İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/514 E. 2026/757 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/514
- Karar No
- 2026/757
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/514 Esas KARAR NO : 2026/757
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 11/07/2025 KARAR TARİHİ : 29/09/2026
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;müvekkiline ait ... plakalı araç ile davalılardan ...'a ait ve ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı araç arasında 29.07.2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağı ve tramer kayıtlarına göre ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %100 kusurlu olduğunun sabit bulunduğunu, kazaya sebebiyet veren aracın ... Sigorta A.Ş. tarafından tanzim edilen trafik sigortası kapsamında teminat altına alındığını, müvekkile ait aracın kasko poliçesini tanzim eden ... ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde aracın perte ayrılmasına karar verildiğini, araç rayiç bedelinin 315.000,00-TL olarak belirlenmesine ve 110.250,00-TL sovtaj bedeli ödenmesine rağmen 204.750,00-TL bakiye pert bedelinin ödenmediğini, kasko sigortasının rücuen ödeme tahsil etmediğinin anlaşıldığını, davalı sigorta şirketine 19.03.2025 tarihinde yapılan başvuruya rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartları uyarınca sigortacının teminat limitleri dahilinde müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, müvekkilin araçtan mahrumiyet yaşadığını ve yaklaşık bir yıldır aracını ikame edemediğini, Yargıtay içtihatları uyarınca pert olan araçlarda araç mahrumiyet zararının emsal yeni bir aracın satın alınması için gerekli süreye göre belirlenmesi gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1. maddesi gereğince işleten ve sürücünün doğan zarardan sorumlu tutulduğunu, Türk Ticaret Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca sigortacının da sorumluluğunun bulunduğunu, alacak miktarlarının tam ve kesin olarak belirlenememesi sebebiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası açıldığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500-TL bakiye pert bedelinin sigorta şirketi yönünden 01.04.2025 temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden 29.07.2024 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, yine şimdilik 500-TL araç mahrumiyet bedelinin 29.07.2024 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; 29/07/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasına karışan ... plakalı aracın müvekkil ... Sigorta A.Ş. tarafından 26.05.2024 ile 26.05.2025 tarihleri arasında geçerli ... poliçe numaralı Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalandığını, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçe limiti olan 200.000 TL ile sınırlı olduğunu, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, alacak miktarının belirlenebilir olması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, aracın ağır hasarlı veya pert kabul edilmesi durumunda gerçek zararın aracın ikinci el piyasa rayiç değerinden sovtaj değerinin düşülmesi suretiyle hesaplanması gerektiğini, araç mahrumiyet bedelinin dolaylı zarar niteliğinde olup Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A. 6. k bendi uyarınca teminat kapsamı dışında kaldığını, bu nedenle mahrumiyet bedeli talebinin reddinin zorunlu olduğunu, faiz talebinin haksız fiil hükümleri gereği yasal faiz olması gerektiğini, ticari faiz uygulanmasının hukuken mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle haksız davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı bakiye pert bedelinin ve araç mahrumiyet bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda; davacıya ait ... plakalı araç ile davalı ... SİGORTA A.Ş. Tarafından ZMMS kapsamında sigortalanmış olan, davalılardan ...'a ait olan, olay günü diğer davalı ...'ın sevk ve idaresinde olan ... plakalı araç arasında 29.07.2024 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacının aracının pert olduğunu, aracın pert bedelinin tahsil edilmiş olmasına rağmen davacının kendi kasko sigorta şirketi olan dava dışı ... ... firması tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine davalıların kazaya sebebiyet verdiğinden bahisle HMK m.107 hükmü uyarınca şimdilik; 500-TL bakiye pert bedelinin davalı sigorta şirketi yönünden 01.04.2025 temerrüt tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise 29.07.2024 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (sigorta şirketi yönünden kaza tarihindeki sigorta poliçe teminat limitleri ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile 500-TL araç mahrumiyet bedelinin (araçtan yoksun kalma tazminatı) 29.07.2024 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar araç maliki ve şoförü olan ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür. Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. (2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir. Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. İşbu davada davalı sigorta şirketi tarafından her ne kadar davacının kendi sigorta şirketi olan ... firmasından da pert talebi olduğu, ödeme yapılmamış ise de kendilerine husumet yöneltilemeyeceği iddia edilmiş ise de gelen müzekkere cevapları kapsamında davacının aracın sovtaj bedeli haricinde herhangi bir ödeme almadığı gibi ödeme alınacağına yönelik herhangi bir tarihin de belli olmadığı; nitekim bu hususun davalının husumetini ortadan kaldırmayacağı, zira davacı tarafından davalı sigorta şirketine kazaya karışan aracın kusuru oranında sorumluluk sebebiyle husumet yöneltilmiş olduğu görülmekle davalı sigorta şirketinin husumet itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Yargılama esnasında kazaya karışan araçların trafik tescil kayıtları, hasar dosyası evrakları, davacının aracının hasarının onarımına ilişkin evrakların tercümeleri bir bütün olarak incelenmek suretiyle rapor tanzimi için dosya 1 trafik kazaları alanında uzman makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilmiş olup bilirkişi tarafından hazırlanan kök ve ek raporda özetle ; 29.07.2024 günü saat 11:35 sıralarında İstanbul ... mahallesinde Zafer Caddesi ile Çam sokağın kesişimindeki dört yönlü kavşakta, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı ... kamyonet ile Zafer caddesinde seyrederken , yolun Çam sokakla olan dört yönlü kavşağa geldiğinde, solundaki Çam sokaktan kavşak alanına giren sürücü ... sevk ve idaresindeki ve ... adına kayıtlı ... plakalı Volkswagen kamyonetin ön kısımlarıyla davacıya ait ... plakalı aracın sol arka yan kısmından çarpması ile trafik kazasının meydana geldiği, ... plakalı aracın ise solundan aldığı darbe ile savrularak ... Caddesinde sağ tarafta duraklamakta olan beyaz renkli kasalı kamyonete çarptığı ve sağ tarafından da hasarlandığı anlaşılmaktadır. Sürücüler kaza sonrasında kendi aralarında Kaza Tespit Tutanağı düzenlemiş ve imzalamışlardır. ... plakalı ... kamyonet sürücüsü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu; ... plakalı ... kamyonet sürücüsü ...'ın kusursuz olduğu; Davacı ... adına kayıtlı ... plakalı taşıt, ... , 2016 model beyaz renkli, Mot No:... Şasi No:... ..., 55 KW(75 hp) , dizel yakıtlı 340.517 km'de beyaz renkli bir otomobil olduğu, kaza sonrasında aracın onarımının ekonomik olmadığı ve aracın pert-total olarak kabul edilerek hurdaya ayrılması gerektiği kanaatine varıldığı, Davacının gerçek zarar hesabında aracın kaza tarihi itibariyle rayiç bedelinin 375.000 TL olduğu, aracın hasarlı hali için sovtaj değerinin 110.250 TL olacağı, davacının talep edebileceği hasar tazminatı kaynaklı aracın perte ayrılması ile oluşan bakiye zararının; 264.750.- TL (İki yüz altmış dört bin yedi yüz elli Türk Lirası ) olduğu, Davacı araç sahibinin yeni bir muadil araç satın alana kadar yaklaşık 30 günlük bir süreç yaşanacağı öngörüldüğü, davacının araç hak mahrumiyeti ile ilgili olarak 18.320 TL maddi kaybı söz konusu olduğu görüş ve kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir. Bir trafik kazası sonrasında kazaya karışan araçtaki onarım masrafları, taşıtın riziko tarihindeki değerinin belli bir oranına ulaşır ya da taşıt onarım kabul etmezse taşıt tam hasara uğramış - pert sayılır. Pert sayılan bir araca ilişkin olarak araç mahrumiyeti bedelinin talebi halinde ise söz konusu bedelin tespiti için, aracın makul ve gerekçeli olarak belirlenmiş tamir süresi içinde oluşacak gelir kaybı değil, aynı özellikte yeni bir araç alınması için gerekli makul süre tespit edilerek,bu süre yönünden gelir kaybı hesabı yapılması gerekir. Dosyada alınan bilirkişi raporu açıklanan bu genel uygulamaya uygun olarak hazırlanmış olduğu ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varılmakla yapılan itirazların reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/4875 Esas, 2020/720 Karar Sayılı, 04/02/2020 Tarihli "... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüştür. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davadan önce davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmamış olması sebebi ile davacı tarafından davalıya 19/03/2025 tarihinde başvurulmuş olduğu dikkate alındığında 31/03/2025 tarihinin son gün olduğu ve davalının 01/04/2025 tarihinde temerrüde düşmüş olduğu kabul edilmiştir. Davacı vekili tarafından 22/06/2026 tarihinde ibraz edilmiş olan bedel arttırım dilekçesinde özetle "264.750-TL ARACIN PERTE AYRILMASI İLE OLUŞ AN BAKİYE ZARAR BEDELİNİN davalı sigorta şirketi yönünden 01.04.2025 temerrüt tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise 29.07.2024 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (sigorta şirketi yönünden kaza tarihindeki sigorta poliçe teminat limitleri ile sınırlı sorumlu olacak şekilde) olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 18.320-TL ARAÇ MAHRUMİYET BEDELİNİN 29.07.2024 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar araç maliki ve şoförü olan davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline," şeklinde talepte bulunmuş olduğu görülmüş olup davalı sigorta şirketinin poliçe limitinin 200.000,00 TL olması sebebiyle sigorta şirketi bakımından işbu bedel ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla 264.750,00 TL pert bedelinin davalılardan sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 01/04/2025 tarihinden, diğer davalılar araç maliki ve sürücü bakımından ise kaza tarihi olan 29/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek (davacıya ait aracın hususi kullanıma özgü olduğu da dikkate alınarak) yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Davacının araç mahrumiyet talebi bakımından yapılan incelemede; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereğince, araç mahrumiyeti zararı, gerçek zarar dışında aracın hasarlanması sebebiyle uğranılan dolaylı bir zarar olması sebebiyle poliçe teminatına dahil değildir. Nitekim davacı tarafından işbu alacak kalemi yalnızca araç maliki ve sürücüsünden talep edilmiş olup alınan rapor kapsamında davacının talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davacının davasının KABULÜ ile; 29.07.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak ; -264.750,00-TL pert bedelinin (davalı sigorta şirketi yönünden kaza tarihindeki sigorta poliçe teminat limiti olan 200.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 01.04.2025 tarihinden itibaren; diğer davalılar yönünden ise 29.07.2024 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -18.320,00-TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan 29.07.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli olan 19.336,51-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 615,40-TL, harcın mahsubu ile eksik kalan 18.721,11-TL harcın davalılardan (davalı sigorta şirketi işbu bedelin 13.662,00 TL'si ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 1.318,30-TL (başvurma, vekalet harçları, peşin harç) davetiye, posta gideri: 2.057,90-TL, bilirkişi ücreti: 8.500,00-TL olmak üzere toplam: 11.876,20-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.291,20-TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı sigorta şirketi işbu bedelin 45.000,00 TL'si ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.700,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/10/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır
* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.