İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/489 E. 2026/588 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/489
Karar No
2026/588
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/489 Esas KARAR NO :2026/588

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:04/06/2026 KARAR TARİHİ:10/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından, davalıya ait firmanın bünyesinde faaliyet gösteren Nişantaşı'nda bulunan “...” isimli işletmenin tüm ısıtma, soğutma, klima, taze hava ve havalandırma sistemlerine ilişkin projelendirme, imalat, montaj ve devreye alma işleri taahhüt edilerek yerine getirildiğini, müvekkili şirketin, üstlendiği tüm işleri sözleşme hükümlerine, teknik şartnamelere ve ilgili mühendislik standartlarına uygun şekilde eksiksiz olarak tamamladığını, kurulan sistemlerin çalışır ve kullanılabilir vaziyette davalıya teslim edildiğini, davalı tarafça söz konusu işlere ilişkin düzenlenen ... numaralı, 11.07.2025 tarihli, 16.638,00 USD karşılığı 665.646,45 TL bedelli faturadan kaynaklanan alacağın müvekkili şirkete ödenmediğini, bunun üzerine alacağın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün 2026/... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla; itirazın iptaline, takibin devamına, davalı tarafın %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, vekalet ve masrafın davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün 2026/... Esas sayılı dosya örneği, arabuluculuk son tutanak örneği, fatura örneği ve yazışmaların dosyamız arasında olduğu görülmüştür. GEREKÇE: Dava; fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. HMK'nun 115/1. maddesinde "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilir." hükmü amirdir. Davaya dayanak teşkil eden .... İcra Dairesinin 2026/... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2026/... Esas dosyası ile takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 06/04/2026 tarihinde tebliğ olunduğu, borçlu şirket vekilinin 13/04/2026 tarihli dilekçesi ile takibe, yetkiye ve borca itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu, 13/04/2026 tarihli karar tensip tutanağı ile dosyanın İstanbul Adliyesine gönderilmesine karar verildiği, dosyanın yetkisizlik nedeniyle .... İcra Dairesinin 2026/... Esas sırasına kaydedildiği görülmüştür. Yetkili icra dairesinde takip yapılması, itirazın iptali davasının koşullarından biridir. Borçlu icra dairesinin yetkisine itiraz ettiğine göre, mahkemece, borçlunun icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelenmelidir. (HGK 20.03.2002 tarih, 13/241-208 sayılı kararı) Zira; itirazın iptali davasının görülebilmesi için yetkili icra dairesinde geçerli bir takibin yapılmış olması şartına bağlıdır. İcra dairesinin yetkisi İİK'nın 50. maddesinde düzenlenmiş olup, HMK'nın yetkiye dair hükümleri icra takipleri hakkında kıyas yoluyla uygulanır. Yukarıda açıklandığı üzere; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2004 tarih 2004/19-410-471 sayılı kararında belirtildiği üzere; itirazın iptali davasının görülebilmesi için, öncelikle ortada takip hukuku kuralları çerçevesinde yasaya ve yöntemine uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir. Bir icra takibinde icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise, bu itiraz usulünce incelenip sonuçlandırılmadığı sürece, açıklanan nitelikte bir icra takibinin varlığından söz edilemez. Bu nedenle, itirazın iptali davasını gören mahkeme, öncelikle bu yönü inceleyip karara bağlamalıdır. Esasen, itirazın iptali davasına bakma yetkisi takibin yapıldığı yer mahkemesine ait olduğundan, mahkemenin, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi zorunludur. Mahkeme bu inceleme sonucunda kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır. Yine, mahkemenin açıklanan yönde yapacağı inceleme ve değerlendirme bakımından kendi yetkisine yönelik bir itiraz bulunup bulunmaması da önem taşımaz. Kısaca, itirazın iptali davasını gören mahkeme, kendi yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, öncelikle icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazı incelemek ve sonuçlandırmak zorundadır. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre de, borçlunun icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmesi halinde, mahkemenin önce icra dairesinin yetkili olup olmadığını incelemesi, icra dairesinin yetkili olmadığını tespit etmesi halinde, borcun esasına ilişkin itirazın incelemesine geçilmeksizin takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığı ve geçerli bir icra takibi bulunmadığı gözetilerek itirazın iptali davasının da HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddine karar vermesi gerekmektedir. İtirazın iptali davaları, icra takibine sıkı sıkıya bağlı olan davalardandır. Bu davalar yönünden, yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibinin bulunması dava şartlarındandır. Kural olarak yetkili icra dairesine gelen icra dosyası ilk takip dosyasının devamı olup alacaklının yetkisiz icra dairesindeki dava dilekçesi hükmünde olan takip talebi, buna bağlı olarak gönderilen ödeme emri, takip şekli değiştirilemez. Ne var ki, yetkisiz icra dairesindeki borçlunun kabulü dışındaki hiçbir takip işlemi yetkili icra dairesince geçerli sayılamaz. Bu nedenledir ki, yetkili icra dairesinde borçluya, takibin başlamasını sağlayan yeni bir ödeme emri tebliği zorunludur. Alacaklı taraf icra takip dosyasının yetkili icra dairesine intikalini sağladıktan sonra, borçluya yeni bir ödeme emri tebliğ ettirmeden, ortada mevcut ve geçerli bir icra takibi olmaması sebebiyle itirazın iptali davası koşulları oluşmayacağı ve davanın dinlenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla ( Yargıtay 22.H.D. 2017/39469 Esas 2020/6577 Karar sayılı ilamı, 12. H.D. 2009/29381 Esas, 2010/10924 Karar sayılı ilam vb. ilamlar) buna göre somut olayda; davacı tarafından davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2026/... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, başlatılan icra takibinde ödeme emrinin borçluya gönderildiği, davalı-borçlunun yetkiye itiraz etmesi üzerine yetkisizlik kararı ile dosyanın .... İcra Müdürlüğüne gönderildiği anlaşılmıştır. Artık yetkisiz icra müdürlüğünün gönderdiği ödeme emri geçersiz olup, yetkili icra müdürlüğünce yeni bir ödeme emrinin borçluya gönderilmesi gerekir. Ancak dosya içerisinde borçluya yetkili icra müdürlüğünce gönderilen ödeme emrine rastlanılmamış olup bu durumda davalı borçlunun borca itirazının da geçersiz olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmakla; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 22/02/2023 tarihli 2022/6977 Esas 2023/1027 Karar sayılı ilamı da nazara alınarak geçerli bir ödeme emri ile ona dair geçerli bir itiraz, itirazın iptali davalarında özel dava şartı olduğundan, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır." ve (14). Fıkrası: "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak sistem üzerinden yapılan inceleme neticesinde sarf kararı düzenlenmediğinden ödeme yapılmadığı, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair karar verildiği gözetilerek, ilerde sarf kararı düzenlenmesi halinde arabulucuya ödenecek olan ücretin davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-DAVANIN DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL karar harcının peşin yatırılan 7.012,36-TL'den mahsubu ile fazla yatırılan 6.280,36-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığı ancak sarf kararı düzenlenmediği görülmekle (Başvuru Numarası: 2026/11853 – 2026/81036); Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek olan 2026 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 6.000,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Sarf kararı düzenlendiğinde; arabuluculuk ücretinin tespit edilenden eksik/fazla olması durumunda bakiye miktarın iadesine ya da tahsiline ilişkin talep halinde işlem yapılmasına, Dair, dosya üzerinden ve tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.10/09/2026

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/489, K. 2026/588, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-489-e-2026-588-k-c48b484ad784