İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/482 E. 2026/330 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/482
Karar No
2026/330
Karar Tarihi

T.C. ...2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN

T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2026/482 Esas KARAR NO : 2026/330

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... -.... DAVALILAR : 1- ... - ... ... 2- ... - ... ... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 13/05/2026 KARAR TARİHİ : 14/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'in maliki, diğer davalı ...'in sürücüsü bulunduğu ... plaka sayılı minibüsün neden olduğu kaza neticesinde 11/01/2024 tarihinde yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkilinin olayda yolcu olduğunu ve herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalı tarafın ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-b maddesini ihlal ettiğinin tespit edildiğini, davalı ...'in asli kusurlu, diğer davalı ...'in araç sahibi olması nedeniyle müşterek ve müteselsilen sorumlu bulunduğunu, müvekkilinin şikayetçi olması üzerine ...Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2025/15952 esas sayılı dosya ile soruşturma başlatıldığını, ...9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2025/210 Esas sayılı dosyasında alınan raporda müvekkilinde basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmayacak şekilde yaralandığının tespit edildiğini, kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır derecede olduğunun tespit edildiğini, Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan raporda müvekkilinin sürekli iş göremezlik oranının %13 ve sürekli olduğunu ve tıbbi iyileşme ve rehabilitasyon sürecinin 6 ay olduğunun tespit edildiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin hayatının büyük ölçüde zorlaştığını ve manevi olarak yıprandığını iddia ederek 750.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklı manevi tazminat istemine ilişkindir. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 4. ve 5'inci maddelerinde ticari dava düzenlenmiş olup TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticarî dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesince bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması (mutlak ticari dava olması) gereklidir. Aynı Kanun'un 5'inci maddesinde ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği ve Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin, diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiş olup işin ticarî nitelikte olması veya sayılması, davanın ticari dava olarak kabulü için yeterli değildir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında; uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, tarafların tacir olduğuna ilişkin bir iddia ve delilin dosyada yer almadığı, meydana gelen trafik kazasından ötürü davalının kusurunun olup olmadığı, davacının manevi zararının oluşup oluşmadığı noktasında uyuşmazlık bulunduğu bu durumda, davanın niteliğine göre, olayda nispi ya da mutlak nitelikteki bir ticari dava söz konusu olmadığından, davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatine varılmakla, Mahkememizin görevsizliğine karar verilmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Dava konusu olaya ilişkin görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c maddesi uyarınca Mahkemenin görevli olması dava şartı niteliğinde olduğundan, dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2. maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20/1.maddesi uyarınca taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak talepte bulunması halinde dava dosyasının görevli ve yetkili ...ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3- (2) numaralı ara karar gereği olarak dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için gerekli başvurunun yapılmaması durumunda davanın Kanun gereği açılmamış sayılacağı ve Mahkememizin bu konuda re'sen karar alacağı hususunun taraflara ihtarına (tebliğin ihtar yerine geçmesine) 4-Yargılama giderlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331/2. maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi. 14/05/2026

Katip ... e-imzalıdır.

Hakim ... e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/482, K. 2026/330, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-482-e-2026-330-k-c1cf370421b3