İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/692 E. 2026/48 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/692
- Karar No
- 2026/48
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 25. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/692 Esas KARAR NO : 2026/48
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 22/07/2025 KARAR TARİHİ : 11/09/2026
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılamasında dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İDDİA :Davacıya ait ... plakalı aracın, 21.04.2025 tarihinde saat 09:25 sıralarında, İstanbul ili Kartal ilçesinde seyir hâlinde iken, davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması neticesinde kazaya karıştığı, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu iddia edildiğini, meydana gelen trafik kazası sonucunda davacıya ait araçta maddi hasar oluştuğu, aracın onarımı kapsamında parça, malzeme ve işçilik giderleri yapıldığı belirtildiğini, bunun yanı sıra, aracın ikinci el piyasa değerinde azalma meydana geldiği ileri sürüldüğünü, aracın onarım süresince kullanılamaması nedeniyle davacının araçtan yoksun kaldığı, bu süreçte ikame araç temin etmek zorunda kaldığı ya da araçsız kalmak suretiyle mağduriyet yaşadığı, bu nedenle araç mahrumiyet zararının doğduğu ifade edildiğini, bununla birlikte, dava konusu aracın ticari taksi olması nedeniyle, aracın kullanım dışı kaldığı süre boyunca müvekkilinin mesleki faaliyetlerini sürdüremediği ve bu sebeple kazanç kaybına uğradığı, ticari araçların gelir getirici niteliği dikkate alındığında bu zararın da davalı tarafından tazmin edilmesi gerektiği ileri sürüldüğünü, arz edilen nedenlerle, HMK m.107 kapsamında belirsiz alacak davası olarak; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik; değer kaybı zararı için 100 TL'nin, araç mahrumiyeti (ikame araç) zararı için 100 TL'nin, kazanç kaybı zararı için 100 TL'nin, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. CEVAP : Davalıya dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğine rağmen süresi içerisinde davaya cevap dilekçesi sunmamıştır, aşamalarda kendisini vekil ile temsil ettirmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE : Dava hukuki niteliği itibariyle trafik kazası sebebiyle davacıya ait aracın değer kaybının ve araç mahrumiyet bedeli ve kazanç kaybının zararının davalıdan tahsili istemine ilişkindir. HMK.'nun 115/1.maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK.nun 114/c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 26.06.2012 tarihli 6335 sayılı Yasanın 2.maddesiyle değiştirilen TTK.5.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, ticaret mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Somut olayda, uyuşmazlık, haksız fiilden kaynaklanmakta olup, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Bu durumda, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ile uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesi tarafından çözülebilmesi için, her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi gereklidir. Davacı tarafından davalı aleyhine açılan eldeki davada bedelin haksız fiil faili davalıdan tazmininin talep edilmekte olduğu, davanın mutlak / nispi ticari dava kapsamında olmadığı açıktır. Sonuç itibariyle eldeki davada, davacı tarafından, trafik kazası nedeniyle davacıya ait aracın değer kaybının ve araç mahrumiyet bedeli ve kazanç kaybı zararının tahsili istemi ile sadece davalı sürücüye karşı dava açıldığı, karşı aracın trafik sigortacısına (ZMMS'sine) karşı dava açılmadığı, davanın taraflar arasındaki bir ticari ilişkiden kaynaklanmadığı, tarafların ticari işletmesini ilgilendiren tacirler arası haksız fiil niteliğinde de olmadığı, "haksız fiile tabi tazminat" davası niteliğinde olduğu, davacının aracının ticari nitelikte olmasının davayı ticari dava haline getirmeyeceği, uyuşmazlığın çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanına girdiği anlaşıldığından ve göreve ilişkin kuralların yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden Mahkememizin görevsizliği'ne, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nun 115/2. Mad. uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine, HMK.'nun 20.maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Dava dilekçesinin görev yönünden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 (iki) haftalık yasal süresi içinde başvurulması halinde dava dosyasının görevli nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-6100 sayılı HMK.'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti konusunun görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, süresi içinde kanun yoluna başvurulmaması halinde kesinleşme tarihinden veya kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 (iki) hafta içinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına, (ihtarat yapıldı) HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/09/2026 11:37:30
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır