İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/514 E. 2026/576 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/514
Karar No
2026/576
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/514 Esas KARAR NO : 2026/576 DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 22/07/2024 KARAR TARİHİ : 16/06/2026

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkilin davalı şirkette kurucu ortak olarak yer aldığını, şirketten dışlanarak mali tabloları hakkında bilgi verilmediği, 01.04.2024 tarihli adres değişikliği işlemi nedeniyle müvekkile ve diğer ortaklara bilgi verilmediğini, yeni adresin şirket faaliyetine uygun olmadığını, zira adresin diğer ortaklar -------- ve -------- adresi olduğunu, davalı şirkette ana sözleşmeye aykırı olarak kar payı dağıtımı yapılmadığını, şirket hesabına gelen tutarların --------- ve ---------- tarafından usulsüz olarak kullanıldığını, gelen ödemelerin ------- ve --------- şahsi hesapları ile eşleri olan ---------- hesaplarına aktarıldığını, davalı şirketin ortak ve müdürleri olan -------- ve ----------, herhangi bir faaliyet bulunmamasına ve şirketi şahsi işleri için kullanmalarına rağmen, esasen farklı bir yerde çalışan ve maaş alan bir tanıdıklarını şirkette çalışan zorunlu personel olarak gösterdikleri ve söz konusu kişinin sigorta ve primlerini de müvekkil ve diğer ortaklara ödettikleri, davalı şirketin banka hesaplarının boşaltıldığı ancak halihazırda şirket üzerine kayıtlı, müvekkilin de alınması için şirket kuruluşunda ödeme yaptığı bir aracın bulunduğu, -------- ve ----------- bu aracı satmaya hazırlandıkları, davalı şirkette ana sözleşmede bahsi geçen genel kurulların yapılmadığını ileri sürerek müvekkilin haklı sebeple ortaklıktan çıkarılmasını iddia ve talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Şirketle ilgili her türlü bilginin ------------ grubundan davacıya verildiğini, şirkette kar elde edilmediğinden kar dağıtımı yapılmadığını, 01.04.2024 tarihli adres değişikliği işlemine esas kararı davacının ıslak imzası ile imzaladığını, genel kurulların yapılmaması ortaklıktan çıkmak için yasal bir sebep olmadığını, müvekkil firmada rehber sıfatıyla çalışan bir kişi bulunmaktadır ve sigortası da yine müvekkil şirketçe yapıldığını, huzurdaki davanın açılmasıyla --------- tarafından inceleme yapıldığını ve yeni adreste faaliyet yapılmasının uygun olduğunun belirtildiğini, müvekkil şirket faaliyet giderlerinin ---------, --------- ve -------- tarafından karşılandığını, davacının bu masraflara düzenli olarak katılmadığını, diğer ortaklar bu masrafları özel hesaplarından karşıladıklarını, ortaklardan ---------- ve ----------, aynı zamanda firmanın ticari araçlarında şoför olarak çalıştıklarını, müvekkil şirketin de harcamaların karşılanması için bu şahıslara para gönderdiğini, Temmuz ve Ağustos aylarına ilişkin benzin fişleri ekte sunulduğunu ancak gönderilen tutarların bu masrafları dahi karşılamadığını, müvekkilin araç satmaya çalışmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

DELİLLER:Dava ve cevap dilekçeleri, tanık beyanları bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.11.11.2025 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir ve ticaret hukuku alanında uzman nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 16.03.2026 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir. Bilirkişi raporunda özetle; Davacının 29.03.2022 tarihinde şirkete %13 pay oranı karşılığı 62.500,00 TL sermaye payı ile şirkete ortak olduğu, 01.04.2024 tarihli sermaye devri işlemi ile ---------- şirket hisselerini ---------- devrederek ortaklıktan ayrıldığı, ---------- ise kuruluş tarihinden bu yana ortak olmaksızın ---------- ile birlikte şirketi müdür olarak temsil ettikleri, Davalı şirketin 29.03.2022 tarihinde faaliyetine başladığı, bu tarihten sonra 01.04.2024 tarihinde adresi değişikliği ve hisse devri konulu genel kurul toplantısının gerçekleştirildiği, adres değişikliğine esas 28.03.2024 tarihli genel kurul toplantı tutanağında davacının da imza föyünün bulunduğu ve tüm ortakların toplantıya katılım sağladığı, Davacıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde alındığı, buna karşın karar defteri noter kapanış tasdiki veya ara tasdikin gerçekleştirilmediği, Davalı şirketin banka hesaplarından “avans” açıklamasıyla ortaklara ödenen tutarların maaş ödemesi toplamını aştığı, bu minvalde banka işlem açıklamalarında yer alan “avans” ibaresi ile --------- ve---------- gerçekleştirilen 220.425,36 TL toplam tutarlı ödemelere ait dayanak belgelerin sunulmamış olması, ayrıca bu işlemlerin ticari defterlerde kaydedilmemesi nedenleriyle-------- ve ---------- şirket hesaplarından yapılan ödemelerin makul bir şekilde açıklanamadığı sonucuna gidildiği, Banka nezdinde gerçekleştirilen işlemlerin davalının 2022-2023-2024 yılları ticari defterlerine kaydedilmemesi, ortaklar ile gerçekleştirilen işlemlerin şirket ticari defterlerine usulüne uygun olarak kaydedilmemesi, şirket faaliyetlerine ilişkin alım ve gider evraklarının muhasebenin “Tam açıklama” kavramına uygun olarak kaydedilmemesi nedenleriyle davalı ticari defterlerinin eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmadığının anlaşıldığı, bu nedenle huzurdaki dava konusu uyuşmazlığın çözümünde davalı ticari defterlerinde yer alan kayıtlara değer verilemeyeceği sonucuna gidildiği, Davalıya ait Kurumlar Vergisi beyannameleri ekinde yer alan Mali Tablolara göre davalı şirketin 2022 yılında 145.605,57 TL, 2023 yılında 424.161,69 TL, yine dosyaya celp edilen 30.09.2024 tarihli Geçici Vergi beyannamesine göre 161.752,81 TL zarar ettiği, bu nedenle kar dağıtımına esas bir tutar ile kar payı dağıtım kararının da bulunmaması nedenleriyle davacının talep edebileceği temettü ödemesinin bulunamayacağı sonucuna gidildiği, Mali inceleme sonuçlarına göre, şirketin gelir giderlerinin, banka hesap hareketlerinin düzenli şekilde ticari defterlere kaydedilmediği, Ortaklardan Alacaklar, Ortaklara Borçlar ve Satıcılar hesaplarına gerekli kayıtların yapılmadığı, yönetici olan iki şirket ortağına maaş veya avans ödemesi adı altında şirketten izah edilemeyen paralar gönderildiği, şirketin 2022, 2023,2024 yıllarını zararla kapattığı, şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmaması sebebiyle şirketin mali durumu hakkında yeterli bilgi içermediğinden ticari defterlere itibar edilemeyeceği tespit edildiğinden, ayrıca şirketin kuruluşundan beri 4 yıldan fazla zaman geçmesine ve önemli bir yatırım işi olmamasına rağmen şirket giderlerinin halen ortaklardan toplanarak finanse edilmesi uygulamasının olağan olmaması, şirketin ticari defterlerine gelirlere ilişkin kayıtların işlenmemesi, --------- primleri başta olmak üzere şirket borçlarının ödenememesi, şirketin kuruluşundan beri hiç kar etmemiş olması, yöneticilerin düzenli genel kurul toplantı çağrısı yapmamaları, cevap dilekçesi ekinde sunulan --------- yazışmalarına göre davacının şirket giderlerine katılması konusunda baskı altında tutulması ve şirket işleri, gelir/gider ve hesapları konusunda yeterli bilgi verilmemesinden dolayı davacı ile diğer şirket ortakları arasında güven ilişkisinin kalmadığı ve davacının şirketin iyi yönetilmediği ve amacına ulaşmasının çok güç olduğu kanaatiyle şirketten çıkma talebinin haklı olabileceği, Dava dilekçesinde talep edilmemiş olmakla birlikte, davacının ortaklıktan çıkma talebinin haklı olduğu kanaatinin Sayın Mahkemenizce benimsenmesi ihtimalinde, ayrılma akçesinin hesaplanabilmesi için şirket aktifinde kayıtlı bulunan araç, demirbaş vs.nin güncel piyasa rayicinin tespitinin gerekeceği şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.

DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, limited şirket ortaklığından haklı nedenle çıkma istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 638. Maddesi " (1) Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir.(2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir." hükmüne haizdir. TTK'nın 640. Maddesi " (1) Şirket sözleşmesinde, bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceği sebepler öngörülebilir.(2) Çıkarma kararına karşı ortak, kararın noter aracılığıyla kendisine bildirilmesinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir. (3) Şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hâli saklıdır." hükmüne haizdir. TTK'nın 641/1. Maddesi " (1) Ortak şirketten ayrıldığı takdirde, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini istem hakkını haizdir." hükmüne haizdir. ----------- sayılı içtihadına göre esas olan tanığın gerçeği söylemesidir. 6100 Sayılı HMK'nın 255. Maddesi uyarınca da aksine ciddi ve inandırıcı deliller bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır.Başlı başına yakın akrabalık veya başka bir durum tanıkların gerçeği söylemedikleri şeklinde yorumlanamaz. Mahkememizce tarafların tanıkları dinlenmiş dinlenmiştir. Haklı sebeplerin varlığında çıkma yasal çıkma halidir. Dolayısı ile şirket sözleşmesinde bu yolda bir hükmün bulunmasına gerek yoktur. Haklı sebeplerle çıkma ortağın kişiliğinin korunması gereği mutlak sözleşme ile bertaraf edilemeyen bir hak niteliğindedir. Haklı sebep kavramı hem 6098 sayılı Borçlar kanununda hem de TTK da farklı hükümlerde açıklanmıştır. TBK'nın 629. Maddesi TTK'nın 219/son cümlesi ve TTK'nın 245. Maddesi örnek olarak gösterilebilir ise de yasada sayılan bu haller örnek kabilinden sayılmış olup yargıca ışık tutacak niteliktedir. Yargıç somut olayın şartlarını dikkate alarak çıkma sebebinin haklı sebep teşkil edip etmediğini bizzat değerlendirecektir. Haklı sebep doktrinde ortaklık ilişkisinin ve akdinin dürüstlük kuralı uyarınca devamını olanaksız kılan bir hukuki olay olarak tanımlanmıştır. Haklı sebep ortaklık ilişkisini çekilmez hale getiren ve dürüstlük kurallarına göre ortak açısından bu ilişkinin sürdürülmesinin kendisinden istenemeyeceği nedenlerdir. Bu nedenler ortaklık dışı nesnel ( örneğin oluşan rekabet ortamında yada kabul edilen yeni vergiler yüzünden şirketin yaşama şansının kalmaması ; devamlı zarar ve verimsiz çalışma , şirketin faaliyetlerinin temeli olan lisans iptali vb.) ve öznel sebepler ( örneğin şirketin lider ortağının çalışma gücünü yitirmesi, ortaklar arasında şiddetli geçimsizlik,güven temelinin çökmesi vb.) -------- sayılı kararında aile şirketi nitelikli bir LO'ın bir ortağının şirkette çalışan kızının işten çıkartılmasını güven ortamının çökmesi olarak saymıştır. ) olarak anılabilir. Limited ortaklık kural olarak az ortaklı ve karma nitelikli bir ortaklıktır. Ayrıca az ortaklı limited ortaklıklarda ortaklararası iletişim ve iş birliğine ihtiyaç vardır. Bu nedenle az ortaklı limited ortaklıklarda kişi ortaklıklarında geçerli olan örnekseme yolu ile uygulanması mümkündür. -------- Sayılı ilamında davacının diğer ortak hakkında salt suç duyurusunda bulunmuş olmasını çıkmaya hak veren haklı sebep olarak saymamıştır. Yine objektif( nesnel ) açıdan fesih nedenlerine örnek olarak şirketin işleyişinden kaynaklı olarak şirketin kötü yönetilmesi, sürekli zarar etmesi, uzun zamandan beri kar dağıtmaması, ortaklık amacının değiştirilmesi veya amacın gerçekleştirilmesinin imkansızlaşması da örnek olarak sayılabilir. Haklı sebebin kusura dayanması gerekli değildir. Ancak kusuru ile haklı sebebi yaratan ortak bu nedene dayanarak fesih veya çıkma talebinde bulunamaz. --------- Sayılı kararında karşılıklı kusur halinde kusur oranı yarıya geçmeyen ortağın haklı sebebe dayalı çıkma davası açabileceğini kabul etmiştir. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, tanıklar dinlenmiş ve şirket ticari defter ve dayanakları da incelenmek sureti ile sonuca gidilmiştir. Bilirkişi heyet raporunda "..Mali inceleme sonuçlarına göre, şirketin gelir giderlerinin, banka hesap hareketlerinin düzenli şekilde ticari defterlere kaydedilmediği, Ortaklardan Alacaklar, Ortaklara Borçlar ve Satıcılar hesaplarına gerekli kayıtların yapılmadığı, yönetici olan iki şirket ortağına maaş veya avans ödemesi adı altında şirketten izah edilemeyen paralar gönderildiği, şirketin 2022, 2023,2024 yıllarını zararla kapattığı, şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmaması sebebiyle şirketin mali durumu hakkında yeterli bilgi içermediğinden ticari defterlere itibar edilemeyeceği tespit edildiğinden, ayrıca şirketin kuruluşundan beri 4 yıldan fazla zaman geçmesine ve önemli bir yatırım işi olmamasına rağmen şirket giderlerinin halen ortaklardan toplanarak finanse edilmesi uygulamasının olağan olmaması, şirketin ticari defterlerine gelirlere ilişkin kayıtların işlenmemesi, --------- primleri başta olmak üzere şirket borçlarının ödenememesi, şirketin kuruluşundan beri hiç kar etmemiş olması, yöneticilerin düzenli genel kurul toplantı çağrısı yapmamaları, cevap dilekçesi ekinde sunulan ---------- yazışmalarına göre davacının şirket giderlerine katılması konusunda baskı altında tutulması ve şirket işleri, gelir/gider ve hesapları konusunda yeterli bilgi verilmemesinden dolayı davacı ile diğer şirket ortakları arasında güven ilişkisinin kalmadığı ve davacının şirketin iyi yönetilmediği ve amacına ulaşmasının çok güç olduğu kanaatiyle şirketten çıkma talebinin haklı olabileceği,.. ".. Şeklinde bildirilmiştir. Yukarıda limited şirketlerde nesnel ve öznel çıkma ve çıkarılma nedenlerinden bazılarına atıf yapılmıştır. Somut olayda davalı şirketin beri kar payı dağıtmadığı ve bu durumun bir mutlak çıkma nedeni olduğu sabittir. Zira ortaklar kar elde etmek amacı ile şirketlere ortak olurlar ve bu durumun uzun süre gerçekleşmemesi hem çıkma ve aynı zamanda mutlak bir fesih nedenidir. Ayrıca davalı şirketin incelenen banka hesaplarından diğer ortak -------- ve müdür ---------- sebebi makul şekilde açıklanmayan maaş veya avans ödemesi altında ödemeler yapıldığı, şirketin yıllardır zarar ettiği ve iyi yönetilmediği, davacıya yeterli bilgi verilmemesi nedeniyle de ortaklar arasında güven ilişkisinin kalmadığı haklı nedenin davacı yanca ispat edildiği sonucuna varılmış denetime uygun bulunan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak davacının şirketten çıkmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, Davacının --------- Ticaret Sicil Müdürlüğünün ---------- sicil numarasında kayıtlı davalı ... isimli şirket ortaklığından 6102 sayılı TTK'nın 638/2. Maddesi uyarınca ÇIKMASINA, 2-Karar kesinleştiğinde tescil ve ilanı için---------- Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, 3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin yatırılan 427,60 TL harcın düşümü ile geri kalan 304,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 18.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 2.418,90 TL posta gideri olmak üzere toplam 21.274,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, davalı yanca yapılan giderin davalı üzerinde bırakılmasına, Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 6-Mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararının DEVAMINA, hüküm kesinleşince tedbir kararının KALDIRILMASINA, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/06/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/514, K. 2026/576, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-514-e-2026-576-k-4b05279230d0