İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/426 E. 2026/907 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/426
Karar No
2026/907
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/426 Esas KARAR NO : 2026/907

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 12/05/2026 KARAR TARİHİ : 22/10/2026

DAVA :Davacı vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı şirket arasında İstanbul İli, ... İlçesi ... Mahallesi 6883 ada 1 parselde kayıtlı arsa üzerine inşaa edilen ... Toplu Konut Projesindeki uyuşmazlıkların çözümü için adi ortaklığın tasfiyesi doğrultusunda borçların ve alacakların tespiti amacıyla 12/05/2025 tarihli ve 2025/... sayılı ticari arabuluculuk belgesinin imzalandığını, dilekçesinin devamında, ; " 2025/... sayılı Ticari Arabuluculuk Anlaşma Belgesinin Mevcut Borçların Ödenmesi başlıklı II/10. Maddesi ''... Gayrimenkul İnşaat A.Ş. İşbu anlaşma belgesinin I/5 hükmünde belirtilen adi ortaklık borçları olan 21.940.672,00-TL'nin yarısı ile I/4 hükmünde belirtilen ve ... Yapı tarafından adi ortaklığa yapılan fazla ödeme olan 2.982.312TL'nin yarısının toplamı olan 12.461.492,00-TL bedelin, 1.461.492,00-TL'si en geç 17/06/2025 tarihine kadar Adi Ortaklığın Ticari Banka hesabına, Kalan 11.000.000,00-TL'si ise ... Gayrimenkul İnşaat A.Ş. Lehine keşide edilecek aşağıda miktar ve tarihleri belirlenmiş onbir adet çeklerin çek teslim tutanağı ile lehdara teslimi ve tahsili ile ödenmiş sayılacaktır.'' şeklinde düzenlenerek Borçlu ... Gayrimenkul İnşaat A.Ş. Tarafından çeklerin müvekkile teslimi ve bu çeklerin bedellerinin ödenmesi hususunda anlaşma sağlanmış bulunmaktadır. Ancak davalı borçlu ... Gayrimenkul İnşaat A.Ş., 12.05.2025 tarihli ve 2025/... sayılı Ticari Arabuluculuk Anlaşma Belgesinden kaynaklanan yükümlülüklerine aykırı davranarak, Arabuluculuk Anlaşma Belgesinde belirtilen çeklerin teslim tarihleri geldiğinde hiçbirini müvekkile keşide etmemiş ve bu doğrultuda takip tarihi itibariyle 15.07.2025, 15.08.2025, 15.09.2025, 15.10.2025, 15.11.2025 ve 15.12.2025 tarihlerinde muaccel olmuş toplamda 6.000.000,00-TL borcunu ifa etmemiştir. Yine 12.05.2025 tarihli Arabuluculuk anlaşma Belgesinin II/15. Maddesi ''İşbu Anlaşma Belgesinin II/2-3-4-5-6-10-13. Maddelerinde yer alan yükümlülüklerini yerine getirmeyen tarafın diğer tarafa ihlal edilen yükümlülüğün maddi karşılığını geçmemek üzere, her bir ihlali için ayrı ayrı 1.000.000,00-USD (birmilyondolar) cezai şart ödeyeceği hususunda anlaşmışlardır'' şeklinde düzenlenmiştir. Davalı borçlu, 2025/... sayılı Ticari Arabuluculuk Anlaşma Belgesinin Mevcut Borçların Ödenmesi başlıklı II/10. Maddesinde düzenlenen toplamda 6.000.000,00-TL'lik borcunu ifa etmediğinden, anlaşma belgesinin II/15.maddesinde düzenlenen her bir ihlal için (cezai şart bedeli ihlal edilen yükümlülüğün maddi karşılığını geçemeyeceğinden) 1.000.000,00-TL olmak üzere toplamda 6.000.000,00-TL ifaya ekli cezai şart ödeme borcu muaccel olmuştur. Ancak davalı borçlu, anlaşma belgesinden kaynaklanan asli borcuna aykırı davrandığı gibi ifaya ekli cezai şart ödeme borcunu da yerine getirmemiştir.Bu kapsamda vadesi gelen ödemelerle ilgili müvekkil şirketin borcun ödenmesi hususundaki talepleri devamlı şekilde yanıtsız bırakıldığından cebri icra yoluna başvuru zorunlu hale gelmiş ve böylece davalı borçlu ... Gayrimenkul İnşaat A.Ş. aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2025/... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmıştır. İşbu takip dosyasında düzenlenen ödeme emri, borçlunun UETS adresine 25.12.2025 tarihinde iletilmiş ve 30.12.2025 tarihinde tebliğ edilmiş sayılmıştır. Davalı borçlu tarafından 28.12.2025 tarihinde matbu bir dilekçe ile takibe, borcun tamamına, borcun tutarına, faize, faiz oranına, işlemiş ve işleyecek olan faize ve takibin tüm ferilerine itiraz edilmiş; takip dayanağı 2025/... sayılı Ticari Arabuluculuk Anlaşma Belgesine ve anlaşma belgesindeki imzaya ise itiraz edilmemiştir." şeklinde beyanda bulunarak davalı tarafın icra takibine karşı yapmış olduğu itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde; "Davacı tarafın dava dilekçesinde dayandığı arabuluculuk anlaşma belgesinin ilam niteliğinde belge sayılabilmesi, onu sözleşmesel yorum kurallarından bağımsız, tek taraflı ve soyut bir tahsil belgesi hâline getirmez. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca taraflar ve avukatları ile arabulucunun, ticari uyuşmazlıklar bakımından ise avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılabilir; ancak bu nitelik, anlaşma belgesinin maddi hukuk bakımından bir borçlar hukuku sözleşmesi olduğu, tarafların karşılıklı edimlerinin sözleşmenin tamamı ve dürüstlük kuralı çerçevesinde yorumlanacağı gerçeğini ortadan kaldırmaz. Nitekim Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 10.10.2022 tarihli, 2022/12111 Esas ve 2022/11575 Karar sayılı kararında, arabuluculuk anlaşma belgesinin icra edilebilirlik ve ilam niteliği bakımından şekli unsurlarının değerlendirilmesi gerektiği, anlaşma belgesinin hangi imzaları taşıdığı ve 6325 sayılı Kanun’un 18. maddesindeki koşulları karşılayıp karşılamadığının ayrıca incelenmesi gerektiği kabul edilmiştir. Bu kararın somut uyuşmazlık bakımından önemi şuradadır: arabuluculuk anlaşması, davacının ileri sürdüğü gibi yalnızca bir “ödeme takvimi” şeklinde ele alınamaz; tarafların anlaşma belgesindeki karşılıklı iradeleri, edim dengesi, ifa sırası ve taraflardan hangisinin hangi yükümlülüğü ihlal ettiği mahkemece maddi hukuk hükümleri uyarınca ayrıca incelenmelidir. Taraflar arasında imzalanan arabuluculuk anlaşmasında ... Gayrimenkul İnşaat A.Ş. ile ... Yapı Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında kurulan ...-... Adi Ortaklığı’nın fiilen sona erdiği, ...’ın fiilen ortaklıktan çekildiği, ancak ... projesinin ruhsat, iskan, kat mülkiyeti ve resmi işlemleri sebebiyle adi ortaklığın yalnızca hukuken ve şeklen devam edeceği açıkça kabul edilmiştir. Anlaşmanın bu yapısı, tarafların bundan sonraki süreçte aynı konumda bulunmadığını; projenin fiili yürütümü, inşaatın tamamlanması ve resmi/ticari süreçlerin yönetimi bakımından davacı ...’ın ön plana çıktığını göstermektedir. Nitekim anlaşma belgesinde, projenin henüz tamamlanmamış kısmının ... tarafından yürütülerek tamamlanacağı, resmi kurumlar nezdindeki iş ve işlemlerin yapılacağı, mevcut borçlar ve anlaşma sonrası doğacak yükümlülükler bakımından taraflar arasında özel bir sorumluluk rejimi kurulduğu açıkça düzenlenmiştir. Bu nedenle davacı, bir yandan proje yönetimini ve anlaşma sonrası ticari süreci üstlenip diğer yandan kendi edimlerini yerine getirmeden ...’ı temerrüde düşmüş gibi gösteremez; zira uyuşmazlık, davacının iddia ettiği gibi yalnızca çeklerin keşide edilmemesi meselesi olmayıp, davacının kendi edimlerini ifa edip etmediği ve ...’ın ödemezlik defi ileri sürme koşullarının oluşup oluşmadığı meselesidir. Arabuluculuk anlaşmasının II/1-c ve II/10-b hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, anlaşma tarihinden sonra gerçekleşecek iş ve işlemlerden kaynaklanan, anlaşmada açıkça özel olarak düzenlenenler dışındaki adi ortaklık borçlarından davacı ...’ın sorumlu olduğu; adi ortaklığın hukuki yapısı nedeniyle ...’ın resmi kurumlara veya üçüncü kişilere ödeme yapmak zorunda kalması hâlinde bu bedellerin ferileriyle birlikte davacı tarafından tazmin edileceği; ayrıca ... tarafından yapılacak ödemelerin adi ortaklığın mevcut borçlarına karşılık adi ortaklık nam ve hesabına alacaklılara yönlendirileceği düzenlenmiştir. Buna rağmen davacı, vergi dairesi ve diğer resmi kurum borçları bakımından gerekli ödemeleri yapmamış, bu nedenle yalnızca adi ortaklık veya şirket malvarlığı değil, ... şirketi ve şirket yetkililerinin hesapları dahi haciz tehdidi ve fiili haciz işlemleriyle karşı karşıya kalmıştır. Bu husus, ...’ın kötü niyetli değil, aksine davacının ifa etmeyi üstlendiği yükümlülüklerin yerine getirilmemesi sebebiyle mağdur konuma düşen taraf olduğunu göstermektedir. Davacı taraf, kendi ihmal ve ihlallerinden kaynaklanan kamu borcu ve haciz baskısını gizleyerek ...’ı borçlu ve kötü niyetli taraf gibi göstermeye çalışmakta; bu ise TMK m.2’de düzenlenen dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılmaması ilkesi ile bağdaşmamaktadır. Müvekkil ..., anlaşma kapsamında üzerine düşen bağımsız bölüm devirleri ve ipotek tesisi yönünden yükümlülüklerini yerine getirmiştir. Anlaşmada, inşaat maliyetinin karşılığı olarak belirlenen bağımsız bölümlerin davacı ...’a devri, belirli bağımsız bölümler üzerine ... lehine inşaat yapım ipoteği konulması, belirli bağımsız bölümler üzerinde ise ... lehine borç ipoteği tesis edilmesi öngörülmüştür. Müvekkil, bu yöndeki edimlerini yerine getirmiş; taraflar arasında düzenlenen tutanak ve tapu kayıtlarıyla sabit olduğu üzere daire devri yapılmış, ipotekler verilmiş ve anlaşmanın ...’a yüklediği ayni teminat/taşınmaz devri boyutu ifa edilmiştir. Buna karşılık davacı, anlaşmanın kendi üzerine yüklediği proje tamamlama, mevcut borçları ödeme, resmi kurum borçlarının ...’a sirayet etmesini önleme ve adi ortaklık sürecini dürüstlük kuralına uygun yönetme yükümlülüklerini yerine getirmemiştir. Bu nedenle davacının, kendi edimlerini ifa etmeden ...’dan para borcu ve cezai şart talep etmesi TBK m.97’deki ödemezlik defi karşısında hukuken korunamaz. Davacı tarafın dava konusu takipte ileri sürdüğü alacak iddiası, bu nedenlerle kayıtsız şartsız, likit ve tartışmasız bir alacak değildir. Davacının iddia ettiği asıl alacağın doğup doğmadığı, muaccel olup olmadığı, hangi ifa sırasına tabi bulunduğu, davacının kendi edimlerini yerine getirip getirmediği, ...’ın ödemezlik defi kapsamında edimini ifadan kaçınma hakkının bulunup bulunmadığı, vergi dairesi hacizlerinin ve resmi kurum borçlarının kimin ihlalinden kaynaklandığı, bağımsız bölüm devirleri ile ipoteklerin anlaşmaya uygun şekilde verilip verilmediği ve davacı tarafından ileri sürülen cezai şartın doğup doğmadığı yargılama gerektiren, bilirkişi incelemesi ve dosya celpleriyle aydınlatılması gereken hususlardır. Bu nedenle davacı tarafın “arabuluculuk anlaşması var, çekler verilmedi, alacak likittir” şeklindeki basitleştirilmiş anlatımı hukuken yetersizdir. Mahkemenin, sözleşmenin bütününü, tarafların gerçek ifa durumunu, adi ortaklık muhasebesini, tapu/ipotek kayıtlarını, vergi dairesi haciz evrakını ve .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2026/... Esas sayılı dosyasını birlikte değerlendirmesi gerekmektedir. Kaldı ki davacının cezai şart talebi miktar itibarıyla da hakkaniyete, ölçülülüğe ve sözleşmedeki sınırlamaya aykırıdır. Tarafların tacir olması, cezai şartın hiçbir sınır olmaksızın ve somut olayın özellikleri değerlendirilmeden uygulanabileceği anlamına gelmez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14.09.2021 tarihli, 2017/(19)11-943 Esas ve 2021/984 Karar sayılı kararında, tacirler bakımından cezai şartın indirilmesi kural olarak sınırlı olsa da, cezai şartın borçlu tacirin iktisaden mahvına sebep olacak, ticari faaliyetini sürdüremeyecek derecede ağır ve yüksek olması hâlinde bunun ahlaka/adaba aykırılık ve sözleşme serbestisinin sınırı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Aynı kararda, mahkemenin cezai şartın tahsili hâlinde borçlunun ticari hayatını sürdürmesinin mümkün olup olmayacağını, gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırarak araştırması gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda davacı, zaten vergi dairesi hacizleri ve kamu borçları nedeniyle ağır mağduriyet yaşayan ...’dan hem asıl alacak hem de aynı miktara ulaşan cezai şart talep ederek müvekkili ticari yönden çökertmeye yönelik sonuç doğuracak bir talepte bulunmaktadır. Bu nedenle cezai şartın doğduğu kabul edilse dahi, miktarı, sözleşmedeki “ihlal edilen yükümlülüğün maddi karşılığını geçmeme” sınırı, tarafların kusur durumu, davacının ortak kusuru ve ...’ın ekonomik durumu yönünden ayrıca değerlendirilmelidir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık yalnızca huzurdaki dava ile sınırlı olmayıp, davacı ...’ın adi ortaklık yönetimindeki tutumu, anlaşma sonrası yükümlülüklerini yerine getirmemesi, ...’ın resmi kurum ve üçüncü kişi borçları sebebiyle zarara uğratılması ve projenin tek taraflı yönetilmesi nedeniyle .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2026/... Esas sayılı dosyasında “haklı sebeple yönetim yetkisinin tamamen kaldırılması ve adi ortaklığın müşterek yetki ile yönetimine karar verilmesi” istemli dava açılmıştır. Bu dosya, eldeki davada ileri sürdüğümüz savunmalar bakımından doğrudan bağlantılıdır. Zira huzurdaki dosyada davacı, kendisinin anlaşmaya uygun hareket ettiğini ve ...’ın borçlu olduğunu ileri sürerken; .... Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında davacının yönetim yetkisini kötüye kullanması, yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve ...’ın mağdur edilmesi tartışılmaktadır. Bu nedenle anılan dosyanın celbi, oradaki iddia ve delillerin incelenmesi; Mahkemenizce gerekli görülmesi hâlinde HMK m.165 uyarınca bekletici mesele yapılması gerekir. Aksi hâlde aynı taraflar arasındaki aynı maddi vakıa bütününe ilişkin uyuşmazlıklar farklı mahkemelerde eksik inceleme ile değerlendirilmiş olacaktır." şeklinde beyanda bulunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, Ticari arabuluculuk anlaşma belgesinin ilamsız icra takibine konu edilmesi üzerine davalı tarafça takibe karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Deliller ; Ticari arabuluculuk anlaşma belgesi ve ... Asliye Ticaret Mahkemesine ait 2026/... esas sayılı dosya. Dava dilekçesinde bahsi geçen ticari arabuluculuk anlaşma belgesi dosyaya sunulmuş olup, söz konusu belgenin davacı ve davalı şirket yetkilileri ve taraf vekilleri ayrıca arabulucu tarafından imzalandığı görülmüştür. Davalı tarafça cevap dilekçesinde bahsi geçen ... Asliye Ticaret Mahkemesine ait 2026/... esas sayılı dosya UYAP üzerinden alınıp incelendiğinde, davacının ... Gayrimenkul ... Aş , davalısının ... Yapı... Aş olduğu, talep konusunun ise taraflar arasında adi ortaklık bulunduğu, adi ortaklığın borçlarının düzenlenmesi amacıyla ihtiyari olarak arabuluculuk anlaşması yapıldığını, davalının yönetimi altında adi ortaklığın SGK ve Vergi Dairesi borçlarının ödenmediği bu sebeple şirket ve/veya yönetici hesaplarına haciz işlendiğini, hem adi ortaklığın selametinin sağlanması hemde müvekkili şirketin ticari mevcudiyetinin devamlılığı için bu durumun önem taşıdığını, adi ortaklığın borçlarından ortakların doğrudan sorumluluğunun bulunduğunu, davalının tutumunun müvekkili ticari şirketin ticari hayatını zora soktuğunu belirterek TBK 629.maddesi kapsamında oluşan haksız sebepler nedeni ile davalı tarafa tanınmış yönetim yetkisinin tamamen kaldırılmasına ve adi ortaklığın yönetiminin müşterek yetki ile yönetilmesine karar verilmesini istediği görülmüştür. Taraflar arasında düzenlenen arabuluculuk anlaşma belgesinde ... Gayrimenkul ... Aş'nin fiilen ortaklıktan çekildiği, ortaklığın sadece şeklen devam edeceği konusunda anlaştıkları ve bu konu hakkında hüküm bulunduğu yine söz konusu anlaşma belgesinde ortaklık koşulları ve ödeme şekilleri ile ilgili ayrıntılı düzenleme yer aldığı, kamu kurumlarına ve vergi dairelerine yapılacak ödemelerden ve usulünden bahsedildiği görülmüş olup, dosyamız davalısı şirket vekilince dosyaya sunulan cevap dilekçesinde, anlaşma belgesine göre projenin henüz tamamlanmamış kısmının ... tarafından yürütülerek tamamlanacağı, resmi kurumlar nezdindeki iş ve işlemlerin yapılacağı mevcut borçlar ve özellikle SGK ve vergi dairelerine olan borçların ödenmesi ile ilgili ...'ın yükümlülüğünün bulunduğunu ancak davacı tarafın bir yandan proje yönetimini ve anlaşma sonrası ticari süreci üstelenip diğer yandan kendi edimlerini yerine getirmeden müvekkiline temerrüde düşüremeyeceğini bu nedenle davacının kendi edimlerini ifa etmemesi nedeniyle müvekkilinin ödemezlik defini ileri sürdüğünü ayrıca ... ATM'de görülmekte olan davanın bekletici mesele yapılmasını talep etmiş olup, ... ATM'de açılan dava da, davacı olan ... Gayrimenkul dava dilekçesinde, karşı tarafın ticari arabuluculuk anlaşması kapsamında kendi üzerine düşen edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle, TBK 629.maddesi kapsamında davalıya tanınmış yönetim yetkisinin tamamen kaldırılmasına ve adi ortaklığın yönetiminin müvekkilininde katılımı ile müştereken yapılması konusunda dava açtığı ve mahkememizde açılan dava da verdiği cevap dilekçesinde de ödemezlik definde bulunduğu anlaşılmakla ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/... esas sayılı dosyasından verilecek kararın mahkememiz dosyasından verilecek kararı etkileyeceği her iki dosya arasında bağlantı bulunduğu, ... Asliye Tİcaret Mahkemesinde açılan dava da ... Gayrimenkul tarafından ileri sürülen iddialara göre ve talep neticesi dikkate alındığında söz konusu anlaşma belgesinin uygulanabilirliğinin irdelenmesi gerektiği (anlaşma belgesinde ... Gayrimenkul'ün adi ortaklıktan fiilen çekildiği sadece şeklen devam edeceği ve adi ortaklığın yöneticisinin ... ... Aş olacağının kararlaştırılmasına rağmen , ... Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan dava da davacı ... Gayrimenkul söz konusu anlaşma belgesinin aksine tekrar ortaklığa fiilen girme iradesinde bulunarak ve adi ortaklığın her iki tarafça müştereken yürütülmesi gerektiğini iddia etmesi nedeniyle) bu nedenle mahkememizde açılan davanın, HMK 166.maddesi kapsamında her iki dosya arasında bağlantı bulunması ve biri hakkında verilecek davanın diğerini etkileyecek nitelikte olmasından dolayı daha önce açılan ... Asliye Ticaret Mahkemesine ait 2026/... esas sayılı dosya ile birleştirilmesine aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Mahkememize ait dosyanın ... Asliye Ticaret Mahkemesine ait 2026/... E. Sayılı dosya ile birleştirilmesine, 2-Birleştirme hususunun derhal mahkemesine bildirilmesine, 3-Karar kesinleştiğinde dosyanın ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, 4-Gerekçeli kararın resen taraf vekillerine tebliğine, 5-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunun birleştirilen dosya üzerinden nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 22/10/2026

Başkan ... ¸e-imzalı Üye .. ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/426, K. 2026/907, T. 22.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-426-e-2026-907-k-0d0c7a14d8ad