İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/480 E. 2026/459 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/480
Karar No
2026/459
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/480 Esas - 2026/459 Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR

ESAS NO : 2026/480 Esas KARAR NO : 2026/459

DAVA : Eser Sözleşmesi DAVA TARİHİ : 18/09/2025 KARAR TARİHİ : 15/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 15/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Eser Sözleşmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında ... . Noteri huzurunda 07.04.2022 tarihinde Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca; davalı şirket ... kapsamında ... net alanı 44.04 metrekare ve brüt alanı 53.16 metrekare olan konutun tapusunun sözleşmenin 4.5 maddesi uyarınca müvekkiline en geç 07.04.2025 tarihinde devredilmesi gerekirken bu tarih itibari ile devredilmediğinden davalı şirketin temerrüde düştüğünü, müvekkilinin ... 'de ikamet etmekte olup ...'da konut almasının tek amacının tapu devri sonrası konutu satmak böylece çocuklarının eğitim giderleri için birikim olarak banka hesabında değerlendirmek olduğunu, müvekkilinin inşaat aşaması bitmiş olan konutun sözleşmeye uygun olarak tapusunun da verileceğine güvenerek konutu satışa çıkardığını, 7.500.000 TL den alıcı bulduğunu ancak davalı şirket tapuyu devretmediği için satışı gerçekleştiremediğini, satış fırsatını kaçırdığını ve satış rakamından elde edeceği faiz gelirinden yoksun kaldığını, arabuluculuk başvurusunun anlaşamama olarak sonuçlandığını ileri sürerek, ... kapsamında ..., net alanı 44.04 metrekare ve brüt alanı 53.16 metrekare olan konutun mülkiyetinin sözleşmede belirtilen zamanda müvekkile geçirilmemesi ve müvekkilin konut satışını gerçekleştirememesi sebebiyle konut rayiç bedeli üzerinden 07.04.2025 - 03.06.2025 tarihleri arasında işlemiş olacak 57 günlük piyasa faizinin hesaplanarak karar gününe kadar oluşmuş faizi ile davalı şirketten alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinde açıkça görüleceği üzere, taşınmazı kullanım amaçlı değil, yatırım amaçlı satın aldığının beyan edildiğini, yine davacının ... . Noterliği vasıtası ile keşide ettiği 11/04/2025 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde "...müvekkil satmak amacı ile yatırım yaptığı gayrimenkulü nakite çevirememektedir." şeklinde beyanda bulunduğunu, bu durumda davacının 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında "tüketici" sıfatına sahip olmadığını savunarak görev itirazında bulunmuş, davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL: Dava, Davanın; davalıdan alınan taşınmazın gecikmeli olarak devir işlemlerinin yapılması nedeniyle davacının söz konusu taşınmazı dava dışı 3. Kişiye satamaması nedeniyle uğradığı zararın tazminine ilişkin alacak davası niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Eldeki davanın 18/09/2025 tarihinde ... esas sayılı dosya ile ... Mahkemesinde açılıp mahkemece yapılan yargılamada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilip dosyanın mahkememize tevzi olduğu anlaşılmıştır. 28 Kasım 2013 tarih ve 28835 sayılı Resmi Gazetede yayınlanıp 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesine göre Tüketici:" Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi" olarak, aynı yasanın 3/1-l maddesine göre Tüketici işlemi: "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" olarak tanımlanmıştır. Bu yasada yapılan en esaslı değişiklikler tüzel kişilerin tüketici kavramının dışında tutulması ve tüketici işlemi kavramının kapsamının genişletilmesidir. Buna göre tüketici işlemi; eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere kurulan her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder şeklinde yeniden tanımlanmıştır. Böylece uygulamada ortaya çıkan ve tüketici sözleşmelerinin kapsamının daraltan yorumların da önüne geçilmiş olacaktır."olarak belirtilmiştir Yukarıda kısaca içeriği özetlenen yasal düzenleme nedeni ile davalı 28 Kasım 2013 tarih ve 28835 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanıp 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesine göre ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek kişi olarak tüketici konumundadır. Aynı Yasa'nın 3/1-l maddesine göre uyuşmazlık sigorta işleminden kaynaklanan tüketici işlemidir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 83/2 maddesinde" Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez."hükmü yer almaktadır. Mahkemelerin görevi, dava şartıdır. (HMK m. 114/(1)-c) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. (HMK m.115/(2)) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Somut olayda, davacının tacir olmadığı, yapılan işin tüketici eylemi ve işlemi niteliğinde olduğu, bu hali ile mahkememiz görevsiz olup, tüketici mahkemelerinin görevli oldukları kabul edilip, aşağıdaki şekilde karşı görevsizlik kararı verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-6502 sayılı Yasa'nın 83/2, 6100 sayılı HMK m.114/1-c, 115/2 uyarınca göreve ilişkin dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine, ... Tüketici Mahkemeleri'nin görevli olduklarının tespitine, Daha evvel ... Tüketici Mahkemesi’nin görevsizlik kararı verdiği görülmekle, HMK m.21/(c) uyarınca İstinaf yoluna başvurulmaksızın karar kesinleştiğinde; her iki Mahkeme arasında oluşan olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın ... Bölge Adliye Mahkemesi ... 'na gönderilmesine, HMK m.331/(2) uyarınca, yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından nazara alınmasına,

Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/06/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır.

Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Not : Bu evrak 5070 sayılı Elektronik imza yasası kapsamında imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/480, K. 2026/459, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-480-e-2026-459-k-eb0b26645bc8