İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/497 E. 2026/546 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/497
- Karar No
- 2026/546
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/497 Esas KARAR NO : 2026/546
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/10/2024 KARAR TARİHİ : 17/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkil Şirket ile davalı arasında cari hesaptan kaynaklanan alacağına istinaden, .... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe davalı tarafından haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini, İşbu borçlu taraftan itiraz sebebiyle de huzurdaki itirazın iptali davasını ikame etme zorunluluğu ortaya çıktığını, davalı tarafından yapılan borca itiraz haksız, kötüniyetli ve yalnızca takibi durdurmaya yönelik olduğunu, herhangi bir haklı veya geçerli bir neden ileri süremediğini beyan ederek, davanın kabulü ile davalının .... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline, takibin, takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte devamına, Davalının itirazı, likit alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik tamamen kötüniyetli olmakla birlikte, alacağın %20'den aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen dosya kapsamına cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamında davalının tacir sıfatının bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla ilgili vergi dairesi ile esnaf odasına müzekkere yazıldığı, vergi dairesince gönderilen cevabi yazıda davalının gerçek usulde vergilendirildiği, ikinci sınıf tacirlere ilişkin işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, 2023 takvim yılına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesi ekinde ibraz edilen işletme hesap özetinde 639.936,75 TL brüt satış hasılatı beyan ettiği, 2024 yılına ilişkin ibraz edilen işletme hesap özetinde ise 1.693.457,76 TL brüt satış hasılatı bulunduğunun bildirildiği, ayrıca aynı yazıda 2023 yılı için satış haddinin 1.270.000 TL, 2024 yılı için satış haddinin ise 2.000.000 TL olarak belirtildiği anlaşılmıştır. Esnaf ve Sanatkârlar Odası tarafından gönderilen cevabi yazıda İstanbul İçkili İçkisiz Lokantacılar, Kebapçılar, Köfteciler ve Ayakta İçki Satanlar olarak davalının oda kaydının bulunduğu ve kaydının halen devam ettiği bildirilmiştir. Vergi dairesince gönderilen yoklama fişleri ve eklerinin incelenmesinde davalının faaliyet gösterdiği işyerinin çiğ köfte satışı yapılan küçük ölçekli bir dükkân niteliğinde olduğu, işyerinde dört adet masa, on adet sandalye ve bir adet çiğ köfte tezgâhının bulunduğu, ayrıca bildirilen bir başka işyerinin kapalı durumda olduğunun tespit edildiği, dosya kapsamında davalının işçi çalıştırdığına ilişkin herhangi bir kayıt veya bilgiye ulaşılamadığı görülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 12. maddesi uyarınca bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kişinin tacir sayılacağı, aynı Kanun’un 15. maddesinde ise ekonomik faaliyeti sermayesinden çok bedeni çalışmasına dayanan ve faaliyet hacmi itibarıyla esnaf işletmesi sınırları içinde kalan kişilerin esnaf olarak kabul edileceği düzenlenmiştir. Tacir sıfatının belirlenmesinde yalnızca vergi kaydı veya vergi mevzuatındaki sınıflandırmaların değil, işletmenin ekonomik hacmi, organizasyon yapısı, sermaye unsuru, işçi çalıştırılıp çalıştırılmadığı ve faaliyetin esnaf işletmesi sınırlarını aşıp aşmadığının birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Somut olayda davalının esnaf odasına kayıtlı olduğu ve kaydının devam ettiği, işyerinin fiziki kapasitesinin oldukça sınırlı olduğu, çalışan istihdam ettiğine ilişkin herhangi bir tespitin bulunmadığı, vergi dairesince bildirilen satış hasılatlarının ilgili yıllar itibarıyla belirtilen hadlerin altında kaldığı, dosya kapsamındaki mevcut deliller itibarıyla davalının faaliyetinin esnaf işletmesi sınırlarını aşan bir organizasyon ve ekonomik hacme ulaştığının ortaya konulamadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle vergi dairesi yazısında yer alan “ikinci sınıf tacirlere ilişkin işletme hesabı esasına göre defter tutulduğu” yönündeki açıklama tek başına davalının Türk Ticaret Kanunu anlamında tacir sayılması sonucunu doğurmamaktadır. Öte yandan dava konusu uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı, tarafların tacir sıfatından bağımsız olarak ticaret mahkemesinin görev alanına giren bir uyuşmazlık niteliği de taşımadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde bulunmadığı gibi, davalının tacir sıfatının da tespit edilememesi karşısında taraflar arasında ticari işletmeyle ilgili hususlardan kaynaklanan nispi ticari dava şartlarının da oluşmadığı sonucuna varılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına girmediği, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine, dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi ve 115/2. maddesi gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, 3-Dosya hakkında daha önce .... Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ...sayılı kesinleşmiş görevsizlik kararı bulunduğundan ve Mahkememizce işbu dosya hakkında görevli mahkemenin .... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından mahkememizin bu kararının kesinleşmesinin ardından re'sen 6100 sayılı HMK madde 21/1-c gereği yargı yeri belirlenmesi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 4-Yargılama giderleri, vekalet ücreti vs. hususların görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere karar verildi.17/06/2026
Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır