İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/677 E. 2026/782 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/677
Karar No
2026/782
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/677 Esas KARAR NO:2026/782

DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:17/04/2023 KARAR TARİHİ:16/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; davacı sigorta şirketi, dava dışı sigortalı ... Limited Şirketi'ne ait ... plakalı araç için ... Tüm Oto Sigorta Poliçesi düzenlediğini, 29/04/2016 kaza tarihinde davalı muteriz borçlu ... Oto Servis Ve Ticaret Anonim Şirketi’nden satın alınmış ... plakalı aracın ayıplı olması sebebiyle meydana gelen kaza neticesinde oluşan hasarların tazmini amacıyla davacı şirket tarafından sigortalıya 108.000,00 TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığını, işbu meblağ davacı şirket tarafından 25.07.2016 tarihinde dava dışı sigortalıya ödenmiş olup mezkur meblağın 43.856,00 TL'si sovtaj bedeli tenzili neticesinde bakiye 64.144,00 TL muteriz borçludan talep edildiğini, TTK 1472. maddesi hükmü gereğince sigortalının haklarına halef olan davacı şirketin ödemiş olduğu hasar tazminatının rücuen tahsili için, davalı şirkete başvuruda bulunulmuş, ancak başvuru talebinin reddedilmesi dolayısı ile, ... 1. İcra Müdürlüğü 2022/... E. sayılı dosyasından takip başlatıldığını, davalı tarafça, açılan takibe haksız şekilde itiraz edilmiş olduğundan, dava öncesi arabuluculuk şartı yerine getirilmiş, yapılan görüşmeler sonucunda anlaşmaya varılamadığından, işbu itirazın iptali davasını açma zaruriyeti hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerden dolayı, davanın kabulü ile; ... 1. İcra Müdürlüğü 2022/... E. sayılı dosyasından başlatılan icra takibine konu alacağın aslı ile ferilerine ilişkin olarak yapılan itirazın iptali ve icra takibindeki miktar üzerinden takibin devamı ile, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödenmesine ve, tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/... esas sayılı dava dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davalı ile dava dışı sigortalı arasındaki ihtilaf, her iki tarafı tacir olan taraflar arasında gerçekleştirilmiş araç alım-satımından kaynaklanmakta olup; bu yönüyle ticari bir satış işlem ve ilişkisi söz konusu olduğunu, dava konusu talepler yönünden uygulanacak olan zamanaşımı sürelerinin sona ermesi ve emsal nitelikteki yargıtay kararı birlikte değerlendirildiğinde; davanın esasına girilmeden zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu rücu talebine esas tazminat ödemesinin yapıldığı kaza kullanıcı kusuru ile meydana geldiğini, buna ilişkin dosyada bulunan kaza tespit tutanağı incelendiğinde dava dışı sigortalı yetkilisinin kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu anlaşıldığını, davacı tarafından dava dışı sigortalıya ödenen aracın ikinci el değeri fahiş bir tutar olup ödenen tutar tarafımızca kabul edilmediğini, sigorta yazışmaları ve ilgili belgeler incelendiğinde eksper tarafından belirlenen bedele dava dışı sigortalının itiraz ettiği, bu itiraz üzerine bedelin yükseltildiği görüldüğünü, davacının iddialarının reddi ile, zamanaşımı defimiz doğrultusunda davanın reddini, esas yönünden haksız ve mesnetsiz olan davanın reddini, takibin iptalini, davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile yasal vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. ... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 64.144,00-TL asıl alacak ve 55.442,82-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 119.586,82-TL borcun ödenmesi amacıyla icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 20.08.202 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 17/08/2022 tarihinde icra takibine itiraz ettiği görülmüştür. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/... Esas sayılı dosyasında yürütülen iş bu yargılamada, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/... Esas sayılı dava dosyasının bekletici mesele yapıldığı, yapılan yargılama sonucu .... Asliye Ticaret Mahkemesi 21.12.2021 tarih ve 2016/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararının istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır. .... Asliye Ticaret Mahkemesi 21.12.2021 tarih ve 2016/... Esas, 2021/... Karar sayılı dosyasında asıl davada davacı ... Tanıtım Hiz San Ve Tic Ltd Şti, davalı ise ... Oto Servis Ve Ticaret A.ş, Birleşen .... Atm Nin 2017/... Esas Sayılı Dosyasında ise davaCının ... davalının ise ... Oto Servis Ve Tic. A.ş olduğu, yapılan yargılamada mahkemece; "davacı şirket tarafından davalıdan satın alınan motosikletin, 01.02.2016 tarihinde seyir halindeyken, motosikletteki imalat hatası kaynaklı ayıp nedeniyle ilk trafik kazasının 01.02.2016 tarihinde meydana geldiği, bu kazadan sonra motosikletin, aynı zamanda yetkili servis durumunda olan davalıya götürülerek bırakıldığı, davalı tarafından yapılan incelemede, kazanın kullanım hatasından meydana geldiği tespitinde bulunularak davacı şirkete çekilen 07.04.2016 tarihli ihtarnameyle, kazanın kullanım hatasından kaynaklandığı, davacı şirket tarafından onay verilmediği için motosikletin onarımı yapılmadığı, motosikletin teslim alınması gerektiğinin bildirildiği, davacı şirket tarafından keşide edilen 13.04.2016 tarihli ihtarnameyle, motosikletin ayıplı olması nedeniyle yenisi ile değişim talep ettiği, davacı şirketin bu talebinin kabul edilmemesi üzerine 26.04.2016 tarihinde motosikleti yetkili servisten teslim aldığı, 29.04.2016 tarihinde motosikletin davacı ...'ın kullanımındayken ikinci trafik kazasının meydana geldiği ve kaza sonucunda hem motosikletin hasar görerek pert hale geldiği, hem de motosikletin sürücüsü davacı ...'ın yaralandığı, TBK'nın 227/2 maddesi atfıyla uygulama alanı bulacak olan TBK'nın 112 maddesinde sözleşmeye aykırı davranıştan kaynaklanan kusur sorumluluğu düzenlenmekte olup, davalının, davacı şirketin uğradığı zararlardan sorumlu olması için, söz konusu kazanın meydana gelmesine kendi kusuru ile sebep olması gerektiği, davalının, söz konusu motosikletin satıcısı ve yetkili servisi durumunda olduğu, satıcı konumu nedeni ile yurt dışından ithal edilen motosikleti satan davalının, motosikletteki gizli ayıbı bildiği ya da bilmesi beklenemeyeceğinden, davalının motosikletin ayıplı olarak satılmasında satıcı sıfatı ile kusurunun bulunduğunun söylenemeyeceği, ancak davalının servis hizmeti ile kaza arasında illiyet bağı bulunduğu, bu kapsamda davalının, kaza nedeniyle davacı şirketin uğradığı maddi zararlardan TBK'nın 112 vd hükümleri uyarınca sorumlu olduğu, dava konusu motosikletin hasar tarihi itibarıyla ayıpsız mislinin değerinin, 29.04.2016 kaza tarihi itibarıyla 38.000-Euro karşılığı 121.653,20-TL olduğu,sigorta şirketi tarafından davacı şirkete 25.07.2016 tarihinde 108.000-TL hasar tazminatı ödendiği,sigorta şirketi tarafından ödenen bedel ile ayıpsız misli arasındaki (121.653,20-108.000) fark olan 13.653,20-TL'yi davalıdan talep edebileceği, davacının navigasyon cihazı zararını ,pert işlemleri sırasında yapıldığı iddia edilen 2.000-TL ödemenin ispat edemediği, davacının araç mahrumiyet iddiasına ilişkin olarak davacının fiilen başka bir motor kiraladığını ortaya koyamadığından araç mahrumiyet zararı kaza nedeniyle sigorta prim artışı zararını ispat edemediği,diğer davacı ...'ın kaza sonrasında geçici iş göremez duruma düştüğü l aylık süreçte şirketin iş kaybı zararına uğradığı iddiasının kanıtlanamadığı, diğer davacı ...'ın, yaralandığı kazanın meydana gelmesine davalı yetkili servisin ağır kusurlu davranışıyla sebebiyet vermesi nedeniyle, uğradığı zararları haksız fiil hükümleri uyarınca talep edebileceği, ATK 2. İhtisas Kurulu raporunda, davacının iyileşme/iş göremezlik süresinin 1 ay olacağı ve kişide kaza nedeniyle maluliyet (vücutta engellilik) oluşmayacağı hususlarının belirtildiği, davacının tedavi/iyileşme süresi içinde, bir başka kişiden bakım hizmeti aldığını ve bunun için ücret ödediğini ispata yönelik delile rastlanmadığı, bu nedenle davacının bakım hizmeti zararı ile mont ve ayakkabı zararının ispat edilemediği, davacının 1 aylık geçici iş göremezlik zararının 1.300,99-TL olduğu, davacının ıslah dilekçesine karşı davalı tarafından süresi içerisinde zaman aşımı defi ileri sürüldüğü, haksız fiile dayalı bu talebin ıslah ile artırılan kısmının zaman aşımına uğradığı, davacı ...'in söz konusu kaza nedeniyle davalıdan manevi tazminat talep etmeye hak kazandığı gerekçesiyle; davacı şirket tarafından açılan davanın kısmen kabulüne, 13.653,20-TL araç fark bedeli ile 10.750-TL araç mahrumiyet zararının kaza tarihi olan 29/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ... tarafından açılan davanın kısmen kabulüne, 1.000-TL geçici iş göremezlik zararının kaza tarihi olan 29/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ıslah ile arttırılan kısmın zaman aşımı nedeni ile reddine, 10.000-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26/04/2016 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" dair karar verildiği, Taraf vekillerinin kararı istinaf etmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2022/1418 Esas, 2025/1347 Karar sayılı ilamı ile istinaf mahkemesince; "Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında, dava konusu motosikletin ayıpsız mislinin değerinin 38.000-Euro karşılığı 121.653,20-TL olduğu tespit edilmiştir. Motosikletin 16.09.2015 tarihinde davalı tarafından davacı şirkete satıldığı, sigorta şirketi tarafından davacı şirkete 25.07.2016 tarihinde 108.000-TL hasar tazminatı ödendiği, dolayısıyla davacı şirketin, sigorta şirketi tarafından ödenen bedel ile ayıpsız misli arasında (121.653,20-108.000) 13.653,20-TL fark bulunduğu belirlenmiştir. TBK'nın 228/1 maddesine göre; alıcıya ayıplı olarak devredilmiş olan satılanın ayıptan, beklenmedik hâlden veya mücbir sebepten dolayı yok olması veya ağır biçimde zarara uğraması, alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanmasını engellemez. Bu durumda alıcı, satılandan elinde ne kalmışsa onu geri vermekle yükümlüdür. Somut olayda hasara neden olan kazanın üretimden kaynaklanan ayıptan kaynaklandığı tespit edilmiş olmakla, mahkemece fark bedele hükmedilmesi yerindedir.Aracın onarım gördüğü süre içerisinde davacının araçtan yararlanamayacağı süre için zarara uğrayacağı açıktır. Somut olayda da mahkemece alınan bilirkişi raporu ile 10.750-TL araç mahrumiyet bedeli tespit edilmiş olmakla, mahkemece bu bedele hükmedilmesi yerindedir. Davacı şirketin navigasyon cihazından kaynaklanan zarar iddiası kanıtlanamamıştır. Aracın sovtaj bedeli dava dışı sigorta şirketine bırakılmış olup, aracın pert işlemlerine ilişkin olarak davacı şirketçe 2.000-TL masraf yapıldığı iddiası da kanıtlanamamıştır. Yine davacı şirketin dava konusu 2. kaza nedeniyle sigorta prim artışından kaynaklanan zarar iddiası ile şirketin ortağı olan diğer davacı ...'ın kaza sonrasında geçici iş göremez duruma düştüğü süreçte sırf bu nedenle iş kaybına uğradığı iddiası da kanıtlanamamış olmakla, mahkemece davacı şirketin bu zarar kalemlerine dayalı tazminat istemlerinin reddine karar verilmesi yerindedir. Davacı ...'in kaza nedeniyle 1 süreyle geçici iş göremez durumuna düştüğü ATK raporu ile belirlenmiş olup, bilirkişi kurulunca yapılan geçici iş göremezlik zararı tespitinde bir hata bulunmamaktadır. Davacının kaza nedeniyle mont ve ayakkabısının zarar gördüğü iddiası kanıtlanamamıştır. Kazanın araçtaki ayıptan kaynaklandığı aynı zamanda yetkili servis olan davalının araçtaki üretim hatasını tesbit edebilecek durumda olup,ağır kusurlu olarak kabulünde isabetsizlik yoktur.Davacının davalının kusuru nedeniyle meydana gelen kazada yaralandığı belirlenmiş olmakla manevi tazminat koşulları oluşmuş olup, mahkemece hükmedilen manevi tazminat tutarı da olayın oluş şekli, kusur durumu ve tarafların sosyal ve ekonomik durumuna göre uygun bulunmuştur. " şeklinde belirtilerek istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği, kararın 16/09/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşıldı. Bilirkişi heyetinin 05.01.2026 tarihli raporunda özetle; ... plakalı araçta araçta mezkûr kazada oluşan hasarın kaza tarihi itibariyle; Hasarı onarım bedelinin KDV hariç 88.000,00 TL civarında olacağı tespit edildiğini, onarımının ekonomik olmayacağı, pert total kabul edilmesinin uygun olacağını, Sovtaj Bedeli Değerinin 43.856,00 TL uygun olacağının, Aracın Rayiç Değerinin 108.000,00TL Aracın hasarlı vaziyetteki değeri 43.856,00 TL - Hasar Tutarı 64.144,00 TL olarak hesap edildiği, Davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortacı sıfatı ile dava dışı ... Tanıt Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin mülkiyetinde bulunan ... plaka sayılı aracının kasko muhataraları neticesinde gerçekleşecek rizikoları temin etmek maksadıyla 29.09.2015 başlangıç 29.09.2016 bitiş tarihlerini kapsayacak şekilde ...-...-... numaralı ... Tüm Oto Sigorta Poliçesinin tanzim edildiği: dava dışı ... Tanıt Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti.'in mülkiyetinde bulunan ... plaka sayılı araçta 29.04.2016 tarihinde meydana gelen hasarın, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının Madde A /b fıkrasında açıklanan şartlar kapsamında aracın diğer araçlara çarpması sonucunda gerçekleştiği, davacı ... Sigorta A.Ş.'nin sigortacı sıfatı ile Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları kapsamında düzenlediği ...-...-... numaralı ... Tüm Oto Sigorta Poliçesi hükümleri gereği poliçe teminat limitleri(Rayiç Değer) ile sınırlı olmak kaydıyla teminat kapsamında olduğu: 29.04.2016 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda oluşan zararın, poliçenin başlangıç ve bitiş tarihleri arasındaki vadesi içerisinde gerçekleştiği; Mülkiyeti dava dışı ... Tanıt Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait ... plaka sayılı araçta gerçekleşen zararın, davacı ... Sigorta A.Ş.'nin sigortacı sıfatı ile düzenlediği ...-...-... numaralı ... Tüm Oto Sigorta Poliçesi hükümleri gerci poliçe teminatı kapsamında sigortalısı dava dışı ... Tanıt Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne, poliçe primlerinin ödenmiş ve poliçenin hasar tarihinden önce herhangi bir sebeple iptal edilmemiş olması kaydıyla ödenmesine engel teşkil edecek bir hususun bulunmadığı; Mezkür olay sebebi ile gerçekleşen zarar kapsamında davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından dosyada mübrez 10.05.2022 tarihli ödeme dekontu ile 108.000,00-TL maddi hasar tazminat tutarının ... plaka sayılı araç maliki dava dışı ... Tanıt Hizm. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne ödemek suretiyle tazminat yükümlülüğünü yerine getirdiği, ödediği ana para tazminat miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla halefiyet hakkına sahip olduğu: Dava dışı ... Tanıt Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin mülkiyetinde bulunan ... plaka sayılı araçta gerçekleşen hasarın üretimden kaynaklı olduğu, kaza ile ayıp arasında illiyet bağının bulunduğunun T.C. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21.12.2021 tarih ve 2021/... sayılı kararı ile hükme alındığı, tazminat yükümlülüğünü yerine getiren davacı ... Sigorta A.Ş.'nin halefiyet hakkına dayanarak, zararın meydana gelmesinde sorumluluğu bulunan davalı ... Oto Servis ve Tic. A.Ş.'ne karşı kusuru oranında, sorumluluğu nispetinde, ödediği 108.000,00-TL tutarındaki aracın rayiç değerinden, hasarlı hali ile satış değerini(sovtaj) 43.856,00-TL'nin tenzil edilmesi suretiyle hesaplanan 64.144,00-TL tutarındaki ana para hasar tazminat bedelini rücuen tazminat talep şartlarının gerçekleşeceği, görüş ve kanaatine varılmıştır. Faaliyeti durdurulan .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/... Esas sayılı dosyasının mahkememizin 2026/677 Esasına kaydedildiğinden, dosyanın mevcut safahati korunarak bundan sonraki tüm işlemlerinin Mahkememizce yürütülmesine karar verilmiştir. DELİLLER: -... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas Sayılı icra dosyası -.... Asliye Ticaret Mahkemesi 21.12.2021 tarih ve 2016/... Esas, 2021/... Karar sayılı -Bilirkişi raporu -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ödenen kasko hasar tazminatının, zararın meydana gelmesinden sorumlu olduğu ileri sürülen davalıdan Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. maddesi kapsamında rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın, davacının TTK 1472 gereği davalıya halefiyete dayalı rücu ettiği alacak bedeline dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali takibin devamı ve icra inkar tazminatı taleplerinin sübut ve miktarı noktasına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümü bakımından .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/... Esas sayılı dosyası bekletici mesele yapılmış; anılan dosyada verilen 21/12/2021 tarihli, 2021/... Karar sayılı hükmün istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır. .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/... Esas sayılı dosyasında, dava dışı sigortalı ... Ltd. Şti. tarafından davalı ... Oto Servis ve Ticaret A.Ş. aleyhine 08/09/2016 tarihinde dava açıldığı, anılan davada dava dışı sigortalı şirketin davalıdan satın aldığı aracın ayıplı olması nedeniyle meydana gelen kaza sonucunda pert hâline gelmesinden doğan zararının tazminini talep ettiği anlaşılmıştır. Söz konusu davada ayrıca, birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/... Esas sayılı dosyasında ... tarafından davalı aleyhine maddi ve manevi tazminat taleplerinde bulunulmuştur. Önceki dosyada yapılan yargılama kapsamında; dava dışı sigortalı şirkete ait motosikletin 01/02/2016 tarihinde seyir halindeyken meydana gelen ilk kaza sonrasında davalının yetkili servisine bırakıldığı, davalı tarafından kazanın kullanım hatasından kaynaklandığının bildirildiği ve onarım yapılmadığı, sigortalı şirketin aracın ayıplı olduğu gerekçesiyle değişim talebinde bulunduğu, talebin kabul edilmemesi üzerine motosikletin 26/04/2016 tarihinde servisten teslim alındığı ve 29/04/2016 tarihinde ikinci kazanın meydana geldiği belirlenmiştir. İkinci kaza sonucunda araç pert haline gelmiş, sürücü ... de yaralanmıştır. Anılan dosyada yapılan değerlendirmede, kazanın araçtaki üretim kaynaklı ayıpla bağlantılı olduğu, davalının yurt dışından ithal edilen aracın satıcısı sıfatıyla gizli ayıbı bildiğinin veya bilmesinin beklenebileceğinin ortaya konulamadığı, bu nedenle salt satıcı sıfatından kaynaklanan kusurunun bulunmadığı kabul edilmiştir. Bununla birlikte, davalının aynı zamanda yetkili servis olması ve araçtaki üretim hatasını tespit edebilecek durumda bulunması karşısında, servis hizmeti ile kaza arasında illiyet bağı bulunduğu, davalının servis hizmetinden kaynaklanan sorumluluğunun Türk Borçlar Kanunu’nun 112 ve devamı maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Önceki dosyada alınan bilirkişi raporlarında, dava konusu aracın 29/04/2016 tarihindeki ayıpsız mislinin değerinin 38.000 Euro karşılığı 121.653,20 TL olduğu belirlenmiştir. Davacı sigorta şirketi tarafından sigortalı şirkete 25/07/2016 tarihinde 108.000,00 TL hasar tazminatı ödendiği dikkate alınarak, ayıpsız mislin değeri ile ödenen tazminat arasındaki 13.653,20 TL farkın sigortalı şirketin zararı kapsamında talep edilebileceği değerlendirilmiştir. Ayrıca araçtan yararlanılamayan süreye ilişkin 10.750,00 TL araç mahrumiyet zararı hesaplanmış; navigasyon cihazı, pert işlemleri sırasında yapıldığı ileri sürülen masraf, sigorta prim artışı ve iş kaybı gibi zarar kalemleri ise ispatlanamadıkları gerekçesiyle reddedilmiştir. .... Asliye Ticaret Mahkemesince, sigortalı şirket tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile 13.653,20 TL araç fark bedeli ve 10.750,00 TL araç mahrumiyet zararının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Birleşen davada ise ...’in geçici iş göremezlik ve manevi tazminat talepleri yönünden kısmen kabul kararı verilmiştir. Taraf vekillerinin istinaf başvuruları üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2022/1418 Esas, 2025/1347 Karar sayılı ilamıyla istinaf başvuruları esastan reddedilmiş ve karar 16/09/2025 tarihinde kesinleşmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararında da aracın üretim kaynaklı ayıptan dolayı hasarlandığı, davalının yetkili servis sıfatıyla araçtaki üretim hatasını tespit edebilecek durumda bulunduğu, servis hizmeti ile kaza arasında illiyet bağı olduğu ve davalının sorumluluğunun bulunduğu yönündeki değerlendirmeler yerinde görülmüştür. Böylece aynı kazanın oluşumu, araçtaki ayıbın niteliği ve davalının servis hizmetinden kaynaklanan sorumluluğu, önceki yargılama sonucunda değerlendirilmiş ve karar kesinleşmiştir. Bekletici mesele yapılan dosyada verilen karar, tarafları ve talep sonucu itibarıyla eldeki davada bütün unsurlarıyla kesin hüküm teşkil etmemekle birlikte, aynı kazanın oluşumu, araçtaki ayıbın niteliği ve davalının servis hizmetinden kaynaklanan sorumluluğu bakımından önemli bir hukuki ve maddi dayanak oluşturmaktadır. Eldeki davada davacı sigorta şirketi, sigortalısına ödediği tazminat ölçüsünde Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. maddesi uyarınca sigortalının haklarına halef olduğundan, davalının sorumluluğu ve kaza ile zarar arasındaki illiyet bağı, önceki dosyadaki tespitler ile eldeki dosyada toplanan deliller birlikte değerlendirilerek belirlenmiştir. Davalı vekilinin zamanaşımı def’i değerlendirilirken, davacının talebinin sigorta sözleşmesinden doğan bir istem olmayıp, sigortalısına yaptığı ödeme nedeniyle TTK’nın 1472. maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olarak davalıdan talep ettiği tazminata ilişkin olduğu gözetilmiştir. Halefiyet gereği davacının talebi, sigortalının davalıya karşı sahip olduğu hakkın tabi bulunduğu zamanaşımı süresine tabidir. .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/... Esas sayılı dosyasında aynı olay kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmelerde, davalının sorumluluğunun yetkili servis sıfatıyla gerçekleştirdiği hizmet ve bu kapsamdaki sözleşmesel yükümlülüklerine aykırı davranışından kaynaklandığının kabul edildiği anlaşılmıştır. Bu itibarla, somut uyuşmazlıkta TTK’nın 1420. maddesinde sigorta sözleşmesinden doğan istemler için öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresi yerine, talebin dayanağını oluşturan sözleşmesel sorumluluk ilişkisi bakımından TBK’nın 146. maddesinde düzenlenen on yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Zarara neden olan olayın 29.04.2016 tarihinde meydana geldiği, icra takibinin ise 12.08.2022 tarihinde başlatıldığı gözetildiğinde, on yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla davalının zamanaşımı def’ine itibar edilmemiştir. Mahkememizce alınan 05/01/2026 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; ... plakalı aracın kaza tarihi itibarıyla rayiç değerinin 108.000,00 TL, hasarlı hâliyle değerinin 43.856,00 TL olduğu, onarım bedelinin ekonomik olmaması nedeniyle aracın pert-total kabul edilmesinin uygun bulunduğu belirtilmiştir. Bu kapsamda, aracın rayiç değerinden sovtaj bedelinin mahsubu sonucunda net hasar tutarı 64.144,00 TL olarak hesaplanmıştır. Raporda ayrıca, aracın kasko sigortası teminatı kapsamında bulunduğu, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalıya 108.000,00 TL hasar tazminatı ödendiği ve davacının yaptığı ödeme ölçüsünde halefiyet hakkını kazandığı belirtilmiştir. Dosya kapsamındaki ödeme belgesi, sigorta poliçesi, önceki dosyada kesinleşen karar ve mahkememizce alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu aracın üretim kaynaklı ayıp nedeniyle hasarlandığı, davalının yetkili servis sıfatıyla gerçekleştirdiği hizmet ile kaza arasında illiyet bağı bulunduğu, davacının sigortalısına 108.000,00 TL hasar tazminatı ödediği ve 43.856,00 TL sovtaj bedelinin mahsubu sonucunda 64.144,00 TL net hasar tutarının kaldığı anlaşılmıştır. Davacı sigorta şirketinin Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. maddesi kapsamında yaptığı ödeme ölçüsünde sigortalının haklarına halef olduğu, davalının sorumluluğunun bulunduğu ve talep edilen net hasar tutarının bilirkişi incelemesiyle doğrulandığı kanaatine varılmıştır. Bu kapsamda, davacının 64.144,00 TL asıl alacak yönünden rücu talebinin yerinde olduğu, davalı tarafından icra takibine yapılan itirazın haksız bulunduğu sonucuna ulaşılmış ve ... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı takip dosyasına yöneltilen itirazın iptaline, takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına karar verilmiştir. İcra inkâr tazminatı talebi yönünden ise, alacağın miktarının aracın kaza tarihi itibarıyla rayiç değeri, hasarlı hâliyle değeri ve sovtaj bedelinin belirlenmesine ilişkin teknik inceleme sonucunda hesaplandığı, bu nedenle takip tarihi itibarıyla borçlu tarafından tek başına belirlenebilir ve likit nitelikte olmadığı değerlendirilmiştir. Bu sebeple davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; Davanın KABULÜ ile; 1- Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ... İcra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına, 2-Alacağın miktarı likit olmayıp, uyuşmazlığın çözümü yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin Reddine, 3-Alınması gereken 8.168,97-TL harcın, peşin alınan 2.042,25-TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.126,72-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvurma harcının ve 2.042,25-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 19.150,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, 9-Davacı tarafından yatırılan 03.05.2021 tarihli -TL bedelli Adli Tıp Kurumu fatura bedelleri olmak üzere toplam -TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/09/2026

Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/677, K. 2026/782, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-677-e-2026-782-k-7f1787688a49