giderilmelidir. Olay tarihindeki paranın alım gücü de gözetilerek hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir miktar manevi tazminat olarak belirlenmelidir. 22/06/1976 tarihli ve 7/7 sayılı İBK'na göre de; manevi tazminat tutarını etkileyebilecek özel hâl ve şartları da gözetilmelidir. Hâkim bu konuda taktir hakkını kullanırken etkili olan nedenleri kararında açıkça göstermelidir. Dosya kapsamı ve tüm deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, tarafların kusur oranları, manevi zararın niteliği, kusur durumu, tarafların sosyal ekonomik durumları, paranın alış gücü göz önüne alındığında davacılar lehine uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla, 100.000,00'er TL manevi zarar miktarının hak ve nesafete ve dosyadaki delil durumuyla uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Davalılardan ... işleten, ... ise sürücü olarak manevi tazminattan müteselsilen sorumlulardır. ... Sigorta AŞ'ye ait poliçe incelendiğinde manevi tazminat klozunun bulunduğu, manevi tazminatın poliçe limitinin ise İMM limitinin %25'i olarak düzenlendiği, İMM poliçe limitinin ise 250.000,00 TL olduğu, hal böyle olunca manevi tazminat poliçe limitinin 62.500,00 TL olduğu dikkate olarak manevi tazminat tutarından poliçe limiti ile birlikte işleten ve sürücüyle beraber müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Bu sebeplerle hükmedilen manevi tazminatın davalılar ..., ... ve ... Sigorta AŞ'den müteselsilen alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine karar verilmiştir. Faiz ve temerrüt tarihi değerlendirildiğinde; Davalılar ... ve ..., işleten ve sürücü olarak haksız fiil sorumluluğu kapsamında kaza tarihi olan 11.12.2021 tarihinde temerrüte düşmüştür. Davalılardan ... Sigorta AŞ ise başvuru tarihi olan 15.11.2024 tarihinden itibaren 45 gün sonraki tarih olan 21.12.2024 tarihinde temerrüte düşmüştür. Yerleşik içtihatlar dikkate alındığında kazaya sebebiyet veren aracın hususi nitelikte olduğu dikkate alınarak yasal faize hükmedilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın kısmen kabulü ile; 1-100.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 11.12.2021 tarihinden, davalı ... Sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 21.12.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı ... Sigorta AŞ yönünden 62.500,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılar ..., ... ve ... Sigorta AŞ'den müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-100.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 11.12.2021 tarihinden, davalı ... Sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 21.12.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı ... Sigorta AŞ yönünden 62.500,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılar ..., ... ve ... Sigorta AŞ'den müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-100.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 11.12.2021 tarihinden, davalı ... Sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 21.12.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı ... Sigorta AŞ yönünden 62.500,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılar ..., ... ve ... Sigorta AŞ'den mütselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Davacıların destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze-defin gideri tazminatı talepleri yönünden davanın reddine, 5-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 20.493,00-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 7.787,34-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 12.705,66-TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 6-Davacılar tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 7.787,34-TL Peşin nisbi Harcı olmak üzere toplam 8.402,74TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 7-Davacılar tarafından yapılan; 16.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.232,90-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 17.232,90-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 11.337,43-TL lik kısmanın davalılardan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacılar üzerinde bırakılmasına, Maddi Tazminat Yönünden; 8-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 3.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müteselsilen alınarak davalılara verilmesine, Manevi Tazminat Yönünden;
9-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ..., ... ve ... Sigorta AŞ'den alınarak davacı ...'a verilmesine, 10-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ..., ... ve ... Sigorta AŞ'den alınarak davacı ...'ye verilmesine, 11-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ..., ... ve ... Sigorta AŞ'den alınarak davacı ...'ye verilmesine, 12-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde takdir olunan 4.000,00-TL ücretin kısmen kabul kısmen red oranı dikkate alınarak 2.631,58-TL'lik kısmının davalılardan, 1.368,42-TL lik kısmının da davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 13-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca talep halinde yatırana İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/09/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır