İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/642 E. 2026/639 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/642
- Karar No
- 2026/639
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/642 Esas - 2026/639 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/642 Esas KARAR NO : 2026/639
....
DAVA : İtirazın İptali/Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı DAVA TARİHİ : 04/08/2026 KARAR TARİHİ : 06/08/2026 KARAR Y.TARİHİ : 06/08/2026
Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı şirket arasında imzalanan kredi sözleşmelerine istinaden borçlu firmaya kredi kullandırıldığını, bu sözleşmelere ...'ın müşterek borçlu, müşterek-müteselsil kefil sıfatı ile imza attığını, ...'ın vefatı üzerine varisi davalıya ve diğer borçlulara kredi borç ve faizlerinin ödenmesi için ihtarname keşide edildiğini, borçlarını ödemede temerrüde düşen borçlu aleyhine ... sayılı dosya ile 1.148.075.-TL Nakit, 2.095.540-TL tutarlı gayrinakit risk (.....numaralı teminat mektupları, çek yaprak bedeli) için ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu, .... E. sayılı dosyada nakit alacakları için itirazın iptali davasının açıldığını, icra takibine konu edilen gayrinakit risk için itirazın iptali davasının ise ilk açılan itirazın iptali davası ile birleştirilmek üzere işbu dilekçe ile açıldığını beyanla; davanın .... sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II-SAVUNMALAR 2. Usul ekonomisi gereğince davalı yana tebligat çıkarılmamıştır. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar 3. Taraflar arasındaki hukuki ilişki hali hazırda değerlendirilmemiştir. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları 4. Taraflar arasındaki uyuşmazlık belirlenmemiştir. IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 5. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan gayrinakdi alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6. .... olduğu, davadaki uyuşmazlığın, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında akdedilen Kredi Çerçevesi Sözleşmesi'ni müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan ...'ın vefatı üzerine varisi davalı ....'ın sorumluluğunun bulunduğundan bahisle, Kredi Çerçeve Sözleşmesi'nden kaynaklanan nakit alacağın tahsili istemine ilişkin olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davanın 27/04/2026 tarihinde açıldığı ve halen derdest olduğu görülmüştür. 7. HMK'nın 166. maddesinde davaların birleştirilmesi düzenlenmiştir. Buna göre; “(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. (3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir. (4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır. (5) İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır.” 8. Görüldüğü üzere aralarında bağlantı bulunan ve aynı mahkemede açılmış olan davalar, yargılamanın her safhasında istek üzerine ya da mahkemece kendiliğinden birleştirilebilir. Mahkeme, aralarında bağlantı bulunan davaların her hâlde birleştirilmesine karar vermek zorunda değildir; ancak tahkikatın (yargılamanın) daha iyi bir şekilde yürütülmesi için gerekli gördüğü hâllerde, aralarında bağlantı bulunan davaların birleştirilmesine karar verebilir (....). 9. Davaların birleştirilmesi ve ayrılması müesseselerinin temelinde usul ekonomisi ilkesi yatar (Kuru, B., a.g.e., s. 3392). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 30. maddesinde düzenlenen usul ekonomisi ilkesi, Anayasal dayanağı olan bir ilke olup 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141. maddesinin dördüncü bendinde davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğuna açıkça işaret edilmiştir. 10. Öte yandan HMK’nin 166. maddelerinde aralarında bağlantı bulunan, daha açık anlatımla aynı veya benzer sebeplerden doğmuş yahut biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek mahiyette olduğu davaların birleştirilebileceği hüküm altına alınmıştır. 11. Birleştirilen davalarda tek bir yargılama yapılır ve ortak deliller tek bir kez toplanır. Bunun sonucunda mahkeme uyuşmazlığın bütün taraflarının menfaatini aynı yargılama içerisinde görme, değerlendirme ve uyuşmazlığı bu çerçevede çözme imkânına sahip olur (.... Davaların Birleştirilmesi ve Ayrılması, ....). Bu da hukuk güvenliğinin korunması ve çelişkili kararların önüne geçilmesine hizmet eder. 12. Aynı maddenin 4. fıkrasında ise "bağlantı" kavramı açıklanmış olup; "davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı varsayılır" denilmiştir. 13. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, mahkememizde yargılaması yürütülen dava ile .... sayılı dosyasındaki davanın konusunun ve taraflarının aynı olduğu, her iki davanın temelini de davacı ile dava dışı ... Şirketi arasında akdedilen ve ...'ın müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu kredi sözleşmelerinin oluşturduğu, davalar arasında mutlak bir hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu, her iki dosyada da aynı vakıalara yönelik tahkikat yürütülmesi gerektiği, bu anlamda yukarıda zikredilen HMK hükmü nazara alındığında her iki dava arasında sıkı bir bağlantı bulunduğu, usul ekonomisi bakımından delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği, tarafların hukuki yararı bulunduğu anlaşılmakla, davaların birleştirilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir. VI-HÜKÜM 1-Mahkememiz.... Esas sayılı dosyasının HMK m. 166/2 hükmü uyarınca .... Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Mahkememiz esasının bu şekilde KAPATILMASINA, 3-Yargılamanın .... Esas sayılı dosyası üzerinden YÜRÜTÜLMESİNE, 4-Harç, masraf, ücreti vekalet tayin ve takdirinin asıl davada nihai kararla birlikte değerlendirilmesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 06/08/2026 ....