İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/801 E. 2026/744 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/801
- Karar No
- 2026/744
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/801 Esas KARAR NO : 2026/744
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 27/12/2024 KARAR TARİHİ : 06/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında mobilya emtiasının ...'dan ...'ye taşınması konusunda anlaşma bulunduğunu, taşıma işi organize edilerek emtianın 13/09/2023 tarihinde imza karşılığı teslim edildiğini, davalı tarafın süresi içerisinde hasar bildiriminde bulunmadığını, taşıma işlemine ilişkin düzenlenen ... tarihli ve ... seri numaralı 850,00-EUR bedelli kara nakliye ücreti içerikli faturaya itiraz edilmediğini, navlun ücretinin ödenmemesi üzerine 27/05/2024 tarihinde ... 14. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafça haksız şekilde itiraz edildiğini, arabuluculuk faaliyetinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaliyle takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıya yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davaya karşı cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı. Davalı tarafından cevap süresinden sonra sunulan beyan dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan mail yazışmalarından anlaşılacağı üzere davalı tarafın taşımacılık hizmetini eksik ve hatalı, aynı zamanla kusurlu olarak yerine getirdiğini ve söz konusu hasarlı teslime ilişkin kusurun başlangıçta kabul edip müvekkili firmadan hasar faturası istenerek dava konusu fatura bedelinden mahsup edileceği anlaşılmış ise de, akabinde herhangi bir haklı gerekçe sunmadan hem ayıplı ifa kabulü inkar edilmiş hemde işbu haksız ve hukuka aykırı doğmamış bir borç için icra takibi ile itirazın iptali davası ikame ettiğini bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/07/2026 tarihi itibariyle faaliyetinin durdurulmasına ve ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devrine karar verilmiş olup söz konusu karar uyarınca ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasının ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devredilerek söz konusu dava dosyasının ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmüştür. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerine müzekkere yazılarak tarafların BA ve BS formları celp edilmiştir. ... 14. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyası, dosyamız arasına alınmıştır. HMK'nın 320/2. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; taraflar arasındaki taşıma ilişkisi gereğince davacının ne kadar alacağı olduğu, davalının 29/08/2023 tarihli fatura bedelini ödeyip ödemediği, davalının itirazının haklı olup olmadığı hususlarının tespiti istemine ilişkin olduğu anlaşıldı. Mahkememiz dosyasına ...ve ... tarafından sunulan 06/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusunun davacının davalıdan 850,00 EURO alacaklı olduğu iddiası ile icra takibi başlatmış olduğu, davalının itirazı ile takibin durduğu, bu kez davacının talebi ile huzurda görülen itirazın iptali davasının açılmış olduğu anlaşıldığını, davacının 2023-2024 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarını zamanında yaptırdığı, kayıtların birbirlerini doğrular nitelikte olduğu ve dolayısıyla davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varıldığını, davalının 2023-2024 yıllarına ait ticari defterlerinin de açılış ve kapanış onaylarını zamanında yaptırdığı, kayıtların birbirlerini doğrular nitelikte olduğu ve davalı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varıldığını, davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıdan herhangi bir ödeme alınmamış olduğu ve davalının 850 EURO ile karşılığı 29.685,40 TL tutarında borçlu olduğunun tespit edildiğini, davalının ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 850 EURO karşılığı 27.687,82 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, tarafların Ba-Bs bildirimlerinde mutabık oldukları ve dava konusu faturayı usulünce bildirdikleri, bu durumun davacının satış yaptığı ve davalının da alım yaptığı hususunu gösterdiği, CMR hükümlerine tabi taşıma bakımından hasar gözlenmekte ise de hasar için davalının dava dışı yük ilgililerine tazminat ödediği ve zarara katlandığı sabit olmadığından davacının navlun alacağını ödemesi gerektiği değerlendirildiğini, davalının hasar için zarara katlandığı sabit olursa hasarın davacı sorumluluğunda olduğu, hasarın davacı yanca kabul edildiği gözetilerek davalının katlandığı zarar için ödediği tazminat tutarı karşısında navluna karşı takas hakkı olacak ise de bunun gereği gibi ileri sürülmediği hususunun mahkemenin takdir ve değerlendirmesini gerektirdiği kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. Mahkememiz dosyasına ...ve ... tarafından sunulan 25/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda;Kök Rapor sonuç ve kanaatlerini değiştirecek yeni bir sonuç ve kanaat hasıl olmamıştır. Davalı yanca zarara katlanıldığı iddiası mesnedi ... beyanlarının nihai değerlendirmesi yüce mahkemeye aittir." hususları tespit edilmiştir. Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının fatura alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Davacı tarafından yapılan taşıma işine karşılık düzenlenen fatura bedelinin ödenmesi istemli huzurda görülen itirazın iptali davası açılmıştır. Takibe ve davaya dayanak yapılan faturaya konu taşıma işinin davacı tarafça yerine getirildiği ve taşımaya konu eşyada hasar meydana geldiği hususu taraflar arasında ihtilaflı değildir. Davalı vekili tarafından her ne kadar süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamış ise de yargılamanın ilerleyen aşamalarında taşıma nedeniyle oluşan zararın müvekkili tarafından giderildiği, bu nedenle de müvekkilinin taşıma bedelinden sorumlu olmadığı iddia edilmiştir. Mahkememizce taraflar arasındaki uyuşmazlığın uzmanlık gerektirmesi nedeniyle tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporunda; tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan 850,00 EURO alacaklı olduğu, tarafların Ba-Bs bildirimlerinde mutabık oldukları ve dava konusu faturayı usulünce ilgili vergi dairelerine bildirdikleri, bu durumun davacının taşıma işini yerine getirdiğine karine teşkil ettiği hususları tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere CMR hükümlerine tabi taşıma bakımından hasar gözlenmekte ise de bu hususun davalı tarafından gereği gibi ileri sürülmediği, hasar için davalının dava dışı yük ilgililerine tazminat ödediği ve zarara katlandığının sabit olmadığı, bu nedenle davalının navlun ücretinden sorumlu olduğu, faturaya konu taşıma işinin uluslararası taşıma işi olması nedeniyle davacının navlun ücretini yabancı para üzerinden talep edebileceği açıktır. Her ne kadar davalı vekili tarafından yük ilgilisi tarafından zararın giderildiğine dair bir belgeyle birlikte bir kısım fatura ibraz edilmiş ise de söz konusu belgenin incelenmesinden dava dışı yük ilgilisinin, tüm zararın davalı yanca giderildiği, hasarlı ürünlerin yenilerinin eksiksiz olarak adresine teslim edildiğini beyan ettiği, ancak bu ürünler dolayısıyla davalının ne miktarda zarara katlandığı başka bir deyişle gerçekten taşıma süreci sebebi ile oluşan hasar için tazminat ödediği veya ayni tanzim şeklinde zararı karşıladığı değerlendirmesi yapılamamaktadır. Bu beyana göre, davalının ne kadar bedelle yeni ürünün temin edildiği ve ne kadar tutarda zarara katlandığı sabit değildir. Adı geçen yük ilgilisinin esasen hasar sebebi ile oluşan zararını davalının karşılamış olması ihtimalinde de hasar zararı için sorumlu olduğunu ileri sürdüğü davacıya veya sorumluluk sigortacısına ya da yük ilgilisinin emtia nakliyat sigortasına başvurarak tazminat taleplerini yönettiği hususları da sabit değildir. Dosya kapsamında sunulan delillerde taşıma sürecinde hasar meydana geldiği ve yine yük ilgilisinin beyanına göre hasarın giderildiği sabittir. Ancak dosya kapsamında bu hasar gideriminin ne miktarda olduğu hususu sabit değildir. Bu nedenle davalının zarara ilişkin iddialarına mahkememizce itibar edilmemiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli düzenlendiği kabul edilen bilirkişi kök ve ek raporu doğrultusunda taşıma faturalarının taşıma senedi yerine geçen belgelerden olduğu, tarafların birbiri ile uyumlu ticari defterleri ve beyanları kapsamında takibe dayanak yapılan faturaya konu taşıma işinin davacı tarafça yerine getirildiği, hasarlı taşıma nedeniyle davalının ne kadar zarara katlandığının dosya kapsamında sabit olmadığı anlaşıldığından davacının, davalıdan 850,00 EURO alacaklı olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Açıklanan nedenlerle açılan davanın kabulüne, alacağın likit olması nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile takdiren kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN KABULÜ ile davalının .... 14. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 850,00 EURO asıl alacak üzerinden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarıca kamu bankalarının aynı yabancı para türünden bir yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faizin uygulanması suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, 2-Alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile kabul edilen asıl alacak tutarının icra takip tarihindeki TL karşılığı olan 29.685,40 TL'nin takdiren %20'si oranında hesaplanan 5.937,08 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 2.124,08-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 427,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.696,48-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 31.094,70-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 427,60-TL Peşin/Nisbi Harç, 14.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 303,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 15.158,70-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, 7-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/10/2026
Katip e-imzalı
Hakim e-imzalı