İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/532 E. 2026/49 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/532
- Karar No
- 2026/49
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 27. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/532 Esas KARAR NO : 2026/49
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/11/2025 KARAR TARİHİ : 09/09/2026
DAVA: Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle: ...19. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının %20’den az olmamak üzere müvekkili şirkete icra inkâr tazminatı ödemesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar talep etmiştir. Davalı vekili mahkememize ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle: davanın ilk olarak yetki itirazları nedeniyle usulden reddine karar verilmesini, kanuni şekil şartına uygun herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davacı şirketin davasını dayandırdığı belgenin geçerli kabul edilemeyeceğini, davacı şirketin var olduğunu iddia ettiği hizmetini ayıplı ifa ettiğini, bu nedenle de müvekkili şirket yönünden herhangi bir ücrete hak kazanmadığını, davanın ve davacı şirketin tüm taleplerinin reddine, davacı aleyhine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili mahkememize ibraz ettiği cevaba cevap dilekçesinde özetle: davanın yetkili mahkemede açıldığını, davalının müvekkili şirketin hizmet bedelini haksız yere ödemediğini, müvekkili şirketin bulduğu mal sahibi ile bu mal sahibinin deposu için kira sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme akdedildiği anda müvekkili şirketin hizmet bedeli alacağının muccel olduğunu, davalı şirketin haksız itirazının iptalini, davalı tarafından müvekkili şirkete %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili mahkememize ibraz ettiği ikinci cevap dilekçesinde özetle: davanın ilk olarak yetkisizlik nedeniyle usulden reddine ve yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemeleri’ne gönderilmesine, simsarlık sözleşmesi şekil şartına tabi olduğunu, davacının isimsiz bir sözleşme akdedildiğine dair iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının hizmet sözleşmesine dayalı hiçbir ödemede bulunmayı taahhüt etmediğini, davanın usulden reddine ve yetkili kocaeli asliye ticaret mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmesini, davanın esastan reddine, açılmış olan icra takibine istinaden davacı aleyhine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı tarafından davalı aleyhinde... 19. İcra müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine vaki davalının itirazının iptaline karar verilmesinin mümkün olup olmadığı, davacı alacaklı ise miktarına ilişkin olduğu, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin simsarlık mı yoksa kendine özgü bir sözleşmeden mi kaynaklandığı, edimlerin tam olarak ifa edilip edilmediği, davacının ücrete hak kazanıp kazanmadığına ilişkin olduğu görüldü. Dava, simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan komisyon alacağının tahsili istemine ilişkin olup, temelindeki uyuşmazlık taraflar arasında simsarlık sözleşmesi bulunup bulunmadığı ve davacının komisyon ücretine hak kazanıp kazanmadığı noktasındadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 520/1. Maddesine göre, simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir. Anılan maddenin 3. fıkrasında ise taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesinin, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmayacağı düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere, taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi için bir geçerlilik şekli kabul etmiştir. Buna göre, taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli değildir. Somut olayda taraflar arasında yazılı bir simsarlık sözleşmesi bulunmadığı ihtilaf konusu değildir. Dolayısıyla taraflar arasında davacının ücret talep edebileceği geçerlilik şartına uygun yazılı bir simsarlık sözleşmesi bulunmamaktadır. TTK'nın 20. Maddesine göre, tacir olan veya olmayan bir kişiye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, uygun bir ücret isteyebilir. Ayrıca, tacir, verdiği avanslar ve yaptığı giderler için, ödeme tarihinden itibaren faize hak kazanır. Ayrıca, simsarlık sözleşmesi vekâlet sözleşmesinin, özel bir çeşidi olup, simsarlık ücretine hak kazanılmasına ilişkin şartlar TBK'nın 520 vd. Maddelerinde özel olarak düzenlenmiştir. Taraflar arasında geçerli bir simsarlık sözleşmesi bulunmadığı da nazara alındığında TTK'nın 20. Maddesine dayanılarak ücret talep edilmesi mümkün değildir. Simsarlık sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmaması nedeniyle geçersiz olduğunun ileri sürülmesinin MK'nın 2. Maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığı yönünden yapılan incelemede ise simsarlık sözleşmelerinde kural olarak ücret alacağının doğumu için hizmetin verilmesinin yeterli olmadığı nazara alındığında, geçerlilik şartının ileri sürülmesi dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmeyecektir. Simsarlık sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmasının geçerlilik koşulu olduğu ve taraflar arasında yazılı şekilde yapılmış simsarlık sözleşmesinin bulunmadığı değerlendirilerek davanın reddine (Yargıtay 3. HD'nin 21.02.2022 Tarih ve ... E. - ... K. Sayılı kararı) karar verilmiş ve aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN REDDİNE, 1-Alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 105.272,87-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 104.540,87-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 2-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE, 5-Davalı tarafça sarf edilen 127,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE, 6-Davalı vekili kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.09/09/2026 10:36:15
Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır