İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/420 E. 2026/1044 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/420
Karar No
2026/1044
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/420 Esas KARAR NO : 2026/1044

DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 14/05/2026 KARAR TARİHİ : 19/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili 15/05/1978 yılında davalı ... .... Şti. ... ve Ort. unvanlı şirkette işe başlamış ve davalı tarafça işten çıkarıldığı 15/05/1979 tarihine kadar kesintisiz bir biçimde çalıştığını, Davalı işveren ... .... Şti. ... ve Ort., müvekkilimin işe girdiği 15.05.1978 tarihinde sigortaya giriş bildirgesi vermiş fakat müvekkilimin sigorta pirimlerini ödemediğini, bu nedenle müvekkilimin sigortalılık başlangıç tarihinin 15/05/1978 olduğunun ve davalı iş yerinde 1 yıllık (12 ay) çalışma süresi boyunca çalıştığının tespiti için ....İş Mahkemesinin 2024/... E. Sayılı dosyası ile sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti ile hizmetlerinin tespiti için dava açıldığını, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nde ...-0 sicil numarası ile kayıtlı ... .... Şti. ... ve Ort. ünvanlı şirket tüzel kişiliğinin yeniden ihyasına ve ticaret siciline yeniden tesciline, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada, kanun ve yerleşik içtihatlar gereğince husumetin aynı zamanda dava konusu kollektif şirketin terkinini talep eden tasfiye memurlarına (ortaklara) da yöneltilmesi gerektiğini, Ticaret Sicili Müdürlüğü, TTK.m. 32 ve ticaret sicili yönetmeliği m. 34 (6762 ttk'nın 34 ve ticaret sicil tüzüğünün 28. maddesi hükmü) çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, davanın reddine, mahkemeniz aksi kanaatte ise müvekkil müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, şirketin ihyası ve tasfiye memuru atanması istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa 6335 sayılı kanunun 38.madde ile eklenen ek geçici 7/15. MADDE: "Bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir. Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz. Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." şeklinde düzenlenmiştir. TTK Madde 536- (1) Esas sözleşme veya genel kurul kararıyla ayrıca tasfiye memuru atanmadığı takdirde, tasfiye, yönetim kurulu tarafından yapılır. Tasfiye memurları pay sahiplerinden veya üçüncü kişilerden olabilir. Tasfiye ile görevlendirilenler esas sözleşmede veya atama kararında aksi öngörülmemişse olağan ücrete hak kazanırlar. (2) Yönetim kurulu, tasfiye memurlarını ticaret siciline tescil ve ilan ettirir. Tasfiye işlerinin yönetim kurulunca yapılması hâlinde de bu hüküm uygulanır. (3) Şirketin feshine mahkemenin karar verdiği hâllerde tasfiye memuru mahkemece atanır. (4) Temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye’de bulunması şarttır. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü cevabi yazının incelenmesinde; dava konusu ... ....Şti.... ve Ort.'nın ticaret sicil dosyasının gönderildiği, şirket fesih ve tasfiyesinin sona erdiği 31.01.1981 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, tasfiye memurları ... ve ... olduğu görülmüştür. .... İş Mahkemesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ..., davalı SGK ve ... ....Şti.... ve Ort., dava tarihi 23.05.2024 olduğu, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 15/05/1978 olduğunun ve davalı iş yerinde 15/05/1978 ile 15.05.1979 yılları arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine ve bu günlere ait sigorta primlerinin yatırılmasına ilişkin olduğu görülmüştür. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; terkin edilen şirketin ihyası ve tasfiye memuru atanması talep edilen davada ticaret sicil memurluğu ve şirketin tasfiye memuru davalı olarak gösterilmeli, davaya onların huzurunda bakılmalıdır. Tasfiye memurları ... ve ... vefat etmekle davaya dahil edilememiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa 6335 sayılı kanunun 38.madde ile eklenen ek geçici 7. madde uyarınca şirketin sicil kaydının ticaret sicilinden terkin edildiği anlaşılmakta ise de şirketin taraf olduğu derdest .... İş Mahkemesi'nin 2024/... Esas sayılı dava dosyası bulunduğu, davacının açmış olduğu davanın devam edebilmesi için sicilden terkin edilen şirketin yeniden sicile tescilini talep etmekte haklı ve hukuki yararının ve bu nedenle de ihya talebi için haklı gerekçenin bulunduğu anlaşılmış bu nedenle şirketin ihyasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi ve ayrıntısı açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜNE, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'nun ...-0 sicil numarasına kayıtlı iken terkin edilen ... ....Şti.... ve Ort.'nın TTK 547.maddesi gereğince göre tüzel kişiliğinin .... İş Mahkemesi'nin 2024/... esas sayılı dosyasının takibi, sonuçlandırılması ve icrası ile sınırlı olmak üzere şirketin tüzel kişiliğinin ek tasfiyesi için tasfiye halinde yeniden ihyasına, -Şirketin son tasfiye memurlarının vefat ettiği anlaşılmakla ...'ın (T.C...) tasfiye memuru olarak atanmasına, -Kararın tescil ve ilanına, -Ticaret Sicil Memurluğu da yasal hasım konumunda bulunup, ihya nedenine göre kusuru da bulunmadığından ve aleyhine yargılama giderinin hükmedilmesine yer olmadığına, -Tasfiye memuruna aylık 40.000,00-TL ücret takdirine, tasfiye memuru ücretinin tasfiyeden karşılanmasına, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan harç ve yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Taraflara lehe ve aleyhe vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19.10.2026

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/420, K. 2026/1044, T. 19.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-420-e-2026-1044-k-552b4c714c12