İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/672 E. 2026/679 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/672
Karar No
2026/679
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/672 Esas KARAR NO :2026/679

DAVA:Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) DAVA TARİHİ:27/10/2025 KARAR TARİHİ:10/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin davalı şirketin toplamda %40 payına sahip A grubu ortakları olduğunu, davalı şirketin 2023-2024 yılları faaliyet dönemine ilişkin hesaplarının, borçlarının, alacaklarının, finansal varlık ve yükümlülüklerinin, kayıt ve bakiyelerinin doğruluğunun ve kar-zarar durumunun tespiti amacıyla özel denetçi atanmasını talep ettiklerini, davalı şirketin hakim ortağı olduğu dava dışı ... A. Ş. 'nin hukuka aykırı sermaye artırımına katılarak şirketin 181.495.659,44-TL tutarındaki alacağından vazgeçildiğini ve bu durumun şirket bilançosunu olumsuz etkilediğini, ... Asliye Ticaret Mahkemesi ve ... Bölge Adliye Mahkemesi kararlarıyla sermaye artırımının usulsüzlüğünün sabit olduğunu, davalı şirketin 2021-2022 yıllarına ilişkin mali kayıtlarının incelenmesi için .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/.... sayılı dosyası ile özel denetçi atanmasına karar verildiğini, davalı şirketin bağımsız denetimini yürüten ... ... A. Ş. ile şirketler grubu arasındaki menfaat ilişkisinin bilirkişi raporlarıyla ispatlandığını, sonrasında seçilen ... A. Ş. 'nin ise şirketlerin mali hacmine uygun bir denetim kapasitesinin bulunmadığını, davalı şirketin 2023 ve 2024 yılı genel kurullarında soyut gerekçelerle kar dağıtımı yapılmadığını, yönetim kurulu üyelerine fahiş huzur hakları ödenerek örtülü kar dağıtımı yapıldığını, yönetim kurulu üyelerinin 3. derece kayın hısımlarına iş verilerek şirket kaynaklarının riske atıldığını, müvekkillerin .... Noterliği'nin ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bilgi alma ve inceleme haklarını usulüne uygun kullandıklarını ancak davalı şirketin Konya ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bu talepleri yanıtsız bıraktığını, TTK m. 439 hükmü gereğince özel denetçi atanması için gerekli şartların oluştuğunu belirterek davalı şirkete özel denetçi atanmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacıların grup şirketleri üzerindeki yönetim hakimiyetlerini 2021 yılında kaybetmeleri üzerine kötü niyetli olarak ve şahsi menfaatleri doğrultusunda şirketleri bölünmeye zorlamak amacıyla çok sayıda dava açtıklarını, özel denetçi atanması talebinin TTK m. 439/2 hükmünde aranan zarar unsuru ve hukuki yarar şartlarını taşımadığını, ... ... A. Ş. 'deki sermaye artırımının davacıların kendi yönetimleri döneminde de rutin olarak uygulanan ve davalı şirketi hakim ortak konumuna getiren karlı bir yatırım olduğunu, davacı ...'ın aynı hisseler için başka bir dosyada çok daha yüksek bedel talep etmesinin iddialarının çelişkili olduğunu, ... şirketinin tüm ortakların oybirliğiyle seçildiğini ve ... tarafından yetkilendirildiğini, davacıların ... şirketine yönelik karalayıcı ifadelerinin haksız rekabet teşkil ettiğini, kâr dağıtımı ve yönetim kurulu ücretlerine ilişkin kararların genel kurulun devredilemez yetkisi dahilinde olduğunu ve bu konularda açılmış derdest iptal davaları bulunduğunu, şirket kaynaklarının riske atıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, yönetim kurulu üyelerine genel kurul tarafından işlem yapma izni verildiğini, bilgi edinme hakkının ihlal edilmediğini ve davacıların şirket işleyişini aksatmak amacıyla hareket ettiklerini belirterek davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizde açılan işbu dava; davalı şirkete 2023-2024 dönemine ait hesapların denetlenmesi için özel denetçi atanmasına ilişkindir. Mahkememizce deliller celp ve incelenmiştir. Mahkememizce alınan 27/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 1.Davalı şirketin dosya kapsamındaki verilere göre 121.250.000,00 TL esas sermayeli olduğu; davacıların toplam 48.500.000,00 TL sermaye payı ile 4640 pay sahibi oldukları ve bu nedenle TTK m. 439 kapsamında azlık şartını teknik olarak sağladıkları, 2.Davacıların özel denetim talebinden önce 11.06.2025 tarihli ihtarname ile somut konularda bilgi alma hakkını kullandıkları; davalı şirket tarafından cevap verilmiş ise de, yöneltilen mali soruların tamamına belge, hesap dökümü ve olay bazlı açıklama sunulduğunun dosya kapsamından açıkça anlaşılamadığı, 3.29.07.2025 tarihli olağan genel kurulun 11. gündem maddesinde özel denetçi atanması talebinin görüşüldüğü ve 48.500.000 adet olumlu oya karşılık 72.750.000 adet olumsuz oyla kabul edilmediği; davanın 27.10.2025 tarihinde, genel kurul ret kararından itibaren üç aylık süre içinde açılmış olduğu, 4.Davalı şirketin 2023-2024 e-defter beratlarının ibraz edilen kısımlar itibarıyla süresinde oluşturulduğu; 2023 yılı envanter defteri açılış tasdik bilgisinin bulunduğu, 2024 yılı envanter defteri tasdik bilgisinin ise dosyada ayrıca teyide muhtaç olduğu, defterlerin şekli usule uygunluğunun özel denetime konu belirli olayların varlığı değerlendirmesini tek başına ortadan kaldırmadığı, 5.181.495.659,44 TL tutarındaki alacağın bağlı ortaklık/sermaye taahhüdü hesaplarına aktarılması, aktif toplamını ve özkaynakları işlem anında doğrudan azaltmamakla birlikte, dönen varlık-duran varlık veya alacak-sermaye taahhüdü kompozisyonunu değiştirmiş olduğu; 2023 cari oranının yaklaşık 6,85 yerine 4,95 seviyesinde gerçekleşmesine neden olduğu, cari oran halen kabul edilebilir seviyede olmakla birlikte bu işlemin likidite, fırsat maliyeti, kar dağıtımı imkanı ve pay sahiplerinin mali hakları yönünden özel denetimle açıklığa kavuşturulabileceği, 6.2024 yılında açıklanan 274.815.699,33 TL net kar ve 268.753.199,33 TL dağıtılabilir kar verisine karşılık geçmiş yıl karları dağıtılmaksızın brüt 15.000.000,00 TL kar dağıtımına karar verilmesi; buna karşılık yüksek yedek akçe, likidite oranları, ... otel projesi ve yatırım gerekçelerinin somut belge dayanakları bakımından taraflar arasında ciddi uyuşmazlık bulunması nedeniyle kar dağıtımı, enflasyon düzeltmesi ve yedek akçe başlıklarının özel denetime elverişli belirli olay niteliğinde olduğu, 7.Yönetim kurulu üyelerine ödenecek ücretlerde başkan/başkan vekili ile diğer üyeler arasında 2023 yılı için yaklaşık sekiz kat, 2024 yılı için yaklaşık 7,69 kat farklılık bulunması; aynı dönemde kar dağıtımının sınırlı tutulmasıyla birlikte değerlendirildiğinde, ücret farklılığının objektif görev, yetki, sorumluluk, emsal ve şirket mali yapısıyla bağlantısının özel denetimle incelenmesini gerektirebilecek nitelikte olduğu, 8.... otel projesi kapsamında ilişkili taraf/çıkar çatışması iddiasının doğrudan kesin zarar tespiti anlamına gelmediği; ancak kar dağıtımının sınırlı tutulmasına gerekçe gösterilen yatırım ihtiyacıyla bağlantısı nedeniyle, teklif süreci, emsal bedel, yönetim kurulu kararları, sözleşme, fatura, hakediş ve ödeme kayıtları bakımından özel denetime elverişli bir teknik başlık oluşturduğu, 9.Bağımsız denetimin varlığının özel denetimi kendiliğinden gereksiz hale getirmediği; özel denetimin, bağımsız denetimin genel finansal tablo denetimi işlevinden farklı olarak, pay sahiplerinin belirli olayları aydınlatma ihtiyacına yönelik olduğu, 10.Derdest genel kurul iptal veya benzeri davaların özel denetim talebini her durumda ortadan kaldırmayacağı, ancak özel denetimin, söz konusu davaları ikame edecek şekilde genel ve sınırsız bir teftişe dönüştürülmeyeceği, yalnızca pay sahipliği haklarının kullanılmasına yarayacak belirli mali olayların açıklığa kavuşturulmasıyla sınırlandırılması gerektiği, 11.Sonuç olarak, davacıların davalı şirketin tüm 2023-2024 hesaplarının genel denetimi yönündeki geniş talebinin özel denetim sınırlarını aşabilecek nitelikte olduğu; buna karşılık 181.495.659,44 TL bağlı ortaklık/sermaye artırımı işlemi, enflasyon düzeltmesi ve dağıtılabilir kar hesapları, kar dağıtımı/yedek akçe gerekçeleri, yönetim kurulu huzur hakkı/ücret farklılıkları, ... otel/ilişkili taraf iddiası, bilgi alma hakkına verilen cevapların yeterliliği ve ... raporlarının bu belirli olayları kapsayıp kapsamadığı başlıkları yönünden özel denetçi atanması şartlarının teknik ve mali bakımdan mevcut olduğuna dair yeterli emare bulunduğu, şeklinde mütalaada bulunulmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE 6102 sayılı TTK’nın 438. maddesinde, her pay sahibinin, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olması ve bilgi alma veya inceleme hakkının daha önce kullanılmış bulunması şartıyla, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını genel kuruldan isteyebileceği düzenlenmiştir.Aynı Kanun’un 439. maddesinde, genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde, sermayenin en az onda birini temsil eden pay sahiplerinin veya paylarının itibari değeri toplamı en az bir milyon Türk lirası olan pay sahiplerinin üç ay içerisinde mahkemeden özel denetçi atanmasını isteyebilecekleri; dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek şirketi yahut pay sahiplerini zarara uğrattıklarını ikna edici biçimde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanacağı hükme bağlanmıştır. Özel denetim, pay sahiplerinin bilgi alma ve inceleme haklarını tamamlayan, anonim şirket yönetimindeki belirli olayların aydınlatılması suretiyle pay sahipliği haklarının etkin kullanılmasına hizmet eden özel bir hukuki koruma yoludur. Bu kurumun amacı, şirketin genel yönetimini mahkeme denetimine tabi tutmak veya şirket organlarının yerine geçerek ticari kararların yerindeliğini incelemek değil; somut olaylara ilişkin finansal ve yönetsel işlemlerin gerçek mahiyetinin açıklığa kavuşturulmasıdır. TTK’nın 439/2. maddesinde öngörülen ikna edici biçimde ortaya koyma koşulu, özel denetim sonunda belirlenecek maddi vakıaların tümünün ve zarar miktarının, henüz denetim yapılmadan önce kesin delillerle ispatlanması zorunluluğu şeklinde anlaşılmamalıdır. Bununla birlikte soyut şüpheler de yeterli olmayıp, denetimi gerekli kılacak somut işlem, belge ve emarelerin bulunması gerekmektedir. Dosya kapsamındaki ticaret sicil kayıtları, genel kurul toplantı tutanakları, tarafların beyanları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davalı şirketin 121.250.000,00 TL esas sermayeli olduğu, davacıların toplam 48.500.000,00 TL nominal payla şirket sermayesinin %40’ını temsil ettikleri, bu itibarla TTK’nın 439/1. maddesinde düzenlenen azlık şartını taşıdıkları anlaşılmıştır. 29.07.2025 tarihli olağan genel kurul toplantısının 11. gündem maddesinde özel denetçi atanması isteminin görüşüldüğü, davacıların 48.500.000 olumlu oyuna karşılık 72.750.000 olumsuz oyla talebin reddedildiği, eldeki davanın ise 27.10.2025 tarihinde açıldığı anlaşılmakla, üç aylık yasal başvuru süresine uyulduğu tespit edilmiştir. Davacıların özel denetim isteminden önce, 11.06.2025 tarihli .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle, özellikle dava dışı ... A.Ş.’nin sermaye artırımı, şirketler arası alacak ve kaynak aktarımları, enflasyon düzeltmesinin mali tablolara etkisi ve kâr dağıtımına ilişkin hususlarda bilgi talep ettikleri; davalı şirket tarafından cevap verilmiş olmakla birlikte, verilen cevapların ilgili işlemleri mali veriler ve dayanak belgeleriyle tüm yönleriyle açıklığa kavuşturmadığı yönünde uyuşmazlık bulunduğu görülmüştür. Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 27.06.2026 tarihli raporda, talebe konu mali işlemlerin ayrı ayrı değerlendirilmesi suretiyle özel denetime ihtiyaç duyulabilecek somut başlıklar ortaya konulmuştur. Bilirkişi raporunda özellikle, davalı şirketin dava dışı ... A.Ş.’deki sermaye artırımına katılımı kapsamında 181.495.659,44 TL tutarındaki alacağın sermaye taahhüdü ve bağlı ortaklık hesaplarıyla ilişkilendirildiği; muhasebe kayıtlarında 133, 136, 246 ve ilgili hesap grupları arasında mahsup ve virman işlemleri bulunduğu belirtilmiştir. Anılan işlemin şirketin aktif toplamında doğrudan azalma meydana getirmesinin zorunlu olmadığı, zira mevcut alacağın iştirak veya mali duran varlık niteliğindeki bir unsura dönüşebileceği açıktır. Ne var ki aktif toplamının değişmemesi, gerçekleştirilen işlemin davalı şirketin likiditesi, alacağın tahsil kabiliyeti, nakit kullanım olanakları ve pay sahiplerinin mali hakları üzerindeki etkilerinin incelenmesine engel değildir. Nitekim bilirkişi raporunda, şirketin 2022 yılında 7,14 olan cari oranının 2023 yılında yaklaşık 4,95’e gerilediği, söz konusu alacağın dönen varlıklar içerisinde kalması hâlinde 2023 yılı cari oranının yaklaşık 6,85 seviyesinde gerçekleşebileceği değerlendirilmiştir. Bu veriler tek başına şirketin zarara uğradığını ispatlamamakla birlikte, yüksek tutarlı bir alacağın bağlı ortaklık sermayesine dönüştürülmesinin şirketin finansal esnekliğini önemli ölçüde etkileyebilecek nitelikte olduğunu göstermektedir. İşlemin hangi ekonomik gerekçelerle gerçekleştirildiğinin, alacağın tahsil edilebilirliği ile mali dayanaklarının ve ortakların kâr payı haklarına etkisinin açıklığa kavuşturulmasında pay sahipleri yönünden korunmaya değer hukuki menfaat bulunduğu kabul edilmiştir. Diğer taraftan, 2024 yılına ilişkin genel kurul verilerinde şirketin vergi sonrası dönem net kârının 274.815.699,33 TL, dağıtılabilir kârının ise 268.753.199,33 TL olarak açıklandığı; yönetim kurulunca 83.500.000,00 TL brüt kâr dağıtımı önerilmişken genel kurulda geçmiş yıl kârları dağıtılmaksızın yalnızca 15.000.000,00 TL brüt kâr dağıtılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Şirketin kâr dağıtım politikasının belirlenmesi kural olarak genel kurulun takdir yetkisi kapsamında olmakla birlikte, dağıtılabilir kâr ile fiilen dağıtılan tutar arasındaki önemli farklılığın, şirketin mali yapısı, yedek akçeleri ve yatırım ihtiyaçları yönünden dayanaklarıyla açıklanması gerektiği değerlendirilmiştir. Tüm bu işlemler birlikte değerlendirildiğinde, uyuşmazlığın yalnızca davacıların şirket yönetimine yönelik soyut güvensizliğinden ibaret olmadığı; belirli tutar, tarih, muhasebe kaydı, genel kurul kararı ve finansal verilere dayanan somut mali işlemlere ilişkin bulunduğu görülmektedir. Taraflar arasında aynı veya bağlantılı konularda başka davaların bulunması da özel denetim talebinin zorunlu olarak hukuki yarardan yoksun olduğu anlamına gelmemektedir. Genel kurul kararının iptali ve yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ilişkin davaların amaçları ile özel denetim kurumunun amacı birbirinden farklıdır. Özel denetim yoluyla hukuka aykırılık veya sorumluluk konusunda nihai yargısal tespit yapılmayacak; ilgili işlemlerin mali ve maddi gerçekliği aydınlatılacaktır. TTK’nın 439/2. maddesinde öngörülen koşul bakımından, kesinleşmiş bir zarar tutarının belirlenmesi ile denetimi gerekli kılan ihlal ve zarar iddialarının ikna edici olgulara dayanması birbirinden ayrılmalıdır. Somut olayda, yüksek tutarlı alacağın sermaye hesabına dönüştürülmesi, bunun mali yapı üzerindeki etkileri, kâr dağıtımına ilişkin veriler, yedek akçe tutarları, yönetim kurulu ücretleri ile bunlara ilişkin açıklamaların yeterliliği bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Mahkememizce, anılan işlemler hakkında mevcut bilgi ve belgelerin pay sahiplerinin iddialarını tümüyle açıklığa kavuşturmaması, mali kayıtların birbirleriyle ilişkisinin bağımsız olarak değerlendirilmesine ihtiyaç duyulması ve somut finansal farklılıkların şirket veya pay sahipleri yönünden mali hak ihlali ve zarar doğurabilecek nitelikte bulunması karşısında, özel denetçi atanmasını haklı kılan emarelerin mevcut olduğu kanaatine varılmıştır. Bununla birlikte, mahkememizce verilen özel denetçi atanması kararı, dava konusu işlemlerin hukuka aykırı olduğunun veya şirketin kesin biçimde zarara uğradığının tespiti anlamına gelmemektedir. Bu hususların, gerektiğinde özel denetim sonucunda ortaya çıkacak veriler ve ilgili yargılama usulleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilmesi mümkündür. Özel denetimin şirketin bütün faaliyetlerinin sınırsız biçimde yeniden incelenmesi anlamına gelmeyeceği açıktır. Davalı şirketin 2023 ve 2024 faaliyet dönemlerine ilişkin hesap ve kayıtlarının incelenmesi, davacıların somutlaştırdığı mali işlemlerin, bunların gelir-gider ve kâr-zarar hesaplarıyla bağlantısının, kayıt ve bakiyelerin doğruluğunun ve kârlılıktaki değişimlerin sebeplerinin açıklığa kavuşturulması amacına yönelik olarak değerlendirilmiştir. Bu kapsamda, 27.06.2026 tarihli bilirkişi raporunun, özellikle muhasebe kayıtlarındaki işlemler, kâr dağıtımı, enflasyon düzeltmesi, bağlı ortaklık hesapları ve yönetim kurulu ücretlerine ilişkin teknik tespitlerinin gerekçeli ve denetime elverişli olduğu; anlaşılarak hükme esas alınabilir olduğu kanaatine varılmıştır. Netice itibarıyla; davacıların TTK’nın 439. maddesinde öngörülen azlık şartını taşıdıkları, özel denetim isteminin genel kurul tarafından reddedildiği, davanın üç aylık süre içerisinde açıldığı, denetim talebine dayanak gösterilen işlemlerin somutlaştırıldığı, söz konusu işlemlerin mali sonuçlarının aydınlatılmasının pay sahipliği haklarının kullanılması bakımından gerekli bulunduğu ve dosya kapsamındaki bütün bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde TTK’nın 439/2. maddesi çerçevesinde özel denetim yapılmasını haklı kılan yeterli ve ikna edici emarelerin mevcut olduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenlerle 6102 sayılı TTK’nın 438, 439 ve 440. maddeleri gereğince davanın kabulü ile davalı şirkete 2023–2024 faaliyet dönemleri bakımından özel denetçi atanmasına, denetim konusunun mahkememiz hükmünde belirtilen hesap, kayıt ve mali işlemler kapsamında belirlenmesine, bağımsız denetçi/mali müşavir ...’in özel denetçi olarak görevlendirilmesine karar verilmiştir. TTK’nın 440/2. maddesi uyarınca özel denetçi atanması istemi hakkında verilen mahkeme kararı kesin nitelikte olduğundan hüküm kesin olarak kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE...Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-0 sicilinde kayıtlı ... YAPI VE MALZEMELERİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ TTK 439. Maddesi gereğince, 2023-2024 yılları için davalı şirketin borçları, alacakları, finansal varlık ve yükümlülüklerinin, kayıt ve bakiyelerinin doğruluğu ve davalı şirket kar ve zararlarının doğru yansıtılıp yansıtılmadığının tespiti için; davalı şirketin 2023-2024 yılları faaliyet dönemine ilişkin hesapların borçlar ve alacaklar finansal varlık ve yükümlülüklerin kayıt ve belgelerin doğruluğu kar ve zararların doğru yansıtılıp yansıtılmadığının denetlemesi bakımından özel bağımsız denetçi olarak atanmasına, 2-Davalı şirketin 2023-2024 yıllarına ait ticari defter kayıtlarının Gider ve Gelir Hesaplarının incelenmesi ve karlılığın artış ve azalış sebeplerinin araştırılması için davalı şirkete bağımsız denetçi/ mali müşavir ...'in ÖZEL DENETÇİ OLARAK TAYİNİNE, 3-Mahkememizce atanan özel denetçiye bir defaya mahsus olmak üzere 50.000,00 TL ücret takdirine, denetçi ücreti avansının karar tarihinden itibaren davacı tarafça 2 hafta içerisinde mahkememiz veznesine depo edilmesine, özel denetçinin görevinin işbu ücretin depo edilmesinden sonra başladığının ilgili denetçiye BİLDİRİLMESİNE, 4-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile arda kalan 116,60 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı ile 615,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80 TL'nin davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE, 6-Davacı tarafından yapılan 45.720,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp DAVACIYA ÖDENMESİNE, 6102 sayılı TTK 440/2 maddesi gereğince KESİN KARAR olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 10/09/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/672, K. 2026/679, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-672-e-2026-679-k-e918f122acca