İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/440 E. 2026/323 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/440
Karar No
2026/323
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/440 Esas KARAR NO : 2026/323 DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 07/05/2026

---------- sayılı GÖREVSİZLİK kararı üzerine mahkememize tevzi edilen Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/01/2024 tarihinde saat 10:40 sıralarında davalı şirkete ait -------- Tesisinde, davalı -------- ait ---------- plaka sayılı aracın, damperini kaldırarak hafriyat toprağını boşaltacağı sırada dengesini kaybederek davacıya ait --------- plaka sayılı aracın üzerine devrildiğini, bahse konu kaza neticesinde davacının maliki olduğu -------- markalı aracın ciddi surette hasarlandığını, aracın kullanılamaz hale geldiğini, kazaya karışan her iki aracın da yüksek tonajlı, dorse kısımlarında hafriyat toprağı taşıyan tır olduğunu, kazanın, hafriyat döküm sahası içerisinde gerçekleştiğini, bu sahanın işletilmesinin --------- Büyükşehir Belediyesinin iştiraki olan davalı şirkete ait olduğunu, kazana yaşandığı gün davacı ve davalı ---------- hafriyat toprağını boşaltmak için söz konusu döküm sahasına geldiğini, davalı şirket çalışanlarının yönlendirmesiyle saha içerisinde döküm yapılacak yere yanaştıklarını, davalı şirketin saha personellerinin iki araç arasında yaklaşık 3 metre boşluk bırakacak şekilde araçları yanaştırdıklarını, oysa ki genel kuralın, döküm yapılırken iki araç arasında 15 metre mesafe bırakılması olduğunu, davalı ---------- sevk ve idaresinde olan aracın yükünü boşaltırken hafriyat malzemesinin kaymaması sonucu dengesini kaybederek davacının aracının üzerine devrildiğini, dava konusu kazanın saha personeli ve davalı--------- kusurundan kaynaklandığını, saha kurallarınını çalışanlar tarafından eksiksiz şekilde uygulanarak dökümü yapılsaydı araç devrilse dahi aradaki mesafenin yeterli olmasından kaynaklı davacının aracında hasarın meydana gelmeyeceğini, davacının hasara uğrayan aracının hafriyat toprağı taşıyan yüksek tonajlı tır olduğunu, davacının hem bu aracın sahibi hem de şoförü olduğunu, davaya konu kaza neticesinde aracın dorse ve kupa kısımlarının ağır hasar gördüğünü, bu nedenle hasar bedelinin davalılar tarafından tazmin edilmesi gerektiğini, hasar gören parçaların orijinal parçalar ile değiştirilseler dahi aracın kazalı araç olarak kabul edileceğinden aracın satış değerinin düşeceğini ve değer kaybına uğrayacağını, davacı aracını ticari amaçla kullandığını, aracın tamir olduğu süre boyunca araçtan yararlanamayacağını, bu nedenle bir hafriyat tırının günlük kazancının emsaller üzerinden hesaplanmasını ve aracın kaç günde tamir edileceğinin bilirkişi marifetiyle tespitinin yapılmasını talep ettiklerini, davacının uğradığı kazanç kaybına ilişkin değerin davacı tarafça tam ve eksiksiz belirlenemeyeceğini, bu hususta yapılacak tespit sonucunda artırılmak üzere kazanç kaybı bedeli talep ettiklerini, davacının aracı ile davalı ---------- aracının olması gerekenden az boşluk kalacak şekilde yanaşmalarına neden olanın davalı şirket bünyesinde çalışan saha personelleri olduğunu, davacı, davalı şirkete bağlı saha personelinin talimatı ile kazanın yaşandığı yere aracını yanaştırdığını, davacı ile davalı şirket arasında TBK gereğince sözleşme ilişkisi bulunduğunu, davacının tacir sıfatını haiz olmayıp geliri esnaf işletmesi için öngörülen sınırın da altında olduğunu, açıklanan nedenlerle resen nazara alınacak sebeplerle, işbu belirsiz alacak davası ile mahkemenizce bilirkişi marifetiyle zarar kalemleri hesaplanana kadar şimdilik 100-TL bakiye hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100-TL değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100-TL ticari kazanç kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı -----------Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu davanın görevli mahkemede açılmadığını bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacının kaza tarihinde hafriyat sahasına giriş yaptığı kayıtların davalı şirketçe temin edildiğini, ilgili kayıtlarda yer alan hafriyat sahası giriş fotoğrafına göre davacı yanın aracının dorsesinde bulunan malzemenin nemli olduğunu, bahse konu teknik bir konu olmakla beraber; aracın döküm yapacağı malzeme ne kadar kuru olursa, dökümü o kadar kolay olacağını, nemli bir malzeme olması halinde dorsenin yukarıya kaldırılsa da malzemenin kamyona yapışacağını ve dökümün gerçekleşmeyeceğini, bu nedenle genellikle malzemenin dökülmesi için araçların çok fazla ileri-geri hareketi yaptığını, bu hareketi yaparken saha personelinden direktif almadıklarını, saha personelinin döküm yapılacak malzemenin dorseden kayıp kaymamasından sorumlu olmadığını, davaya konu kazanın da bu ileri-geri manevralardan kaynaklandığını düşündüklerini, döküm yapılacak malzemenin temini davalı şirket tarafından yapılmadığından aracın devrilmesinden de davalı şirketin sorumlu olmadığını, davalı şirket ve yüklenicisinin yalnızca malzemenin dökümünün yapılacağı yeri temin ettiğini, mahkememizce davaya konu --------- plakalı ve ----------- plakalı araçların teknik bakımlarının yapılıp yapılmadığına, yapıldıysa hangi tarihlerde ve ne zaman yapıldığına ilişkin gerekli bilgi ve belgelerin sunulması için taraflara kesin süre verilmesini talep ettiklerini, kuralın ihlali halinde davalı şirket ya da hafriyat sahasının yüklenicisi ---------Ş.'nin sorumlu olduğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığını, davalı şirket tarafından ilgili hafriyat sahasında döküm yapma hususunda anlaşma yapılırken hafriyat sahaları iş sağlığı ve güvenliği taahütnamesi imzalatıldığını, bahse konu taahhütnamenin işbu davaya konu davacı ve davalı tarafından da imzalandığını, tarafların ilgili hafriyat sahasında gerçekleşecek her türlü maddi ve manevi zarardan davalı şirketin sorumlu tutmayacakları hususunda taahhütname tanzim ettiklerini, davacı yanın değer kaybı hususunda öncelikle sigorta şirketine başvurması gerektiğini, bu nedenle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, davacının her ne kadar dava ikame edilirken ticari kazanç kaybının belirsiz olduğu iddia etmiş ise de ticari nitelikteki bir aracın kaza yapması sonucu oluşan kazanç kaybının belirlenebilir olduğunu, bu nedenle işbu davada bu yöndeki talebin belirlenebilir olması sebebiyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davanın ----------Ş.'ye ihbar edilmesini talep ettiklerini, taahhütname ve sözleşme uyarınca döküm yapan ve davacının döküm yapmasına muvafakat veren ----------- ŞTİ.'ye davanın ihbar edilmesini talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle değer kaybı talebi yönünden sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmemiş olduğunu bu nedenle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, mahkememiz aksi kanaatte ise davacının ticari kazanç kaybı yönünden talebinin belirlenebilir olduğunu bu nedenle davanın usulden reddine, mahkememiz aksi kanaatte ise davanın kazaya konu hafriyat sahası yüklenicisi olduğunu beyan ettikleri --------Ş. olması sebebiyle ihbar edilmesini, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.Davalı ---------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından KTK 97. Maddesinde belirtilen usule göre sigorta şirketine herhangi bir başvuru yapılmadığını bu nedenle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı yanın şirketlerin döküm işlerini yapması nedeniyle ilgili şirketler tarafından söz konusu giderler ve kazançların faturalandırılması gerektiğini, bu nedenle davacının kazancının belirlenebilir olduğunu, bu nedenle davacının ticari kazanç kaybına ilişkin belirsiz olarak açtığı davanın reddi gerektiğini, işbu davanın görevsiz mahkemede açıldığını bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, 23/01/2024 tarihinde saat 10:40 sıralarında davalı --------- ait --------- plaka sayılı araçla davacı yana ait --------- plaka sayılı araç arasında damperin devrilmesi sonucu kaza meydana geldiğini, hafriyat döküm sahaların kurulması, yönetilmesi ve işletilmesi belediyelerin sorumluluk alanında olduğunu,-------- Büyükşehir Belediyesi bu yetkisini diğer davalı olan şirkete ve şirketlere devrettiğini, döküm sahaları içerisinde hafriyat toprağının boşaltılacağı yerin gösterilmesi, araçların yönlendirilmesi gibi operasyonel faaliyetleri "hop hopçu" diye tabir edilen saha personelleri tarafından yapıldığını, hafriyat toprağını boşaltmak için gelen araçların döküm sahasına girdikten sonra kendi rızalarıyla hareket edemediklerini, tüm emirler ve yönlendirmeleri saha personeli olan hop hopçular tarafından verildiğini, saha personellerinin araçların hangi yere döküm yapacağı, nereye yanaşacağı, ne zaman hafriyat toprağının boşaltılacağını seslenerek belirttiklerini, 23/01/2024 tarihinde davalı---------- kendi uhdesinde olan hafriyat kamyonuyla döküm sahasına girdikten sonra hafriyat yükünün boşaltılacağı alana hop hopçular tarafından yönlendirildiğini, davalı ---------- döküm yapılacak alana girdikten sonra yükünü boşaltmak amacıyla araç damperini yukarıya kaldırdığını, bu esnada davalı hafriyatı dökmeye çalışırken, hop hopçular tarafından davacıya ait araç davalının yükünü boşaltacağı yere yönlendirildiğini, davacıya ait hafriyat yüklü kamyon her ne kadar daha öncesinde hafriyat döküm sahasına giriş yapmış olsa da hafriyatın döküleceği alana davalı ---------- daha önce yanaştığını, hafriyat dökümünün yapıldığı tarihte yoğun yağışlar yaşandığını, davalının taşımış olduğu yükün yoğun yağışların etkisiyle nemli hale geldiğini, ilgili kazanın yaşanmasında davalı -------- en ufak bir kusuru bulunmadığını, açıklanan nedenlerle davanın öncelikle görevsizlik kararı verilerek görevli mahkeme olan asliye ticaret mahkemesi'ne gönderilmesine, davanın öncelikle dava şartı yokluğundan dolayı usulden reddine, mahkememizin aksi kanaatte olması halinde ise davacının ticari kazanç kaybı yönünden talebinin belirlenebilir olması sebebiyle davanın usulden reddine, davanın esasına ilişkin tahkikata geçilmesine karar verilmesi halinde davanın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasından dolayı ----------Ş.'ye sigorta şirketine ihbarına ve taraf teşkilinin sağlanmasına, mahkememiz aksi kanaatte olunması durumunda, gerçekleşen kazada davalı ------------ kusursuz olması nedeniyle yapılacak yargılamada davanın esastan reddine, mahkememiz aksi kanaatte ise sorumlu sigorta şirketinin sorumluluğu kapsamında zararın tazminine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

SAFAHA---------- sayılı kararı ile "Mahkememizin görevsizliğine, davaya bakmakta görevli Mahkemenin --------- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine, " şeklinde karar verilerek mahkememize tevzi edilen dosyası iş bu esasa kaydedilmiştir.

Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasıdır.01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 03/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5'inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 5/A maddesine göre: "(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, dava konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3'üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen 18/A maddesine göre: "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." Tüm dosya kapsamından; dava arabuluculuğa el verişli olmakla beraber dava şartı arabuluculuk kapsamında kalabilmesi için uyuşmazlık konusunun para alacağının ödenmesine ilişkin olması ve talep sonucunun tazminat veya alacağa ilişkin olması ya da her ikisini birlikte içermesi gerekir. TTK nun 5/A maddesindeki düzenleme ile talep sonucuna değil dava konusuna açıkça vurgu yapılarak dava konusunun bir miktar paranın ödenmesi olması şartı aranmış olduğu, alacak davasının dava şartı arabuluculuk kapsamında kaldığının kabulü gerekmiştir. Bu hali ile davacı yanın arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açtığı ve dava konusu alacak talebi bakımından davanın ilk açılış tarihi olan 04/07/2024 tarihi itibarıyle zorunlu arabuluculuğun söz konusu olduğu, dava şartının gerçekleşmediği, bu hususun da hakim tarafından re'sen gözetilmesi gereken ve eksikliği giderilemeyecek bir konu olduğu, 6100 sayılı HMK 114/2 maddesi gereğince özel kanunlardaki dava şartlarının da incelenmesi gerekeceğinden HMK 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 138. Maddesi Gereğince: ''(1) Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir. ''Ayrıca her ne kadar iş bu dosyaya henüz ön inceleme günü tayin edilmemiş ise de, usulen dinlenmesi mümkün olmayan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş olup, dava şartlarının hakim tarafından yargılamanın her aşamasında resen incelenmesi gerektiğinden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın 6100 sayılı HMK 114/2 ve HMK 115/2 maddeleri gereği dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL ve 8.166,66 TL ıslah harcının toplamı olan 8.594,26 TL harcın mahsubuyla bakiye 7.862,26 TL harcın dosyanın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.07/05/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/440, K. 2026/323, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-440-e-2026-323-k-0a2d9aadf8f0