İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/94 E. 2026/417 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/94
- Karar No
- 2026/417
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/94 Esas - 2026/417 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2018/94 Esas KARAR NO : 2026/417
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/04/2017 KARAR TARİHİ : 05/06/2026 YAZIM TARİH : 15/06/2026
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı ......A.Ş. şirket arasında 23.11.2013 Tarihinde Devre mülk satış- tanıtımı için katıldığı toplantıda, yapılan kampanyanın bitmek üzere olduğu ve bu fırsatı kaçırmaması gerektiği ancak o gün imza atmaz ise bu haktan faydalanamayacağı vb. Sözlerle kanunun ön gördüğü şekil şartlarını taşımayan ... sözleşmesi imzalandığını, Sözleşmede bedel 9.600TL olarak belirlenmiş ve 25 ay vade yapılmış 250.00Tİ x12ay, 275,00TLx12 ay ve soy y 3.300,00TI olarak taksitler belirlendiğini, Müvekkilinden 28.11.2013 tanzim ve vade tarihli bir adet 9.600,00TL malen kayıtlı tek bono düzenlendiği gibi, toplam 25 adet senet daha düzenlendiğini, ilk senedin vadesi 26 aralık 2012 olup, tutarı 250,00TL olduğunu, müvekkilinin ...'a döndüğü zaman imzaladığı sözleşmeden ve verdiği senetlerden pişmanlık duyarak sözleşmesini fesih ettiğini, ... A.Ş. “ye bildirmiş onlarda feshi kabul ettiklerini, senetlerin kendisine gönderilmediğini, daha sonra müvekkili elinde bir belgesi olmadığı için .... Noterliğinin 21.03.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile sözleşmeden caydığını yazılı olarak davalıya bildirdiğini, davalı 2013 yılından 2017 yılı Nisan ayına kadar müvekkilden her hangi bir talepte bulunmadığı gibi, senet asıllarını da göndermediğini, müvekkilinin sözleşme fesih edildiği için hiç bir ödemede bulunmadığını, davalılar geçersiz sözleşmeye dayalı olarak, sözleşmenin eki olan ve sözleşmeden bağımsız kullanılamayan nama yazılı Senetleri ciro ederek (Her iki şirkette satışı yapılan devre mülklerin işletmecisi gözükmektedir.) ... e. sayılı dosyasından icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak geçildiğini, Müvekkiline tebligat 12.04.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, Müvekkilinin mağdur olmaması için ...E. sayılı icra takibinin müvekkili yönünden teminatsız olarak durdurulmasını talep etmiştir. CEVAP: Davalı yanca cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL: Dava, ... Esas sayılı takip dosyasına borçlu olunmadığının tespiti istemine yönelik olup hukuki ihtilafın devremülk satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu anlaşılmaktadır. Dava, ... Tüketici Mahkemelerine hitaben açılmakla ... Mahkemesine tevzi edildiği ve ... Esas sayısına kaydedildiği, bu mahkemece yapılan yargılamada davalı ......Aş'ye yönelik davanın tefrikine karar verildiği ve dosyanın... Esas sayısına kayıt edildiği, 30/10/2017 tarihinde "...davalı şirketin iş bu dava öncesi iflasına karar verilmiş olduğu, iflas kararı verilmesinden sonra açılan menfi tespit davasının iflas idaresine yönelik olarak yürütülmesi ile talebin aslında İİK 235 md'si gereğince sıra cetveline itiraz ( kayıt kabul ) davası olduğu ve Asliye Ticaret mahkemesinde açılması gerektiği kabul edilerek mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş..." gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmekle ve taraflarca istinaf edilmeksizin 08/12/2017 tarihinde kesinleştiği, dosyanın mahkememize tevzi olduğu sabittir. Her ne kadar ... Mahkemesince hukuki ihtilafın kayıt kabul davası olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmişse de; ... Dairesinin 06/03/2024 tarih ... sayılı ilamında: "Dava, davacı ile davalı ... A.Ş. arasında imzalanan devre mülk satış sözleşmesi kapsamında verilen senetleri ciro yoluyla alan davalı ... A.Ş. tarafından başlatılan takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve icra tehdidi altında ödenen bedelin istirdadı ile sözleşme kapsamında ödenen bedelin tahsiline ilişkindir. Uyuşmazlığın kaynağı sözleşme devre mülk satış sözleşmesi olup, imzalanan sözleşme kapsamında tarafların birbirlerine karşı bir takım yükümlülükler üstlendiği açıktır. Sözleşme içeriği incelendiğinde davacı ticari veya mesleki amaçlarla hareket etmeyen tüketici konumundadır. Buna göre işlem tüketici işlemi olup, görevli mahkemeler ise tüketici mahkemeleridir. Hal böyle olunca, davanın, görevli ve yetkili Tüketici Mahkemesi'nde görülerek yargılamasının sürdürülmesi ve işin esasına girilerek, hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, Mahkemenin görevsiz olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet bulunmamıştır." şeklinde karar verilmiş olduğu; ... Dairesinin 20/09/2023 tarih ... sayılı ilamında: "Somut olayda davacının, davalı ... Sağlık İnş. Turz. Taş. San ve Tic. A.Ş. ile aralarında mevcut devre mülk sözleşmesine dayalı olarak açtığı eldeki davada; 6502 Sayılı Kanun'un 3/1-k maddesi gereğince tüketici sıfatını taşıması ve davacı ile hakkında iflas kararı verilen davalı ... Sağlık İnş. Turz. Taş. San. ve Tic. A.Ş. arasındaki işlemin 6502 Sayılı Kanun'un 3/1-L maddesi gereğince tüketici işlemi niteliğindedir. Davanın 25/11/2015 tarihinde açıldığı, davalı şirketin iflasının dava tarihinde söz konusu olmadığından davanın açıldığı mahkemece davaya devam edilmesi gerektiği, 6502 sayılı Kanunun 83.maddesi de dikkate alındığında; davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesine aittir." gerekçesi ile karar verildiği; Davanın menfi tespit istemine yönelik olduğu, bu halde kayıt kabul davası olarak nitelendirilmesinin de mümkün bulunmadığı, bu yöndeki hukuki nitelendirmenin yerinde olmadığı, yazılı karar ilamları gereğince de eldeki hukuki ihtilafın Tüketici Mahkemesince görülerek neticelendirilmesi gerektiği anlaşılmakla aşağıda yazılı olduğu şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı Yasa'nın 114/1-c, 115/2 maddesi uyarınca davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, ... Tüketici Mahkemelerinin görevli olduklarının kabulüne, İşbu kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde, daha evvel ... Mahkemesinin görevsizlik kararı verdiği ve işbu kararın istinaf incelemesi olmaksızın kesinleştiği tespit edildiğinden, işbu kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde her iki Mahkeme arasında oluşan olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın ... gönderilmesine, HMK m.331/(2) uyarınca, yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından nazara alınmasına, Dair, davacı vekili Av. ... (e duruşma) ile davalı ... vekili Av. ... (e duruşma)'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ... ¸e-imzalıdır.
Hakim ... ¸e-imzalıdır.