İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/450 E. 2026/544 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/450
- Karar No
- 2026/544
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/450 Esas - 2026/544 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/450 Esas KARAR NO : 2026/544
.... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/05/2026 KARAR TARİHİ : 01/07/2026 KARAR Y.TARİHİ : 02/07/2026 .....sayılı gönderme kararı üzerine Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA : Davacı dava dilekçesinde; davacı şirketin, Davalı bankanın .... şubesine ait .... Seri numaralı, 30/04/2026 keşide tarihli, 150.000,00-TL bedelli çeke ilişkin ..... İban numaralı hesabında çek bedelinin karşılığı bulunduğu halde söz konusu çekler hakkında karşılıksızdır işlemi gerçekleştirildiğini, davacı şirketin çekin karşılıksız işlemi gördüğünün bilgisi alınması üzerine çekin ait olduğu banka şubesine talep dilekçesi gönderildiğini ve çek bedelinin meşru hamile gönderildiğini, davacının üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalı bankanın çekin karşılığı hesapta yokmuş gibi işlem yaparak çekler hakkında karşılıksızdır işlemi uyguladığını, bu nedenle davalının hak kaybına uğrayabileceğini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, dava konusu keşidecisi davacı şirket olan, Türkiye .... keşide tarihli, 150.000,00-TL bedelli çek hakkında uygulanan karşılıksızdır işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Mahkememizce, tensiben dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olması nedeniyle; davalıya bu aşamada dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE : Dava, davacıya ait çeklerin, çek bedellerinin karşılığı bulunduğu halde davalı banka tarafından çekler hakkında uygulanan karşılıksızdır işleminin tespiti istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın esasının çözümünden önce dava şartlarından olan Arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkememizin 03/06/2026 tarihli tensip tutanağının 1 nolu ara kararı ile davacıya dava açılırken arabuluculuk dava şartı yerine getirilmiş ise buna dair tutanağı sunmak üzere verilen bir haftalık süre içerisinde arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı anlaşılmıştır. 07.06.2012 tarih ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile bazı hukuki uyuşmazlıklar yönünden, bir yandan tarafların iradeleriyle kendi çözümlerini üretebilmeleri ve daha hızlı sonuç elde edilebilmeleri, öte yandan da mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacıyla yine mahkemeler aracı kılınarak bazı tür hukuk uyuşmazlıklarında alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak “Arabuluculuk” müessesesi benimsenmiştir. Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun’da 06.12.2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir. Bu bağlamda aynı kanun ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir. 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Yukarıda yazılı açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, dava konusunun davalı banka tarafından çekler hakkında uygulanan karşılıksızdır işleminin haksızlığının tespitine yönelik açılan ticari dava niteliğinde olup, 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Davanın, 07/05/2026 tarihinde açıldığı, davadan önce yapılmış arabuluculuk başvurusu bulunmadığı anlaşılmakla, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi ile HMK'nın 115/2. maddesi gereğince, davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Anlatılan nedenlerle, HÜKÜM : 1-Davanın, 6325 sayılı kanunun 18/A-2 ve TTK'nın 5/A maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00 TL harçan davacı tarafından dava açılırken yatırılan 3.165,00 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 2.433,00 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 3-Masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair tarafların yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ....Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ....yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.01/07/2026 .....