İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/4 E. 2026/751 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/4
Karar No
2026/751
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/4 Esas KARAR NO : 2026/751

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/01/2026 KARAR TARİHİ : 29/09/2026

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait ve diğer davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkiline ait ... plakalı araç arasında 27.10.2025 tarihinde maddi hasarlı bir kaza yaşandığını, taraflarca düzenlenen kaza tutanağında da görüleceği üzere davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile müvekkile ait ... plakalı araca park halinde iken çarptığını, araçtan mahrum kalınması nedeniyle oluşan hak mahrumiyeti tazminatının 27.10.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkile ödenmesi gerektiğini, Davalıların aracı elden çıkarma ihtimali bulunmasına binaen ve dava sonucu alınabilecek tazminatın sonuçsuz kalma ihtimali bulunduğundan ... plakalı aracın trafik kaydına ihtiyati haciz konması gerektiğini , Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara müştereken ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini vekil eden adına talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; trafik kazasından kaynaklı araç zararına ilişkin tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını, araç mahrumiyet bedeline ilişkin belirsiz alacak davası açılmasının usule aykırı olduğunu, zira aracın serviste kaldığı süre ve günlük kiralama bedelleri üzerinden zararın kolayca tespit edilebileceğini, bu nedenle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacının arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlamayarak kötü niyetli şekilde dava yoluna gittiğini, kaza tespit tutanağı incelendiğinde davacı aracının hatalı park ederek yolu daralttığını ve kazanın oluşumunda kusurlu olduğunun anlaşıldığını, bu nedenle kusur oranlarının tespiti için dosyanın bilirkişiye gönderilmesi gerektiğini, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesinin geçerli olduğunu, davacının ikame araç kiraladığına veya ödeme yaptığına dair herhangi bir belge sunmadığını, soyut şekilde talep edilen zararın reddi gerektiğini, aracın hasar durumuna göre makul onarım süresinin 2-3 günü geçmeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı araç mahrumiyet bedeli istemine ilişkindir. Somut olayda; davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait ve diğer davalı ...'ın sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı araç arasında 27.10.2025 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı bir kazasından kaynaklı davacının aracında oluşan hasarın onarım süresince aracın kullanılamaması sebebiyle HMK m.107 hükmü uyarınca şimdilik 1.000,00-TL hak mahrumiyeti tazminatının 27.10.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür. Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. (2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Kural olarak araç mahrumiyet bedeli taleplerinin değerlendirilmesinde davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenerek davacının ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Yargılama esnasında kazaya karışan araçların trafik tescil kayıtları, sbgm kayıtları ve sair hususlar celp edilmiş, ibraz edilen deliller bir bütün olarak incelenmek suretiyle rapor tanzimi için dosyanın 1 makine mühendisi bilirkişisine tevdine karar verilmiş olup ibraz edilen raporda özetle; 27.10.2025 günü, saat 12:41 sıralarında sürücü ..., yönetimindeki... plakalı araç ile İstanbul ili, Kağıthane ilçesi ... ... Caddesinde ters yönde seyredereken sol tarafında bulunan sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracın sol yan kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı bir trafik kazası meydana gelmiştir. Yukarıdaki "Olay" kısmında anlatıldığı ve olay yeri krokisinden de görüldüğü gibi... plakalı araç ters yönde seyrederken sol tarafında yolun doğru yönünde seyretmekte olan ... plakalı aracın sol kısımlarına çarpmıştır. Google uydu haritalarından olayın olduğu cadde olan ... ... Caddesinin tek yönlü ve... plakalı aracın ters yönde olduğu anlaşılmaktadır. ... plakalı araç sürücüsü ...'ın meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğu ... plakalı araç sürücüsü ...'nun meydana gelen kazada kusursuz olduğu Davacı tarafa ait ... plakalı 2020 model ... ... marka ve tip aracın makul onarım süresi için 7 gün yeterlidir ve bu süre içindeki araç mahrumiyet bedeli 11.900 TL olmaktadır. Görüş ve kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir. Alınan işbu rapora karşı her ne kadar davalı vekili tarafından itiraz edilmiş ise de davalıya ait araç sürücüsünün kaza tarihinde tek yönü bir yola ters yönden girerek seyir halinde iken kazaya sebebiyet vermiş olduğu hususu da nazara alındığında yapılan itirazların reddine karar vermek gerekmiştir. Müteselsil sorumluluk kanundan doğan bir sorumluluk türüdür. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, davacı kusursuz olduğuna göre zararın tamamını isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/11886 Esas, 2017/6732 Sayılı Kararı). Buna göre, ortaya çıkan zarardan araç maliki-işleten olarak davalının müteselsil sorumlu bulunmaktadır. Dosyaya celp edilen hasar dosyaları, ibraz edilen deliller, alınan bilirkişi raporu ve davacı vekili tarafından davacıya ait aracın ticari kazanç amacıyla kullanılmadığına yönelik beyanı da dikkate alındığında davacı vekilinin bedel arttırım dilekçesi uyarınca davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davacının davasının KABULÜ ile; 27.10.2025 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı 11.900,00 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan 27.10.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine 2-Alınması gerekli olan 812,89-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 732,00-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 80,89-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri:1.568,00-TL (başvurma, vekalet harcı ve peşin harç) davetiye, posta gideri:1.138,70TL, Bilirkişi ücreti : 8.000 TL olmak üzere toplam: 10.706,70-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 11.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.700,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/4, K. 2026/751, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-4-e-2026-751-k-4df611e3894b