İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/445 E. 2026/543 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/445
- Karar No
- 2026/543
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/445 Esas - 2026/543 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/445 Esas KARAR NO : 2026/543
.... DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/06/2026 KARAR TARİHİ : 01/07/2026 KARAR Y.TARİHİ : 02/07/2026 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA : Davacı dava dilekçesinde; Davaya konu .... markasına ait “... model bir adet üçlü koltuk, bir adet ikili koltuk ve bir adet berjer takımının 15.03.2024 tarihinde davalı satıcı firmadan satın alınarak toplam 55.000 TL ödeme yapıldığını, ürünlerin kullanım sürecinde çeşitli ayıp ve kusurlar ortaya çıktığını, davalı firmanın teknik inceleme ekipleri tarafından yapılan değerlendirme sonucunda ürünlerin ayıplı olduğu kabul edildiğini ve ürünlerin tamir/yenileme işlemine alınacağın bildirildiğini, ancak yaklaşık 6-7 haftalık bekleme süresinin ardından ürünlerin önceki halinden daha kötü durumda teslim edildiğini, ürünlerin mevcut hali ile kullanılmasının mümkün olmadığını belirterek, ayıplı ürünlerin bugünkü değerine eşdeğer yeni ürünlerle değiştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Mahkememizce, tensiben dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olması nedeniyle; davalıya bu aşamada dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE : Dava, davacı tarafından davalıdan satın alınan malların ayıplı olduğu iddiasına dayalı ürünlerin misli ile değiştirilmesi talebi istemine ilişkin olduğu anlaşıldı. . Uyuşmazlığın esasının çözümünden önce dava şartlarından olan Arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkememizin01/06/2026 tarihli tensip tutanağının 1 nolu ara kararı ile davacıya dava açılırken arabuluculuk dava şartı yerine getirilmiş ise buna dair tutanağı sunmak üzere verilen bir haftalık süre içerisinde arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı anlaşılmıştır. 07.06.2012 tarih ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile bazı hukuki uyuşmazlıklar yönünden, bir yandan tarafların iradeleriyle kendi çözümlerini üretebilmeleri ve daha hızlı sonuç elde edilebilmeleri, öte yandan da mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacıyla yine mahkemeler aracı kılınarak bazı tür hukuk uyuşmazlıklarında alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak “.....” müessesesi benimsenmiştir. Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun’da 06.12.2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir. Bu bağlamda aynı kanun ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir. 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Yukarıda yazılı açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, dava konusunun davacı tarafından davalıdan satın alınan malların ayıplı olduğu iddiasına dayalı ürünlerin misli ile değiştirilmesi talebi ile açılan eda davasının satım bedeli üzerinden belirlenecek nisbi harca tabi, eda davası niteliğinde olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Arabuluculuk görüşmesi yapılarak dava şartının yerine getirilmediği anlaşılmakla, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi ile HMK'nın 115/2. maddesi gereğince, davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Anlatılan nedenlerle, HÜKÜM : 1-Davanın, 6325 sayılı kanunun 18/A-2 ve TTK'nın 5/A maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça dava açılırken yatırılan 939,27 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 207/27 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 3-Masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair tarafların yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.01/07/2026
.....