İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/69 E. 2026/183 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/69
- Karar No
- 2026/183
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/69 Esas KARAR NO : 2026/183
DAVA : Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) DAVA TARİHİ : 21/04/2026 KARAR TARİHİ : 31/07/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tecilli, “...” ibareli tanınmış markanın hak sahibi olduğunu; davalının, https://... internet alan adlı web sitesinde davacıya ait markayı ve görselleri kullanarak, kendilerini adeta davacı gibi gösterdiğini ve bu yolla umuma ürün teşhir edip satışa sunduğunu; böylelikle marka hakkına mütecaviz kaldığını beyan ve iddia ederek tecavüzün tespitini, erişimin engellenmesini, mezkur kullanımın durdurulmasını ve yasaklanmasını talep etmiştir. Davalı internet sitesi / sitelerinin yetkili ve sorumluları tespit edilemediğinden ve taraf teşkili sağlanamadığından dava dilekçesi tebliğ edilememiş ve davaya cevap verilmemiştir. Mahkememizce bilirkişi marifetiyle delil tespitine karar verilmiş ve karar uyarınca alınan 16/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "...Mezkur web sitesi incelemesinden, içerik sağlayıcı davalının gerçek ya da tüzel kimlik verisine ulaşılmamakla içerik, tasarım, akış kurgusu bir bütün olarak değerlendirildiğinde, içerik sağlayıcının kendisini erişilmez kılmak üzere her türlü tedbiri aldığının görüldüğü; web sitesi içeriğinin tümüyle mezkur markaya ve 5 adetlik paket halinde pantolon ürününe odaklı olduğunun not edildiği; her ne kadar içerik sağlayıcının arayüze yansıyan amacının, anılan ürünleri, davacı markasını kullanmak suretiyle satışa sunmak gibi gözlense de denetimsiz, hesap ve üyelik sistemi olmadan, çevrimiçi tahsilata imkan vermeden ve hiçbir yasal elektronik ticaret sözleşme metnini olması gerektiği şekilde kimliğini ibraz ederek yayınlamamasından bahisle, kritik kişisel veri toplayan ve topladığı verileri siber ve fiziki hayatta dolandırıcılık ve benzeri haksız fiil girişimlerinde kullanmak da dahil olmak üzere kullanılabilir nitelikte bulunduğu; gerçekte web sitesinden başarımla gerçekleşmiş bir sipariş olup olmadığının bilinmediği; son olasılığın doğru olması halinde içerik sağlayıcının muhtelif tanınmış markaları kullandığı, aynı ya da benzer şablonda muhtelif başkaca web sitelerini de umuma yayınlıyor olabileceği değerlendirilmekle, web sitesinde içerik sağlayıcının asli amacına yönelik farklı olasılıkların bulunabileceği; Davacıya ait T/... dosya numaralı ... ibareli markanın, TANINMIŞ markalar siciline kayıtlı olduğuna, davacıya ait 2000 ... tescil numaralı ibareli markasının dava konusu Nice 25. Sınıf “iç-dış giysiler” emtiasında tescilli olduğu, koruma sürelerinin devam ettiğine, yapılan incelemeler sonucunda; davacı ve davalı marka kullanımlarının aynı olduğu, aynı ürünlerde kullanıldıkları, aynı alıcı kitlesine hitap ettikleri, aynı ihtiyaçları karşıladıkları, davalı marka kullanımının, davacının tescilli markalarının kapsamında(Nice 25. Sınıf “iç-dış giysiler”) olduğu, bu haliyle markalar arasında karıştırılma ihtimali olduğu, nihai tüketiciler nezdinde gerek malların, gerekse de müteşebbisinin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği ve malların aynı işletmeden verildiği yönünde çağrışım yapabileceği veya malları sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanabilecekleri(üretim veya satış lisansı) bunun da karıştırılma ihtimali yaratacağı nedenleriyle, davalı tarafından gerçekleştirilen marka kullanımlarının davacı taraf markalarının tescilinden doğan haklarının ihlali niteliğinde olduğu..." yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlık, davacıya ait markaya yönelik davalı tarafça yapılan tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ve engellenmesi taleplerine ilişkindir. Marka Hakkına Tecavüzde bulunulduğu 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7. ve 29. maddeleri uyarınca sübut bulmuştur. Her ne kadar dava dilekçesinde davalı/davalıların açık kimliğinin belirtilmediği, HMK 119/1-b maddesi gereği davalı/davalıların ad ve adresinin dava dilekçesinde belirtilmesinin usuli zorunluluk olduğu, dava dilekçesinde bu bilgiler yer almıyor ise HMK 119/son maddesi gereğince davacıya 1 haftalık kesin süre verilmesi, kesin süreye riayet edilmez ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği bilinmekle birlikte internet ortamında gerçekleşen hak ihlalleri yönünden taraf teşkilinin bazı hallerde mümkün olmadığı, değişken IP kullanımı ve ihlalin gerçekleşmesinden itibaren aradan geçen süre nedeniyle IP numarası üzerinden site sahibine ulaşılmasının imkânsız hale geldiği, bu tür sitelerin genellikle sahte isim ve adres bilgileri kullanılarak oluşturulduğu bu nedenle davalının ad ve adres bilgilerinin tespitinin imkânsız olduğu, bu kapsamda ilan yapılmasının pratik sonucu olmadığı gibi ön inceleme yapılmasının da sonuca etkili bulunmadığı, bu durumda HMK 119/son maddesinin uygulanmasının adil olmayacağı ve ihlallerin durdurulmasını engelleyemeyeceği, buna karşılık internet sitesine erişimin engellenmesine karar verilmesinin icap ettiği, taraf teşkili sağlanmasının neredeyse imkansız olduğu bu gibi hallerde site sahibinin araştırılmasının, dava dosyalarının çok uzun yıllar boyunca derdest kalmasına ve gereksiz zaman ve emek kaybına yol açacağı, bunun usul ekonomisi ilkesine de aykırı olacağı, dolayısıyla bu gibi ihlâl halleri de çekişmesiz yargı benzeri bir usul düzenlemesinin yapılmasının icap edeceği, böyle bir yasal düzenleme yapılıncaya kadar yargılamanın çekişmesiz yargı biçiminde yapılmasının amaca uygun olacağı, site sahibinin Mahkememize müracaatı durumunda ise durumun yeniden gözden geçirilebileceği ve eğer ihlal sona ermiş ise ek bir karar ile tedbir kararının yeniden değerlendirilebileceği gözetilerek HMK 388. maddesi gereği maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemek üzere aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe kapsamına göre; 1-Davalının kullanımlarının markasal kullanım olması nedeniyle davacının tescilli marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 2-Davalı kullanımında olan https://.../ URL adresli internet sitesine erişimin engellenmesine, 3-Taraf teşkili sağlanamadığından ve davalı gerçek yada tüzel kişi tespit edilemediğinden şimdilik davacı taraf lehine yargılama gideri ve avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, yapılan yargılama giderlerinin şimdilik davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 4-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine, Dair tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstinaf Yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.31/07/2026
Katip ... ¸
Hakim ... ¸