İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/743 E. 2026/749 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/743
Karar No
2026/749
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/743 Esas KARAR NO : 2026/749

DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/09/2023 KARAR TARİHİ : 24/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ile davalılardan ..., ... Şirketi’nin eşit paya sahip ortakları ve temsile yetkili müdürleri olduklarını, şirketin öncesinde satış mağazası ile kuyumculuk işleminin tesisine yönelik ek iş yeri niteliğinde kurulan atölye olmak üzere iki farklı yapısı bulunmakta iken sonradan atölyenin kapatılmasına karar verildiğini, şirket ile ilgili olarak alınacak has altın miktarı, alınacak yer, satış fiyatları ve benzeri her türlü mali işlemler ile davalı ... ilgilendiğini ve bu konuların davalının kontrolünde olduğunu, atölyenin kapatılması ile atölyede var olan tüm taşınabilir mal, mağazaya götürüldüğünü, davalı ... tarafından müvekkili aleyhine açılan, ortaklıktan çıkarılma ve müdürlükten azil talepli ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. sayılı derdest dava dosyasında mahkeme tarafından verilen 07.03.2019 tarihli ara karar ile şirkete denetim kayyımı olarak ... atandığını, yine aynı mahkemenin 26.09.2019 tarihli kararı ile şirket müdürlerinin tedbiren müdürlük yetkilerinin kaldırılmasına, şirketi dava boyunca kayyım ...'ın temsil etmesine karar verildiğini, söz konusu kararların tescil edildiği Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi suretleri dilekçemiz ekinde olduğunu, bu kapsamda 2019 yılından bu yana Şirket'i kayyım ... temsil etmekte ve denetlediğini, taraflarınca davalı ... aleyhine uhdesinde bulunması gereken ancak fiziken olmayan altınlar ve paraların tespiti ve şirkete ödenmesi amacıyla ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. sayılı dosyası ile sorumluluk davası açıldığını, söz konusu dosya ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası ile birleştirildiğini, mağazadaki altınların 16.04.2019 tarihinde sayım ve tespiti yapılarak kayyıma teslimi sağlandığını ve kasa anahtarları kayyıma bırakıldığını, aynı zamanda atölyede yer alan makine ve araçlar da kayyıma teslim edildiğini ve anahtarları kendisine bırakıldığını, şirketin temsili ve denetimi için kayyım atanmışken, şirketin muhasebesi davalı ...'un yakınları tarafından yürütülmeye devam edildiğini, bu hususta Şirket'in muhasebe bürosu ... Muhasebe ile ilişiğinin kesilmesi ve tarafsız bir büro ile çalışılması yönünde mahkemeye birçok kez talepte bulunulmuşsa da Şirket'in muhasebesi taraflı bir şekilde tutulmaya devam edildiğini, taraflarınca şirketin haklı nedenle feshi ve tasfiyesine yönelik ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasında tasfiye davası açılmış olup söz konusu dosya ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası ile birleştirildiğini, tasfiye davasına yönelik olarak şirketin aktif ve pasiflerinin değerlendirilmesi ve belirlenmesi amacıyla dosyada 04.11.2022 tarihli ara karar ile bilirkişi görevlendirilmiş olup henüz bilirkişi raporunun düzenlenmediği bir aşamada bir anda şirketin faaliyeti hukuka aykırı bir şekilde sona erdiğini, 02.05.2023 tarihli kayyım raporunda, 01.05.2023 tarihli tahliye taahhüdü uyarınca mağazanın tahliye edildiği bilgisi paylaşıldığını, ne var ki tahliyeye ilişkin icra dosyasında ve yine tahliyeye ilişkin itirazın kaldırılması ve tahliye davasında tahliye taahhüdü gibi bir belge görülmediği gibi şirketi zarara uğratır şekilde hukuki hatalar yapıldığı ve tahliye süreci hakkında kayyımı atayan makam olan mahkemenin veya şirket ortağı müvekkilin bilgisi olmadan apar topar tahliye gerçekleştirildiğini, itirazın kaldırılması ve tahliye davasının görüldüğü ... 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası incelenecek olduğunda, davalı ...'un Şirket adına biri 01.01.2017 başlangıç tarihli aylık 5000 USD, biri 06.01.2017 tarihli aylık 3000 TL üzerinden iki adet kira sözleşmesini imzaladığının görüldüğünü, davalı ...'un, basiretli bir tacir olmaktan çok uzak bir tavır sergileyerek ilk imzaladığı kira sözleşmesinin boş bulunarak, 5000 USD üzerinden düzenlendiğini göremediğini, sonrasında mal sahibi ...'ın işbu kira sözleşmesini yırtıp attığını kendisine söylediğini, davalı ...'un bu beyana güvenerek 06.01.2017 tarihli 3000 TL üzerinden düzenlenen ikinci kira sözleşmesini imzaladığını ve ödemeleri buna göre yaptığını, sonrasında ...'ın vefatı üzerine oğlu ...'ın ilk düzenlenen 01.01.2017 tarihli kira sözleşmesi ile icra takibi başlattığını belirttiğini, dolayısıyla halihazırda aynı taşınmaza yönelik (tahliye edilen mağaza) davalı ... tarafından imzalı iki adet kira sözleşmesi bulunmakta olup davalının, göz göre göre şirketi zarara uğratır eylemlerde bulunduğunu, ... 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasında mahkeme 16.09.2021 tarihli ilk duruşmada itirazın kaldırılması ve tahliyeye karar verdiğini, davalı şirket vekili ...'in, istinaf başvurusunda bulunduğunu, dosyanın henüz Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf aşamasındayken davacı ve davalı şirket vekili ...'in, dosyadan feragat ettikleri beyanında bulunduklarını, kayyım tarafından atanmış olan vekil aracılığıyla dosyadan herhangi bir denetim makamının oluru alınmadan feragat edilmesinin doğrudan şirketi zarara uğratır nitelikte davranış olduğunu, dolayısıyla tahliyeye ilişkin dosya henüz istinaf aşamasındayken taraflar feragat ettiklerini, bu durumu kayyım ve Şirket vekili ..., tahliyeye giden bir sonuçta taraflarını ve daha önemlisi mahkemeyi bilgilendirmediklerini, üstelik istinaf sonucu henüz belli değilken ve istinaf kararının gelmesi en az 2 yıl daha sürebilecekken ve bu kapsamda mağazanın tahliyesi ötelenebilecekken taraflar kendi aralarında anlaşarak mağazanın tahliyesine karar verdiklerini, bu kapsamda şirketin apar topar mağazadan tahliyesi gerçekleştirilerek altınların bir başka yere götürülmesi girişiminde bulunulduğunu, kayyım, her ne kadar ...'a yapılmasını planladığı ödemeyi 25.01.2023 tarihli kayyım raporuyla mahkemenin onayına sunduğunu belirtmişse de, henüz kayyım raporunun dosyaya sunulmadığı ve mahkemenin onayının alınmadığı bir aşamada, davalı ...'a 24.01.2023 tarihinde Şirket adına 800.000,00-TL ödeme yaptığını, 25.01.2023 tarihli kayyım raporunun dosyaya sunulmasının ardından mahkemece kayyıma şirket adına ...'a ödeme yapması konusunda herhangi bir onay verilmediğini, buna rağmen 03.04.2023 tarihinde Şirket adına ...'a 1.000.000,00-TL nakit ödeme yapıldığını, şirket adına ...'a mahkemenin onayı olmaksızın 14.06.2023 tarihinde 15.668.575,25 TL'nin karşılığı olarak 19.094,7454 gram 14 ayar altın elden teslim edildiğini, kayyım tarafından dosyaya sunulan 21.06.2023 tarihli kayyım raporunda, şirket adına ...'a ödeme yapması konusunda mahkemenin kendisine onay verdiği şeklinde gerçek dışı bir beyanda bulunulduğunu, nitekim mahkemenin düzenlemiş olduğu 23.06.2023 tarihli ara kararda, mahkemenin bu yönde bir kararı bulunmamasına rağmen kayyım raporunda bu işlemin mahkemenin onayı ile yapılmış gibi açıklamada bulunulduğu, kayyıma ödeme yapması konusunda herhangi bir onay verilmediğinin açık bir şekilde belirtildiğini, yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle; öncelikle 21.06.2023 tarihli kayyım raporu ile mahkemenin 23.06.2023 tarihli ara kararında belirtildiği üzere, kayyımın görev ve yetkilerini aşarak davalı ... yararına işlem yapması, Şirket'e ait altınları davalı ...'un uhdesine geçirmesi ve mahkemenin bu yönde bir kararı bulunmamasına rağmen kayyım raporunda bu işlemin mahkemenin onayı ile yapılmış gibi açıklamada bulunulması ve kayyımın görevden alınması karşısında, yaklaşık ispatın gerçekleştiği de göz önüne alınarak davalıların mal kaçırması tehlikesi kapsamında davalılar adına kayıtlı menkul ve gayrimenkuller ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine, öncelikle teminatsız olarak, bunun kabul edilmemesi halinde, mahkememizce belirlenecek teminat miktarı ile birlikte ihtiyati haciz kararı verilmesini, kast derecesindeki kusurları ile Şirket'i ve müvekkili zarara uğratan davalılar aleyhine ikame ettiğimiz davanın kabulü ile şirketin ve müvekkilin uğramış olduğu zararı oluşturan davalı ...'a mahkemenin onayı olmaksızın şirket hesabından nakit olarak ödenen 1.800.000,00-TL ile kayyım tarafından davalı ...'a 15.668.575,25 TL karşılığı olarak verildiği belirtilen 19.094,7454 gram 14 ayar altının hangi yöntemle eritilerek verildiği ve maddi kaybın ne kadar olduğu belirsiz olduğundan bu hususta uğranılan zararın da tespiti ile birlikte HMK 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000.000,00-TL'nin ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmini ile şirkete iadesini altınların ayni olarak verilmesinin mümkün olmaması halinde davalı uhdesinde bulunan altın karşılığı paranın ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmini ile şirkete iadesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; Davacının evvelemirde dava açma hususunda şirkete ihtarname göndermesi ve şirket zararının giderilmesi için şirketin dava açmasını istemesi ve bu hususta kurul kararı alması gerekli olduğunu, şirketin bu hususta karar alarak şayet şirket zararı varsa şirketin dava açması gerektiğini, şirket tarafından ihtara ve talebe rağmen dava açılmadığı takdirde şirket ortağının dava açma hakkı doğduğunu, davacının huzurdaki davada sadece davalı eski kayyuma görevde olduğu sırada ihtarname göndererek dava konusu parayı ödememesini istediğini, ancak davanın arabulucuya başvurma ve açılma safahatlarından önce yeni kayyum heyeti atanmış olduğunu, bu heyete dava talebinin iletilmediğini, bu kayyum heyetinin yönetim ve temsil kayyumu olduğunu, 3 kişilik heyetin şirketi temsil ettiğini, bilindiği üzere şirket müdürleri hakkında dava açılabilmesi için ortaklar kurulu kararı alınması gerektiğini, davacının evvelemirde şirkete ihtarname ile müracaat ederek şirket zararının tazmini yönünde dava açılması için ortaklar kurulu toplantısı talep etmesi bunun kabul görmemesi halinde kendisinin doğrudan dava açması gerektiğini, davacının bu yolları tüketmeden şirketi bilgilendirmeden doğrudan dava açtığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, bilindiği üzere yöneticinin sorumluluğu davalarında öğrenme tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı vardır.Her halukarda da 5 yıl dava açma süresi olduğunu, diğer davalı eski kayyum ... 2019 yılında atandıktan sonra şirketin mevcut durumunu tesbit etmek için şirketin ortaklıktan itibaren olan tüm eski kayıt ve defterlerini inceleyerek detaylı bir rapor tanzim ettiğini ve mahkemeye sunduğunu, bu raporda ortaklara borçlar hesabında gözüken rakamın mevcut olduğunu, bu raporun davalılara mahkemece tebliğ edilmiş ve rapora itiraz edilmediğini, yani davacı tarafın 2019 yılında ...'un ortaklara borçlar cari hesabında biriken miktarı bildiklerini, ... aleyhine açılan davalarda görüleceği üzere ... hem cezai ve hemde ticari davalarla şirket uhdesinde bulunan 148 kg altını zimmetine geçirmekten davalı ve sanık konumunda olduğunu, müvekkili Ayhan'ın ise bu durumu farkedene kadar sürekli olarak şirketi ayakta tutabilmek için şirkete kendi parasıyla altın alarak koyduğunu, davacının evveliyatında da bilmekle beraber en azından 2019 yılında mahkemece gönderilen raporla net olarak bildiği bu durumu 2023 yılında dava sebebi etmesi hakkın kötüye kullanımı olduğunu, ... tarafından gönderilen cevabi ihtarnamede, ... un ortaklara borçlar hesabında 11.697.00TL şirketten alacaklı bulunduğu belirtilerek bu paranın peyderpey ödeneceğinin KABUL EDİLdiğini, bu süreçte Yönetim kayyumu davalı ...'ın , atayan mahkemeye rapor sunarak bu paranın ödenip ödenmemesi hususunda karar talep ettiğini ancak mahkemenin sükut ettiğini, davalı ...'ın bu durum üzerine evvelemirde 800.000-TL bir müddet sonrada 1000.000.-TL müvekkilinin hesabına bu paraya mahsuben ödeme yaptığını, geri kalan ödemelerin uzun süre gecikmesi üzerine müvekkili ... namına icra takibine başlanıldığını ve ödeme emri tebliğ edildiğini, bu işlemin de İİK kapsamında yasal olduğunu, bilindiği üzere ödeme emrine itiraz süresinin 7 gün olduğunu, aynı zamanda esasen ihtarname ile kabul edilen bir borcun artık İİK 68 a kapsamında bir belgeyle sabit olduğunun şüphesiz olduğunu, yani itiraz halinde %20 icra inkar tazminatı verilmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu, davalı Yönetim kayyumu ... tebligatı alınca borcun ödenmesinin olağan yönetim işlerinden olmasına rağmen kendisini ....13.As.Tic.Mahk.... E sayılı dosyaya rapor sunarak bukez bu paranın ödenip ödenmeyeceği hususunu sorduğunu, atayan mahkemenin, 7 günlük itiraz süresi içerisinde yine sükut ederek bir karar vermediğini, bu durumda takibe itiraz süresinin içerisinde davalı ..., takibe itiraz edildiğinde o tarihte 25.milyon TL yi bulmuş olan kapak hesabı yanısıra %20 tazminatla birlikte borcun 30.milyon TL yi bulma riski üzerine müvekkil ile uzlaşmak istemiş ve dosya alacağını pazarlıkla 15.milyon TL ye düşürterek bu bedel üzerinden uzlaştıklarını, yani bu uzlaşma ile şirket 15.milyon TL kara geçtiğini, görüldüğü üzere davanın konusu müvekkil ... un tamamiyle yasalar kapsamında yani İİK 68 a ya tabi belge kapsamında yasal takiple şirketteki alacağının talebi ve borçlu şirketle uzlaşarak tahsili olmasının hukuka aykırı olmaması, yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle; müvekkili ... yönünden haksız açılan davanın evvelemirde usuli itirazlar yönünden reddini aksi kanaatte esas yönünden reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER; ...13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası, bilirkişi incelemesi, şirket defter ve kayıtları, müzekkere cevapları, taraflarca sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı GEREKÇE; Dava, şirkete atanan kayyımın görevlerini kötüye kullandığı ve diğer davalı şirket ortağına kayyımlık görevini aşar şekilde ödemelerde bulunduğu, hukuka aykırı işlemler ile şirketi ve davacıyı zarara uğrattığı gerekçesiyle açılan tazminat davası istemine ilişkindir. Kayyımın hukuki durumu konusunda İİK ve TTK’da açık bir hüküm bulunmamaktadır. Doktrinde farklı görüşler ileri sürülmüş olmakla birlikte kayyımın hukuki durumunun kendisine verilen yetkiye göre değerlendirilmesi gerekir. Bu durumda yönetim organının yetkileri tümüyle elinden alınıp kayyıma verilmiş ise TMK 427/4 maddesinde düzenlenen yönetim kayyımı niteliğinde olduğu, yönetim organının karar ve işlemlerinin geçerliliğinin kayyımın onayına bağlı kılınmakla yetinilmesi halinde ise denetim kayyımı niteliğinde olduğu kabul edilebilir. TTK 553/1 maddesi uyarınca ispat yükü zarara uğradığını iddia eden davacı taraftadır. Yargıtay 11.HD'nin ....E- ...K.sayılı 23/10/2017 tarihli kararında da belirtildiği üzere, TTK'nın 553.maddesindeki sorumluluk kusur sorumluluğu olup, salt zararın kanıtlanması sorumluluk için yeterli olmayıp, ayrıca davalının kusurlarıyla şirkete zarar vermiş olduğunun kanıtlanması gerekir. Somut olayda; davacı Murat Nalbant ile davalılardan ...'un dava dışı ....Şti.nin %50 hisseli ortakları olduğu, diğer davalı ...'ın ise ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas dosyasından tarafların ortağı olduğu limited şirkete şirketi münferiden temsilen yetkili olmak üzere kayyım atandığı, taraflar arasında arasında ortaklıktan kaynaklanan tazminat, alacak ve ceza davaları ile şirkete ilişkin ortaklıktan çıkarma, fesih davaların bulunduğu anlaşılmaktadır. ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında 07.03.2019 duruşma ara kararı ile; "1 . Davalı şirketin ortakları %50 payla ... ve ...olmakla ve davacı ve davalı şirketi münferiden temsile yetkili olmakla davacı şirket davada usulüne uygun temsil edilemediğinden ve davacı ... ve davalı ...vekillerinin talepleride nazara alınarak davacı şirkete kayyum olarak Mali Müşavir ...'ın atanmasına ve şirketi temsil etmesine, " Aynı dosyada 26.09.2019 tarihli duruşma ara kararı ile; "1 . Daha evvel mahkememizce verilen 07/03/2019 tarihli ara karar 1.maddesinde şirkete kayyum olarak mali müşavir ...'ın atanmasına karar verildiği, ve şirketi temsil etmesine karar verildiği anlaşılmakla bu doğrutuda gerek davacının gerek davalının TEDBİREN MÜDÜRLÜK YETKİLERİNİN KALDIRILMASINA, ŞİRKETİ TEMSİL YETKİSİNİNDE DAVA BOYUNCA KAYYUM ... TARAFINDAN YÜRÜTÜLMESİNE," karar verilmiştir. Yargılama sonunda " Davanın Kabulü ile, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 2... ticaret sicil sırasında kayıtlı davalı ....ŞTİ'nin haklı nedenlerle feshine," hükmedilmiş olup karar henüz kesinleşmemiştir. Davacı, kayyım ...'ın mahkemenin onayı olmaksızın şirket adına şirkete ait altınların teslimi yoluyla davalı ...'a ödeme yapılması, şirket aleyhine başlatılan icra takibine kayyım tarafından itiraz edilmeyerek şirketin zarara uğratılması, şirketin faaliyet gösterdiği mağazadan tahliyesine sebep olunarak şirketin faaliyetlerini yapmaktan alıkonulması, davalı ...'a mahkemenin onayı olmaksızın şirket hesabından nakit olarak ödenen 1.800.000,00-TL ile, kayyım tarafından davalı ...'a 15.668.575,25 TL karşılığı olarak verildiği belirtilen 19.094,7454 gram 14 ayar altın nedeniyle uğranılan zarar talep edilmiştir. Davacının eldeki davada iddiası ise kayyımın yaptığı bir kısım işlemlerin kayyımlık görevi dışına çıkılarak davacıyı ve şirketi zarara uğrattığı gerekçesiyle tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, mağazanın tahliye edilmesinde hukuken haklı olunduğuna ilişkin bir argüman sunmadan " istinaf kararının gelmesi en az 2 yıl daha sürebilecekken ve bu kapsamda mağazanın tahliyesi ötelenebilecekken" iddiasında bulunmuştur. Diğer yandan mağazanın tahliyesi ile şirketin % 51 ortaklığının bulunduğu yere taşınmasında somut olarak uğranılan zararda ortaya konulmamıştır. 2010-2020 yıllarına ilişkin 15 hesap kodlu mal alımlarına ilişkin olan muavin defterleri incelendiğinde, öteden beri altın alımlarını kıymetli maden belgesi, sevk irsaliyesi gibi dayanak belgelerle ... A.Ş. vb. döviz bürolarından alındığı, alınan altınların karşılığında ödemelerinin331 ortaklar cari hesabından da yapıldığı anlaşılmıştır. Ortaklar cari hesap bakiyesinin açılış ve kapanış tutarlarının birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. 14.06.2023 Tarihinde 15.668.575,25 TL'nin karşılığı olarak teslim edilen 19.094,7454 Gram 14 ayar altına ilişkin teslim belgesi ve ilgili muhasebe kaydı dava dışı şirket tarafından davalı ...'a 14.06.2023 tarihinde 15.668.575,25 TL'nin karşılığı olarak teslim edilen 19.094,7454 gram 14 ayar altına ilişkin teslim belgesi incelendiğinde; davalı ... ile dava dışı .. Ltd. Şti. arasında bir Uzlaşma Protokolü düzenlenerek ...'un alacağına ilişkin sunulan kayıtlarda 15.668.575,25 TL' nin karşılığı olarak teslim edilen 19.094,7454 gram 14 ayar altına ilişkin olarak davalı şirket ortağı ...' a 14.06.2023 tarih ve ... numaralı fatura düzenlendiği ve işbu faturanın şirkete ait ticari defterlerde ... numaralı yevmiye kaydı ile kayıtlı olduğu altın teslimine ilişkin düzenlenmiş olduğu belirtilen 14.06.2023 tarih ve ... numaralı 14.06.2023 tarih ve ... numaralı satış faturası ... tarihli, ... fiş numarası, ... yevmiye maddesi ile kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. ...Ltd. Şti.'nin ... cari hesap hareketleri İncelendiğinde 800.000,00 TL ve 1.000.000 TL ödemelerin banka aracılıyla yapıldığı ve şirketin defterlerinde kayıtlı olduğu ve makbuzların sunulduğu tespit edilmiştir. Bilançoların İncelenmesi neticesinde şirketin İnceleme dönemlerinde kaydi olarak borca batık olmadığı, tüm dönemlerde özkaynaklar içerisinde sermayesini koruduğu, dava dışı şirketin net işletme sermayesi tüm dönemlerde pozitif olduğu, 31.12.2023 tarihli mali verilerinde Net İşletme Sermayesi (+) 48.459.080,27 TL tutarında olduğu belirlenmiştir. Dosyaya sunulan deliller, yapılan bilirkişi incelemesi ve ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile dosyaya sunulan kayyım raporlarının incelenmesinde şirket mal varlığında davalıların kusurları ile her hangi birazalma veya zarar olgusunun gerçekleşmediği, davacı tarafın iddialarının bilirkişiler tarafından denetlemeye elverişli bir şekilde incelendiği, ek raporda uyuşmazlığa konu işlemlere yönelik itirazların ayrı başlık altında somut deliller ile incelendiği, kayyımın yetki sınırları dahilinde basiretli bir yönetim sergilediği, mahkeme iznini tabi bir işlemin ve şirkete zarar veren kusurlu bir eylemi bulunmadığı, şirkette doğmuş bir zarar tespit edilemediği, davalı kayyımın sorumluluğuna gidilebilmesi için kusurlu olduğuna dair somut bir delil bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/4 maddesinde, “4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.” düzenlemesine yer verilmiş olup davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir. (Yargıtay 11. HD ... E, ... K,) HÜKÜM Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL harcın 47.817,00 TL ve 292.257,00 TL peşin harçtan mahsubu ile 339.342,00 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/4 maddesi gereği 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5- Davacı tarafından yatırılan artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadasine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Dair, hazır bulunan tarafların yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2026

Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/743, K. 2026/749, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-743-e-2026-749-k-b29291b0a818