İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/737 E. 2026/725 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/737
Karar No
2026/725
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/737 Esas KARAR NO : 2026/725

DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/09/2024 KARAR TARİHİ : 02/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine ... vekili sıfatı ile ... 7. İş Mahkemesi'nin ... Esas (bozmadan sonra ... E.) ve... Esas (bozmadan sonra ...E.) sayılı dosyalarında ek dava açılmadığı için SGK alacaklarının zamanaşımına uğradığı nedeniyle, ... 7. İş Mahkemesi'nde ...sayılı davada oluşan 7.091,81 TL için onay tarihi 20/11/2001'den .... 7. İş Mahkemesinde ... sayılı davada oluşan 2.926,46 TL için onay tarihi 02/11/2004'den itibaren yasal faiziyle kurum zararından sorumlu olacağım iddiası ile SGK tarafından... 15. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile alacak davası açıldığını,... 15. Asliye Hukuk Mahkemesi 11.11.2020 Tarih, ...Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile ; 7.091,81 TL alacağı 20/11/2001 tarihinden , 2.926,46 TL alacağı 02/11/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkilinden alınarak kuruma verilmesine karar verildiğini, işbu kararın kesinleştiğini, kurumun kararın kesinleşmesi ile birlikte 45.068,30 TL alacağın icra takibine mahal vermeden ödenmesini talep ettiğini, müvekkilinin davalı kuruma derhal hasar ihbarında bulunduğunu, aynı zamanda icra tehdidi altında ve daha faiz işlemesine mahal vermemek adına Sosyal Güvenlik Kurumu'na 22.04.2024 tarihinde 45.354,11 TL ödeme yaptığını, davalının ise başvuruya rağmen müvekkiline ödeme yapmadığını beyan ederek 45.354,11 TL bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğunu, davacı yanın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, söz konusu poliçe kapsamında muafiyet bulunduğunu ve muafiyet oranının %10 olduğunu, müvekkilinin poliçe kapsamında sorumluluğunun bulunmadığını belirtmiştir. Davalı zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de; TTK'nin 1482. maddesine göre sorumluluk sigortalarında sigortacıya yöneltilecek tazminat talepleri sigorta konusu olaydan itibaren 10 yılda zamanaşımına uğradığından davalının zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir. ... 15. Asliye Hukuk Mahkemesi 11.11.2020 Tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. ... 7. İş Mahkemesi'nin ...Esas (bozmadan sonra ... E.) sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. Dosya rapor tanzim etmek üzere sigorta hukuku alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu raporda özetle; davaya konu poliçenin başlangıç tarihinin 29.09.2015 olduğunu, dolayısıyla bu tarih itibari ile avukat kaçınmalarının teminat kapsamında olduğunu, avukatın kaçınma tarihlerinin 08.06.2011 ve 01.04.2012 olduğunu, iki kaçınma tarihinin de geriye dönüş tarihi içinde olduğunu, bu kapsamda teminat dışı bir hal bulunmadığını, öte yandan poliçenin bitiş tarihinin 29.09.2016 olduğunu, davacının bu tarihten önce sigortaya başvurması gerektiğini, davacının işbu tarihten sonra sigortaya bildirim yaptığını, “tazminat talebinin poliçe süresi içinde sigortalıya bildirilmesi” şartı gerçekleşmediğinden davacının talebinin teminat kapsamında olmadığını belirtmiştir. Dosya nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu raporda özetle; kusurlu olduğu iddia edilen mesleki hizmetin 2001–2004 yıllarında gerçekleştiğini, bu tarihlerin, poliçeye göre belirlenen geriye dönüş tarihinden önceye denk geldiğini bu kapsamda zararın teminat kapsamında olmadığını belirtmiştir. İtirazlar üzerine dosya rapor tanzim eden sigorta hukuku alanında bilirkişiye ve nitelikli hesap uzmanı bilirkişiye heyet halinde tevdi edilmiş olup heyet hazırlamış olduğu raporda özetle; davacı tarafından SGK’ya yapılan ödemenin 45.354,11 TL olduğunu, poliçe zincirinin, 2010’dan 2024 yılına kadar çeşitli halkalarla devam ettiğini, mesleki sorumluluk poliçesinin 29.09.2023 iptal tarihine kadar yenilendiğini, 31.07.2017 tarihli kurum zararı hakkında komisyon tutanağı ve 09.08.2017 tarihli dava mesleki sorumluluk poliçesi süresi içinde kaldığını, zararın poliçe koruma döneminde gerçekleştiğini beyan etmişlerdir. Hakimler ve Savcılar Genel Kurulu'nun ... Tarihli ... Sayılı kararı gereğince ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esasına kaydedildi. Dava, mesleki sorumluluk sigortası ile sigortalı davacı avukatın mesleğini ifa ettiği sırada sebep olduğu ve tazmin ettiği zararın, sigortacı tarafından kendisine ödenmesi istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: taraflar arasındaki poliçe kapsamında davacının zararı oluştu ise bu zararın teminat kapsamında olup olmadığı ve miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nun 1401. maddesinde, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun meydana gelmesi halinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Tüm sigorta sözleşmelerinin gerçekleştirilmesinin ana amacı, kişinin can veya mal varlığına gelebilecek tehlikelere yani rizikolara karşı güvence sağlayabilmektir. Dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki poliçe zincirinin 20107dan 2024 yılına kadar çeşitli halkalarla devam ettiği görüldü. Somut olayda davacı sigortanın ... 7. İş mahkemesinin ...sayılı dosyasında davayı ıslah etmediğinden alacağın zamanaşımına uğradığı, yine ek zarar için dava açılmadığı, iş bu nedenle zarara uğrayan kurumun dosyamız davacısına karşı tazminat davası açtığı, işbu dosyamız davacısının cevaba cevap dilekçesinde yani 15.12.2017 tarihinde davanın dosyamız davalısına ihbar edilmesini talep ettiği, mahkemenin dava dışı kurum lehine davanın kabulüne karar verdiği, davacının zararının tarih itibari ile teminat kapsamında olduğu davacının davasında haklı olduğu tespit edildi. Sigorta şirketine başvuru tarihi olan 02.04.2024 tarihinden itibaren 45 gün sonra temerrüt oluştuğundan, 17.05.2024 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle 1-Davanın kabulü ile; 45.354,11 TL bedelin 17.05.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Alınması gerekli 3.098,13 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 774,54 TL harcın mahsubu ile eksik bakiye 2.323,59 TL nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı için takdir olunan 45.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 1.202,14 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından sarfedilen 14.150,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-davadan önce gidilen arabulucukta devletçe karşılanan 2.080,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda karar verilerek tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/10/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/737, K. 2026/725, T. 02.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-737-e-2026-725-k-1479ecc941fe